Üreme sağlığını korumak

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve Adivar tarafından 21 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    21 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Adivar
  1. Adivar

    Adivar Popüler Üye Üye

    Katılım:
    27 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.280
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    148
    ÜREME SAĞLIĞINI KORUMAK

    Üremek içgüdüsel bir olgudur ve kadının doğadaki temel görevi gebe kalmak ve doğum yapmaktır. Bu amaca yönelik olarak kadın bedeni mükemmel mekanizmalarla donatılmıştır.

    Üreme sağlığını korumak ve bu mükemmel "altyapıyı" muhafaza etmek için kadınların dikkat etmeleri gereken çok önemli noktalar bulunmaktadır.

    Aşağıdaki yazıda üreyebilirliği etkileyen faktörler ele alınmıştır.

    SADAKAT

    Çok eşlilik genital sistem enfeksiyonları geçirme olasılığını belirgin derecede artırır.

    Genital sistem enfeksiyonlarının önemli bir kısmı kadına cinsel yolla geçer. Çok eşli yaşam veya kadının eşinin çok eşli bir yaşam tarzı benimsemesi kadının pelvik enfeksiyon adı verilen enfeksiyonlara yakalanma olasılığı belirgin olarak artırır. Bu tür enfeksiyonlar Fallop tüplerinin hasar görmesine neden olur. Tüplerin hasar görmesi ise gebe kalamama veya dış gebelik gibi sorunlara zemin hazırlar.

    Pelvik enfeksiyona neden olan bakteriler erkeklerde sperm kanallarını tıkayarak üreyememe nedeni olabilirler.



    Çok eşlilikten mümkün olduğunca kaçınmak, iyi tanınmayan kişilerle ilişkide prezervatif kullanmak bu nedenle son derece önemlidir.


    İDEAL KİLOYU KORUMAK

    Kadınların yumurtlama işlevleri bedenin yağ oranıyla yakından ilgilidir.

    İdeal kilonun üzerinde olan kadınlar başta olmakla birlikte aşırı düşük kilosu olan kadınlarda da yumurtlama işlevleri olumsuz etkilenebilir ve bazı durumlarda ciddi bir gebe kalamama nedeni oluşturabilir.

    Gebeliğe ideal kilo ile başlamak gebelik döneminde yaşanması muhtemel bazı normaldışı durumların riskini azaltır.

    İdeal kiloyu korumak bu nedenle son derece önemlidir.

    İDEAL YAŞLARDA GEBE KALMAK

    Bir kadın için ideal gebelik yaşları 18-29 yaşlar arasıdır.

    Gelişen tıp bilimi sayesinde ileri yaşlardaki gebeliklerde yaşanan sorunlar da çeşitli tanı ve tedavi yöntemleriyle azaltılabilmektedir. Ancak yaş ilerledikçe yumurta hücreleri "yaşlanmakta" ve yumurtlama devam etse bile salınan yumurta hücresinin döllenebilme kabiliyeti artan yaşla birlikte azalmaktadır. Dahası anne adayının yaşı ilerledikçe embriyoda kromozom kusuru riski artmakta, bu da düşük riskinin artmasına neden olmaktadır.

    Her ne kadar çoğu kadın için kariyer önemli olsa da kadın gebe kalacağı yaş için plan yapmalıdır.

    KÜRTAJDAN KAÇINMAK

    Uygun gebelik haftalarında bu konuda deneyimli bir doktor tarafından usulüne uygun olarak yapılmış bir veya iki adet kürtajın ileriki gebelikleri olumsuz etkileme olasılığı oldukça düşüktür.

    Ancak kürtaj sayısı arttıkça sonraki gebeliklerde geçirilmiş kürtajlara bağlı sorun çıkma olasılığı artmaya başlar. Bunun yanında usulüne uygun olmayan şartlarda, uygun olmayan bir yöntemle yapılan bir kürtaj bile sonraki gebelikleri olumsuz etkileyebilir.

    Etkili korunma yöntemleri kullanmak ve kürtaj gerektiğinde bu konuda deneyimli bir doktora başvurmak çok önemlidir.


    DÜZENLİ DOKTOR KONTROLLERİNE DEVAM ETMEK

    Jinekolojik bir sorunu olan kadınlar zaman kaybetmeden doktora başvurmalıdırlar.

    Genital sistem enfeksiyonları erken tanı konduğunda başarılı bir şekilde tedavi edilebilirken, tanının gecikmesi Fallop tüplerinin tıkanmasına neden olabilir.

    Kadınlar genital açıdan hiçbir şikayetleri olmasa bile yıllık olarak jinekolojik kontrolden geçmelidirler. Bu, özellikle geç belirti veren hastalıkların erken tanı ve tedavisi açısından son derece önemlidir.

    SİGARA KULLANMAMAK

    Sigara yumurtlama işlevlerini ve gebe kalındığında erken embriyo gelişimini olumsuz yönde etkiler.

    Sigara içen kadınlarda gebe kalamama, düşük, erken doğum, gelişme geriliği gibi sorunlarla nispeten sık karşılaşılır ve günlük sigara sayısı arttıkça bu gibi sorunların ortaya çıkma olasılığı artar.

    Sigarayı bırakmak veya en azından günlük sayıyı kısıtlamak önemlidir.

    ERKEKLER İÇİN SÖYLENEBİLECEKLER

    * penis boyu ile erkeğin fertilitesi arasında bir ilişki olduğu görüşü yanlıştır.

    * erişkinlik döneminde kabakulak geçirilmesi bilinenin aksine ender durumlarda üreyememe nedeni olur.

    * aşırı sigara ve alkol kullanan erkeklerin üreyememe sorunuyla karşılaşacakları görüşü tümüyle doğru değildir. Bunun karşıtında olan çok sayıda çalışma vardır.

    * Boxer şeklinde iç çamaşırı kullanan erkeklerin üreyememe sorunuyla karşılaşacakları yönünde bilimsel bir veri yoktur, ancak bu kişilerde varikosel adı verilen damar genişlemeleri nispeten daha sıktır.

    * erkeğin boşalmasının normal olması, ejakulasyon sıvısının renginin ve miktarının normal olması erkeğin büyük olasılıkla fertil olduğunu göstermekle birlikte bunu garanti etmez. Zira ejakulasyon sıvısının rengini ve miktarını belirleyen temel etken spermlerin kendisi değil, prostat ve diğer salgı bezlerinin ürettiği sıvılardır.

    * varikosel olan erkeklerin infertil oldukları görüşü yanlıştır. Varikosel gerçekten de sperm parametrelerini etkileyebilmesine karşın, varikosel olan erkeklerin az bir kısmında üreyememe sorunu ortaya çıkar. Sol taraftaki damarlar özellikle ayaktayken sağa göre daha belirgin olabilir ve kişi tarafından varikosel sanılabilir. Gerçekte bu durum çoğunlukla yapısaldır. Yine sol testisin diğerine göre biraz daha aşağıda olması da çoğunlukla yapısal bir olaydır.