"Total Diyet, Total Yaşam" Felsefesi

Konusu 'Güncel Diyet Haberleri' forumundadır ve seaBahAR tarafından 23 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Sevgili arkadaşlar,

    Digital olarak hazırlanmış bir e-dergide okuduklarımı sizlerle paylaşmak istiyorum. Dergi, ne yazık ki “kopyala+yapıştır” olanaklarını vermiyor. O yüzden ben de vakit buldukça, gözüme çarpan yerleri bu başlık altına yazacağım.

    Derginin Adı : Total Diyet
    Dergiyi Hazırlayan : Prof. Dr. Osman Müftüoğlu

    “Total Diyet size sadece doğru ve dengeli beslenmeyi değil, kilo yönetimini kolaylaştıran aktiviteleri, yeme davranışı bozuklukları ile mücadele etmeyi ve kiloların altında yatan tıbbi problemleri çözmeyi de öğretiyor” ​






    Teşekkür: Sözkonusu dergiyi tavsiye eden, forum üyemiz sevgili pulsar’a teşekkür ederim.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  2. 23 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Küçük Ama Önemli Bir Öneri (sf:39)

    Birçok kez diyet yaptınız. Sıkıldınız. Bunaldınız. “Kibrit kutusu” “Bir su bardağı” “150 gram” gibi tanımlamalar sizi bunaltıyorsa hemen geri çekilmeyin. Çaresi var!
    Kalori hesaplamaktan, puanları toplamaktan, karbonhidrat veya besin unsurlarının yüzdelerini anlayıp ve çeşitli besin gruplarının detaylarını incelemekten nefret ediyorsanız, yapacağınız şey çok basit! Kolay, akılcı ve sonuç veren bu öneriyi siz de uygulayın.

    Önce tabağınızı dört eşit bölüme ayırın.

    Her öğünde, tabağınızın ¼ ünü protein ile doldurun. Diğer ¼ üne nişastalı besinlerden birini yerleştirin ve geriye kalan 2/4 üne de sebzeleri veya sebze ve meyveleri yerleştirin. Yediğiniz besinlerin dörtte biri proteinlerden, dörtte biri nişastadan ve geri kalanı (yani yarısı) düşük kalorili, yüksek posalı bitkisel temele dayanan düşük glisemik endekse sahip sebze ve meyvelerin dahil olduğu besinlerden oluşsun!

    Bu akılcı yöntemi her öğünde kullanabilirsiniz. Kahvaltınızı sebzeli bir omlet, greyfurt ve tam tahılllı kepekli ince bir dilim ekmekten oluşturabilirsiniz. Öğle yemeğinizde balık ızgara, salata (yağı az, sirke ve limonlu) ve haşlanmış pirinç veya makarnadan seçebilirsiniz. Akşam yemeğinizi 1 su bardağı yoğurt, zeytinyağlı taze fasulye, haşlanmış sebzeler ve küçük bir haşlanmış patatesle tamamlayabilirsiniz.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  4. 24 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Efsane : Limon, greyfurt, kereviz ya da lahana çorbası gibi bazı besinler yağları hızla yakarak zayıflamaya yardımcı olur.

    Yorum : En eski palavra!​
    Kendi başına yağ yakan hiçbir besin yoktur. Kafeinli bazı besinlerin metabolizmamızı yani vücudumuzun enerji (kalori) kullanma sürecini bir süre hızlandırabileceğini düşünebilirsiniz ve bu doğrudur. Ama kafeinli bir besinle metabolizmanızın hızlanması hiçbir zaman zayıflamanıza yol açmaz. Yağ yakan besinlere güvenerek veya böyle bir besinin olduğunu hayal ederek kilo veremezsiniz. Yedikçe zayıflatan besini henüz hiç kimse bulamadı!
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  6. 24 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Efsane : Doğal ya da bitkisel zayıflama ürünleri
    Yorum : Tehlikeli bir inanıştır​

    Bu her zaman gerçeği yansıtan bir yaklaşım değildir. Doğal ya da bitkisel olduğunu düşündüğünüz ürünlerin her zaman güvenli olmayabileceğini unutmamalısınız. Çünkü bu ürünlerin çoğu bilimsel testlerle güvenilirlilikleri ve etkinlikleri kanıtlanmamış ürünlerdir. Diğer taraftan doğal ama temiz olmayan, doğal ama iyi hazırlanmayan, doğal ama yapısal özellikleri nedeniyle doğrudan toksik ve zararlı olabilen pek çok ürün vardır. Diğer taraftan bazı bitkisel ve doğal ürünleri, başka diğer ürünlerle kullanmak da güvenli olmayabilir.

    Bitkisel ürünlerin pek çoğu aslında aslında tam deyimiyle faydasızdır.

    Zayıflama amacıyla kullanıldığı bilinen en meşhur bitki EFEDRA nabzı hızlandıran, kan basıncını arttıran, bu nedenle metabolizmayı hızlandırıcı etkisi yanında dolaşım sistemini olumsuz etkileyen son derece toksik bir bitkidir. Bu nedenle ABD’ de Efedra kullanımı sınırlandırılmıştır. Bitkisel ya da doğal olduğu iddia edilen zayıflama ürünlerinden herhangi birini kullanmadan önce mutlaka hekiminize danışmalısınız. Bu ürünlerin çoğunun sizi değil, cüzdanınızı incelteceğini unutmamalısınız.




     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  8. 29 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  9. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238

    Efsane : Yüksek proteinli, düşük karbonhidratlı diyetler zayıflamanın en uygun yoludur.
    Yorum : Koca bir yalandır.

    Yüksek proteinli diyetler, kalorisinin büyük bir bölümünü proteinli besinlerden –yumurta, peynir, et- ve küçük bir bölümünü de karbonhidratlı besinlerden –ekmek, makarna, meyve, sebze, patates- karşılayan diyetlerdir. Bu diyetler uzun süre uygulandıklarında, özellikle koroner arterleriniz ve böbrekler için zararlı olabilirler. Diğer yandan bu diyetleri uygulayan kişiler çoğu kez belli bir süre sonra sıkılırlar çünkü istedikleri bitkisel besinleri yememeleri bu tür diyetleri sürekli uygulanmasını zorlaştırır.

    Yüksek proteinli diyetler, pastırma, sucuk, kırmızı et, peynir, yumurta gibi besinlere fazlaca yer verir. Bu besinlerle, yağ miktarı, kan kolesterol düzeyi kolayca yükselir dolayısıyla kalp hastalığı ve kansere yakalanma riski de yükselir. Diyet sonucunda kilo kaybı hızlı olsa da, kaybedilen çoğu kez yağ değil, su ve kas kütlesidir. Su kaybetmenizin nedeni, böbreklerinizin, aşırı miktarda üretilen ve keton olarak adlandırılan protein ve yağ atık ürünlerini vücudunuzdan temizlemeye çalışmasıdır. Böyle bir yol asla sağlıklı bir zayıflama yolu değildir. Yaptığınız diyet, böbreklerinizi fazla çalıştıracak, su kaybına, baş ağrısına ve daha sonra ağzınızda keton kokusuna yol açacaktır. Bir süre sonra, bulantı, yorgunluk, bitkinlik ve göz kararmaları başlayacaktır. Vücudunuzda bol miktarda ürik asit üretilecek, bu, gut hastalığına –ağrılı eklem şişliği- ve ürik asite bağlı böbrek taşlarına yol açacaktır. Ketozun şeker hastalığı açısından ve özellikle kadınlar için tehlikeli olduğunu hatırlatalım.

    Karbonhidratlar, proteinler ve yağlar arasında iyi bir denge kurarak kalorisi azaltılmış bir beslenme programının izlenmesi sayesinde, vücudunuza zarar vermeden kilo verebileceğinizi unutmamalı ve sadece böyle bir seçimle indiğiniz kiloyu koruyabileceğinizi aklınızdan çıkarmamalısınız.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  10. 31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  11. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238

    Efsane : Öğün atlarsam daha kolay kilo veririm.
    Yorum : Olanaksız ve tehlikeli

    Gerçek bunun tamamen tersidir. Vücudunuzun doğru ve eksiksiz çalışması için her gün, belirli ölçüde ve kaloride besini, belirli aralıklarla alması zorunludur. Gün içinde herhangi bir öğünü atlarsanız, sofrada almadığınız kalorileri arada atıştırarak ya da bir sonraki mönüde fazlasıyla tüketerek alacağınızdan kuşkunuz olmasın. Araştırmalar, kahvaltı etmeyen kişilerin besleyici bir kahvaltı yapanlardan daha ağır olma eğiliminde olduklarını ortaya koymuştur. Zayıflamak için sağlıklı yol, günde pek çok kez ama azar azar yemek ,az yağlı, düşük kalorili, düşük glisemik indeksli ama bol çeşitli besin tüketmektir.

    Efsane : ıstediğimi yerim ama yine de kilo veririm.
    Yorum : Keşke doğru olsaydı

    Bu da pek doğru bir yaklaşım değildir. ıstediğiniz herşeyi yiyerek kilo verebilirsiniz, ama aldığınız toplam günlük kalori miktarında belirli bir ölçüde sınırlama yapmanız koşuluyla. Yani istediğiniz herşeyi küçük küçük miktarlarda yemek şartıyla. Çünkü zayıflamak için sadece ve sadece aldığınızdan fazla kalori harcamanız ve almanız gerekenden daha az besin almanız gerekmektedir.

    Efsane : Akşam sekiz’den sonra yemek yemek kilo yapar
    Yorum : Belki en akla yakını

    Kilo alıp vermek konusunda günün hangi saatinde yediğinizden çok, bütün gün ne kadar yediğiniz ve ne kadar egzersiz yaptığınız daha önemlidir. Yemeği ne zaman yerseniz yiyin, fazla kalori aslında vücudunuzda yağ olarak depolanacaktır. Eğer öğle yemeğinde yemeniz gerekenin iki katı kalori alırsanız, kahvaltıda iki katı besin tüketirseniz, akşam yemeğini az da yeseniz aldığınız bu fazla kaloriler vücudunuzda yağ olarak depolanacaktır, unutmayın! Yatmadan önce biraz atıştırıyor, bunu gün boyu aldığınız kalorilere ekliyorsanız, tabii ki kolay kilo alırsınız.

    Yine de prensip olarak akşam evde oturarak daha az hareketli olacağınızı planlayarak, akşam yemeğinizi daha düşük kalorili oluşturmaya ve mümkünse erken saatlerde yemek yemeye dikkat etmelisiniz.
    Televizyon seyrederken, bilgisayar oynarken ya da çalışırken atıştırmamaya özellikle özen gösterin. Mutfakta ve sofrada yediğinizde daha denetimli olacağınızı, ne yediğinizi, yediğinizin miktarını ve toplam kalorilerini daha iyi izleyebileceğinizi unutmayın. Televizyon seyrederken eğer bir şey atıştıracaksanız, yanınıza paketin tamamını değil, çok az miktarda yiyecek alın.
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  12. 4 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  13. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238

    Efsane : Sert kabuklu yemişler kilo aldırır, şişmanlatır
    Yorum : Doğru ama eksik bir yakıştırmadır​
    Sert kabuklu yemişlerin yağ düzeylerinin yüksek ve kalori içeriklerinin fazla olduğu doğrudur, ama bu hepsi için de geçerli bir doğru değildir. Bu yiyeceklerin çoğu az miktarda doymuş yağ da içerir. Doymuş yağlar kan kolesterolünü yükseltebilir, kalp hastalığı riskini arttırabilir.

    Fındık ve ceviz gibi sert kabuklu yemişlerse, iyi birer protein ve lif kaynağıdır üstelik kolesterol içermezler. Bu tür yemişleri az miktarda olmak koşuluyla, sağlıklı bir zayıflama programında yediğinizde pek zarar görmezsiniz. 30 gr. karışık sert kabuklu bir yemiş porsiyonunun – bu ortalama bir kasenin 1/3 ü kadardır- 170-200 civarında kalori içerdiğini hatırlamalısınız. 100 gr ceviz, fındık ya da badem yaklaşık 600-650 kalori vermektedir.


     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  14. 4 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  15. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238

    Efsane : Nişasta, şişmanlatıcı bir besin unsurudur
    Yorum : Pek de haksız değil!


    Zayıflamaya çalışılırken çok az tüketilmelidir. Patates, pirinç, makarna, ekmek ve şalgam, havuç gibi kompleks karbonhidratlarda bulunan nişasta önemli bir enerji kaynağıdır. Ama nişastası fazla olan bazı besinlerde, yağ ve kalori miktarı sanıldığından az olabilir. Nişastalı besinler fazla tüketildiklerinde ya da ağır soslar, yağlar, ekşi krema ve mayonezle hazırlanmışsa yağ ve kalori miktarları yükseleceğinden sorun ortaya çıkar. Fazla yağlı soslardan kaçınılarak hazırlanmış kepekli tahıl, fasulye ve bakla gibi lif miktarı yüksek nişastalı ise zayıflama rejimlerinde her zaman yer alabilirler.

    Günde 6 ile 10 porsiyon kadar kepekli ekmek, tahıl, pirinç ya da makarna grubu ürün tüketilebilir. Bir porsiyonu ekmek için bir dilim, tahıl gevreği için 30 gram, makarna ve pilav ya da bulgur için yarım kase olarak kabul edebilirsiniz.


     
    Son düzenleyen: Moderatör: 11 Ocak 2010
  16. 12 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  17. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Karbonhidratsız Zayıflamaya Hayır!

    Karbonhidrat miktarı çok az gıdalarla beslenmede ısrar eden bir zayıflama sistemi bir süre başarılı olabilir. Çünkü böyle bir diyet, başlarda hızlı bir kilo kaybı sağlar. Birkaç gün içerisinde iki-üç kilo bile verilebilir. Böyle bir sonuç, zayıflamak isteyen için, keyifli, teşvik edici, motivasyonu yüksek, güzel bir başlangıçtır. Ama buradaki yoğun ve hızlı kilo kaybından vücuttaki yağların erimesi değil, kaslardaki depo karbonhidratların (glikojenin) ve suyun kaybolması etkendir. Uyguladığınız herhangi bir diyet yeterli miktarda karbonhidrat ihtiva etmiyorsa, vücudunuz öncelikle depoladığı karbonhidratları, yani karbonhidrat rezervlerini kullanmaya ihtiyaç duyacak ve glikojeni kullanacaktır. Böylelikle ilk birkaç gün içerisinde bedeniniz yarım kilo kadar glikojeni, yani tüm rezervini kullanınca aynı zamanda iki kilo kadar suyu da birlikte kaybedecektir. Bu size başlangıçta ilk iki-üç gün içerisinde 2-2.5 kiloluk bir kayıp sağlar. Normal beslenme düzenine döner dönmez, karbonhidrat rezervlerinizi, yani glikojeninizi ve tabii onunla birlikte suyunuzu, yani toplamda 500 gram glikojen ve 2 litre suyu (yani iki buçuk kilonuzu) kolayca geri alırsınız.

    Düşük karbonhidrat içerikli bir diyetle zayıflamak isteyenler işte bu nedenle bir müddet sonra verdikleri kiloyu hemen geri aldıklarını, yani hiç kilo kaybetmediklerini görürler ve moralleri bozulur. Anlattığımız tablo dikkate alınırsa bu sonuç aslında şaşırtıcı da değildir. En iyi diyet, en sevdiğiniz gıdalardan oluşan, sizin kültürel ve etnik özelliklerinizi dikkate alan, karbonhidrat, yağ ve protein bakımından, dengeli ve değişken bir diyettir.


    Prof. Dr. Osman Müftüoğlu / Total Hayat Total Diyet
     
  18. 12 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seaBahAR
  19. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.949
    Beğenildi:
    8.192
    Ödül Puanları:
    238
    Düşük Kalorili Alışveriş Listesini Nasıl Yapacaksınız?

    Alışveriş listesi hazırlarken daha düşük kalorili yiyecekleri ve malzemeleri tercih
    etmelisiniz.

    1- Mandıra ürünleri alırken, düşük yağlı veya yağsız sütü, yağı azaltılmış veya yağsız beyaz peyniri, düşük yağlı ya da yağsız yoğurdu, light veya diyet margarinleri, yağı azaltılmış veya yağsız kremaları, yağsız krem peynirleri,
    2- Tahıl ürünlerini alırken, kepekli ekmeği, mısır ekmeği, çavdar ekmeği gibi tam ve entegre ekmekleri,
    3- Kraker, pirinç, makarna ve pasta seçiminde, mısır gevreklerini, düşük yağlı diyet krakerleri, kahverengi pirinci, spagetti ve entegre makarnaları, bulguru, kuskusu ve buğday karışımlarını,
    4- Et alırken balık, derisiz hindi ve beyaz tavuk eti, biftek, ekstra yağsız kıyma gibi etleri tercih etmelisiniz.
    5- Meyve alırken, elma, greyfurt, mandalina, portakal, armut, üzüm, nektarin, şeftali, kayısı, kiraz, erik, kavun ve limonu tercih etmeli ayrıca kividen, ayvadan, nardan ve egzotik meyveler olan guava ve papayadan faydalanmalısınız. Bu meyveler arasında seçim yaparken, glisemin indeksi düşük olanlara öncelik vermelisiniz. Kurutulmuş meyveleri de deneyebilirsiniz ama kurutulmuş meyveleri taze meyvelere oranla daha fazla kalori içerdiğini de unutmamalısınız.
    6- Sebze tercihlerinizde, karnıbahar, kabak, yeşil fasulye, yeşil yapraklı sebzeler, ıspanak, marul, enginar, salatalık, kuşkonmaz, mantar, havuç veya kereviz, brokoli, soğan, patates, domates, kırmızı ve yeşil biberden, ayrıca lahana, pırasa, patlıcan, asma yaprakları ve bamyadan faydalanabilirsiniz.
    7- Baklagil tercihlerinizde, mercimek, kuru fasulye, bakla, nohut ve bezelyeye yer verin.
    8- Pişirmelik gıdaları alırken, mümkün olduğu kadar tuzu ve yağı az olanları tercih etmelisiniz.

    Salça, sos ve baharat oluştururken, düşük yağlı mayonez, hardal, ketçap, salata sosları, sirke, erik sosu, yeşil biber konservesi, soya sosu kullanmalı; içecek alırken,su, mineral suyu, kalorisi az meyve sular kalorisiz içecekler, tatlandırılmış buzlu çay veya soda-
    meyve suyu karışımlarından yararlanmayı denemelisiniz.


    Prof. Dr. Osman Müftüoğlu / Total Hayat Total Diyet