Türkçe-Dil Etkinlikleri

Konusu 'Anaokulu & Okul Öncesi Eğitim' forumundadır ve Deryas tarafından 24 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  1. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    bu bölümde siz değerli annelere ve sevgili öğretmen arkadaşlarımıza faydası olacak anaokullarında yapılan bir etkinlikten bolca örnekler vereceğiz...a.s.
     
  2. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  3. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    BİLMECELER

    Ala bakar mora bakar
    Oturmuş bakla satar
    Baklanın okkası kaça dedim
    Çıldır çıldır yüzüme bakar
    (KURBAĞA)
    Bir acaib nesne gördüm
    Alem bilir ismini
    Başını sürter kendini öldürür cismini
    (KİBRİT)
    Dağda idim bağ idim
    Başı tuğlu bey idim
    Eve geldim evlendim
    Bilimecek bağlandım.
    (SÜPÜRGE)

    Birbağım var uzundur uzun
    (SENE)

    ( Bir çuval cevizim var, sayarım tükenmez
    (YILDIZ)
    Ağız içinde dil, arifsen bil
    (KAVAL)

    İki kardeş bir arada büyümüş
    Üstü yanmış başı yanmış
    Dövülenler onlar imiş
    Almış kendini deryaya atmış
    Meğer aslı su imiş
    (KAHVE)

    El eker dil biçer
    (YAZI)
    Gölgesiz dağlar aşar
    (SES)
    Yük üstünde yarım çörek
    (AY)

    Tırnağından övür alır
    Burnundan boğazlanır
    (BUĞDAY)
    Karanlık yirde
    Kadın iniler
    (ARI) Kırmızı amma elma değil
    Kat kat amma gözleme değil
    (SOĞAN)

    Yılar vurdum sıpaya
    Kalktı çıktı tepeye
    (İĞNE İPLİK)
    Bir kuyum var, iki türlü suyum var
    (YUMURTA)
    Aldır abası, yeşildir cübbesi
    (KİRAZ)

    Gökte açık pencere, kalaylı bir tencere
    (AY)
    Altı göl, üstü gül
    (GAZ LAMBASI)
    Derin kuyu, gümbür suyu
    Alan alır, içen ölür
    (TÜFEK)
    Çıt demeden çalıya düşer
    (GÜNEŞ)
    İki derekli, bin kiremitli
    (TAVUK)
    Bir küçücük mil taşı, dolanır dağı taşı
    (GÖZ)

    Bilmece bildirmece, el üstünden kaydırmaca
    (SABUN)
    Bir oğlum var, kat kat göyneği var
    (SOĞAN)
    Uzaktan baktım aktaş gibi
    Yanına vardım sütlaç gibi
    (MANTAR)

    Het didim
    Met didim
    Git şuraya
    Yat didim
    (SÜPÜRGE)
    Nar nar narlandı
    Narkapıda parladı
    Nara adam gelesi
    Yedek nar kapıdan inmedi
    (KİLİT)
    Biz biz bizidik
    Otuziki kız idik
    Gıran geldi kırıldık
    Düzen geldi dizildik
    (DİŞ)

     
  4. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  5. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    PARMAK OYUNU

    Tavşan Kardeş Tavşan kardeş yuvasından çıkmış

    Tik tiki tiki tik tik tiki tik
    tik tiki tiki tik tik tiki tik
    Tavşan kardeş havuç tarlasına girmiş
    Havuçları kıtır kıtır kıtır kıtır yemiş
    Yoluna devam etmiş
    Tik tiki tiki tik tik tiki tik
    tik tiki tiki tik tik tiki tik
    TAvşan kardeş lahana tarlasına gelmiş
    Lahanaları hapur hupur hapur hupur yemiş
    Tekrar yoluna devam etmiş
    Tik tiki tiki tik tik tiki tik
    tik tiki tiki tik tik tiki tik
    Tavşan kardeş su kuyusuna gelmiş
    Suyu lıkır lıkır lıkır lıkır içmi
    Yuvasına doğru yola çıkmış
    Tik tiki tiki tik tik tiki tik
    tik tiki tiki tik tik tiki tik
    Tanşan kardeş yuvasına gelmiş
    Karnı şişmiş şişmiş şişmiş
    Boooom diye patlamış
     
  6. 24 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  7. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Çıt Pıt
    Eve geldim lambayı yaktım (el ile kulak memesi çekilir)
    çıt yanmadı
    öbür lambayı yaktım çıt (diğer el ile diğer kulak çekilir)
    o da yanmadı
    sigortayı gevşettim gevşettim gevşettim (el ile burun çevrilir)
    bir tel kopardım pıt (saçtan bir tel koparma hareketi yapılır)
    sardım sardım sardım (burna sarma hareketi yapılır)
    lambayı yaktım cıt yandı (kulak çekilir)
    öbür lambayı yaktım çıt oda yandı

    umarım beğenirsiniz benim öğrencilerim çok severek söylüyordu.
     
  8. 25 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  9. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Tekerlemeler

    İĞNE
    Ooooo
    İğne iplik
    Derme diplik
    Çelik çubuk
    Sen çık. NACAK
    Nacak sapına
    İki kes
    Bir sana
    Biri de bana

    HEDİYE
    Kızın adı Hediye
    Ekmek vermez kediye
    Kedi gider Kadıya
    Kadının kapısı kitli
    Hediyenin başı bitli EL EL EPENEK
    El el epenek
    Elden düşen kepenek
    Kepeneğin yarısı
    Keloğlan'ın karısı

    KARNIM AÇ
    Karnım aç
    Karnına kapak aç
    Değirmene kaç
    Değirmenin kapısı kitli
    Heybaşı bitli DEĞİRMEN
    Değirmene girdi köpek
    Değirmenci vurdu kötek
    Geldi yedi köpek
    Hem kötek
    Hem yedi köpek
    DAYRE
    dayre dayre dayrecik
    ortasında havuzcuk
    serce gelmiş su içmiş
    sonra pıırrrr diye uçmuş
     
  10. 25 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  11. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Aylarla ilgili tekerlemeler

    ALLI PULLU AYLAR

    Masal masal maliki,

    Saydım baktım on iki.

    Ocak, Şubat, Mart,

    Sözünü iyi tart.

    Nisan, Mayıs, Haziran,

    Çalışkanlara hayran.

    Temmuz, Ağustos, Eylül,

    Kimi düldül, kimi bülbül.

    Ekim, Kasım, Aralık,

    Süt içelim lık lık.

    Allı pullu aylar,

    Birbirini kovalar.



    OCAK

    Şıkıdak şıkıdak,

    Koşturur köşe bucak.

    Yılda bir kanatlanır,

    Ara sıra sakatlanır.

    Atlı Ocak, tatlı ocak,

    Büyük adam olacak.




    ŞUBAT

    Ev kuşu, dev kuşu,

    İner çıkar yokuşu.

    Bir abası var atar,

    Nerede olsa yatar.

    Rap rap gelir şubat,

    Herkese kol kanat.



    MART

    Mart gelir şakır şakır,

    Ayakları gümüş bakır.

    Kapılardan baktırır,

    Kazma kürek yaktırır.

    Haydi Mart Martlasın,

    Kahkahalar patlasın.



    NİSAN

    Nisan nisan nisancık,

    Kimi zaman insancık.

    Sarı sarı sardırır,

    Zaman zaman kandırır.

    Aman aman pek yaman,

    Yaşasın canım Nisan.



    MAYIS

    Altın tas , gümüş tas,

    Ayağını yere bas.

    Yıldan yıla allanır,

    Ağzı dili ballanır.

    Allı pullu Mayıs,

    Misler saçar mis mis.




    HAZİRAN

    Hey Haziran, Haziran,

    Hazır ol har zaman.

    Canım balım Haziran,

    Herkes san hayran.

    Aman aman Haziran,

    Haydi cama tırman.




    TEMMUZ

    Canım balım Temmuz,

    Bizim elimiz kolumuz.

    Bak tombul tombulcuk,

    Gözleri boncuk boncuk.

    Yıl boyunca özleriz,

    Hep yolunu gözleriz.



    AĞUSTOS

    Boynunda bir termos,

    Cır cır öter Ağustos.

    Ne tıslar, ne toslar,

    Tozu dumana katar.

    Ahlara vahlara,

    Paydosta paydos.




    EYLÜL

    Süslü püslü Eylül,

    Bahçelerde bülbül.

    Süzüm süzüm süzülür,

    Üzüm üzüm üzülür.

    Şimdi gelir görürsün,

    Güle güle ölürsün.



    EKİM

    Dilim dilim dilemez,

    Kimsecikler bilemez.

    Ah karnım, vah karnım,

    Kıvrım kıvrım kıvrandım.

    Ekim Ekim aslan Ekim,

    Baş ucumda bir hekim.



    KASIM

    Sırma saçlı Kasım,

    Kasılır kasım kasım.

    Alaca bulaca aralık,

    Kapıyı çalınca tık tık,

    Sarım sarım sarılır,

    Bir cuvala basılır.



    ARALIK

    Ah Aralık, Aralık,

    Yerimiz daracık.

    Lâmbaları haydi yak,

    Tık tık geldi bak Ocak.

    Hıkcıcık mıkcıcık,

    Çık oyundan, çık.
     
  12. 25 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  13. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    Günlerle ilgili tekerlemeler

    PAZARTESİ

    Aparlacık toparlacık,

    Yola düşer tık tık.

    Şekerlenir , tekerlenir;

    Pazartesi tez gelir.

    Açılınca perdesi,

    Çın çın eder sesi.



    KIRMIZI PAZARTESİ



    Elinde gümüş tepsi,

    Tez gelir pazartesi.

    Yanakları kırmızı,

    Günlerin yıldızı.

    Pasta ver bir tepsi.

    Yoksa atar tepesi.



    SALI



    Salı sallanır gelir,

    Dili ballanır gelir.

    İstedi mi oyuncak,

    Kuralım salıncak.

    Allanır pullanır,

    Bir güzel sallanır.



    ALTIN SALI



    Alımlı çalımlı,

    Sallanır gelir Salı.

    Ne asılır ne basılır,

    Açılır saçılır.

    Tatlı mı tatlı,

    Altın Salı.



    ÇARŞAMBA



    Bizim yakın akraba,

    Çabuk gelir Çarşamba.

    Her akşam takur tukur,

    Çarşaf dokur Çarşamba.

    Hem okur hem dokur,

    Çalışkandır Çarşamba.



    BABA ÇARŞAMBA



    Yaşlı başlı Çarşamba,

    Konuşmaz kaba saba.

    Ne uçar ne kaçar,

    Ağzından inci saçar.

    Yaşasın da yaşasın,

    Baba adam Çarşamba.



    PERŞEMBE



    Evelemez develemez,

    Deve kuşu kovalamaz.

    Yanakları pembe pembe,

    Oynar her gün körebe.

    Haftada bir kerecik,

    Ebe olur Perşembe.



    ŞEKER PERŞEMBE



    Omzunda bir heybecik,

    Yola düşer incecik.

    Herkes onu pek sever,

    Eşi dostu hep över.

    İşite ufacık tefecik,

    Şekerdir Perşembe.



    CUMA



    Kim kime dum duma,

    Curcuna da curcuna.

    Gelir gelmez Cuma,

    Yuva yapmış avucuma.

    Kuşlar konar usulca,

    Can katar canımıza.



    BONCUK CUMA



    Boncuk gibi gözleri var,

    Baltan tatlı sözleri var.

    Can Cuma, canım Cuma,

    Sarılır hemen boynuma.

    Nar tanesi, nur tanesi,

    Günlerin bir tanesi.



    CUMARTESİ



    Ufak tefek bir çocuk,

    Elinde inci boncuk.

    Binmiş ucan atına,

    Çabuk geldi yanıma.

    Tini mini cumartesi,

    Süslü püslü tepesi.



    TİN TİN CUMARTESİ



    Terlik pabuç giyer,

    Şıngır mıngır gezer.

    Öpsem şekerlenir,

    Tepsem tekerlenir.

    Tin tin Cumartesi,

    Günlerin perisi.



    PAZAR



    Pazar gelir rap rap,

    Biz yapalım şap şap.

    On parmağı gümüşten,

    Herkes koşar peşinden.

    Har zaman yazı yazar,

    İğne ile kuyu kazar.



    UÇAN PAZAR



    Alaca bulaca Pazar,

    Kuş gibi uçar da uçar.

    Pır ağaca , pır yamaca,

    Sığmaz ele avuca.

    Kapıları pıt acar,

    Kapamadan kaçar
     
  14. 25 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Deryas
  15. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    parmak oyunu.......

    BEŞ KÜÇÜK PENGUEN KARDEŞ

    Sağ elin beş parmağı avuç içinde olmak koşuluyla, sağ el ile yumruk yapılır. Beş küçük penguen kardeş varmış; mışıl mışıl uyuyorlarmış. Sabah olmuş, en küçük penguen kardeş uykusundan uyanmış:
    - Günaydın kardeşlerim ( Küçük kaldırılır ve oynatılır. )
    - İkinci küçük penguen kardeş uykudan uyanmış
    - Günaydın kardeşlerim (Yüzük parmağı oynatılır. )
    - Üçüncü küçük penguen kardeş uykudan uyanmış
    - Günaydın kardeşlerim ( Orta parmak kaldırılır ve oynatılır. )
    - Dördüncü küçük kardeş uykudan uyanmış
    - Günaydın kardeşlerim ( İşaret parmağı kaldırılır ve oynatılır. )
    - Beşinci küçük penguen kardeş uykudan uyanmış
    - Günaydın kardeşlerim ( Başparmak kaldırılır ve oynatılır. )
    - Bunların hepsi, hemen koşa koşa kahvaltı masasını hazırladılar ( Beş parmak sol elin üzerinde oynatılır.
    - Hemen karınlarını doyurdular. Sonra birer biber, hepsi denize yüzmeye gittiler ( bütün parmaklar yukarı kaldırılır. )
     
  16. 9 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Deryas
  17. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    ÖĞRETİMDE TAVSİYELER
    1- Açıklamaları kısa ve basit yapınız.
    2- Hareketi mümkün olduğu kadar çabuk başlatınız.
    3- Çocukları cesaretlendirmek için teşvik edici olunuz.
    4- Değişik çocukları seçerek onları kendilerine güvenir yapınız.
    5- Sınıf kalabalık ise 2 veya 3 gruba ayırarak, birden fazla oyun gösteriniz.
    6- Düdük sesiyle bütün öğrencilerin durup, sesi dinlemesini sağlayınız.
    7- Bir oyunda başarı sağlamıyorsanız durdurup başkasına geçiniz.
    Bilinen oyunları tekrarlayınız.

    KEDi VE FARE

    Öğrenciler bir veya iki halka üzerinde sıralanır. Yüzleri içe dönüktür. Bir oyuncu kedi olarak seçilir. Bu dairenin dışında kalır. Diğeri ise fare olarak dairenin ortasındadır. Kedi ; "Ben kediyim" diye seslenir.
    Fare : "Ben de fareyim" der.
    Kedi : "Seni yakalayacağım."
    Fare : "Yakalayamazsın."
    Oyun bundan sonra başlar. Kedi diğer oyuncuların engellemelerine rağmen fareyi yakalamak ister. Fare yakalanmamak için kaçar. Dairedeki çocuklar farenin kaçmasını sağlamak için ona yol verirler. Fare yakalanınca oyuna yeniden başlanır.
    OYUNCAK OYUNU

    Bütün çocuklar bir halka üzerinde sıralanırlar. Birisi ortadadır. Bütün öğrencilere birden altıya kadar numaralar verilir. Sonra öğretmen numaralara isimler verir.
    Örneğin ; 1. ler Bebekler,
    2. ler Trenler,
    3. ler Toplar,
    4. ler Tahta askerler,
    5. ler Uçaklar,
    6. lar Taksiler.
    Bundan sonra ortadaki oyuncu, "Trenler" diye bağırır. Tren olan ikiler, geriye doğru bir adım atarak halka etrafında koşarlar ve tekrar yerlerine gelirler. Yerine ilk gelen öğrenci elini yukarıya kaldırır ve ortadaki ile yer değiştirerek, ikinci oyunu o başlatır.
    GÜNAYDIN ( BENİMLE GELME )

    Öğrenciler bir halka üzerinde, yüzleri merkeze dönük olarak durur. Bir ebe halkanın dışındadır. Halkanın etrafında koşarken hafifçe bir arkadaşına dokunarak, "Benimle gelme." der. İki oyuncu ters istikamette koşarlar. Karşılaştıkları zaman birbirlerini eğilerek selamlarlar ve "Günaydın" derler ve boş kalan yeri kapmak için koşularına devam ederler. Boş yeri kapamayan öğrenci ebe olur ve oyunu tekrarlar.

    OYUNCAK KORUYUCUSU

    Öğrenciler yüzleri merkeze dönük olarak bir halka oluştururlar. Dairenin merkezine bir oyuncak veya bir eşya konur. Bir çocuk bunun muhafızıdır. Bu öğrenci, elindeki topu halkada bir arkadaşına atar. Halkadakiler topla oyuncağı devirmek isterler. Bunu kim devirirse o muhafız ile yerini değiştirir, böylece oyun devam eder.
    BENiMLE GEL

    Bütün öğrenciler bir halka üzerinde yüzleri içe dönük olarak dururlar. Bir kişi dairenin dışındadır. Dışarıdaki oyuncu halkanın etrafında koşmaya başlayınca oyun başlar. Koşan oyuncu bir arkadaşının sırtına hafifçe dokunarak " Benimle gel." der. Dairenin etrafında bir kere koşu, arkadaşının yerini almaya çalışır. Vurulan oyuncu, arkadaşı kendi yerine gelinceye kadar dokunmaya çalışır. Bunda başarısız olursa ebe olur ve başka birisini koşturur. Eğer arkadaşına yerine gelmeden önce dokunursa kendi yine yerine geçer. Arkadaşı ikinci defa ebe olur.

    YUVARLANAN TOPTAN KAÇ

    Oyuncular bir halka yaparlar. Ayrılan bir tanesi merkezde durur. Halkadaki çocuklar bir voleybol topunu ortadaki çocuğa doğru yuvarlayarak onu vurmaya çalışırlar. Vuran oyuncu ile vurulan oyuncu yer değiştirerek oyuna devam edilir.
    TOP ATMA

    Öğrenciler yüzleri ortaya dönük, bir halka üzerinde yer alırlar. Ortada, elinde voleybol topu ile bir çocuk bulunur. Oyun başlayınca ortada bulunan oyuncu halka üzerindekilere topu iki elle, tek elle veya voleyboldaki gibi vuruşlara yaparak atar. Yandaki oyuncular da aynı şekilde topu oradaki oyuncuya atmaya çalışırlar. Öğretmen bir süre sonra ortadaki oyuncuyu değiştirir.
    BAHÇEDEKi midilli

    Çocuklar el ele tutarak, bir halka yaparlar. Yüzler ortaya dönüktür. Midilli olan çocuk ortadadır.
    Dairedeki çocuklar ; " Midilli, sen bahçemize nasıl girdin ?"
    Midilli ; " İçeriye atladım."
    Dairedeki çocuklar ; "Nasıl çıkacaksın ?"
    Midilli ; " İşte böyle."
    Dedikten sonra Midilli, halkadakilerin kolları altından çeşitli denemeler yaparak halka dışına çıkamaya çalışır. Midilli dışarı çıkar çıkmaz, halka üzerindeki oyunculardan 3,4 tanesi koşucu olurlar ve Midilli'yi yakalamaya çalışırlar. Midilliyi ilk yakalayan bir sonraki oyun için Midilli olur.

    MENDiL DÜŞÜRME

    Bütün öğrenciler el ele tutuşur, yüzleri merkeze dönük olarak halka bir yaparlar. Elinde mendil olan bir oyuncu, halka etrafında koşmaya başlar. Mendili bir arkadaşının arkasına bırakır, koşusuna devam eder. Yakalanmadan arkadaşının yerini almaya çalışır. Arkasına mendil konulan öğrenci, mendilin farkına vardığı anda onu alır ve ebenin arkasından kovalar. Eğer kendi yerine kadar arkadaşına dokunamazsa ebe olur. Oyunu tekrarlarlar. Eğer arkadaşına dokunmaya muvaffak olursa kendi yerini alır, arkadaşı ikinci kez ebeliğe devam eder.
    Çizgide Oynanan Oyunlar


    HENDEK ATLAMA

    Birbirine paralel olmayan iki çizgi çizilir. Bir ucun açıklığı 50 cm, diğerinin ise 2 metre kadardır. Öğrenciler tek sıralı derin kolda dizilir. Çocuklar önce dar yerden atlamaya başlarlar. Atlayanlar sona kadar devam ederler. Atlayamayanlar yeniden kendilerini denerler.

    İTFAİYECİ

    Birbirlerinden 15 metre uzaklıkta paralel iki çizgi çizilir. Bütün öğrenciler çizginin biri üzerinde, yüzleri diğer çizgiye dönük olmak üzere yer alırlar. Karşı çizginin biraz gerisinde "İtfaiyeci" bulunur. Öğrencilerin hepsine 1'den 4'e kadar numara verilmiştir. Örneğin İtfaiyeci ; "Yangın ! Yangın ! 1 numaralı istasyon " diye bağırır. Bir numaralar karşı çizgiye kadar koşup geri dönerler. Diğer gruplar da bu şekilde çağırılır. Bazen itfaiyeci ; " 1 numaralı istasyon " diye bağırır. Bir numaralar karşı çizgiye kadar koşup geri dönerler. Diğer gruplar da bu şekilde çağırılır. Bazen itfaiyeci ; " Yangın ! Yangın ! Alarm var !" diye bağırır. O zaman bütün öğrenciler karşıya kadar koşup geriye dönerler.
    ESİR ALMA VE VERME
    Oyuncular karşılıklı iki sıra olur. Aralarında 7-8 metre mesafe vardır. Her sıra sağdan numara sayar. A sıranın bir numarası karşıya gider. O sıranın önünden geçerken bir kişinin herhangi bir yerine dokunur ve yakalanmadan kendi sırasına doğru kaçar. Kendisine dokunulan oyuncu bunu öbür sıranın hizasına kadar kovalamaya başlar. Eğer oyuncuyu yakalarsa, yakalanan oyuncu B sırasına esir olarak gider, o sıranın en sonuna eklenir. Dokunulmadan kaçarsa B sırasındaki kovalayan oyuncu esir olur ve A sırasının en sonuna eklenir. Belli bir süre sonra hangi sıra daha fazla ise o taraf oyunu kazanır.


    HAYVANAT BAHÇESİ

    Bütün öğrenciler eşit olarak iki gruba ayrılırlar. Aralarında 4-5 metre mesafe olacak şekilde karşılıklı iki paralel çizginin üzerinde, yüzleri birbirlerine dönük olarak dizilirler. Bir grup kendilerine ( kendi aralarında seçerek ) bir hayvan ismi alır. Diğer gruba doğru yaklaşırlar. İki -üç adım kala ismini aldıkları hayvanın taklidini yapmaya başlarlar. Karşı taraftan herhangi bir oyuncu bunun hangi hayvan olduğunu tahmin ederse, hayvan ismi alan grup kendi çizgilerini geçinceye kadar kaçar, hayvanın ismini bilen grup kovalar. Yakalananlar, yakalayan gruba geçer. Oyun sıra ile devam ettirilir.
    KÖPEKLER VE TOP

    Bütün çocuklar gruplaşır, birer köpek ismi alırlar. Örneğin ; Finolar, Buldoklar, Çobanlar, Av köpekleri vb. hepsi bir çizgi üzerinde sıralanarak tek sıralı safta toplanırlar. Bir çocuk bir voleybol topu alır, bir grup köpeğin ismini çağırarak topu ileriye doğru yuvarlar. O ismi alan köpekler , topun arkasından tutmak için koşarlar. Kim önce topu yakalarsa, o atıcı olur ve oyun böylece devam eder.
    TAVŞAN KOŞ

    Çocuklar, tavşanlar ve tilkiler olmak üzere iki gruba ayrılırlar. Tavşan grubunun başına bir "Anne Tavşan" seçilir. Tilkilerin kenarda bir evi olur ve bu civarda tilkiler saklanır. Anne tavşan çocuklarını geziye çıkarır ve tilkilerin evine doğru ilerler. Anne tavşan tilkilerin evine iyice yaklaştığı ve onların farkına vardığı zaman ; "Koş Tavşan, Koş ! " diye bağırır. Tavşanlar da evlerine doğru koşmaya başlarlar. Yakalananlar tilki olur. Oyun bir kaç defa böyle devam eder.
    BAHÇE YARIŞI

    Başta bir lider olmak üzere bütün oyuncular bir çizgi üzerinde toplanırlar. Liderde bir top vardır. Diğer çocuklar gruba yaklaştırılıp 3-4 sebze ismi verilir. ( Biber, lahana, domates, havuç ) Lider topu sahaya doğru yuvarlarken ismi konmuş sebzelerden birini çağırır. Bu isimdeki sebzeler topu yakalamak üzere koşarlar. Kim önce topu yakalarsa liderle yer değiştirir. Diğerleri ilk yerlerine gelir, lider yeniden oyunu tekrarlatır.
    TOP OYUNU

    Çocuklar, sayısı kadar gruba ayrılırlar. Her gruba bir top verilir. ( şimdi bir grubun nasıl oynayacağını izleyelim ) Her grupta 7 kişi olduğunu kabul edelim. 6 kişi bir çizgi üzerine dizilir ve 7 numaralı öğrenci bunların 4-5 adım ilerisinde onlarla yüz yüze gelecek şekilde yerini alır. 7 numaralı oyuncuda top vardır. Bu topu sırasıyla 1,2,3,4 diye sayarak en baştaki oyuncuya atar. O da tekrar 7 numaralı oyuncuya atar. Bu atıp tutma sırasında topu oyuncu tutamazsa en arkaya geçer, sıradaki oyuncu onun yerine geçer.

    Not : Bu mesafe yakın görülürse uzatılabilir.
     
  18. 9 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Deryas
  19. Deryas

    Deryas ArasAybarsPoyraz Üye

    Katılım:
    24 Ekim 2007
    Mesajlar:
    1.927
    Beğenileri:
    1
    Ödül Puanları:
    0
    SENİ TUTABİLİR MİYİM ?

    Bir öğrenci lider olur ve çizginin üzerinde durur. Diğerleri sarı, kırmızı, siyah, beyaz renklerini alırlar. Renk ismi alanlar liderden 4-5 metre mesafede dağınık olarak dururlar. Çocuklar seslenir ; "Ali seni tutabilir miyiz ?" Lider ;"Eğer beyazsanız ?" der. Beyazlar Ali'yi ( Yani lideri ) tutmak için koşarlar. Hangisi önce Ali'ye dokunursa o lider olur ve oyuna böylece devam edilir.
    HOPLA MİDİLLİ

    Bütün çocuklar bir çizgi üzerinde sıralanır. İçlerinden birisi Midilli olur. Midilli iki ayağı ile hoplaya hoplaya bir kaç adım ileri giderken, diğerleri de onu taklit ederek takip ederler. Birden bire Midilli "Dur" der ve gerideki çizgiye kadar arkadaşlarını kovalayarak onları vurmaya çalışır. Yakalananlar, Midilli'nin yardımcısı olur ve bir dahaki seferde onlarda arkadaşlarını vurmaya çalışır. En son kalan oyuncu bir dahaki oyun için Midilli olur.