Tokat///Alperenler

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Herbela tarafından 27 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Herbela
  1. Herbela

    Herbela Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2007
    Mesajlar:
    532
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    [​IMG]

    TOKAT İSMİNİN MENŞEİ
    Tokat ismi Türkçede bildiğimiz “tokat” kelimesinden gelir. Tokat’ta bulunan kalenin ismi “Comano Pontica” idi. Anadolu’yu fetheden Selçuklu Oğuz Türkleri, bu kaleyi alınca Bizans ordusuna çok ağır bir tokat vurmuş olduğu kabul edildi. Böylece Bizans’a vurulan tokat bu şehrin ismi olarak yerleşti. Şehre “Tokat” ismi verildi.
    Tokat isminin gerçek menşeiyse Bizanslılara âit “Comano Pontica” kalesini kuşatan Selçuklu ordusunun kumandanı Melik Danişmend Gâzi, kale hakkında bilgi almak için bir Türk askerini kaleye gizlice gönderdi. Kaleye giren Türk askeri, bilgi toplarken Bizanslı askerler etrâfını kuşattı. 20 Bizans askeriyle boğuşan bu yiğit, herbirini birer tokatla yere serip kaçıp kurtuldu. Bu boğuşmayı kale burcundan seyreden kale komutanı; “Türk’ün tokadı bu ise silâhı nasıl olur?” diyerek korkmaya başladı ve kalenin burçlarına teslim bayrağı çekerek teslim oldu. Zafer, kahraman bir Türk askerinin tokadıyla kazanılmış olduğundan, bu askerin hâtırasına şehre “Tokat” ismi verildi. Kale, Bizans’ın Anadolu’daki en önemli kalelerinden biri ve başta geleniydi.​

    [​IMG]
    TOKAT’IN TARİHİ ve KÜLTÜREL YAPISI
    Bu havası hoş şehrin dört tarafında,bahçe ve bostanlar içinde sular akar. Bu bahçelerde bülbüllerin ötüşü, insan ruhuna sefa verir. Meyveleri lezzetli ve lâtif olup, her tarafa hediye olarak gönderilir. Her bağında birer köşk, havuz, fıskiye ve çeşitli meyveler bulunur. Halkı zevk ehlidir. Gariplerle dostturlar; kin tutmaz, hile bilmez, deryadil, haluk, selim ve halim insanlardır. Herkese iyi zanda bulunurlar. İyi geçinirler, hayırlı yapılar yaptırmaya hevesleri çoktur. Camii, saray, köşk ve imaretleri o kadar güzel ve metin olur ki, buralara girenler hayran olurlar. Şehir genişlik ve çok ucuzluk bir yer olup dünya yüzünde eşi yok gibidir. Yılın her zamanında halkının nimetleri boldur. Hacı Bektaş Veli'nin hayırlı ve bereketli duaları ile bu eski tarihi şehir, "ALİMLER KONAĞI, FAZILLAR YURDU ve ŞAİRLER YATAĞIDIR..."
    EVLİYA ÇELEBİ
    Seyahatname
    (Cilt: 5 Saife: 69-70)

    YÖREMİZ YERLEŞİMİNİN TARİHİ

    [​IMG]

    M.Ö. 4000 yıllarından başlayarak 14 devlet ve birçok beyliğin yaşadığı ve egemen olduğu Tokat; geniş ve sulak vadilerle bunlar arasındaki geçitlerden oluşan bereketli alanların orta yerinde bulunmaktadır.
    Kalkotik ve ilk tunç çağlarından sonra Büyük Hitit Devletinin doğu federasyonlarına bağlı birçok kentin, Yeşilırmak'ın kolları Kelkit, Tozanlı ve Çekerek kolu vadileri boyunca kurulması ile başlayan, Pers ve Pontus döneminde doruğa ulaşan derebeylik dönemi, Tokat, Niksar, Zile ve Turhal'da en tipik ve güçlü şeklini almıştır.
    İlimiz toprakları üzerinde kurulan Hitit ve Frig yerleşim alanları, M.Ö. 2500 - 4000 yılları arasında, yüksek düzeyde sanat ve kültür yaşamına ulaşmıştır. İç Anadolu yaylalarını aşamayan İon Kültürünün M.Ö. 6. yüzyıldan itibaren, Kolonileri ile birlikte, Karadeniz'den Polemonion ( Ünye) ve Amisos (Samsun ) yolu ile Komana ya ( Tokat ) gelmiş, güneydeki geleneksel "Kapadokya " ve doğudan gelen Pers kültürü ile kaynaşmıştır.
    Daha sonra uzun bir dönem içerisinde Roma ve Bizans Egemenliği altına giren Tokat, Danişmend ve Selçuklu Türklerinin siyasi üstünlükleriyle birlikte Maveraünnehir'den gelen Türk İslâm kültürü ile tanışmıştır. 900 yıldan beri de Türk Egemenliği altındadır.
    Selçuklular zamanında Anadolu'nun 6. büyük kenti olan Tokat, 12. yüzyılda Bizans ve Haçlı orduları, 1243 yılından itibaren de Moğol baskısı altında olmasına rağmen İlhanlı egemenliği sonuna kadar gelişmesini sürdürmüş, antik dönemlerde olduğu gibi ekonomi ve ticareti gelişmiş, doğu batı yönündeki büyük ticaret kervanlarının konakladığı hanlar, kervansaraylar ile düzenli yol ve köprüler inşa edilmiştir
    Selçuklu Türklerinin Anadolu'da yarattığı, özü güzellik ve sabır olan bu uygarlığın kültür, sanat, mimarlık, bayındırlık eserleri ile Tokat'ta hemen yüz yüze gelinir. Moğolların yaptığı büyük tahribatın ardından 14. yüzyıl sonunda Osmanlı egemenliğine giren Tokat, yükselme döneminde bölgenin tarım ve sanayi merkezlerinden biri olmuştur.
    Evliya Çelebi'nin uzun uzun anlattığı gibi "Tokat'ın bağ. bahçe ve ovaları Osmanlı Ordularının konaklama ve gıda ambarı olmuş, bakırcılık, ipekçilik, pamuklu dokuma ile çeşitli sanayi ve el sanatları gelişmiş, iş hanları ve çarşıları Bağdat, Bursa ve Halep'tekiler ile kıyaslanır olmuştur." ifadeleri bunun kanıtıdır.
    17. yüzyılın bitimi ile beraber gerileyen imparatorluk döneminde, Tokat olumsuz etkilenmiş, gelişme ve canlılığını yitirmiştir. Osmanlı Devleti'nin gelişme devrinde önemini yitiren ve pek çok ekonomik sorunlarla karşılaşan Tokat, hiçbir gelişme gösterememiş, 1863'ten sonra Sivas'a bağlı bucak, 187S'de mutasarrıflık (sancak beyliği) 1920'de müstakil liva ve nihayet Cumhuriyetin ilanı ile beraber il olmuştur.

    TOKAT’TAKİ TARİHİ YAPILAR

    CAMİLER

    Acepsır Camii Osmanlı
    Gaybi Camii Osmanlı
    Seyyit Necmettin Camii Osmanlı
    Tatar Hacı Camii Osmanlı
    Su İçmez Camii Osmanlı
    Akdeğirmen Camii Osmanlı
    Devegörmez Camii Osmanlı
    Çekenli Hamza Bey Camii Osmanlı
    Tabakhane Camii Osmanlı
    Kaya Camii Osmanlı
    Çay Camii Osmanlı
    Malkayası Camii Osmanlı
    Kadı Hasan(Düdükçü ağa) Camii Osmanlı
    Genç Mehmet(Örtmeliönü) Camii Osmanlı
    Mahmut Paşa Camii Osmanlı
    Rüstem Çelebi Camii İlhanlı
    Garipler Camii Danişmentli
    Ali Paşa Camii Osmanlı
    Ulu Camii Osmanlı


    [​IMG]

    [​IMG]

    Hacı Behzadi Camii Osmanlı
    Meydan Camii Osmanlı


    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    Hamzabey Camii Osmanlı
    TakyecilerCamii

    Kadı Hasan Camii Osmanlı
    Yolbaşı Camii Osmanlı
    Horuç Camii Osmanlı
    Akbelen Köyü Camii Osmanlı
    Ormandibi Köyü Camii Osmanlı
    Dodurga Köyü Camii Osmanlı
    Zile İshak Paşa Camii Osmanlı
    Zile Nasuh Paşa Ulu Camii Osmanlı
    Zile Boyacı Hasan Ağa Camii Osmanlı
    Zile Şeyh Ethem Çelebi Camii Osmanlı
    Zile Bedesten Camii Osmanlı
    Zile Molla Yahya Camii Osmanlı
    Zile Kebir Camii Osmanlı
    Zile Hoca Beyazıt Camii Osmanlı
    Zile Elbaşoğlu Camii Osmanlı
    Zile Bayramağa Camii Osmanlı
    Zile Alaca Mescit Camii Osmanlı
    Tokat Ahmet Ağa Camii Osmanlı
    Niksar Ulu Camii Danişmentli
    Niksar Cin Camii Selçuklu
    Niksar Alçakbel Camii Osmanlı
    Çilhane Camii Osmanlı
    Niksar Hoca Sultan Camii Osmanlı
    Niksar Çöreği Büyük Camii İlhanlı
    Niksar Keşfi Osman Camii Osmanlı
    Turhal Ulu Camii Osmanlı
    Turhal Kesikbaş Camii Osmanlı
    Turhal Dazya(Gümüştop Köyü Ömer Paşa) Camii İlhanlı
    Turhal Üzümören Camii Osmanlı
    Kızlcaören Camii Osmanlı
    Pazar Halil Bey Camii Osmanlı
    Pazar Sinan Bey Camii Osmanlı
    Çamlıbel Mescidi Selçuklu
    Malum Seyit Camii Osmanlı
    Erbaa Ravakbaba Camii Osmanlı
    Erbaa Akça Kasabası Ömer Paşa Camii Osmanlı
    Tokat Ali Paşa Mescidi Osmanlı
    Tokat Alaca Mescit Selçuklu
    Tokat Kundakçılar Mescidi Osmanlı
    Niksar Kale Mescidi Selçuklu
    Tokat Hacı Turhan Mescidi Selçuklu
     
  2. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Herbela
  3. Herbela

    Herbela Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2007
    Mesajlar:
    532
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    DİNİ ve KÜLTÜREL YAPILAR​

    Tokat Kalesi Osmanlı

    [​IMG]

    Mevlevihane Osmanlı

    [​IMG]


    [​IMG]

    Niksar Taş Mektep Osmanlı
    Sıkdişini Helası Osmanlı
    Niksar Kale Hapishanesi Selçuklu
    Erenler Kümbeti Selçuklu (İlhanlı)


    MEDRESELER​


    Orta Medrese(Sulu Bedesten) Osmanlı
    Çukur-Yağıbasan Medresesi Danişmentli
    Gökmedrese(Müze) Selçuklu
    Hatuniye Medresesi Osmanlı
    Niksar Yağıbasan Medresesi Danişmentli


    KÖPRÜLER ​


    Hıdırlık Köprüsü Selçuklu
    Niksar Leylekli Köprü Roma
    Çilhane Köprüsü Osmanlı
    Niksar Seymenler Köprüsü Osmanlı
    Niksar Taşkemer Köprüsü Osmanlı
    Niksar Ünye Köprüsü Osmanlı
    Erbaa Kaleköy Köprüsü Osmanlı
    Sulusaray Köprüsü Roma
    Geyras (Godoşun) Köprüsü Osmanlı


    ZAVİYELER VE TÜRBELER ​


    Murat Sevdakar Türbesi Selçuklu
    Halef Sultan Tekke ve Zaviyesi Selçuklu
    Sümbülbaba Zaviyesi Selçuklu
    Şeyh Meknun Açıkbaş Türbesi Selçuklu
    Horozoğlu Zaviyesi Osmanlı
    Niksar Kulak Tekkesi Selçuklu
    Ahi Muhittin Tekke ve Zaviyesi İlhanlı
    Acepşir Tekke ve Türbesi Selçuklu
    Niksar Işık Tekkesi Selçuklu
    Vezir Ahmet Paşa Türbesi Selçuklu
    Niksar Horosan Tekkesi Osmanlı
    Pir Ahmet Bey Türbesi(Horozoğlu) Osmanlı
    Nurettin İbni Sentimur Türbesi İlhanlı
    Sefer Paşa Türbesi Selçuklu
    Kitabesiz Türbe Osmanlı
    Ali Tusi Ebul Kasım Türbesi Selçuklu
    Burgaç Hatun Türbesi İlhanlı
    Gümenek Türbesi İlhanlı
    Çamağzı Köyü Türbesi Osmanlı
    Pir Mehmet Türbesi Osmanlı
    Kırkkızlar Türbesi Selçuklu
    Hacı Çıkrık Evliya Türbesi Selçuklu
    Niksar Sunguriye Türbesi Selçuklu
    Niksar Melik Gazi Türbesi Selçuklu
    Erbaa Ravakbaba Türbesi Osmanlı
    Turhal Ahi Yusuf Türbesi Osmanlı
    Turhal Aziz Baba Türbesi Osmanlı
    Niksar Yusufşah Türbesi Selçuklu
    Zile Şeyh Eyük Türbesi Osmanlı
    Zile Şeyh Nusrettin Türbesi Osmanlı
    Turhal Seyit Komutan
    Niksar Akyapı Türbesi
    Ali Paşa Türbesi Osmanlı
    Malum Seyyid Türbesi Osmanlı
    Turhal Kesikbaş Türbesi Osmanlı
    Turhal Şehit Şehabettin Türbesi Osmanlı
    Zile Şeyh Ethem Türbesi Osmanlı
    Mehmet Nurullah Türbesi
    Osmanlı

    HANLAR-KERVANSARAYLAR​


    Taşhan(Voyvoda) Osmanlı

    [​IMG]


    [​IMG]

    Paşa Hanı Osmanlı
    Sulu Hanı Osmanlı


    [​IMG]


    [​IMG]

    Deveci Hanı - Fatih Mehmet Paşa Hanı Osmanlı
    Pazar Mahperi Hatun Kervansarayı Selçuklu
    Tahtoba Kervansarayı Selçuklu
    Çamlıbel Kervansarayı Selçuklu


    KİLİSELER ​

    Niksar Kale Kilisesi Selçuklu Dönemi
    Tama Torgus Kilisesi Bizans Dönemi
    Erbaa Kilise kalıntısı Bizans Dönemi


    HAMAMLAR ​

    Pervane Hamamı Selçuklu
    Mustafa Paşa Hamamı Osmanlı
    Paşa Hamamı Osmanlı
    Çamağzı Köyü Hamamı Selçuklu
    Niksar Ünye Hamamı Osmanlı
    Niksar Büyük Hamamı Osmanlı
    Niksar Çavuş Hamamı Selçuklu
    Niksar Küçükkale Hamamı Selçuklu
    Niksar Kale Hamamı Selçuklu
    Zile Yeni Hamam Osmanlı
    Zile Çifte Hamam Osmanlı
    Pazar Beyobası Hamam Selçuklu
    Ali Paşa Hamamı Osmanlı
    Sultan Hamamı Osmanlı
    Turhal Halil Bey Hamamı Osmanlı
    Zile Tekke Hamamı Osmanlı
    Zile Şehir Hamamı Osmanlı


    KAYA MEZAR ANITI​


    Kızık Köyü Kaya Mezar Anıtı Roma
    Zile Kaya Mezar Anıtı Roma
    Zile Kapıkaya Mezar Anıtı Roma
    Gümenek Kaya Mezar Anıtı Roma


    KONAKLAR ​

    Latifoğlu Konağı
    [​IMG]


    [​IMG]
     
  4. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Herbela
  5. Herbela

    Herbela Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Nisan 2007
    Mesajlar:
    532
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    108
    [​IMG][/CENTER]

    Yoğurtçuoğulları Konağı
    Maaz Gürkan Evi


    [​IMG]

    Musluoğlu Konağı


    YAĞIBASAN MEDRESELERİ​

    Anadolu’nun ilk medreselerinden olan Niksar ve Tokat Yağıbasan Medreseleri 12. yy. ortalarında yapılmışlardır. Kapalı avlulu olan medreseler plan bakımından da birbirine çok benzemektedir. Yalnız Tokat Yağıbasan 3 eyvanlı, Niksar örneği ise 2 eyvanlıdır. Moloztaş malzemeyle yapılmışlardır. Tokat, Sulusokak mevkiindeki medresenin 1247 tarihli onarım kitabesi Müzede olup, Nizameddin Yağıbasan tarafından yaptırıldığı yazılıdır. Nizameddin Yağıbasan, Danişmendlilerin Sivas kolunun 3. hükümdarıdır.
    Kazanılan bir zaferin peşinden doğduğu için babası tarafından “Düşman Basan” anlamına gelen Yağıbasan ismi verilmiştir.
    Bazı kaynaklarda yapılış tarihi olarak 552/1157 tarihi verilen Niksar Yağıbasan Medresesi, Niksar Kalesi üzerindedir. Bugün oldukça harap durumdadır.​


    YEŞİLIRMAK KÖPRÜSÜ
    Hıdırlık Köprüsü olarak da bilinen yapı, Sivas - Tokat - Niksar kervanyolu üzerinde ve Yeşilırmak’ı geçmek için Anadolu Selçukluları çağında yapılmıştır. 151 metre uzunluğunda ve 7 metre genişliğindedir. Kesme taş malzemeyle yapılmış, sivri kemerli 5 gözlüdür. Kitabe bloku, köprünün ortasına yakın yere, silmelerin çerçevelediği alan içine iki bölüm halinde konulmuştur. Yazı Selçuklu Sülüsü hattıyla yazılmıştır. Kemer ayaklarına mecra tarafından suları yönlendirmek ve hızını kesmek için üçgen biçimli kaideler yerleştirilmiş, mensap tarafına ise yarım daire biçimli dayanak yapılmıştır. Köprünün temeli 9 Mayıs 1250 yılında atılmıştır. Bu tarihlerde Anadolu Selçuklu tahtında üç kardeş birden hükümdarlık yapmaktadır. İzzettin Keykavus II, Rükneddin Kılıç Arslan IV ve Alaaddin Keykubad II. Köprüyü, Pervane Hamid yaptırmıştır. Mimarı da Fereçoğlu Mehmet’tir.
    MELİK DANİŞMEND GAZİ TÜRBESİ
    Niksar ilçe merkezinde Melik Gazi mezarlığı içindedir. Güneyindeki küçük tepenin eteğine inşa edilmiştir. Kareye yakın dikdörtgen planlıdır. Tek kubbeyle örtülüdür. Kubbeye geçiş Türk üçgenleriyle sağlanmıştır. Ancak kubbesi yıkıldığından Vakıflar Genel Müdürlüğü’nce yapılan onarımda üzeri düz ahşapla kapatılmış, onun da üzerine alaturka kiremitli kırma çatı yapılmıştır. Kuzey cephesi tamamen kesmetaş kaplı olan yapının doğu, güney ve batı duvarında moloz taş malzeme ile tuğla da kullanılmıştır. Girişin bulunduğu kuzey cephede kapıdan başka simetrik yerleştirilmiş iki dikdörtgen penceresi yer almaktadır. Kapı ve pencere söveleri mermerden yapılmıştır.
    Yapının iç mekanında sonradan yapıldığı anlaşılan sanduka bozulmuştur. Kubbeye geçiş sistemini oluşturan Türk üçgenlerinin hemen altında çok geniş bir ayet kuşağı üç yönde (doğu,batı,kuzey) duvarları dolaşmaktadır. İç mekanda başka süsleme yoktur.
    Üzerinde kitabesi olmadığından inşa tarihini de belirleyecek çok açık bir bulgu da taşımadığından en azından günümüze gelmediğinden Türbenin kime ait olduğu ve tarihi bilinmemektedir. Ancak bilim adamları mevcut yapının mimari ve inşai değerlendirmesini yaparak ve mevcut tarih bilgilerini de göz önüne alarak, Danişmendlilerin kurucusu, Malazgirt savaşında Sultan Alparslan’ın emirlerinden Melik Danişmend Gazi’ye ait olduğu kabul etmektedirler.

    MEHPERİ HATUN KERVANSARAYI
    Anadolu Selçukluları döneminde İç Anadolu’yu Karadeniz’e bağlayan Sivas-Tokat-Amasya-Samsun/Sinop kervan yolu üzerindedir. Pazar ilçe merkezinde bulunmaktadır. Sultan Hanları plan tipinde açık ve kapalı bölümlerden oluşan bir yapıya ve kesme taş kaplamalı blokaj duvar sistemine sahiptir. Dış duvarlarına payandalar konularak kale görünümü verilmiştir. Açık bölüm kuzey bloğundaki odalarla, doğu ve batı yönde dörtgen ayaklara oturan ikişer revaktan ibarettir. Bugün üst örtüsü tamamen ortadan kalkmış olan kapalı bölümü iki sıra ayakla üçgene ayrılmış durumdadır. Abidevi taç kapısı, Anadolu Selçuklu klasik özelliklerini taşımaktadır. Taç kapı ile kapalı bölüm giriş kapısı üzerinde birer kitabe vardır. Kitabelerine göre yapı I.Alaaddin Keykubad’ın eşi ve hayırsever birisi olan Mahperi Hatun (Huand-Hunad) tarafından yaptırılmıştır.

    TOKAT KALESİ​

    Tipik bir orta çağ kalesidir. Anaitis mezhebine bağlı Comana Pontica (Gümenek) yerleşim yerinde baskı gören Hıristiyan halk göç ederek 10 km batıdaki, bugünkü kalenin olduğu yere yerleşmişlerdir. Tabii yapısı ile savunmaya elverişli olup uzun yıllar Bizans İmparatorluğu’nun önemsiz bir yerleşim yeri olmuştur. Malazgirt Zaferi’nden sonra Türk hakimiyetine giren kale (Tokat) önem kazanmıştır. Danişmendliler ve Selçuklular’ın önemli kentlerinden biri olmuş, imar ve kültür faaliyetleri bakımından sayılı merkezler arasına girmiştir. Dışkale sur duvarları tamamen ortadan kalkmışken, içkale duvarlarının bir bölümü ayaktadır. Duvarlar ve üzerindeki yapı kalıntılarının tamamına yakını Danişmendli ve Selçuklu dönemlerine aittir. Ortaçağ kalelerinin vazgeçilmez unsuru olan su yolu Tokat kalesinde de var olup, ağız kısmına kadar dolmuştur.

    ALİ PAŞA HAMAMI
    Tokat İl merkezi, GOP Bulvarı üzerindedir. Ali Paşa külliyesinin bir yapısıdır. Ali Paşa, Kanuni Sultan Süleyman’ın oğlu Şehzade Beyazid’in damadıdır. Beyazid babasına isyan ettiği için öldürülmüş, damadı Ali Paşa da II. Selim zamanında Söngüt Çayırında (Söngüt Köyü) idam edilmiştir.
    Kadın ve erkek bölümlerinin bulunduğu yapı, çifte hamam tarzında olup klasik Osmanlı hamam mimarisinin tüm özelliklerini taşımaktadır. Tamamen kesme taştan yapılmıştır.

    TOKAT’IN KÜLTÜR YAPISI
    Tokat, uygarlıkların merkezi olan Anadolu’da M.Ö. 3000 yıllarından başlayarak 5000 yıllık engin tarihinde 14 devlet ve bir çok beyliğin yaşadığı ya da egemen olduğu Yeşilırmak havzası içinde yer almış benzeri az bulunan önemli illerimizden biridir.
    Tokat ilindeki Kelkit,Yeşilırmak ve Çekerek ırmakları boyunda kurulmuş olan medeniyetlere ait Hitit, Firig, Roma, Selçuklu, İlhanlı, Osmanlı eserlerinin çokça bulunuşu ve tarihi yönüyle önemli bir kültür merkezidir.
    M.Ö.2500-400 yılları arasında yüksek düzeyde sanat ve kültür yaşamına sahip olan Helen kültüründen, Zile-Tokat-Niksar-Sulusaray’daki M.S 5.yy. kadar süren Roma kültürünü, 12.yy.da Danişmend’lerin merkezi olan Niksar’da oluşan maddi kültür değerlerini 13.yy.sonuna kadar Selçuklu Türkleri’nin sanat,mimari ve hümanist kültürlerini gözden geçirdiğimizde, Zile Maşat Höyük’teki Tappiga Sarayı, Hellenistik çağa ait kartal figürlü ionik sütun başlığı, Zile’de Roma Anfi tiyatrosu, Zile Saat Kulesi, Zile Ulu Camii, Ertana Beyliği’nden kalan Zile Beyazıt Bestami Camii ve Türbesi, Tokat girişinde Yeşilırmak üzerindeki Selçuklu Köprüsü, Gök Medrese, Pervane Hamamı, Niksar Ulu Camii, Niksar Akyazı Kümbeti, İlhanlılar dönemine ait Niksar Çöreğibüyük Camii, Artova’da Antik Saray Kenti, Pazar’da Mahperi Hatun Kervansarayı gibi eserlerle dimdik ayakta duran tarihinin canlı delilleriyle Tokat ve yöresinin Türk tarih ve kültürü açısından önemi bir kez daha ortaya konulmaktadır.

    EL SANATLARI
    Türk Milleti’nin asırlar boyunca meydana getirdiği halıları, kilimleri, cicimleri, zilileri, heybe çuval ve torbaları, hasırları, bakır pirinç ve tunç işleri; güğüm, bakraç, lenger gibi mutfak araçları, kuyumculuğu, tesbihçiliği ve kahve takımları, boncuk işleri, hamam takımları, çanak ve çömlekleri, testileri küpleri vs. yüzyıllar boyu yapıla gelmiş hemen hemen hepsi birer sanat eseri haline gelmiştir. Bunların biçimleri, üzerindeki renkler ve nakışlar, yapılışlarındaki incelik ve zerafet sanat sevenlerin ilgisini çekmekte ve hayran bırakmaktadır. İlimizde halen devam eden el sanatları şunlardır;​

    Yazmacılık
    Bakırcılık
    Torak seramikçiliği
    Dericilik
    Saraçlık
    Çarıkçılık
    Mutaflık
    Semercilik


    [​IMG]

    At arabacılığı
    Nalıncılık
    Yayıkçılık
    Zurnacılık, kaval yapımı
    Urgancılık
    Süpürgecilik
    Sele-sepet örmeciliği
    İğne oyacılığı
    Halıcılık
    Kilim, cicim, peşkir, çarşaf dokumacılığı
    Hasır dokumacılığı
    Kumaş dokumacılığı


    YAZMACILIK
    Orta Anadolu’nun uygarlık yönüyle zengin olan Tokat ilinde, yazmacılığın 600 yıllık bir geçmişi vardır. Yazmacılığın yapıldığı Anadolu kentleri arasında ise Tokat’ın ayrı bir yeri vardır. Yazmacılık geçmişte türünün en güzel örneklerini Tokat’ta vermiştir. Evliya Çelebi Tokat yazmaları için “Beyaz pembe bezi Diyar-ı Lahor’da yapılmaz. Güya altın gibi mücelladır. Kalemkar basma yüzü, münakkaş perdeleri gayet memduh olur” der ve övgüyle söz eder. Türk El Sanatları içinde çit, yemeni, çevre, çember deyimleri ile tanıdığımız yazma yıllar boyunca kadınlarımızın baş örtüsü olmuştur. Türkülere ve manilere konu olan yazma, bir Almus türküsünde sarı rengi ile dikkat çekerken, bir maninin sözlerinde desen ve çiçekleri ile dile gelir.
    Anadolu’nun yemyeşil, şirin bir ili olan Tokat’ta “Karakalem” ve “Elvan” olmak üzere iki tip yazma basılmaktadır. Desen ve kompozisyon yönünden doğal bir görünüş hakim olan Tokat yazmalarında doğadaki motifler özelliklerinden hiçbir şey kaybetmeden, stilize edilerek kalıp üzerine aktarılmıştır. Tokat’ın karakteristik motifleri, tüm özellikleri ile birlikte yazmalara yansıtılmış, doğadan alınan bitkisel motifler, çiçek ve meyve motifleri kalıp ustasınca başarılı bir kompozisyon içinde kumaş üzerine aktarılmıştır. Meyve çeşidi bol olan Tokat’ın bu özelliği yazma desenlerine konu olmuş, elması, üzümü, kirazı ve çiçekleri motifler halinde yer alarak desenlere kaynaklık etmiştir.
    Desenler, ağaç kalıplara kalıp ustasınca bir nakış gibi işlenerek aktarılır. Kalıp oymacılığı sabır ve el becerisi ister. Herkes yazmacı olur ama, kalıp ustası olamaz. En güzel kalıplar ise ıhlamur ağacından oyulur.


    [​IMG]

    40 yıl öncesine kadar beş büyük handa; 1. Horozlu Hanı, 2.Hacı Musaoğlu Hanı, 3.Askerler Hanı, 4.Beypazarı Hanı, 5. Gazioğlu Hanında yürütülen yazmacılık bugün yalnızca bir handa (Gazioğlu Hanında) yapılmaktadır. İki asır kadar önce bir kervansaray olarak yapılan Gazioğlu Hanı, ortasında kuyusu olan büyük dikdörtgen biçimli avlusu ve üst kattaki sıra sıra odaları ile eski zamanlarınkinden farklı değildir bugün... Atölyelerde renk renk tülbentler değişik kalıplarla basılırken, biriken yazmalar tavandaki cereklere asılır. Yazmalar, avludaki havuzlarda ve üst kattan avluya uzanan cereklerde bir renk cümbüşü gibi uzanır. Halen Yazmacılar Hanında da yazmacılığa devam eden yazmacılar mevcut olup, büyük bir çoğunluğu Tokat sanayi sitesinin yanında yeni yapılan Yazmacılar Sitesinde faaliyetlerini sürdürmektedirler.
    Yazma artık; elbise, etek, bluz, fular, sabahlık, gecelik, tayyör gibi çeşitleriyle hanımların gardıroblarına da girmiştir. Bugün yazmaların çeşitli özelliklere sahip motifleri, günün anlayışına uygun olarak çeşitli yerlerde kullanılmaktadır. Modacılarımızın ve bazı şehirlerde kurulu özel atölyelerin yazma motifleriyle yarattıkları giysiler iç ve dış piyasada çok tutulmakta, bu da yazma sanatının önemini ifade etmektedir.

    EL DOKUMACILIĞI
    El sanatları insanlarımızın ihtiyaçlarını karşılayacak şekilde ortaya çıkmış, yaşayış özellikleri ve iklim şartlarına göre gelişmeler göstererek kültürümüzün özelliklerini yansıtmaktadır
    Halen ilimizde özellikle Başçiftlik ve Almus-Muhat beldesinde halı dokumacılığı, Merkez-Günevi köyünde el dokuması (peşkir, çarşaf, elbiselik kumaş), kırsal kesimdeki köylerimizde kilim, cecim, sumak, hasır dokumacılığının yanı sıra özellikle Kızık köyünde dokunan Kızık kilimleri, Reşadiye yöremizde alaca çorap örücülüğü, heybe dokumacılığı ve Nebi köyündeki folklorik giysiler yöremize güzel bir zenginlik kaynağı oluşturmaktadır.

    BAKIRCILIK
    Tokat&#8217;ta bakır işleme sanatı Osmanlı Dönemi&#8217;nde bir hayli gelişmiş olup, bu konuda adından söz ettiren önemli merkezlerden biri olmuştur. Ergani&#8217;den getirilen ham bakırlar, şimdiki yetiştirme yurdu&#8217;nun bulunduğu alandaki < Kalhane> de işlenmekte, Sulusokaktaki esnafın marifetli ellerinde her biri birer sanat eseri olarak vücut bulmaktadır.
    Bakırcılık sanatı son zamanlarda önemini kaybetmesine rağmen ilimizde işlenen bakırın kalitesi ve şekil bakımından estetik ve zengin çeşitliliği nedeniyle Anadolu şehirleri içerisinde ayrıcalıklı yeri vardır.
    Halen ilimizde dövme tekniği ile yapılmakta olan mutfak eşyası ve hediyelik eşya (leğen, ibrik, kazan, tava, tas, sini, vb.) olarak üretilmektedir. Ancak, geçmişteki kullanım yoğunluğunun yerini plastik, alüminyum ve çelik malzemeye bırakmıştır.

    TOKAT MUTFAĞI​


    [​IMG]

    Geleneksel Tokat evlerinin en büyük özelliği, büyük odalarından birinin mutfak olmasıdır. Mutfağa halk ağızı ile &#8220;İşevi&#8221; veya &#8220;akşana&#8221; denir. Taban döşemesi bal peteğini andıran kiremit tuğla ile kaplıdır. Odanın bir köşesinde yemek yapmaya ve çamaşır kazanını kaynatmaya yarayan yer ocağı bulunurken; diğer tarafta kurutulmuş yiyecek, konserve, salça, peynir, yaprak saklanan kiler bulunur. Ayrıca kuru baklagil ve tahılın saklandığı bölmeli ambar vardır. Bağ evlerinde kebap fırını, üzüm suyu0nun çıkarıldığı şirehane, geleneksel Tokat mutfağının en belirgin özelliğidir.
    Bugün bile Tokat&#8217;ta yemekler çoğunlukla yer sofrasında yenilir. Mutfak kalabalık ailelerde oturma odasıdır. Tokat&#8217;ın çok zengin mutfağı vardır.​
     
  6. 27 Kasım 2007
    Konu Sahibi : Herbela
  7. BenSergu

    BenSergu SATRAB Pro Üye

    Katılım:
    3 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.847
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    Teşekkürler için sağ tarafta görülen terazi ye tıklayınız..bu bölüm fotoğraf ve o ile ait bilgi paylaşımı amaçlı açılmıştır..
     
  8. 1 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Herbela
  9. EU1

    EU1 Guest

    UYARI!!!!begendikleriniz icin rep ve tesekkur butonlarini kullanalim bölümümüze resim ve bilgi harici paylasimlar yapmayalim lutfen