Üç ay iyi beslenerek çocuk şansınızı artırın

Konusu 'Gebelik' forumundadır ve kulunc tarafından 8 Ekim 2010 başlatılmıştır.

    8 Ekim 2010
    Konu Sahibi : kulunc
  1. kulunc

    kulunc Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Haziran 2010
    Mesajlar:
    26
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Üç ay iyi beslenerek çocuk şansınızı artırın
    İngiltere Kraliyet Tıp Derneği’nin Beslenme Bölümü Başkanı Dr. Marilyn Glenville, hamilelik için çiftlerin yaşam biçiminin de tedavi kadar önemli olduğunu vurguluyor. Hamile kalmak isteyen kadınlara her gün 5-7 çay kaşığı ayçiçek, susam ve sızma zeytinyağını karıştırıp içmeleri öneriliyor


    İngiltere Kraliyet Tıp Derneği’nin Beslenme Bölümü Başkanı Doktor Marilyn Glenville, ülkenin hormonlar ve kadın beslenmesi konusunda en önde gelen uzmanlarından biri... Hamilelik için çiftlerin yaşam biçiminin de en az tıbbi tedavi kadar önemli olduğunu söylüyor. Hamile kalmaya çalışanların denemeye başlamadan en az üç ay önce beslenme düzenlerini ve yaşam pratiklerini değiştirmesi gerektiğini belirten Glenville, “Üç aylık bir değişim kadının üreteceği yumurta sayısını belki değiştiremeyecek, ancak yumurtaların kalitesini kesinlikle değiştirebilecek. Sperm için de aynı durum geçerli” diyor. Dünyaca ünlü doktorun kadınlar için verdiği beslenme önerileri şöyle:

    Karbonhidratlar
    Kan şekeriniz dengeli değilse, çok şişman ya da zayıfsanız hamile kalmanızı sağlayan üreme hormonları tam anlamıyla görevini yapamayacaktır. Bunu dengelemek için ne tip karbonhidratlar tükettiğiniz çok önemli... İki tür karbonhidrat vardır. Kompleks ve basit. Kompleks karbonhidratlar sebzeleri bütün tahılları ve baklagilleri içerir. Basit karbonhidratlar arasında ise beyaz şeker, meyve ve meyve suları bulunur. Hamilelik şansının artırılabilmesi için birinci grubun tüketimi artırılmalı, meyve hariç tüm basit karbonhidratların tüketiminin ise tamamen kaldırılması gerekiyor. Tahıllar döllenme ihtimalini artıran besinlerin deposudur.

    Proteinler
    Kan şekeri dengesinin sağlanmasına ve hücrelerin yenilenmesine yardımcı olan aminoasitler üretir. Bu aminoasitler aynı zamanda hormon üretir ve hücreleri onarır. En iyi protein kaynakları ise yağlı balıklar, yumurta, bakliyatlar, baklagiller, kuruyemişler ve çekirdekler. Et yerine daha çok bakliyat, örneğin mercimek tüketilmesinin önemli olduğu unutulmamalıdır.

    Süt ürünleri
    Bazı araştırmalar, süt ürünlerinin kalsiyum içerikleri sayesinde döllenme üzerinde olumlu etkisi olduğuna işaret ediyor. Ancak bunun tam tersini gösteren araştırmalar da bulunuyor. Burada önemli unsur sütün içindeki laktoz maddesi... Sütün içindeki bu şeker türünün, bazı insanlar tarafından sindirilemediği için insanların yumurtalarına zarar verebildiği düşünülüyor. Ancak asıl önemli nokta bugün süt ürünlerinin üretiminde kullanılan hormonlar... Bir inek sadece doğum yaptıktan sonra süt verebilmektedir. Süt üretiminin sürekli hale getirilmesi için de inekler doğum yaptıktan iki ay sonra suni olarak yeniden hamile bırakılmaktadır. Hamilelik yüksek oranda östrojenle sağlanmakta, bu hormon da ineğin sütüne ve diğer süt ürünlerine geçmektedir. Biz bilim adamları olarak süt ürünlerinin kandaki östrojen konsantrasyonunu yükselttiğini biliyoruz. Bu da kısırlık tedavisinde zorluk çıkarabiliyor. Et ve süt ürünlerini olabildiğince organik olarak tüketin.
    Vücut için gerekli yağ asitleri kuruyemişlerde, çekirdeklerde, yağlı balıklarda bulunur ve gerek hamilelik, gerekse sağlıklı bir bebek dünyaya getirilmesinde için hayati derecede önem taşır. Bilim adamları bu besinlerin özellikle anne karnındaki bebeğin beyin, göz ve sinir sistemi gelişiminde önemli rol oynadığını tespit etti. Eğer yeterince yağ asidi tüketmezseniz, bu hormon üretimini de olumsuz etkileyecektir. Bu yağlar için iyi kaynak oluşturan besin maddeleri kuruyemişler, çekirdekler ve yağlı balıklardır. Bu arada anne adaylarının özellikle hidrojenize edilmiş çiçek yağlarından kaçınmaları, bunun yerine soğuk pres yapılarak elde edilen rafine edilmemiş çiçek yağlarını kullanmalarını öneririm. Hamile kalmak isteyen kadınların her gün 5-7 çay kaşığı ayçiçek, susam ve sızma zeytinyağı karışımı tüketmeleri salık verilmektedir.

    Erkekler için bal ve çiğ sarmısak
    Gıdaların döllenme üzerinde önemli etkiye sahip olduğunu belirten bilim adamları, diyetin değiştirilmesinin ve iyi düzenlenmesinin kişinin hamile kalma olasılığını yükseltebileceğini belirtti. Erkeğin de döllenmede kadın kadar önemli rolü bulunduğunu anımsatan Doktor Marilyn Glenville, erkekler için şu tavsiyelerde bulundu:
    * Erkekler özellikle çok miktarda meyve-sebze tüketerek spermlerini harekete geçirebilir.
    * Palamut gibi yağlı balıkların içindeki omega 3 yağ asitleri sperm kalitesini yükseltir. Bu tür balıkların içindeki maddeler kan dolaşımını da artırır.
    * Sarmısağın içinde B vitamini ve selenyum erkeğin doğurganlığını artırıyor. Sarmısağın özellikle çiğ olarak tüketilmesi tavsiye ediliyor.
    * Bal doğurganlığı artırıyor. Ayrıca afrodizyak etkisi de bulunuyor.
    * Erkekte doğurganlığı artıran diğer besin maddeleri arasında esmer pirinç, tahıllar, avokado ve kırmızı et de bulunuyor.
    * Erkeğin babalık hayallerini engelleyen alışkanlıklar ise aşırı alkol tüketimi, sigara, fazla kafeinli içecekler olarak sıralanıyor. Uzmanlar bir yandan düzgün beslenen baba adaylarının bu kötü alışkanlıklarından da uzaklaşmasını salık veriyor.

    Alkol ve sigaraya veda edin
    Kafein: Araştırmacılar kafeinin kadının doğurganlığı üzerinde ters etki yaratma olasılığı olduğunu tespit ettiler. Bu nedenle hamile kalmak isteyen çiftlerin kafeinden tümüyle uzak durmaları tavsiye edilir. Günde 2-3 fincandan fazla kahve tüketilmesi düşükler ve ölü doğumlara neden olabiliyor. Sigara: İngiltere Tıp Birliği’nin 2004 yılı raporunda sigaranın üreme konusunda hem kadının hem de erkeğin sistemine büyük zararlar verdiği ortaya konulmuştur.
    Alkol: Sigara gibi alkol de döllenmenin önünde engel oluşturabilir. Alkol tüketiminin özellikle 30 yaşın üzerindeki kadınlarda döllenmeyi engelleyici etkisi bulunuyor. Bu yaş grubunda, bir haftada yedi kadeh ya da daha fazla alkol tüketen kadınların hamile kalmaları diğer kadınlara göre iki kat artıyor.