Türkçe Deyimler Ve Anlamlari

Konusu 'Eğitime Dair (Eğitim Şart !)' forumundadır ve Fahriye tarafından 1 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    1 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : Fahriye
  1. Fahriye

    Fahriye Yeni Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenileri:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    TÜRKÇE DEYİMLER VE ANLAMLARI

    **Aba altından değnek göstermek: Sert görünmemekle birlikte karşısındakini üstü kapalı bir şekilde korkutmak.



    **Acem kılıcı gibi olmak : Karşıt olan iki tarafa da onların yanındaymış gibi görünmek.



    **Açık kapı bırakmak : Sorunlar görüşülürken kestirip atmadan ileride anlaşma olabilecek sözler söylemek, uygun davranışlarda bulunmak.



    **Ağzında bakla ıslanmamak : Sır saklayamamak.



    **Bal dök yala: Her taraf temiz, her taraf dikkat çekecek kadar temiz.



    **Baldırı Çıplak : İşi gücü olmayan, serseri sataşmak için bahane arayan.



    **Balık kavağa çıkınca: Gerçekleşmesi hiç bir zaman mümkün olmayan işler söylenir.



    **Baş ütülemek : Dırdır ederek kişiyi huzursuz etmek.

    Çok konuşmak.



    ** Cami yıkılmış ama mihrap yerinde: Kadınlar için kullanılır. Yaşlandığı halde güzelliğini kaybetmemiş, hala alımlı.



    **Can kulağı ile dinlemek : Aşırı bir dikkat ile dinlemek.



    **Cebi delik : Cebinde para bulunmayan. Para tutmayan.



    **Çalmadan Oynamak : Çok neşeli olmak, neşesini hareketleri ile belli etmek.



    **Çam devirmek : Karşısındakini üzecek, kıracak bir söz söylemek.



    **Çamur atmak : İftira etmek.



    **Çantada Keklik : Kolay elde edilir olmak.



    **Damarına Basmak : Bir kişinin zayıf tarafına dokunup onu kızdırmak.



    **Damdan düşer gibi : Hiç beklenilmeyen bir zamanda, yersiz.



    **Dış kapının dış mandalı : Uzaktan ilgili



    **Dilli Düdük : Çok konuşan, geveze.



    **Eceline Susamak : Ölümle sonuçlanabilecek, çok tehlikeli işlere girmek.



    **Ekmeğine kan doğramak : Üzüntü ve sıkıntı içinde olmak



    **El Etek Çekmek : O işle artık hiç uğraşmamak.



    **Eline Eteğine Doğru : Namussuz değil, hırsızlığı yok.



    **Fare Düşse Başı Yarılır : Her taraf bomboş, yoksulluk hüküm sürüyor.



    **Fırıldak gibi dönmek : Kendi çıkarı için her şekle, her kalıba girmek.



    **Fink Atmak : Gönlünce gezmek, eğlenmek, çok neşelenmek, hoplayıp zıplamak.



    **Gece silahlı gündüz külahlı : Etrafındakilere iyi görünüp, kimseye sezdirmeden kötü işler yapan, uygunsuz kimse.



    **Gemi aslanı : Bir işe yaramayan, bir sorumluluk almayan gösterişli kimse.



    **Göbeği çatlamak : Bir işi öğrenmek için çok büyük gayret göstermek.



    **Gün görmüş : İyi günler yaşamış, önemli görevler yapmış, hatırı sayılır. Tecrübeli.



    **Hanım evladı : Nazlı, üstüne düşerek büyütülmüş.



    **Hapı yutmak : Kötü duruma düşmek.



    **Havanda su dövmek : Boş uğraşlarda bulunmak, Boşa çalışmak.



    **Irağı yakın etmek : Güçlükleri ortadan kaldırmak.



    **Isıtıp ısıtıp önüne koymak : Bilinen bir şeyi bir daha bir daha anlatmak.



    **İç etmek : Başkasının malını kendisine ayırıp ortadan kaldırmak.



    **İçli dışlı : Samimi, teklifsiz.



    **İçi içine sığmamak : Sevinmek, seviçten çok heyecanlanmak. Çoşmak.



    **İçine ateş düşmek: Çok büyük bir acı içinde olmak.



    **Kanı kaynamak : Birden sevgi duymak, bağlanmak, sevmek, hoşlanmak.



    **Kara yazı : Kötü gelecek, kötü kader.



    **Kesenin ağzını açmak : Çok para harcamaya başlamak.



    **Kulağı delik : Etrafında olup biteni çabucak haber alan.



    **Laf ebesi : Çok söz söyleyen, herkese söz yetiştiren kimse.



    **Laf işitmek : Paylanmak, azarlanmak.



    **Leke sürmek : Suç atmak, üstüne suç yüklemek.




    **Mahkeme duvarına benzemek : Utanması kaybolmak. Utanılacak şeyler söylendiği halde etkilenmemek.



    **Makbule geçmek : Beğenilmek işe yaramak.



    **Mart kedisi gibi : Çok çapkın, uçarı, azgın.



    **Masal okumak : Kandırmaya çalışmak, yalanlar söyleyerek kandırmaya çalışmak.



    **Nal toplamak : Bir yarışta en geride kalmak, başarı gösterememek.



    **Nalları dikmek : Ölmek (Hayvan için) kaba kimseler için.



    **Ne baş belli ne ayak : Herşey birbirine girmiş, karışık durumda. kimin ne olduğu, ne yaptığı belli değil.



    **Ne oldum delisi : Sonradan görmüş, şımarık, ummadığı zenginlik ve şöhrete aniden kavuşturmaktan aşırı derecede şımarmak.



    **Ocağına düşmek : Bir kimsenin yardımını dilemek.



    **Ok yaydan çıktı : Ahlaksız duruma gelmek, namusunu kaybetmek. Sokağa düşmek.



    **Oturduğu dalı kesmek: Çıkarlarını sağladığı kaynağa zarar vermek.



    **Ödü patlamak : Çok korkmak, ummadığı anda gelen bir etkiyle çok korkmak.



    **Öküz altında buzağı aramak : Fesat düşünce ürünü...
    alakasız sebeplerle umulmadık şeylerden şüphelenmek...önyargılı, bencil ve birazda fesat kişilerin sahip olduğu bir özelliktir, hiç katlanılmaz



    **Ölmüş eşek arıyor ki nalını söksün: Çok cimri. Her şeyden çıkar sağlamaya çalışan kimseler için söylenir.



    **Önüne düşmek : Yol göstermek, Rehberlik etmek.



    **Örümcek kafalı: Yeniliklere düşman, hiç bir şekilde yenilikleri kabul etmeyen, eskiye körü körüne bağlı olan. Tutucu.



    **Pabuç bırakmamak : Hiç bir şeyden korkmamak, çekinmemek, yılmamak.



    **Parmak ısırmak : Şaşırmak. Hayranlıktan şaşırıp kalmak.



    **Parsayı toplamak : Harcanan bir emeğin karşılığını almak. hak edileni almak.



    **Papaz uçurmak : İçki alemi yapmak.



    **Rayına oturmak : İşin yoluna girmesi



    **Rest çekmek : Kesin olarak olmaz demek.



    **Rol oynamak : Etkili olmak, işin olmasına etki yapmak.



    **Ruhu duymamak : Yapılan işin hiç farkında olmamak, sezinlememek.



    **Saman alevi gibi parlamak : Birden kızıp köpürmek, çok kısa zamanda hırsı geçmek.



    **Sepet havası çalmak : İşinden atmak, işine son vermek. Kovmak.



    **Sıfırı tüketmek: Hiç bir şeyi kalmamak, bütün imkan ve gücünü kaybetmek.



    **Sinek avlamak : İşi veya müşterisi olmadığı için boş oturmak. İşsiz kalmak.



    **Şamar oğlanı : Herkesin kolayca sataştığı, dövdüğü, hıncını aldığı kimse.



    **Şeytan görsün yüzünü : O kimse ile birlikte olmayı kesinlikle istemiyorum. onu sevmiyorum, görmek istemiyorum.



    **Şifayı bulmak : Hasta olmak, hastalanmak.



    **Şom ağızlı : Olayları kötü yorumlayan, felaket haberleri veren ve verdiği haberlerin hakikat olmasından korkulan kimse.



    **Tabana kuvvet : Binilecek vasıta bulunamadığı için gidilecek yere yürümek.



    **Tahtası eksik : Sersem, budala, akılsız.



    **Tamtakır kuru bakır : İçi bomboş, boşaltılmış, cebinde parası yok, züğürt.



    **Taş atmak : Bir kişiye söz dokundurmak, sitem etmek için söz dokundurmak.



    **Ucu ucuna getirmek : Ancak yetişir olmak, hiç fazlası olmamak.



    **Ulu orta konuşmak : Düşünmeden söylemek, rastgele söylemek.



    **Uzun hikaye: Konunun ayrıntıları pek çoktur. Anlatırsa çok uzun sürer.



    **Uzun boylu : Ayrıntılarını hesap ederek, etraflıca, uzun uzadıya.



    **Üç buçuk atmak : Korku içinde bulunmak. Korkmak.



    **Üçe beşe bakmamak : Çok fazla pazarlık etmeden alış veriş yapmak.



    **Üstüne bir bardak su içmek : Bir alacaklının alacağından umudunu kesmek.



    **Üzerine tuz biber ekmek : Bir kimsenin acısına fazlalaştıracak, derdini derinleştirecek davranışlarda bulunmak.



    **Verip veriştirmek : Ağzına gelen her şeyi söylemek. Ağır konuşmak, ileri geri söylenmek.



    **Veryansın etmek : Birinin hakkında atıp tutmak. O kişiye acımadan insafsızca saldırıda bulunmak.



    **Vız gelmek : Önemsiz görünmek. Aldırış etmemek.



    **Volta atmak: Aşağı yukarı gidip gelmek. Amaçsız dolaşmak.



    **Yabana atmak : Önemsiz bulmak, önem vermemek.



    **Yağlı müşteri: Çok alış veriş yapan, çok para bırakan kimse.



    **Yaka silkmek : Bıkmak, usanmak.



    **Yan çizmek : Kendisine verilen işin sorumluluğunu yüklenememek, sorumluluktan kaçmak.



    **Zemheri zürefası : Çok soğuk havada ince bir elbise giyerek gezen.



    **Zılgıt yemek : Azarlanmak. Çokça paylanmak.



    **Zıvanadan çıkmak : Delirmek, akli dengesini kaybetmek. Çok öfkelenmek, kızmak, taşkın hareketlerde bulunmak.



    **Zokayı yutmak : Aldatılmak. Zarara uğramak.



    **Zurnanın zırt dediği yer : Yapılmakta olan işin en hassas yeri, can alıcı yer.
     
Benzer Konular: Türkçe Deyimler
Forum Başlık Tarih
Eğitime Dair (Eğitim Şart !) Türkçe sorusu 22 Mart 2012
Eğitime Dair (Eğitim Şart !) Türkçe olmayan harflerin kullanıldığı konu başlıkları 1 Ağustos 2010
Eğitime Dair (Eğitim Şart !) Dilimiz Türkçe 18 Aralık 2008