Uçurumdaki Çiçek

Konusu 'Aşk Hikayelerimiz/Dertlerimiz' forumundadır ve aime21 tarafından 5 Mayıs 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    5 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  1. aime21

    aime21 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.353
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0


    Kocam bir mühendisti. Onunla sâkin tabiatını sevdiğim için evlenmiştim. Bu sâkin adamın göğsüne başımı koymak içimi nasıl da ısıtırdı…

    Gel gör ki iki yıl nişanlılık ve beş yıl evlilikten sonra bu sâkinlik beni yormaya başlamıştı. Eşimin -bir zamanlar çok sevdiğim- bu özelliği artık beni huzursuz ediyordu.

    İş ilişkiye gelince oldukça içli, hattâ aşırı hassas bir kadınım. Romantik anlara, küçük bir çocuğun şekere düşkünlüğü gibi can atıyorum. Oysa kocamın sakinliği, başka bir deyişle vurdum duymazlığı, evliliğimize romantizm katmaması beni aşktan almış, uzaklaştırmıştı.


    Sonunda kararımı ona da açıkladım: boşanmak istiyordum.
    Şaşkınlıktan gözleri açılarak 'niye?' diye sordu.
    'Gerçekten belli bir sebebi yok' dedim, 'sadece yoruldum.'
    Bütün gece ağzını bıçak açmadı. Düşünüyordu. Bu hâli ise hayal kırıklığımı daha da artırmaktan başka bir işe yaramıyordu: işte, sıkıntısını dışarı vurmaktan bile aciz bir adamla evliydim. Ondan ne bekleyebilirdim ki!

    Sonunda sordu: 'seni caydırmak için ne yapabilirim?'
    Demek ki söyledikleri doğruydu: insanların mizacı asla değiştirilemiyordu. Son inanç kırıntılarım da kaybolmuştu.
    'İşte mesele tam da bu' dedim. 'Sorunun cevabını kendin bulup kalbimi ikna edebilirsen kararımdan vazgeçebilirim.'
    'Diyelim dağın tepesinde bir uçurum kenarında bir çiçek var. O çiçeği benim için koparmak, düşüp vücudunun bütün kemiklerinin kırılmasına, hattâ ölümüne mâl'olacak. Bunu benim için yapar mısın?'
    Yüzümü dikkatle inceledi ve 'Sana bunun cevabını yarın vereceğim' dedi.
    Bu cevapla son ümidim de yok olmuştu.


    Ertesi sabah uyandığımda evde yoktu. Boş bir süt şişesini mutfak masasının üzerine koymuş, altına da bir not bırakmıştı.
    'Sevgilim' diye başlıyordu,
    'O çiçeği senin için koparmazdım' Kalbim yine kırılmıştı. Okumaya devam ettim.

    'Çünkü her zaman yaptığın gibi bilgisayarın altını üstüne getirip çökerttikten sonra monitörün önünde ağladığında, onu tekrar düzeltebilmem için ellerime ihtiyacım var.'

    'Anahtarları her zaman evde unuttuğunu bildiğimden, senden önce eve varabilmem üzere koşmam gerektiğinden bacaklarıma ihtiyacım var.'

    'Arabayı kullanmayı çok sevdiğin halde şehirde hep yolu kaybettiğinden, yolu gösterebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'ın her ayki ziyaretinde sebep olduğu, karnındaki krampları rahatlatabilmem için avuçlarıma ihtiyacım var.'

    'Evde oturmayı sevdiğinden, içe kapanıklığını dağıtmak, can sıkıntını hafifletmek üzere sana şakalar yapabilmem, hikâyeler anlatabilmem için ağzıma ihtiyacım var.'

    'Sabahtan akşama kadar bilgisayara bakmaktan gözlerinin bozulması kaçınılmaz olduğundan, yaşlandığımızda tırnaklarını kesebilmem, saçlarında -görülmesini istemediğin- beyaz telleri ayıklayabilmem, merdivenlerden aşağı inerken elini tutabilmem, çiçeklerin renginin - gençliğinde senin yüzünün rengi gibi olduğunu söyleyebilmem için gözlerime ihtiyacım var.'

    'Ama seni benden daha fazla seven biri varsa, evet o uçuruma gidip, o çiçeği senin için koparırım bir tanem.'


    Baktım, mektuptaki yazının mürekkepleri yer yer dağılıyordu.
    Göz yaşlarım mektuba düşüyordu.
    'Mektubu okuduysan ve kalbin ikna olduysa lüften kapıyı aç canım. Çok sevdiğin susamlı ekmek ve taze sütle kapıda bekliyorum.'
    Koşarak kapıyı açtım. Endişeli bir yüzle ve ellerinde sıkıca tuttuğu susamlı ekmek ve sütle kapının önündeydi.
    Artık çok iyi biliyordum: beni ondan daha çok kimse sevemezdi. O çiçeği uçurumun kenarında bırakmaya karar verdim.


    Bu gerçek aşktı.

    İlk yıllardaki heyecanlar içinde görmeye alıştığımız aşkın, seneler sonra o heyecanlar kaybolup gittiğinde, huzur ve durgunluk içinde de hep var olmaya devam ettiğini göremeyebiliyoruz.

    Oysa aşk hep vardır. Belki artık heyecansız, belki artık romantik değil... Belki sıkıcı, tekdüze, hatta belki yüzsüz... Ama hep oralarda bir yerdedir.

    Çiçekler ve romantik dakikalar ilişkinin başlaması için elbette gereklidir. Bir zaman sonra bunlar gitse de gerçek aşkın sütunu ebedi kalır.

    Hayat tam da böyle bir şeydir.



    ALINTI
     
  2. 5 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  3. Dou_You_Wanna

    Dou_You_Wanna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.634
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Çok güzeldi...
     
  4. 5 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  5. Dilal2a

    Dilal2a Psikolojik Danışman Pro Üye

    Katılım:
    16 Mart 2010
    Mesajlar:
    884
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Böyle erkekler ancak hikayede ya... keşke böyle masalsı aşk bize de nasip olsa..Paylaşım için teşekkürler
     
  6. 6 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  7. aysag

    aysag Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Mart 2008
    Mesajlar:
    1.042
    Beğenildi:
    72
    Ödül Puanları:
    153
    Cok etkılecı ve ders alınacak bı alıntıydı keyıfle okudum
     
  8. 7 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  9. c3r3n

    c3r3n Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Kasım 2008
    Mesajlar:
    76
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    Etkileyici.. :KK43:
     
  10. 7 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  11. aime21

    aime21 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    4 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    3.353
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    hosunuza gittigine sevindim kizlar
     
  12. 7 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  13. q0nca

    q0nca Nişanlıııı:) Üye

    Katılım:
    11 Şubat 2010
    Mesajlar:
    909
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    çok güzel:)
     
  14. 8 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  15. nur ummm

    nur ummm Bayılıyorum o gözlere:) Üye

    Katılım:
    9 Nisan 2008
    Mesajlar:
    2.439
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Çok güzel paylaşım için teşekkürler okumuştum yine okudum çok hoş
     
  16. 8 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  17. Jumblante

    Jumblante Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Şubat 2009
    Mesajlar:
    7.366
    Beğenildi:
    53
    Ödül Puanları:
    153
    çok güzel ve anlamlı bi hikayeydi
     
  18. 8 Mayıs 2010
    Konu Sahibi : aime21
  19. olgu35

    olgu35 ölümden başkası yalan Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3.424
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.