Uğur Deniz Ülkegül Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve izlem tarafından 7 Eylül 2006 başlatılmıştır.

    7 Eylül 2006
    Konu Sahibi : izlem
  1. izlem

    izlem Guest


    Dönüşü olmayan bir yola girdiğinde insan,
    (Düş'ü bulunmayan) …uykulara daldığında hani,
    Canı yanar da;
    Yine de sesini çıkarmaz,
    Yalancı gülücükler sunar etrafına bir taraftan,
    İdare eder vaziyeti,
    Dik durur yürürken
    Ve hatta______________________
    (Bal damlar dudağından) .......konuşurken,
    Kimse fark etmez yüreğinde çektiği eziyeti...

    Kendin de saklar hayatın kirini pasını,
    (Kendine)yasaklar,Acısını,
    Göstermek olasılığını........
    Çayın demine katar bazen,
    Bazen üst üste yakar sigarasını.....
    İdare eder vaziyeti,
    Dik durur yürürken
    Ve hatta______________________
    (Işık saçar) ........Gözleri Konuşurken
    Kimse fark etmez alnına vuran sancısını.....

    Zor'dur hayat bilir (göründüğünden) ,
    (Belki)hep 'stabilize yollarda yürüdüğünden,
    Tozlanmıştır umutları,
    (Belki)hep bundandır,
    Yağmur yağdığı zaman toprak kokar,
    Sorguları....
    Cevapları çamura bulanır hemen,
    Ama paniklemeden
    İdare eder vaziyeti,
    Dik durur yürürken
    Ve hatta_____________________________
    (Seçer kelimeleri) ........Konuşurken,
    Kimse Fark etmez çırpındıkça,biraz daha battığını...


    Dönüşü olmayan bir yola girdiğinde insan,
    (Hep aynı terk edilişle sonlanan)
    Özleyişlerin hani,
    Kuytularında yorulduğu zaman,
    Üşür de yüreği,
    Bir türlü güneşe dokunamaz hayalleri,
    Yalnızlığın kırık buz parçalarıdır ellerinde kalan..
    Ama,
    İdare eder vaziyeti..
    Dik durur yürürken
    Ve hatta___________________________
    (Görmezden gelir) Yüzünde asılı duran,
    Bin parçaya bölünmüş esareti…

    Seçenek fazla değilse eğer,
    Girer kavgaya an ve an yenilerek,
    Der ki;
    (Buna değer!)
    Zaten nedir ki kaybetmek?
    Biraz kan,biraz ölüm
    (Cesaret bu değil miydi Gülüm?)
    Aşkın dikenine dokunur eğilerek.....
    Canı yanar,yüreği kanar,
    Ama yine de konuşmaz,susar,
    İdare eder vaziyeti....
    Dik durur yürürken,
    Ve hatta____________________
    Uzanır bütün sonsuzluklara,dolaşırken
    Kimse fark etmez yeniden doğduğunu,
    (Ölüm denen) menzile;
    Ulaşırken..........

    Uğur Deniz Ülkegül
     
  2. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.193
    Ödül Puanları:
    238
    Bir şiir doğar bu aşktan, bir şair ölür..

    Akşamdır, özlemektir adın
    Siyaha boyanır tüm yalnızlıklar
    Gülüşün gelir aklıma zamansız
    Saçlarıma pervasız dokunuşun
    Öylesi yorulurum tenine
    Bir sigara yakarım, sustuğum
    Gözlerine…

    Sabaha çıkmaz korkularım
    Çeker vururum bakışlarını
    Silerim tenimde kalan dokunuşlarını
    Sensizliğe uzanır soğuk bedenim
    Düşlerim senden arta kalan kül’dür
    Savrulur dört bir yana yüreğim..

    Bir kadın doğar içimde vakitsiz
    Kimliksiz bir adam ölür….

    …..

    Akşamdır, sevmektir adın
    Bir martı kanat çırpar gökyüzüne
    Oltasına nasibini takar yaşlı balıkçı
    Deniz kokar öfkesi vuran dalgaların
    Sol omzuma değer bir yosmanın bakışı
    İçimde müşteri kılıklı şehvetin
    Meteliksiz kalışı…

    Siren sesleri bölerken geceyi
    Avuçlarında kış mevsimi ısıtan çocuk
    Kovulur hayatın penceresinden
    Ve hastane odasında yankılanır çığlık
    Sebebi henüz ismi konmamış bir gül’dür
    Hüzün başka mevsimleredir artık..

    Bir çocuk doğar kolay, sancısız
    Yarınsız bir çocuk ölür….

    ………

    Akşamdır, sevişmektir adın
    Sorguların can havli belasında
    Zihnimi kurcalar dudakların
    Ter içinde kalır yazdığım sözler
    Yokluğuna küfrederim umarsız
    Çokluğuna yeniktir öfkem
    Kuralsız…

    Oysa sensiz bir hayattır başladığım
    Kavgalarım yengilerim yenilgilerim
    Sensizdir onca yorgun sevişmelerim
    Şimdi neden bir yanım eksik?
    Yüreğimde cam kırığı bir kesik
    Sessizce kanar, gömülür…

    Bir şiir doğar bu aşk’tan
    Bir şair ölür…..

    Uğur Deniz Ülkegül

    Not : Şiiri, forumumuza kazandıran sevgili üyemiz ewa ya teşekkürler..
     
  4. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.193
    Ödül Puanları:
    238
    İdamlık aşk..........


    En çok gülüşünü özleyeceğim
    Bir de Saçına sinen
    O leylak kokusunu..

    Üzülme sakın
    Nereye gidersem gideyim
    Nerde olursam olayım..
    Seni bekliyeceğim..
    Sil düşüncelerinden
    Bu ayrılık korkusunu....

    yemek geldi az önce
    Doyurmadan olmaz dediler
    Sıcak kuru fasulye, üç dilim ekmek
    Bir bardak da su verdiler..

    Belli, emek işi
    Cezaevi aşçısı
    Söyledi
    Benim için
    Karşı manavdan yapmış
    Alış verişi...

    Birde gömlek, ütülü temiz
    Kolları fazla uzun, yakasız
    Güldüm!
    İçinde çok komik duracak cüssemiz...

    Beyaz,
    Hani kefen misali
    Boynumda urgan verdiğim poz
    Deniz'in son hali....


    Onca gittik ya ölümün üstüne
    Pas vermedi namussuz,
    Adam gibi ölemedik ona yanarım..

    Şimdi en 'sen' zamanımda
    Çağırır beni
    İrkilerek kalkar yaşamaktan
    Seni sevmek yanım.....

    Telaş etme
    Ölmek kolay iş
    Zor olan yaşamaktı sevdiğim
    Bir yerden başlamaktı, direnmekti,
    Karşı çıkmaktı
    Artık zor olan..Sana söylediğim...

    En çok...
    Bu heyecanı özleyeceğim
    Hani kaldırım köşesinden dönüp
    Gözlerinle gözlerime baktığın o an var ya
    O şaşkınlık an'ı
    Sonra beni benden alıp
    Sana mıhlayan gülüşün...
    Sustum..Sanırım şimdi
    Gitmek zamanı.........

    Ağlamak yok
    Boyun eğmek sakın ha
    Arada bir gecenin kuytusunda
    Pencerene ismimi yaz..

    Bu aklımda son kalışın,
    Son duruşun yüreğimde
    Ve kirpiklerimde son ıslanışın...

    Şimdi
    Kaldır başını gökyüzüne
    Erdemi yansıtmalı
    Direnmeye yaslanmalı
    Daha bir ben durmalı görünüşün..

    Seç bir yıldız başının üzerinden

    Seni...
    Seni...
    Seni...

    Sevdiğimi düşün......

    Uğur Deniz Ülkegül

    Not : Şiiri, forumumuza kazandıran sevgili üyemiz ewa ya teşekkürler..
     
  6. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  7. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Namluya sürdüm gitmeleri...

    Katresi yangın
    Damlalar düşer gözlerimden
    Çamura bulanmış saçlarım
    Bir sızımlık çocuk düşüdür sevincim
    Büyüdükçe pişman sevdikçe kovgun
    Seviştikçe yenik…

    Kör olası bir zaman
    Namluya sürüldükçe tesadüf
    Yüreğim delik deşik….

    Söz kestim olmazın sancısına
    Eğilip bükülürken kelam
    Sevdim göçmen kuşları
    Gitmeye sürgün hüzünler sakladım
    Koşulsuz mavinin hatırına…

    Bilmek değildi muradım
    Dokunmaktan öte bulmanın
    Görmekten gayrı anlamanın
    Sorgun yamaçlarına uzanmak hani
    Var kılmak içinde, yitik dağ zirvelerini…

    Oysa erken çatlar tohum
    Hasatsız mevsimler gelir bazen
    Kurur toprağın dudağı, yağmur saklar gözlerin…

    Oysa geç kalır yarın, düne saklanır bazen
    Durur saatin yelkovanı, beni yasaklar terin….

    Yorulamazsın…

    Bir suç kalır teninde
    Binlerce defa vurulur bakışların
    Büyür koynuna aldığın özlem
    Yastığa düşen bir saç telinde

    Durduramazsın...

    Çoğalır kalabalıklar
    Her bakış bir sen çalar içimden
    Her dokunuş bir sen kanatır yüreğimde..

    Düşer aşkın güncesinden adım
    Deşer yokluğunun bıçak sırtı öfkesi

    Artık ne yeri bellidir sevdamın
    Ne adresi

    Bir cevaptır bütün sorgularım

    Soramazsın…

    Uğur Deniz
     
  8. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  9. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Netekim, soyduk aşk'ı...

    Beterdi aşk kendinden,
    Kaybederken
    Bir bir sahiplerini…

    Biz başımızı eğiyorduk,
    Utancımızdan mıydı neydi
    (Çocuktuk o zamanlar)
    Henüz korkmasını bile bilmiyorduk…

    Kimi “gidenler” görmüştük
    Gecenin rengine bürünmüştü
    Söylem/siz ayak izleri…

    Kimi “dönmeyenler” vardı
    Dört duvar, (üç) adımlık yol
    Mesafesiydi dehlizleri…

    Ve kimi “kalanlar” tanımıştık
    Koca bir “yalnızlığın” ortasından
    Yine de umutla bakıyordu gözleri…

    Neydik? Sıcak yuvası olan sahipsiz çocuklar mı?
    Kime emanet edilmişti öksüz ve yetim bakışlarımız?
    Üstelik vurulup düşmüyordu bizim arkadaşlarımız
    Ne kazanmıştık?
    Acı gerçekler içinde saklanan yalan/cı dostluklar mı?

    Beterdi aşk kendinden…
    /Hani demiştik/
    Hiç olmazsa biraz “sevgi” mukabilinden
    Sözümüz kalabilsin…

    Çoğumuz,
    Onur’unu satmaya gitmişti “ucuz iş”çiydiler
    /Hani demiştik/
    Yok kılacak kendimizi bu kendinden gitmeler,
    Azımız kalabilsin..

    Ama susmuştu türküler
    Üç beş soytarının ar’sız sözünde
    Kendinden utanırken nağmeler…
    Dokunursak arada bir bam teline,maksat
    Sazımız çalabilsin….

    Ve soyundu ülkem elbisesini
    Emperyal bakışlı iğfal düşüncelere…
    Nam/ussuzlar sevinsin! ....

    Uğur Deniz Ülkegül
     
  10. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  11. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Ooooof of! ! ! !

    Yosma hayaller sakla koynunda
    Belki dönerim bir gün

    Sana el bana bir ömre bedel şehrin
    Bela kokan kuytusunda
    Sen bana mahpus ben sana sürgün…

    Hatırla sana verdiğim gül’ü
    Nasıl da nemlenmişti gözün
    Solduğu gün nasıl da ağlamıştın
    Dalından düşen son yaprağında
    Avuçlarına battıkça hüzün…..

    Bekle beni zamansız sorgularında
    Belli olmaz bakarsın gelirim
    Bir serserinin bıçak sırtı öfkesi
    Hani bulmaz beni kör bir kurşun adresi
    Sağ kalırsa sen yanım, belki dönebilirim…

    Sevemedim senden başkasını
    Ne yardan ne serden geçebilirim
    Kavline sadık suçlu bileşkem
    Yüreğimde saklı duran kelepçem
    Kırıp zincirlerini bir gün, sökebilirim….

    Üzülme iklimler soğudu diye
    Hazan mevsimlerine aldanma sakın
    Geçer bunlar kapanır en derin yara
    Savur sen saçlarını deli rüzgara
    Kopan bir yaprak gibi avuçlarına, düşebilirim…

    Yosma hayaller sakla koynunda
    En serseri halimle gelebilirim….

    Açarsın kapıyı korkulu ürkek
    Titrek bir merhabaya dolar yüreğin
    Sensizliğin yüzüne küfrederek

    O gün gözlerine, gülebilirim....

    Uğur Deniz Ülkegül
     
  12. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  13. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Yıkık Duvarlar-I

    Çıplak sırtına aktığım
    Tuz tadında bir an'dı gece
    Şimdi dudaklarımda kuruyan
    Sensizliğin kasvetli hükmünce
    Yıkılır duvarlarım...

    Gel-git zamanlarda
    Kasıklarıma vuran dalgaların
    Islak, hırçın, sancılı öfkesinde
    Teninde bıraktığım yakamozlar
    En yalancı arsızlığım...

    Ben ki bu yalnız iklimde
    Seni sevmenin
    Seni istemenin
    Seni bilmenin yorgunuyum...

    Tutkunuyum
    Günahı boynuma bir sevişmenin...

    Yarısı aşk
    Yarısı öfke

    Ruhumda hep aynı bileşke
    Kalmak...Gitmek arası...

    Budur kararsızlığım
     
  14. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  15. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Yıkık Duvarlar-II

    Anatomik bir aşkın
    Otopsi güncesinde
    Sana duyduğum hazzın
    -En ölüsünden-
    Yitik bir anlam bıraktım
    Boynuna...

    Bana ördüğün duvarlar
    Betonarme isyanlar çoğaltırken
    Hayatımdan kovulmuş bir mavinin
    Bulutsuz penceresinde
    Tek düze
    Tek bir dize yazdım buğulu cama...

    /Yenmek, yenilmek...Aynı şeydir aslında.../

    Hüznü baz alan
    Çoğalan, büyüyen, yetişen, olgunlaşan
    Yalancı bir tebessümdür aşk...

    Sende beni bilmek
    Senin toprağına gömülmektir...
    Sende beni bulmak
    Sensizliğin sokağında yürümektir...
    Sende beni sevmek
    Sende doğmak, sende büyümek, sende ölmektir....

    /Susmak, konuşmak...Aynı şeydir aslında.../


    ..........

    Bana ördüğün duvarlar
    Betonarme korkular çoğaltırken
    Şimdi -dizleri kanayan- cesaretin
    Çocuksu bakışında
    Eksilmeyi
    Eksiltmeyi öğreniyor senliğim...

    /Büyümek, yanılmak...Aynı şeydir aslında.../

    Bir deniz kıyısında
    Eriyen, karışan, dönüşen, doluşan
    Saklı bir ağız tadıdır aşk...
    Ve dünsüz, yarınsız bir şehirde
    Çıkmaz sokakların
    Enkaz bakışlı duvarlarından
    Bir zindan kurabilmektir gözlerinde...

    Sende beni sarmak
    Issız bir gecede üşümektir...
    Sende beni sormak
    Bir bilinmezi düşünmektir...
    Sende beni sürmek
    Yüreğinde sakladığın bir sırrı
    Avuçlarından kayıp düşürmektir...

    /Kalmak, gitmek...Aynı şeydir aslında.../

    Uğur Deniz Ülkegül
     
  16. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  17. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Yüreksiz Mevsimler-I

    Bu akşam,
    Bir ben daha öldü içimde

    /Sen yaşayabilesin diye,
    Kurşuna dizdim bütün yalanları/

    Eğilip dudağından öptüm sessizce
    Yüreğime gömdüm bende kalanları...


    Biraz daha eksildin hayatımdan
    Gülen bakışlarının yerini göz yaşı aldı
    Hüzün biçtin nadasa bıraktığın akşamlarda
    Hasat mevsiminde aşk, sonraya kaldı...


    Biliyorum, -bir şeyim yok, iyiyim- desen de,
    Bu günlerde, iki soru bir cevap etmiyor sende...


    Benim de aklım başımda değil
    Bir nefes çekmeden bitiyor sigaram
    Çayım bardakta soğuyor
    Maviye ıslanmak iyi de, şu sırılsıklam özgürlük,
    Esaretime dokunuyor...


    Ay ışığı vurdukça denize
    Hüzünbaz yakamozlar çarpıyor yüzüme
    Paltomun cebinde üşüyor sensizlik
    Ayyaş sorgularda yıkılıp düşüyorum
    Tenim yandıkça tenine
    Gözlerine üşüyorum...


    Çok oldu yolumu kaybedeli
    Yersiz yurtsuzluğuma tutsak şehir
    Turuncu öfkeler sızıyor yumruklarımdan
    Yalnızlığıma fiyat biçiyor kaldırım yosması
    Benimse dağlayıp geçiyor yüreğimi
    Saçına bir yüreksizin dokunması...


    En çok özlemek oldun kadın
    Çekip gitmelerden döndükçe geri
    Kurşuna gelesi bir yaşamaktı adın
    Şimdi bu yangının izini neyle sileceksin
    Tensizlik, sensizlik mi olur sanıyorsun
    Aldanıyorsun...Yandıkça bileceksin.......


    Şimdi soysuz aşklar zamanı
    Koynunda sancılar büyütürsün
    Kahkahaya karışır yorgun sevişmeler
    Bir gülüşte güzellik, söyle bana
    Sen,
    Kaç göz yaşı öldürürsün?


    Artık sazın bam teline vurur gam
    Ve kendine yenilir en kudretli ihtişam
    Ağlar içinde sakladığın o masum çocuk
    Eskiyen yüzünde bir 'an' olurum

    Kırılır aynalarda geç kalan vuslat
    Düşerim gözlerinden kaldırımlara
    Bir yağmur mevsiminde, kaybolurum.........

    Uğur Deniz
     
  18. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : izlem
  19. nur hayat

    nur hayat Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Nisan 2008
    Mesajlar:
    524
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Yüreksiz Mevsimler-II

    Dizleri kanayan bir çocuk telaşında
    Avuçlarımda saklayıp sana duyduğum özlemi
    Biraz daha sensizlik biriktirdim koynumda....

    Elim varmadı perdeleri açmaya
    Bu sabah demlemedim ocakta çayı
    Kızıyorsun biliyorum ama
    Yine aç karnımla yaktım sigarayı...

    Kapıya geldi Osman
    Abi dolaşalım biraz dedi
    Merak etmiş kahvedeki çocuklar
    Üç beş kuruş toplamışlar akıllarınca
    Şöyle gözlerine kızar gibi bakınca
    Sıktı avuçlarındakini, bir türlü veremedi...

    Gazete getirmiş bana
    Beyaz peynir koymuş torbaya
    Bir de sıcak ekmek, çay, şeker
    Abi diyor 'sence bu hafta Fener kaç çeker? '
    Yorma kafanı alırsınız maçı dedim,
    Öyle deyince başladı önümde oynamaya...

    ............

    Nicedir fazla yorulmuyor dışardakiler
    Sesimi de duymaz oldular telefonda
    Açmıyorum ki...
    Niyedir bunca zahmet hiç anlamadım
    İsteseler giderim çağırdıkları zaman
    Kaçmıyorum ki...

    Dün uyuyuya kalmış ikisi
    Birinin başı diğerinin omzuna düşmüş
    Paltosunu kafasına kadar çekmiş direksiyondaki
    Serindi akşam, belli ki çok üşümüş...
    Bakkal hüsnüye gittim, baktım çay demlemiş
    Gülesim geldi önce, iki bardak çay koydurdum
    Yaklaştım arabanın yanına, usulca cama vurdum

    İrikilerek uyandı bizimkiler
    Günaydın beyler dedim, hayırlı nöbetler! !
    Uzattım bardakları, gülümsedim
    Şaşkın bakışlarla açtılar camı
    Şüpheli gözlerle süzdüler
    Her gün tutanaklarda ismini yazdıkları adamı...

    Sakın ola dedim,
    Bunları da yazmayın hesaba
    Çaylar şirketten! !
    Hani şu gönülden ikramlarda olmasa
    Hayır gelmez bu memleketten....

    ....................................

    Özledim seni
    Yokluğunda kaldırım üstü sancılar molası
    Yokluğunda sensizliğin en deli fırtınası
    Saçlarıma değip geçtiği zaman
    Tenimde çoğalan sen..sen...sen...

    Yokluğunda militan kavgaların
    Yokluğunda en çetrefil korkuların
    Geç kalan sorgusuna yenildiğim zaman
    Yüreğimde sırra kadem basan sen.....

    Seni nasıl özlüyorum bilsen................

    --------------

    Hadi git artık
    Sensizliğimle yalnız bırak beni
    Vazgeç artık uykularıma girmekten
    Sabahıma aykırı aykırı doğmaktan
    Sürgün vakitlerde yitirdim gözlerini...

    En sensiz sokaklarda üşür ellerim
    Ve yazılmamış bir mektupta
    Satır başlarında yarım kalır sevişmelerim...

    Dudaklarım sustu
    Ben artık, yüreğimde saklarım sözlerini...

    Uğur Deniz Ülkegül