Türkleri Anlama Sanatı Adlı Kitaptan Alıntılar....

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve rosen tarafından 19 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : rosen
  1. rosen

    rosen Guru Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    184
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    306
    Madde 7: Hesap ödeyen erkek, hesabı ödemek için gereken işlemi masanın
    altında yapar.Türk erkeği ödediği hesabı masadakilerin görmesini istemez.
    Eğer görürlerse ayıp olacağını düşünür ve karşıdakilerin 'Ulan amma da
    görgüsüz herif, hem ısmarl ıyor hem de hesabı gözümüze sokuyor' demesinden
    çekinir. Böyle bir davranışa bir de Eskimo erkeklerinde rastlanılabilir.

    Madde 11: Türkiye'de ilk, orta, lise, üniversite, yüksek lisans, doktora
    fark etmez, s ınav kağıtları dağıtılırken, bir öğrenci mutlaka 'Hocam
    istediğimiz sorudan başlayabilir miyiz?' sorusunu sorar. Aynı öğrenci,
    öğretmen haftaya sınav yapacağını bildirdiğinde kaçıncı sayfaya kadar
    sorumluyuz hocam' sorusunu soran ama yine de sınava çalışmayan öğrencidir.

    Madde 25: Tüm ısrarlara rağmen misafir 'Yemeyeceğim yeter!' diyorsa, Ev
    sahibi son kozunu değerlendirir ve ilahi gücü cümle içinde kullanıp Bak
    Allah'ın adını verdim' diyerek misafiri köşeye sıkıştırır. Misafir bunun
    üzerine midesi dolu olsa da, ilahi kudret korkusundan mıdır ka çış yolu
    kalmamasından mıdır, ne var ne yoksa bir çırpıda yer.

    Madde 34: Üzerinden araç geçsin ve temizlensin diye işyeri paspasları
    cadde
    ortasına fırlatılır. Sinek avlayan esnaf Türkiye'de temizlik hastası
    kesilir.Alır eline hortumu baştan aşağı dükkanının bulunduğu caddeyi,
    kaldırımları bir güzel sular. O da yetmez, yandaki caddeleri ve sokakları
    da sulamayı iş edinir. O arada paspaslar da temizlikten payını alır.

    Madde 42: Misafirlikte kolonya ikram edilirken büyüklerin ellerine
    çocukların kafasına dökülür.

    Madde 46: Durakta değil de, her el kaldıran yolcu gördüğünde duran otobüse
    halk otobüsü denir. Halk otobüsü halkı kırmaz, durur. Halk otobüsünün
    belediye otobüsünden tek farkı budur.

    Madde 49: Şehirlerarası otobüs yolculuklarında kan bağı yoksa (karı,koca,
    yeğen, yenge gibi) bayan yanına erkeğin oturması firma tarafından kabul

    edilmez. Türkiye'de en önemli namus bekçileri otobüs muavinleridir.
    Muavinlere göre birbirlerini hiç tanımayan iki karşı cinsin, mesafe
    olmaksızın seyahat etmesi, ateşle barutun birbirine bitişik iki koltuktan
    bilet alması gibi bir şeydir. Buna asla izin vermezler. Ancak gidilecek
    yol
    boyunca erkeğin yanına oturtmadıkları genç kızı kesmeyi de ihmal etmezler.

    Madde 63: Gelinin belinde yer alan kırmızı kuşak bekareti simgeler.
    Damadın
    elbisesi üzerinde renkli bir çaput parçası, herhangi bir işaret
    bulunmadığından cinsel geçmişi hakkında fikir yürütmek mümkün değildir.
    Aslında bu geçmişle pek ilgilenen de yoktur.

    Madde 64: Kafa bir yere çarptığında şişmesin diye çiğnenmiş ekmekle
    ovalanır. Türklerin 'Kendi kendine tedavi' yöntemleri sadece bunlarla
    bitmez.Ağrıyan yere sıcak tuğla konur. Isıtılmış çay bardakları ile sırt
    çekilir. Arpacık çıkmış göze sarımsak sürülür.Kesilen ve kanayan yere
    tütün
    basılır. Paslı çivi batan yer sopayla dövülür. Burkulan yere biftek
    bağlanır. Yanan yere diş macunu sürülür.

    Madde 66: Bütün ilaçlar buzdolabında saklanır.Buzdolabının kola, su, gazoz
    koyulan bölgesi ilaçlara yetmeyince, ilaçlar yumurtaların bulunduğu
    alanda,
    kurumuş yarım limonlara komşuluk yapar..
     
  2. 9 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : rosen
  3. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.