Ulu Caminin Minberine ''gunes Sistemi '' Nin Cizildigini Biliyormusunuz ?

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve EU1 tarafından 27 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest



    [​IMG]

    Bursa'nın tarihi sembollerinden olan Ulucamii'deki tarihi minber gizemlerle dolu. Minberin doğu yakası yani mihraba bakan yüzü güneş sistemi, batı yakası ise galaksi sistemleri ayır ayrı tasvir edilmek sürati ile kainat kül halinde sembolize edildiği ortaya çıktı. Araştırmacı Fevzi Ülgü söz konusu minberle ilgili olarak yapılan araştırmalar sonucunda ilginç burgulara ulaştı. 1980 yılından beri minber üzerinde yaptığı çalışmalarda tarihin derinliklerinde kalan birçok geçeklere ulaştığını belirten Fevzi Ülgü "duvar, tavan ve dolap süslemelerinde eski eserlerle ilgili birçok postüla kavramı ışığında alan süsüleme motiflerinde simetri yok ise mutlaka bir mesaj vardır " kavramından yola çıktı.Minber üzerinde yer alan kabartma motiflerde simetri olmadığını görünce ne anlam içerdiği araştırmaya başladı. Sonuçta bu kabartmaların minberle ilgili yazılmış olan kaydi eserlerde bezelye süsleme motifleri şeklindeki yorumların yanlış olduğunu gördü. Meslek olarak bilim ve teknoloji, uzay bilimleri ve araştırma teknikleri öğretmenliği yapmış olan Ülgü motifleri dikkatlice incelediğinde minberin mihraba bakan yüzünde güneş sisteminin yer aldığını tespit etti.

    [​IMG]


    Minberin bilmeyenler için sırlarla dolu olduğunu ileri süren Ülgü konuyla ilgili olarak konuyla ilgilii olarak insanı hayretler içine düşürecek açıklamalarda bulunurken şunları söyledi " Minberin taşıdığı kıymet ve değerler açısından şu noktalara dikkat çekmek gerekiyor. Minber doğu yakası güneş sistemi, batı yakası ise gaksi sistemleri yerleştirilmek suretiyle bir kül halinde kainatı sembolize etmektedir. Mihraba bakan yüzündeki güneş sistemi yerleştirilirken dokuz gezegen olması gereken yerde, büyüklük küçüklük yakınlık uzaklık mukayesesi verilerek bilimsel anlamda tam yerli yerine yerleştirilmiştir. Bu platformda güneş ve gezegenler arasındaki büyüklük farkı çok fazla olduğundan (Güneş dünyamızdan 50.000 defa daha büyüktür) güneş yerleştirirken dokuz damlacıklı kurs halinde yerleştirilmiştir. Ayrıca gezegenleri temsil eden kabartmaların motif olarak hiçbirinin diğerine benzememesi o gezegenlere ait bazı özellikleri de sergilemektedir. Yine kündekari sanatının bir özelliği olan parçaların birleşmesi ile oluşan çukur kanal çizgileri gezegenlerle güneş arasınadaki yörüngeleride göstermektedir. Bu yüzeyde yer alan birbaşka gizem ise serpiştirilmiş halde yıldız motifleriyle kuyruklu yıldız motiflerine yer verilmiş olmasıdır. En önemli ayrıntı ise plüton gezegenin tek başına ayı platformda bir açı farkı ile gösterilmiş olmasıdır. Bilindiği gibi güneş sisteminin ilk sekiz gezegeni aynı düzlem içinde bulunmakta, plüton gezegeni ise farklı bir açı ile ayrı bir düzlemde dolanmaktadır.

    [​IMG]


    Minberin batı cephesinde ise yedi adet galaksi formatı bulduğunu sözlerine ekleyen Fevzi Ülgü " Bu bölümde Samanyolu gibi uzayda yer alan ana birimlerin yedi farklı detayına yer verilmiştir. Bu platform tamamıyla beş farklı renkte sedef kakma ise mesajlanmıştır. Malesef bugün sedef kakmaların üzeri hatalı bir şekilde boyalı ve dolgu vernikleriyle örtülmüştür. Batı cephesinde ilginç olan birbaşka kayıt ise çift yıldız formatlarına yer verilmiş olmasıdır " diye konuştu. Tarihi Ulu Camii'deki minberin üzerindeki bir başka önemli detayın ise doğu cephesinde dikey platformun en altında üç farklı motife sahip dolap kapağı ile onun yanındaki platformun altında on farklı motifte dolap kapağının bulunmasıdır. Yine aynı şekilde batı cephesinde dikey platformun altında üç farklı motifte dolap kapağı ve yanındaki platformun altında da onki farklı dolap kapağı motiflerinin yer almasıdır. Ülgü bu ilginç ayrıntı hakkında da " Üçlü kapakların bozoklar ve gümüş okları onikili kapakların ise yirmi dört Türk boyunu sembolize ettiğini düşünmektedir. Ancak bugünde malesef bu dolap kapaklarınında büyük çoğunluğu tahrip edilmiş.

    [​IMG]

    Sırlarla dolu minberin giriş kapısı üzerinde Murathan oğlu Yıldırım Bayezit hanın resmi emri ile hicri 804 yılında yaptırıldığı kayıtlanmıştır. Ayrıca minberle ilgili bugüne kadar yazılmış olan eserler incelendiğinde yapan kişiyle ilgili kayıtlar göze çarpmaktadır. Oysa minbere çıkışta trabzan'ın sağ ikinci dikey kemeri üzerinde minberi yapan kişi trabzan süsleme motifine uygun bir sülüsle ismini yazdığı tespit edildi. Yapılan inceleme sonunda bu kişinin oradaki yazıyla " Devaklı Abdülaziz oğlu Mehmed'in işi" yazdığı belirlendi.
    Minber kündekari sanat açısından da emsalsiz bir değere sahiptir. Alan sayımı yapıldığında muhtemelen 6666 adet abanoz ağacı parçasından yapılmış olması önemli bir hassasiyettir. Yine sınırlı bir yüzeyde güneş sistemi ve galaksi sistemlerinin çok maharetli bir biçimde yerleştirildiği görülür. Özellikle güneşin o alan dokuz damlacıklı bir kurs halinde yerleştirilmesi muazzam bir sanat olayıdır. Ülgün buradaki inceliği şöyle açıklıyor: " Minberin yapıldığı tarihte Bursa'da mülki sorumlu kişi Kadızade Rumi Efendi'dir. O tarihte 300-330 kadar sanat erbabı Tebriz'e gönderilmiş oradan da bir o kadar sanat erbabı Bursa'ya getirilmiştir. Maksat beceri ve bilgi alışverişidir. Devak Tebriz yakınlarında bir Türk köyüdür. Oradan gelen kündekari sanatçılarının başı Abdülaziz oğlu Mehmed'tir. Bu minber Abdülaziz oğlu Mehmed ve ekibinin Ulu Camii'ye bir hediyesidir. ". Türk dünyasının bilimle olan ilişkileri incelendiğinde doğu ve batı hakanlıkları olarak o tarihlerde yaklaşık 107 bilim merkezine sahip oldukları görülür. Başlıcaları İstanbul, Kahire, Tebriz, Taşkent, Selanik gibi. Özellikle doğu hakanlığı bünyesinde bulunan Buhara, Semerkant, Hibe gibi sayılı bilim merkezleri vardır. Mesela Hibe şehri kütüphanesi'nde 971 yılında 400 bin cilt el yazması bilimsel eserin bulunduğu batılı kaynaklarda mevcuttur. 973 yılında Türkistan'ın Hibe şehrinde doğan El Buruni'nin 995 yılında dünyanın çapını bugünkü bilinenden 15 km.lik yanılmayla dünyanın güneşe olan eğilimini ise 53 saliselik bir yanılmayla tespit etmiştir. Yine Ömer Hayyam, Ebu Muzaffer, İsfizari ve Necip Basitti uzaylı ilgili birçok alanda eserler vermiştir. Özellikle 1201'de dünyanın güneş etrafından dönme esasına dayalı Celali takvimi önemli bir kayıttır.

    [​IMG]

    Güneş sisteminin dokuz gezegeniyle birlikte Bursa Ulu Camii'deki minbere işlendiği 1402 tarihinden tam 231 sene sonra 1633'de batıda da Galileo'nun dünya dönüyor dediği için engisizyonda yargılanmış olması batı bilim dünyasıyla Türk bilim dünyası arasındaki mesafeyi göstermesi açısından çok manidardır. Bir rivayete göre bu yargılamada şefaatçiler araya girmiş ve Gelileo'ya "ne olur dünya dönmüyor de yoksa kellenden olacaksın" demeleri üzerine Gelileo'da "dünya dönmüyor" diyerek kellesini kurtarmıştır. Ancak mahkeme çıkışında bir ara duraklamış " yahu dünya dönmüyor desede dönüyor ben ne yapayım" demiştir.
     
  2. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  3. bera-berrak

    bera-berrak Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    467
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    :1excl: harika!!!şaheser!!!:yes: :yes: :yes: o muhteşem camiide benim de bildiğim bir şey daha var...sanırım padişahın eşinin abisimiydi-kim olduğuna emin değilim gayrimüslim bir akraba işte:uhoh: -burada benim de katkım olsun deyip pencerelerdeki demirleri kendisinin yaptırmak istediğini söylemiş...nitekim yaptırmış da...ancak sonra padişahımız farketmiş ki içlerinden birtanesinin şekli diğerlerinden azıcık farklı-dikkatli bakılınca HAÇ işaretine benziyor..buna çok sinirlenip :kızgın: o öfkeyle demir parmaklıklara öyle bir tekme atmış ki parmaklıklarda belirgin bir göçük oluşmuş:bigeek2: o pencere demiri hala orada:eyes: :kadınların namaz kıldığı bölümün arkasında...yani oraya doğru secde edilmiyor bu da ince bir ayrıntı:smilewinkgrin:
     
  4. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  5. MsscooL

    MsscooL Guest

    Yıllar önce okul gezisinde gitmiştim Ulu Cami'ye, çok fazla teferruatlı bilgi verilmemişti bize.Yine de o şaheser karşısında çok etkilenmiştim.Minber ahşabının tek parçadan oyulmuş olduğunu söylemişlerdi.Bu yazıyı okuduktan sonra,(şimdi ki aklımla ve bakış açımla) görmeyi çok istedim.İnşallah nasib olur ve gider görürüm...Sağol arkadaşım bizimle paylaştığın için bu bilgileri...
     
  6. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  7. kuzeyyy

    kuzeyyy kaan'ım diğer yarımsın Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    640
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    banada o muhteşem eseri bundan iki ay önce görmek nasip oldu ve okadar çok etkisinde kaldım ki içeriden çıkmak bile istemedim ve lentecim bahsetmiş olduğun minber vermiş olduğun bilgilerle tekrardan görme isteği hasıl oldu içimde ki bunları bilmeden de dakikalarca ayrılamamıştım karşısından

    bursada yaşayan bir yakınım anlattı bunu bana ve gözleri ile görenler olmuş bu gerçeği büyük marmara depremi sırasında biliyorsunuz bursa da da oldukça etkili olarak hissedilmişti ak sakallı yeşil cübbeli ermişler caminin içerisinden çıkıp minarelerine sarılmışlar bunu ilk duyduğumda tüylerim diken diken olmuştu müthiş bir mucize bu daha doğrusu takdir-i ilahi hikmetinden sual sorulmaz

    teşekkürler lentecim paylaşımın için sevgiler...
     
  8. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  9. onetimes

    onetimes Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    773
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    ben bi kaç kez gittim ama güneş sistemi dikkatimi çekmemişti. ilk kez burda gördüm.. en kısa zamanda gidip birdaha bakıcam, çok güzel bi cami üstelik ortasında bir şadırvan var içinde çeşme bulunan tek cami sanırım. yapımına dair bi çok rivayet anlatılır. dünyanın her yerinden turistler geliyor herkezi bekleriz..
     
  10. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  11. DELYA

    DELYA S&A Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    487
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    308
    Aaa lentecim bilmem iyi oldu cünkü bursaya da gitmeyi düsünüyom izinim de ve Ulu Camii de gezcektim tabi simdi daha dikkatli incelerim:smilewinkgrin:
     
  12. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  13. bera-berrak

    bera-berrak Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    467
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    içindeki şadırvana ait de şöyle bir rivayet dumuştum arkadaşlar:caminin yapılacağı yerde yaşlı bir kadının kulübesi varmış,ne dedilerse kadını evini terketmeye razı edememişler:hayir: ,camiyi evi de içine alacak şekilde inşa etmişler,kadın ölene kadar evceğizinde oturmuş.o vefat edince varisleri evi camiiye dahil edebileceklerini söyledilerse de padişah; kadıncağızın sağlığında buna razı olmadığı gerekçesiyle kabul etmemiş ve onun anısına oraya şadırvan yaptırmış:yes:bu nasıl saygı,bu nasıl adalet yahu:1wacko:
     
  14. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  15. onetimes

    onetimes Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    773
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    yahudi bi bayanın ulu caminin yerini cami yapımı için bağışladığını, yapımda çalışan işcilere ekmek yapan somuncu babanın aslında yaşamadığını, ulucaminin 4 kapısındanda aynı anda çıkıp gittigi görenler olduğunu..
    depremde Bursa'yı koruyanın buradaki evliyalar olduğu görenlerin olduğu yönündeki rivayetleri duydum. ben müsait olduğumda resimlerini çekip gönderirim..
     
  16. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  17. MsscooL

    MsscooL Guest


    Böylesine bir saygı ve hoşgörü ancak Osmanlı tarihinde görülürdü...Bende resimleri merakla bekliyorum:cool3:
     
  18. 27 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : EU1
  19. kuzeyyy

    kuzeyyy kaan'ım diğer yarımsın Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    640
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    kızlar cami içerisinde resim çekiliyor ama söz konusu minber koruma altında olduğundan sürekli anonslar yapılıyor flasların tarihi esere zarar verdiği düşüncesiyle resim çekilmemesi için evliyalar şehri bursa benim görmüş olduğum hem manevi açıdan hemde görsel en güzel yerlerden birtanesi görmeyen tüm arkadaşlarıma tavsiye ederim :)