Türk Halkının Atatürk Sevgisi

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve UzmaN tarafından 11 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    11 Şubat 2008
    Konu Sahibi : UzmaN
  1. UzmaN

    UzmaN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2007
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
    TÜRK HALKININ ATATÜRK SEVGİSİ

    Halk haber almış. Havanın kararmasına rağmen caddeyi doldurmuş. ATATÜRK'ü çılgınca alkışlıyorlar.

    ATATÜRK, saz heyetinin şefi Hafız Yaşar'ı yanına çağırdı, en neşeli eserleri çalıp okumamızı emretti.

    Herkes neşe içinde. Gece yarısına yakın, halk bir türlü yalının önünden ayrılmıyor. Bu hava ulvî bir manzara yaratıyor.

    ATATÜRK elinde kadehi balkona çıktı. Necmettin bey, evde ne kadar içki var, bira varsa dışarıdaki halka dağıttı.

    ATA çok sevdiği halkla karşılıklı içiyordu. Birara eliyle halkı selamlayarak ve bir işaret yaparak halkı susturdu. Aşağı yukarı şunları söyledi:

    - Benim için bazı bedbahtlar (kötü niyetliler) hastadır, mefluçtur diye dedikodu çıkarmışlar. Görüyorsunuz, karşınızda sağ ve sapasağlam bulunuyorum. Şunu biliniz ki, milletimin tam refahını görmeden ölmeyeceğim.

    Bu sözler hepimizi coşturmuş ve gözlerimizi yaşartmıştı.

    Sabaha karşı, güneş doğarken, hâlâ sokakları dolduran halkın coşkun tezâhüratı arasında yata bindiler. Kendisini selâmlayan halka ipek mendilini sallayan ATA'nın gözlerine baktım. O deniz mavisi gözlerde iki damla göz yaşı vardı.

    (Kültür Bakanlığı Yayımlar Dairesi Başkanlığı Atatürk Dizisi yayınlarından Sn. Sadi Yaver ATAMAN tarafından hazırlanan "Atatürk ve Türk Musıkisi" adlı kitaptan faydalanılmıştır)
     
  2. 27 Şubat 2008
    Konu Sahibi : UzmaN
  3. burca_14

    burca_14 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2007
    Mesajlar:
    9
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    MUSTAFA KEMAL


    dağ başını efkâr almış
    gümüş dere durmaz ağlar
    gözyaşından kana kesmiş gözlerim
    ben ağlarım çayır ağlar çimen ağlar
    ağlar ağlar cihan ağlar
    mızıkalar iniler ırlam ırlam dövülür
    altmış üç ilimiz altmış üç yetim
    yıllar gelir geçer kuşlar gelir geçer
    her geçen seni bizden parça parça götürür
    mustafa'm mustafa kemal'im
    diz dövdüm
    gözlerim şavkı aktı sakarya'nın suyuna
    sakarya'nın suları nâmın söyleşir
    hemşehrim sakarya öksüz sakarya
    ankara'dan uçan kuşlar
    kemal'im der günler günü çağrışır
    kahrolur bulutlara karışır
    gök bulut yaşmak bulut
    uca dağlar dev boyunlu morca dağlar
    divan durmuş bekleşir
    mustafa'm mustafa kemal'im
    nasıl böyle varıp geldin hoşgeldin
    çıngı kaymış yalazlanmış gözlerin
    şol yüzünde güneş südü sıcaklık
    ellerinden öperim mustafa kemal
    senin dalın yaprağın biz senin fidanların
    biz bunları yapmadık
    sen elbette bilirsin bilirsin mustafa kemal
    elsiz ayaksız bir yeşil yılan
    yaptıklarını yıkıyorlar mustafa kemal
    hani bir vakitler kubilay'ı kestiler
    çün buyurdun kesenleri astılar
    sen uyudun asılanlar dirildi
    mustafa'm mustafa kemal'im
    karalar kuşanmış karadeniz akmam diyor
    dokunmayın ağlamaktan bıkmam diyor
    bu gece kıyamet gecesi bu vapur bandırma vapuru
    yattığı yer nur olsun mustafa kemal
    ben ölümden korkmam diyor
    korkmam diyen dilleri toz oldu toprak oldu
    değirmen döndü dolandı yıllar oldu
    bir kusur işledik bağışlar mı kimbilir
    o bize öğretmedi kazan kaldırmasını
    günahı vebali öğretenin boynuna
    erdirip oldurana ana avrat sövmesini
    yüreğim kırıldı kanım kurudu
    var git karadeniz var git başımdan
    mızıka çalındı düğün mü sandın
    bir yol koyup gideni gelir mi sandın
    mustafa'm mustafa kemal'im
    ankara'nın taşına bak
    tut ki baktım uzar gider efkârım
    çayır ağlar çimen ağlar ben ağlarım
    gözlerimin yaşına bak
    ankara kalesi'nde rasattepe'de
    bir akça şahan gezer dolanır
    yaşın yaşın mezarını aranır
    şu dünyanın işine bak
    mustafa'm mustafa kemal'im

    ATİLLA İLHAN