Turgut Uyar Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve nur hayat tarafından 20 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  1. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    BIKTIM BÖYLE (5817 Hit)

    Üç yıl sonra mıydı bilmiyorum
    ama ekimin onbeşiydi biliyorum
    ekimin onbeşiydi ama
    ekimin onbeşinde ne oldu bilmiyorum
    herkesin sular gibi dağıldığı ama herkesin
    bir sur önünde miydik bir yolda mı
    semtini bilmediğim bir karakolda mı
    sonra topluca bir bahçede durduk

    bıktım böyle sayrılıklardan
    ateşim çıksa neyse ne
    neyi bıraksam aklımdan bir suya karışıyor
    bir büyük savaşda Kıbrıs kıyılarında
    vurulan ve ölen bir askerin
    çelik miğferi gibi
    dipde ışıltısını görüyorum yalnız
    elimi eteğimi çekiyorum bahçeden
    sazlıklara vuruyorum belleğimi

    zalim bir ilk yazdı ama yaşadığımız
    işte bunu unutmamalı unutmamalı
    bir ölüm nefes alırken bir dudakta
    öbür bütün şeyleri nasıl anlatmalı
    miğferin paslandığını usul usul
    bir yangının söndüğünü
    ve suların pırıl pırıl kaldığını
    bir otobüs Mersin’den Mardin’e giderken
    o zaman aşkınla dol kalbim
    nerden ne kadar derlediysen o kadar
    senin kendine seçtiğin alamet-i farika
    uzun bir gece görünümünde geçerli hala

    TURGUT UYAR
     
  2. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  3. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    BİR İNTİHAR AKŞAMI (6264 Hit)

    Kısacık yoğun bir akşam
    herkesin yüzünün bir anıya karıştığı
    yoğun bir akşam
    bana bir memur gibi davrandılar hastanelerde
    ve bir intihar üstüne söylenti
    bütün kıyıları dolaştı durdu
    kısacık bir akşam

    Kısacık serin bir akşam
    kelebeklerin atlarla yarıştığı
    yoğun bir akşam
    bazı mektuplar damgalandı postanelerde
    oturuldu bir takım şarkılar söylendi
    bir adam bir kadının kapısını vurdu
    kısacık bir akşam

    Neyi söylesem bir kahramanlıktı
    içinde azıcık buluştuğumuz
    bir bulutla bir kağıt peçete arasında
    kısacık yoğun bir akşam
    şaşırdım hüznümü nerelere bıraksam
    bir yanda kasıklarımın sarsılmaz gücü ve
    kısacık yoğun bir akşam

    Her şey bir unutkanlıktı
    arada bir deliler gibi kavuştuğumuz
    tüfekle vurulmuş bir parsın yarasında
    kısacık yoğun bir akşam
    biliyordum bir soğuktu nereye varsam
    bir yanımda bir el bir yanda vazgeçilmez bir sancı ve
    kısacık yoğun bir akşam.

    Kim karıştırdı gerçekliğine
    yaşadığım sonsuzluğun
    ve oturuldu bir takım şeyler söylendi
    imla kurallarıyla mutsuzluk üstüne
    kısacık bir akşam
    duraladım ne yapsam

    Kim karıştırdı gerçekliğine
    su terazilerindeki ensizliğin
    ve fotoğraflar çekildi ben çıkmadım herkes eğlendi
    araba vapurlarıyla denizsizlik üstüne
    kısacık bir akşam
    o kadar kısa ki bir akşam

    yüzümü suyun ardında buldum
    kıyılar bu yüzdendir öyle dediler
    kısacık yoğun bir akşam
    serin bir akşam öyle söylediler...

    TURGUT UYAR
     
  4. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  5. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Binlerce

    binlerce pazartesi geçti ömrümde
    hangisiydi o çikaramiyorum
    bir kiraz yedigimi hatirliyorum kurtluydu
    demek oldukça eski

    bir de saçmasapan şeyler
    bir kizin dizaltini örnegin
    bir adamin çirkin sigara içişini

    nasil yaşaniyor bu vesayetli dünyada
    hangi çilginlar nasil dayaniyor buna
    kimsenin soyunu sopunu bulmak görevim degil
    kendi öykümü düzenlemek yetiyor bana
    güzel bir ögle vakti
    eski güzel bir akşami hatirlayarak
    sonra dopdolu şeyler
    damacanalar gibi
    içim kabariyor

    sonu olsun diyorum
    neyin sonu ama
    hiç degilse bu taş basamaklarin
     
  6. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  7. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hiçsizliğe

    anrı sen ne kadar güzelsin
    bir hiç olarak
    ormansın belki bilmiyorum
    belki ormanda bir ağaçsın şuncacık
    bir pazartesi günüsün
    insanları dupduru edemeyen
    bütün karayollarında ve demiryollarında
    gider gelirim bütün dünyada
    ama biliyorum Kırşehir'de mezarsın
    bir kilisesin Kapadokya'da
    sözgelimi yumurtada zarsın
    ustasın sabahları yapmada
    en katı yoklukları koyarak insanın içine
    akşamüstlerinde biraz gaddarsın
    sular ve zamanlar kararırken

    ne yapalım
    bari bağışlayalım birbirimizi.


    Turgut Uyar
     
  8. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  9. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Hizla Gelişecek Kalbimiz

    hizla gelişecek kalbimiz
    kalbimiz hizla.
    sürgünlerin umutsuzlugunda
    kirik kalpler, yaralilar, onulmazlar
    farksiz çarpanlarin umutsuzlugunda
    ve köprü başlarinin umutsuzlugunda
    ve köprü başlarinin umudunda.
    sular bitse bile, çiçekler atilirken oralara
    temiz bir ilişkinin bulutsuzlugunda
    ve eski daglarda, eski daglarda kiş
    kovalarken ülkesini
    hizla gelişecek kalbimiz.
    kendi öz hüznümüzün öz tarlasinda
    bozkir dayanikliligimizin tarlasinda
    kalbimiz
    ellerimiz ayaklarimiz arasinda
    ve kimsenin bölemedigi şarkiyi
    güllerin, bugdaylarin ve acinin şarkisini
    bir haziran uygulayacak sesimize.
    sütçünün sesiyle birlikte
    erkenci işçilerin sesiyle birlikte
    söförün sesiyle birlikte
    sabah baslamiş sarhoşlarin sesiyle birlikte
    yaman sarhoşlarin sesiyle birlikte
    ve yeni uyanişlarin ve yeni dogmuşlarin
    ve herkesin ve herkesin
    sesleriyle birlikte
    bir haziran uygulayacak
    kimse bölemiyecek ve kalbimiz
    hizla gelişecek.

    yikintilara karişan eski bir bahar
    büyük olmaya elverişli bir bahar
    eskiden yaşanilmiş ve her şeye ragmen
    insanlara göre bir bahar
    sularin kana kestigi yahut
    sularin kana kestigi bir bahar.
    hizla gelişecek kalbimiz
    bir mavilik kalibinda
    bir odada, en olagan bir odada
    en sade, en insanca bir odada
    bir kadinla bir erkegin oldugu bir odada
    bir kadin bir erkegin
    bir kadinla bir erkek oldugu
    ellerin ve omuz başlarinin
    birbirini buldugu.
    birden gerçekligini algiliyarak
    saat çalinca ve görünce güneşi
    birden vazgeçilmezligini algiliyarak
    önemli ve gerekli buluşunu kendini
    birden hatirliyarak
    gelecege hazirlayinca olanca gögüslerini
    ve herşeye ve ölüme.kalbimiz
    hizla gelişecek
    çagimiza pek uygun bir hizla
    gelişecek kalbimiz
    (...)kalbimiz
    yerin ve gögün altedilmez bir dirilikte oldugu
    tutkumuz, direnmemiz, ellerimiz, kalbimiz.
    kalbimiz
    kalbimiz hizla gelişecek.
     
  10. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  11. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Uzak Kaderler İçin

    Birgün, bir yağmurla garip garip
    -Çoluğu çocuğu terk edeceğim.-
    Bir sevgiyle doymayacak kalbim, anladım
    Alıp başımı gideceğim.

    Asır yirminci asırdır, amenna
    Bir yanımda sevgilerim, bir yanımda sancım
    Neon lambaları büsbütün karartır gecemizi
    Uzaklar daha uzaklaşır
    Bir define çıkarır gibi kayalardan, Ademden beri
    Sımsıcak sevgilere muhtacım.

    Bir gün alıp başımı gideceğim
    -Yıldızlar ışısın, yollar üşüsün, yollar...-
    Belimi bir ılık şal sarsın, mavi
    Hüzünlü bir serencamın ardından, şarkısız
    Rüyalarım unutulmuş bir handa pes desin
    Görmüş geçirmiş bir çift duygulu dudak karşısında.

    Kendi kendine çekilmez oluyor ömrüm
    Her insanın ayrı ayrı yaşayabilsem kaderinde
    Diyarı gurbette kanlı bir aşk
    Bahtsız bir çocukluk uzak köylerin birinde
    En uzak beyazlar,
    En yakın ikindilerde, duygulu
    Ve bir sahil meyhanesinde bir akşam
    İçip içip ağlasam...

    Nasıl kısa kesmeli bilmiyorum?
    Herkesin derdinden pay isterken.
    Uzak kaderlerin suları çağlar simdi
    Yıldızlar dökülür sonsuza içimizden.

    Birgün, bir parkta otururken, biliyorum
    Bir el yağmurla dokunacak omuzuma
    Bir çift göz, bir davet, bir kalp
    Çoluğu çocuğu terk edeceğim.
    Yapraklar dökülecek, çiçekler solacak

    Bir sonbahar, bir sabah ve bir yağmur olacak
    Toprak ve insan kokularıyla,
    Uğultulu bir sarhoşluk içinde, yıllar için
    Başımı alıp gideceğim.


    Turgut Uyar |
     
  12. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  13. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Açlık Çoğunluktadır
    Gülü çiğdemi filan bırak
    Sardunyayı karidesi filan bırak
    Acıyı ve ölümleri bırak
    Oy pusulalarını ve seçimleri bırak
    Evet
    Seçimleri özellikle bırak
    Çünkü açlık çoğunluktadır


    Her kişinin ukala ömrü
    Yeter sanılır çiçeklenmeye
    Ve dünyanın karanlığından
    Bir aşk bahanesiyle kurtulmaya
    Kaçıp giden baharların anısı
    Elden ele devredilen bir gençlik duygusu
    Laleler sümbüller bütün öbür boklar püşürler
    Hakkım var mıdır bunları söylemeye
    - vardır
    Güneş doğarken ve batarken
    Yazdan kışa girerken ve kıştan çıkarken
    Ve dağda ve kırda
    Hakkım vardır -
    Çünkü en azından dünyadan
    Dölsüz katırlar geçer
    Yüklü vagonlar geçer
    Demir yüklü şilepler geçer
    Yelkenleri işletenleri ve tayfalarıyla
    Ve onların karıları ve çocuklarıyla
    Ve bilinmez sanılır geleceği
    Bir demiryolu makasçısının
    Oysa kesinlikle yazılmıştır
    Her sevgi kitabında
    Asıl olan açlıktır
    Çoğunluktadır


    Sevişmek o yüzden gereklidir
    Evet açlık, yok olsun bütün incelikler
    Mendiliniz var mı, kabak ograten
    Bof strogonof mantar fileminyon
    Güneş görmemiş midye
    Midye görmemiş güneş
    Ve soygun halindeki otel malzemeleri
    Ve altın arayıcılar
    Ve istedikleri yerlerde
    Yüksek graviteli petrol bulanlar
    Hem thames kıyısında
    Hem mekong deltasında
    Bir kalça fotoğrafına bunlarla birlikte bakanlar
    Çoğunlukta değildir
    Açlık çoğunluktadır
    Artık her şeyi yaşadık
    Ve birlikte düşündük
    Ve düşündük ki her şey cehennem
    Bir bakışta
    Ve cehennem
    Başarılmamış bir savaştır
    Dünyanın ortasında kullanılmamış bir su
    Cehennem, insanın kendi ciğeri
    At sırtında taşınan ölü
    Kundağa girmeyen bebe
    Karanlıklarda açan çiçeklerin
    Bir insanın ölümüne dönüşü
    Bir insan ölümü olmaya
    Çünkü açlık çoğunluktadır


    - İşte o zaman diyorum ki -
    Gelişin şen olsun senin
    Her şey esirgesin seni
    Çünkü açlık çoğunluktadır
    Ve ezecektir gücüyle dünyayı
    - İkimize bir aşk elbette yetmez
    Türlü şeylerin savunulduğu -
    Diriliğe eşitliğe tokluğa
    Artık ayıp olan tokluğa
    Çünkü açlık çoğunluktadır
    Açlık.
     
  14. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  15. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Şöyle bir içten öpmeni senin,

    Bin tane cennete değişmem...

    Varsın yatağımız ipek olmasın,

    Güzel vücudun danteller içinde değilmiş,

    Ne çıkar...

    O bütün tatlı saatlerinde gecenin

    Güneş perdelere gelene kadar,

    Kollarında bulutlarda gibiyim,




    Mehtap saçağımızdaki buzlarda

    Odamıza bir soğuk aydınlık dolmuş.




    Gözlerin gözlerimde,

    Boynumda sımsıcak kolların,

    Gündüzki yorgunluğum kaybolmuş.

    Seni her an minnetle yad ederim

    Sen şimdi şarkılarla evimizdesin,

    Sahibem, efendim, elagözlüm

    Gözlerinden öperim..

    Boydan boya bekçi düdükleri sokaklarda

    Gecemiz huzur içinde ela gözlüm.

    Öpüşlerin öpüşlerin ardarda...

    Hem sevgi hem şefkat dolu ellerin

    Ne olur yine böyle yarında

    Binlerce şükrediyorum hayata geldiğime kollarında..




    Bir başka lezzet var hayatta ela gözlüm,

    Öteki alemleri bilmek istemem.

    Şöyle bir içten öpmeni senin,


    Binlerce cennete değişmem.
     
  16. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  17. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Münacat



    birden hatırladık seninle buluşamadığımız günleri
    gel ey büyük bakış yüce suskunluk gel artık beri

    kentleri ve kasabaları ve köyleri çevirdik senin adına
    kapıları tutmaktan artık herkesin nasır oldu elleri

    olsun daha da tutarız sen varsan düşüncemizde ama gel
    tutarız karaları ve denizleri ve yaşayan yürekleri

    kendin karşı koydun yaptığın saraylara zindanlara tellere
    yine kendin kullan artık kendi yaptığın tüfekleri

    bozgun bir şubat sensin, ekmek ve kan senden, ekim sensin
    nerende taşır büyütürsün nerende sonsuz gelecekleri

    hatırla, kendini hatırlat, o büyük haklılığı denize giden
    hatırla, karada ve denizde onardığın her yeri

    hatırla, karada büyük taşları üstüste kodun, hatırla
    yürüttün canalıcı denizlerde cesur gemileri

    «...senin hüznün bir yazgıdır, bir eski zamandır
    büyüksün artık büyük dirimine beni inandır

    bir değişmezlik sanırsın çoktan beri her şeyi oysa
    bir vakitler güneyde öyle kötü kullanılmış ki...»

    gecikmiş bilgeliğin yaşamış bir eski ağacı hatırlatır
    ki sen emzirirsin duyguyu, sen beslersin kalemleri

    sen yarattın, sendeyiz, suyumuz, toprağımız kanımız
    senden ey yüce bekleyiş, sanki bu kalın eller kimin elleri

    artık bize soluk ver, bizi besle, kendini hatırla
    ey biraz yavaş, biraz kutsal, beklerken az sevinçli

    seni bağışlamam çünkü ben büyük bir dirim taşırım
    çünkü ben ey derim ve severim ey demeyi bilenleri

    biz bir aşk nedir biliriz seninle, biz biliriz
    ey kim varsa orda o tek olanın adına çekin kürekleri



    (Divan’dan)
     
  18. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : nur hayat
  19. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Sularsa akmak birgün birgün birgün
    Birgün dağlara çıkmak birer birer dağlara çıkmak birgün
    Çıkmak çıkmak birer birer birgün dağlara dağlara birgün
    Birgün birer birer dağlara
    Ah nasıl dağlara birgün
    Ey birgün
    Çiçek açmak birgün
    Dağlara dağlara birer birer dağlara

    Otları büyütmek birgün
    Birgün köyler kentler yıkanık damlar geri dönmek birgün
    Birgün yeni dönmek
    Birgün dağlara çıkmak birer birer çıkmak çıkmak
    Su yürümek güneş bilmek
    Yeniden orda otlarda orda yeniden orda orda
    Bitkin birgül bulmak ve geri dönenler birgün
    Ey yorgun atlar, sayı bilmiyen çocuklar
    Ey bütün hazır elbiseciler ey,
    Birgün olmak, küskün keşişlerden olmamak birgün
    Dağlara dağlara çıkmak sular köprüler sular birgün çıkmak
    Eski kaba arabalardan inip birgün çıkmak
    Dağlara dağlara dağlara başka hiç
    Birgün dağlara