Türküler, tanığı sevdamın

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve xsxulem tarafından 6 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    6 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    *Hiçbir şey gönlümde büyüttüğüm kadar saf değil. Hiçbir şey
    senin kadar
    masum değil içimde ki çocuk. Kim demiş sadece dumanlı dağlara kar
    yağar
    diye. Tüm karlar gönlüme yağar asıl. Ardından buzullar oluşur
    eteklerimde.
    İlmek ilmek dokunur damarlarıma simsiyah sözcükler. Her kelime dağ
    olur
    gönlümde.

    Her kar tanesi bir aşk türküsü Notaları yoktur bu türkünün. Bu
    türkünün
    notaları ikinci cemre düşende gönle, yeniden bestelenir.
    ''Aşk ebruli bir tebessümdür kalbime.''



    Sonrası mı ?
    Koyu bir sessizlik.
    Ardı sıra bir yıldız kayması
    Yürek patlaması.
    Suskunluğumun kıyametidir bu an. Tüm mahşerler gözlerimde Asi iç
    çekişler
    kapıları çarpan ellerimde Ve ah'lar yumruğumu vurduğum masalarda,
    cam
    kırıklarında
    Sen asi gecelerin berfin'i! Aşkı ne sandın kırmızı bir gül mü?
    Bilemedin.
    Aşk kurumuş bir güldür, gitmekle kalmak arasında ki şeydir. Dur.
    Hemen
    korkma. Unutma ki gökyüzünün en parlak yıldızı hala orada. Ve
    aşk gönlünde
    hala dipdiri
    Tüm sırlı yıldızların adları bende saklı. Yeryüzünün tüm
    denizlerine düşen
    yakamozlar benim gözlerimde ışıldar. Bir ben bilirim suskunluğumun
    tarihini.
    Her gece bir ben dokunurum gökyüzünün en parlak yıldızına. Ve
    her sabah
    güneşin kaskatı kaldırımlara cansız düştüğünü bir ben
    görürüm.
    Şimdi aşk kimsesiz bir çocuğun gözleri kadar yalnız yüreğimde
    Sen olmasan
    ne anlamı kalır göğün? Tüm aşk eşkıyalarının yüreklerini
    sonsuza dek
    kelepçelesek aşk terörden kurtulur mu? Kurtarmaya yeter mi bu
    aşkı?
    Kelebekler kanatsız kalınca ve sevda yorulunca yüreğimi ellerimin
    arasına
    alıp gidiyorum işte.
    Bu şehir gelince aklıma hatırladığım hiç bir şey olmamalı.
    Güneşe yürümek gibi bir şey bu şehri terk etmek fikri Şimdi
    konuşurken, aşk
    karanlığın ortasında intiharı bekliyor.
    Ve kar yağıyor
    Artık her kar tanesi borandır, fırtınadır. Çığ düşünce
    beklentilerime
    aşkımın kıvrımları kana bulandı. Aşkımın böğrüne kara bir
    hançer saplandı.
    Adamakıllı sendeledi aşk. Adamakıllı afalladı.
    Sen sadece göktaşlarını düşürmeye ve aşkı ağlatmaya mı
    yararsın? Gözlerimde
    ateşten zehir taşıyorum. Aşkı öldürenleri de öldüreyim diye
    Lakin acının
    hilali düşer gönlüme, acırım
    Bu aşk neden hep böyle haleli
    Bazen hasretler olabildiğince zirveye çıkar. Gözyaşlarıysa
    kuytularda
    gizlenir. O vakit dünya kadar yıldız düşse önüme ben yine kendi
    yıldızımı
    isterim. Bunu adına ne denir, bilmem. Ama aşk ağrır ellerimde.





    Bu gece kar yağıyor, alarm veriyor şehrin karanlıkları.
    Ölümse olanca esmerliğiyle duruyor kalbimde.
    Ellerim, ellerim ve gözlerim yanıyor. Yüz binlerce melek saçlarıma
    tane tane
    düşüyor. Şehir serseri edasıyla sabahı bekliyor. Bense kar
    tanelerinin aşka
    kaval çalışını.

    Gece biter.
    Yıldızlar söner.
    Türküler, tanığı sevdamın
     
  2. 7 Ocak 2007
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. masal

    masal Guest

    cahildim dünyanın rengine kandım
    hayale aldandım boşuna yandım
    seni ilelebet benimsin sandım
    ölürüm sevdiğim zehirim sensin
    evvelim sen oldun ahirim sensin
    sözüm yok şu benden kırıldığına
    gidip başka dala sarıldığına
    gönülüm inanmıyor ayrıldığına
    gözyaşım sen oldun kahirim sensin
    evvelim sen oldun ahirim sensin
    garibim can yakıp gönül kırmadım
    senden ayrı ben bir mekan kurmadım
    daha bir gönüle ikrar vermedim
    batınım sen oldun ahirim sensin
    evvelim sen oldun AHİRİM SENSİN.