Ufacık Bir Sıkıntıda İntiharı Düşünenler...Halimize Ne Kadar Şükretsek Az...Okuyun...

Konusu 'Hiçbir başlığa uymayan yazılar !' forumundadır ve azul tarafından 8 Kasım 2010 başlatılmıştır.

    8 Kasım 2010
    Konu Sahibi : azul
  1. azul

    azul Muchas Gracias a DİOS..! Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.243
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Arkadaşlar burda sizlerle bugün haberlerde okuduğum bir film haberini paylaşmak istiyorum,

    Ama bu bizim bildiğimiz sıradan filmlerden değil,

    Haberi okuyunca sizlerle paylaşmak istedim,

    Ve hayatta ne kadar küçük önemsiz şeylere üzüldüğümüzü,ufacık sorunları kafamızda

    büyütüp intihara varacak dereceye getirdiğimizi ve ne kadar az şükrettiğimizi anladım,

    Hani izliyoruz ya hep Fatmagülün suçu ne diye,

    Bu filmde gerçek bir tecavüz anlatılıyo,

    Ama BİR değil BİNLERCE tecavüz,

    Ben duyardım çocukken Bosnada savaş olduğunu,

    Ama bu şekilde olduğunu daha yeni öğrendim,ne kadar cahiliz ve kendi insanımızdan uzağız,

    Şimdi dizilere konu olan tecavüzü bile nasıl tartışıyoruz ama bundan 18 yıl önce

    yanıbaşımızda kardeşlerimize Bosnalı kadınlara SİSTEMATİK olarak tecavüz uygulanmış

    haberimiz yok,ya da aldırmamışız,

    20.000 kadına hatta daha fazlasına Sırp askerleri tarafından sistematik olarak tecavüz

    edilmiş,

    Ve kürtaj yaptırmalarına bile izin verilmemiş,

    Kimi intihar etmiş,kimi sabredip doğurmuş,kimi ise doğduktan sonra bebeği öldürmüş,kimi

    ise sosyal hizmetlere varmiş,

    Kim ister öyle bir bebeği,öyle bi acıyı hangimiz yaşadık ki,

    Küçücük sorunlarda intihara kalkışan gençlere sesleniyorum,eşimizin ailemizin

    arkadaşlarımızın yaptığı haksızlıklardan eziyetlerden şikayet edip duran ve intiharı bile

    düşünen bizlere soruyorum,hangimizin acısı çilesi daha büyük?

    Ben bu olayı okuduğumda kendi kendime dedim ki,ne kadar şanslısın!!!ve ne kadar az

    şükrediyorsun haline!!!:KK19:

    Onların yerinde biz de olabilirdik,ALLAH korusun bizim ülkemize böyle bişey yapılsaydı

    nolurdu?O kadınların suçu ne,o doğan masumların suçu ne?

    Gerçekten çok büyük bi zalimlik bu,ve ben bunu biz herşeyden çok şikayet eden,halimize

    çok az şükreden kadınlara bi ibret olsun diye sizlerle paylaşmak istedim,

    Şimdi o bebekler büyümüş ve 17-18 yaşlarında,babalarının savaşta öldüğünü sanıyor çoğu,

    Düşünsenize hangimiz onların yerinde olmak isterdi!!:KK14:

    Ben bu haberi okuduktan sonra anladım ki,güncel hayatta yaşadığımız sıkıntılara

    sabretmemiz gerekiyo ve halimize çok çok çok şükretmemiz gerekiyo...

    Dili dini ırkı ne olursa olsun,Türk olsun Boşnak olsun Alman İngiliz olsun hepimiz

    hemcinsiz ve hiçbir kadın tecavüz gibi acımasız bi hakareti hak etmiyor...

    Ve bunun içinde her alanda birbirimize destek olmamız gerekiyor...

    Bunun için açtım bu konuyu...Lütfen duyarlı olalım,ve duyarlılığımızı kaybetmeyelim...

    Merak edenlere birazdan eklicem okuduğum haberi...


    En Büyük KKEn Büyük TÜRKİYE
     
  2. 8 Kasım 2010
    Konu Sahibi : azul
  3. azul

    azul Muchas Gracias a DİOS..! Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.243
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Bosna'da istenmeyen bir kuşağın filmi ...

    Bosna Savaşı'ndaki tecavüzler sonucu dünyaya gelen çocukların dramı ilk kez bir Türk yönetmenin filmine konu oluyor.

    Cem Akyoldaş'ın yönettiği 'Bekle Beni', Sırp tecavüzü sonrası doğan bir çocuğun, annesini ve öldürmek için babasını aramasını anlatacak.

    18 yıl önceydi... Avrupa'nın göbeğinde 30 bin kadın Sırplar tarafından sistematik bir şekilde tecavüze uğramış, binlercesi hamile kalmıştı. Bu utancı intiharla atmaya çalışanların haberleri dalga dalga yayılırken, doğum yapanların çaresizliği yürekleri burkuyordu. İstemiyorlardı kendilerinden doğan çocukları. Ve tabii yetimhaneler 'istenmeyen' bebeklerle doldu taştı Bosna'da. Anneler, Sırp askerinin vahşiliğini, kocalarının toplu katliamlarla yok oluşunu gördüler masum bebeklerin yüzlerinde. Süt bile gelmedi göğüslerinden. Derin bir sessizliğe gömülmüştü insanlık. Sonra ne mi oldu? O günün çocukları bugünün gençleri oldu. Yetkililerin ne yapacaklarını kara kara düşündüğü gençler... Yönetmen Cem Akyoldaş, 'Bekle Beni' adlı sinema filminde işte bu çocukların dramını anlatıyor.

    Oscarlı Angelina Jolie'nin 'aşk' peneceresinden baktığı, Emir Kusturica'nın 'abartılıyor' sözüyle Altın Portakal günlerinde yeniden tartışılan 1992-1995'teki Bosna katliamı, ilk kez bir Türk yönetmen tarafından perdeye aktarılacak. Senaryosunu Funda Çetin ile Mehmet Akif Turgut'un yazdığı filmde Batuhan Karacakaya (Salih), Berna Laçin (Marija), Orhan Bıyıklı (Teğmen Miloş), Yetkin Dikinciler (Mirsad), Ahu Türkpençe (Nermen) ve Tardu Flordun (Borislav) gibi oyuncular rol alacak. Kasım sonunda 'motor' denecek filmin çekimlerinin 45 gün sürmesi planlanıyor.

    'Savaşın her türlüsüne karşıyım. Savaş karşıtı bir film yapmak istiyorum.' diyen Cem Akyoldaş'ı bu filmi çekmeye iten arkadaşları olmuş. Savaş yıllarında Bosna'da bulunan biri doktor diğeri avukat iki arkadaşı tarafından ikna edilen yönetmenin anlatılanlardan etkilendiği yüzüne ve konuşmalarına yansıyor. "Toplumsal film yapmak isteyen bir yönetmenin bu duruma kayıtsız kalması düşünülemezdi. Kaldı ki Türkiye'de yaklaşık 1 milyon Boşnak yaşıyor. Komşularım ve arkadaşlarım arasında çok sayıda Bosnalı var. Savaş sırasında yaşananlarla ilgili onların acılarına tanıklık ettim."

    'Bekle Beni', savaştan çok, bir çocuğun annesini bulma, tecavüz sonucu doğduğunu öğrenince de öldürmek amacıyla biyolojik babasını bulma serüveni aslında. Uluslararası Af Örgütü'nün verilerine göre 20 bin kadın tecavüze uğradı Bosna'da. Kayıtlara geçmeyenler hariç. Bu kadınların çoğunluğuna gizli kamplarda tecavüz edildi, kürtaj olmaları engellendi. Hamilelikleri 6-7 aylık hale gelince trenlere doldurularak karşı tarafa yollandı. 5 bin kadar tecavüz bebeği doğdu. Bu bebeklerden bunalıma girmiş annelerince öldürülenler oldu. Az bir kısmını anneleri kabul etti. Kabullenilmeyen yaklaşık bin kadar çocuk bugün Bosna-Hersek'teki yetimhanelerde. Çocuklar annelerinin ve babalarının savaşta ölen Bosnalılar olduklarını sanıyorlar. Uzmanlar ikiye bölünmüş durumda. Kimi, bu çocuklara durumun psikolog eşliğinde söylenmesinden yana, kimi ise hiçbir zaman söylenmemesi gerektiğini düşünüyor. 2011 yılında bu çocukların en büyüğü 18 yaşını dolduracak ve yetimhaneden normal hayata geçiş yapacak. Sorun, şimdiye kadar kapalı duvarlar arkasında yaşanıyordu, ama çocuklar yetimhanelerden çıkınca gizlenmesi mümkün olmayacak.

    Bekle Beni'de dünyanın dikkatini genelde savaşa, özelde ise savaş tecavüzlerinin sebep olduğu dramlara çekmek isteyen Cem Akyoldaş'ın izleyicilerden tek isteği var: "Bu sınavda herkes sınıfta kaldı. Gelecek nesillere bunu anlatmamız kolay değil. Anlatabilmek için de başımızı kumdan çıkarmanın zamanı geldi. Bir de filmi izleyen herkes, öykünün kendi ülkesinde yaşandığını sansın. Bütün amacım bu." Kültür Bakanlığı tarafından da desteklenen filme Başbakanlık Tanıtma Fonu, Zaman Gazetesi, Boydak, Bank Asya ve Republic of Bosna IHercegovina destek veriyor. Çekimler Bosna'da; Sarajevo, Zenica ve Tuzla, Türkiye'de ise Sakarya'da yapılacak.

    "Savaş suçluları Lahey'de yargılanırsa mutlu olurum"

    "Bosna Savaşı'nı anlatan bir belgesel film yapmadığımın farkındayım. Bu sebeple, savaşın nedenleri üzerinde durmadım, hangi tarafın haklı ya da haksız olduğu sorusunu sormadım; sadece ve sadece savaşın sonuçlarından birisini irdeledim. Savaş karşıtı olduğum kadar ırkçılığa da karşıyım. Bu yüzden tecavüz eden tarafın etnik kimliğini ve dinsel tercihini öne çıkarmadım. Belki de en iddialı olduğum şey, filmin tarafsız olduğu gerçeğidir. Topyekûn bir tarafın suçlu, diğer tarafın masum addedilmesi bu filmin amaçlarından biri değil. Savaş suçlularının Lahey'deki Uluslararası Adalet Divanı'na çıkarılmasına katkıda bulunursam kendimi ayrıca mutlu hissederim."
     
  4. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : azul
  5. Moonlight

    Moonlight Huzur'da.. Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2008
    Mesajlar:
    1.533
    Beğenildi:
    50
    Ödül Puanları:
    153
    Azul'cum benimde bu olaydan geçen sene haberim oldu. inan şok oldum, etkisinde kaldım.
    Bunu dillendirmek, kelimelerle ifade etmek bile zor, yıkıcı,kırıcı...
    Empati yapmaya cesaret edemezken, onlar ne hale gelmişlerdir kim bilir.
    Ama şükür ki ilahi adalet var. Sebep olanlar cehennem azabından kaçamayacaklar.
    Bir söz var " cennet ucuz değil, cehennem luzumsuz değil." kötüler için yaşasın cehennem.

    Yahudi katliamını beyaz perdeye defalarca yansıtanlar, bunu görmezden geliyorlar malesef.
    Umarım bu projede Cem Akyoldaş başarılı olur.
     
  6. 9 Kasım 2010
    Konu Sahibi : azul
  7. azul

    azul Muchas Gracias a DİOS..! Üye

    Katılım:
    2 Nisan 2010
    Mesajlar:
    3.243
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Aynen katılıyorum arkadaşım,burda bu şekilde düşünen tek kişi olmadığıma sevindim...

    Çok teşekkür ederim canım...
    En Büyük KK