Tokat yerine 10 alternatif

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve anne-10 tarafından 7 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    7 Kasım 2007
    Konu Sahibi : anne-10
  1. anne-10

    anne-10 eşim ve oğullarıma aşığım Üye

    Katılım:
    19 Haziran 2007
    Mesajlar:
    1.111
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Tokat yerine 10 alternatif

    --------------------------------------------------------------------------------

    Tokat atmak her zaman ailenin bilinçli olarak yaptığı bir seçim değildir. Bazen öfke anında istemeden gerçekleşir.

    Çoğunlukla büyükler sabırlarını kaybettikleri zaman, aşırı yoruldukları zaman, yada çaresiz hissettikleri zaman bu yolu tercih ederler. Babası televizyonu kapatmasını defalarca söylediği halde bir türlü söyleneni yapmayan küçük oğluna bir tokat atabilir yada annesi düşünmeden yola koşan kızına bir daha yapmaması için uyarı anlamında vurabilir ve, "Sakın bir daha yola böyle koşma!" diye bağırabilir. Bütün anne babalar çocuklarının laf dinlememesinin ne kadar huzursuluk yaratan bir durum olduğunu bilir. Korkunun da benzer bir etkisi vardır. "Aman Allahım ya bir sonra ki sefer yola koştuğunda bu kadar şanslı olmazsa?". Anne-babaların büyük bir çoğunluğu çocuklarının büyümesi sırasında mutlaka birden fazla defa vurmak yada tokatlamak ihtiyacı duymuşlardır.

    Nitekim istatisikler %25 oranında ailede tokatlamanın en azından haftada bir defa gerçekleştiğini göstermekte. Elbetteki bu oran gerçek hayatta çok daha fazla yüksek. Neden bu kadar çok aile çocuklarına tokat atmayı tercih ediyor? Tokat atmanın işe yaradığını düşünebilirsiniz fakat işin gerçeği tokatlamak sadece kısa vadede bir çözüm sunuyor. 3 yaşındaki kızınız koluna vurduktan sonra hızla ortalıktaki oyuncaklarını topluyor olabilir fakat muhtemelen kızınız diğer tarafta sorunların çözümü olarak şiddet uygulamanın gereğini öğreniyor olacaktır.

    2002 yılında yapılan bir araştırma tokat atmanın çocuklar üzerindeki etkilerini inceledi. Columbia Üniversitesi'nden Psikolog Elizabeth Thompson Gershoff, 62 yıl boyunca üniversitenin çocuk merkezinde toplanan bilgileri analiz etti. Sonuçlar gösterdi ki çocuklar ne kadar çok dayak yiyorsa o kadar çok agresifleşiyor, yalan söyleme ihtimalleri artıyor ve çevrelerindeki diğer çocuklara karşı saldırganlaşıyorlar. Tokat ile büyütülen çocuklar doğru ve yanlışı ayırd etmeyi öğrenemiyorlar ve ailelerinin arkasından onaylanmayan davranışları yapma ihtimaleri artıyor.

    Peki tokata karşı alternatif nedir? Aşağıdaki öneriler bir çocuğun yanlış davransa bile saygı ile yaklaşılması gerektiği inancı ile oluşturulmuştur.

    Kararlı ama nazik olun. Normal bir ses tonu ile konuştuğunuzda çocuğunuzun sizi anlama ihtimali daha yüksektir.
    Durun. "Şu anda konuşamayacak kadar kızgınım. Bunu daha sonra konuşalım." demenin hiç bir sakıncası yoktur.
    Çocuklarınıza öğretin. Yanlış davrandığı için çocuğunuzu cezalandırma fikri yerine, ona nasıl davranması gerektiğini öğretme fikrini benimseyin. "Oyuncaklarını ortalığa saçman evde yaşayan diğer insanlara rahatsızlık veriyor, ayrıca üzerine kazara basabilecekleri için tehlike oluşturuyor.. Bir sonraki sefer lütfen işin bittikten sonra toplayıp şu kutunun içine koy. Sence bir sonraki sefer bunu hatırlamanı nasıl sağlayabiliriz?"
    Olumlu yaklaşın. "Kaç defa dişlerini fırçalaman gerektiğini söylemem gerekiyor?" demek yerine şu cümleyi kullanın "Lütfen dişlerini fırçala ve bitirdiğin zaman bana haber ver ki, yatmadan önce gelip seni öpeyim."
    Tehdit etmek yerine açıklamayı tercih edin. Çocuğunuza neden belli bir davranışı yapması gerektiğini açıklayın. Böylece neyi neden yapması gerektiğini öğrenebilir.
    Kızma duygunuza engel olun. Çocuğunuzun yanlış davranışlarına öfkelenmek yerine, bu problemlerin çocuğunuza yeni bir şey öğretmek için güzel bir fırsat olduğunu düşünün.
    Motive edin. "Gitme zamanı. Hadi son bir kez daha kaydıraktan kay sonra eve gidip en sevdiğin yemeği pişirelim." gibi yaklaşımlarla çocuğunuzu motive etmeye çalışın.
    Esnek olun. Eğer çocuğunuz "Gitmeden önce şu programı bitirebilir miyim çok az kaldı?" diye sorarsa, anlayışlı olun. Eğer zamanınız varsa, çocuğunuzun isteklerine zaman zaman göz yumun. Bu çocuğunuzun karşılıklı anlaşmayı öğrenmesi için güzel bir fırsattır.
    Güç kavgasını bırakın. Hiç bir şey çocuğunuz ile güç kavgasına girmekten daha rahatsız edici ve daha gereksiz olamaz. Çoçuğunuza, "Bir sorunum var. Temiz bir kazak giymeni istiyorum ama sen ısrarla aynı eski kazağını giymek istiyorsun. Sence bu sorunu nasıl çözebiliriz" diyerek sizinle uzlaşmaya davet edin. Eğer bir çözüm önerisi ile gelirse, anlaşma ihtimali artar. Dolayısıyla bazen çözümü ona sormaktan çekinmeyin.
    Akıllı olun. Aileler genelde, işe yaramadığını bile bile aynı yöntemleri ısrarla kullanmaya devam ederler.. Eğer uyguladığınız yöntem işe yaramıyor ise problemleri çözmek için daha etkilisini bulun.

    Öneri: Yaklaşımınızı değiştirmeniz çocuğunuzu değiştirmekten daha kolaydır. Kendinize çocuğunuzun davranışlarını düzeltmek, eğlenceli bir şekilde disiplin sağlamak ve öğrenme sürecini daha verimli kılmak için ne yapabileceğinizi sorun.
    UYARI: Cezalandırma ile ilgili bu 3 önemli kuralı hatırlayın:

    Kızgın olduğunuz zaman asla ceza vermeyin
    Asla cezalandırmayı intikam amacı ile kullanmayın.
    Ceza vermek sadece kısa vadede etkili bir araçtır, uzun vadeli çözüm için akılcı olarak eğitmeye çalışın.