Üremek istiyoruz doktor bey

Konusu 'İnfertilite / Kısırlık' forumundadır ve ecemnurr tarafından 15 Ocak 2010 başlatılmıştır.

    15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  1. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
    Op. Dr Bülent URAN ın bir yazısı ilgimi çekti paylaşmak istedim.
     
  2. 15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  3. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
    Tatlı bir evlilik. Cicim ayları. Akrabaları ziyaret. Dostların ziyareti. Aylar geçer. Büyükler söylenmeye başlar. "Hadi artık torunumuzu kucağımıza almak istiyoruz". Sizin belki planlarınız farklıdır. ıki-üç sene sonra çocuk sahibi olmayı düşünüyorsunuzdur. Ama çevreniz sizi rahat bırakmaz. Hele birde küçük bir merkezde yaşıyorsanız dedikodular başlar. "Kadın eksikli canım, rahimi çocuk tutmuyormuş." Kız tarafı altta kalır mı? Onlar da başlar söylenmeye. "Bizim kızımızın hiç bir şeyi yok. Ailemizde bütün kadınları hemen hamile kalırlar. Adam da bir şeyler var. Dölümü yetersiz acaba?." Daha altı ay geçmeden yeni evliler çocuk derdine düşmeye başlar. Her ay adet geldiğinde kadını sıkıntı basar.
    "Ah bir hamile kalsam da ondan sonra varsın düşsün çocuk isterse. Şu ele güne rezil olmaktan kurtulsam."
    Evet. Başına gelmeyen bilmez. Ne büyük sorundur bir evli çift için üreyememek. Tüm yaşantıları artık hamile kalmak üzerine yoğunlaşır. Her beş evlilikten birine vurur bu piyango. Korunmadıkları halde bir türlü hamilelik gerçekleşmez.
    Her aile kendi kültür düzeyine göre soruna çözüm aramaya başlar. Aklı biraz yerinde olanlar bu işten anlayan bir doktor aramaya başlar. Sağdan soldan daha önce aynı sorunu olupda sonradan bebek sahibi olmuş ailelerden bilgi alınır. Kimi doktor isimlerini, kimi de cinci hocanın adresini öğrenir.
    Hacı, hoca'ya giderek işe başlayanlar belki de bizim ülkede biraz daha şanslı. Acele edip hemen bir kadın doğum uzmanına başvuranlar ise bilinmeyen bir yolculuğa çıkmış gezginlerdir artık. Her kadın doğum uzmanı bu işten çok iyi anlar evelallah. Hemen kadın muayene edilir. Mutlaka bir şeyler bulunur. Ya rahimi terstir, ya yumurtalıkları kist yapmıştır, ya da iltihap vardır. Bir damga vurulur kadına artık. ılaçlar yazılır. ıki üç ay sonra kontrola çağrılır.
    Bu arada tesadüfen çocuk olursa o çift Allah'ın sevgili kullarıdır. Ama ortada gerçekten bir sorun varsa sonuç genellikle hüsrandır. Bir daha hekimi ziyaret. Hekimin başı kalabalık. Yeni ilaçlar, yeni ümitler. Olmuyor, olmuyor. Yeni bir doktor ismi öğrenilir, belki bir başka şehirde. Sabah erkenden yeni bir umutla yola çıkılır. Saatlerce doktorun muayenehanesinde beklenir. Neyseki bu beklemelere ücret alınmamaktadır. Kısa bir muayene. Yeni bir teşhis. Tetkikler, filmler. Yeni ilaçlar. Olsun artık bu çocuk!
    Neler olmaktadır? Neden serseri mayın gibi dolaşmaktadır aile? Kendileri de bilmez. Yavaş yavaş ümitler ve cepteki para tükenmektedir. Yoksa hiç çocuk sahibi olamıyacaklar mı? Belki olacaklar ama önce doğru yolu bulmaları lazım.
     
  4. 15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  5. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
    ÜREME ŞANSINI ARTTIRABıLMEK ıÇıN...
    Üreme zorluğu çeken aileler için sonuca giden yollar mayınlarla döşelidir. Bu mayınların tipleri çok farklıdır. Bu nedenle ailenin elinde her türlü mayını tanıyabilecek iyi bir mayın tarayıcısı olmalıdır. Bu mayın tarayıcısının ögeleri sabır, bilgi, karşılıklı anlayış ve kulak tıkacıdır.
    Sabır yoldaki mayınlara basmamak, adım adım, bazan milim milim ilerlemek için gereklidir. Geçilen her mayından sonraki yeni bir mayını saptamak daha güç ve zahmetlidir. Bilgi en tehlikeli mayınlar olan yanlış ve gereksiz tedaviler için gereklidir. Yani bu işten anladığını iddia eden hekimlere karşı kullanılabilecek yegane silah bilgidir. Karşılıklı anlayış kadın ve erkeğin birbirini suçlamaması, dışarıdan gelen baskılara birlikte karşı koymaları, her kademeyi birlikte göğüslemeleri için gereklidir. Kulak tıkacı sağdan soldan gelen her türlü akıl vermeleri ve dedikoduları duymamak için kullanılmalıdır.
    Bazan öyle yanlış olaylarla karşılaşıyoruzki. Örneğin erkekde hiçbir inceleme yapılmadan kadın yumurtalıklarından ameliyat olmuş olarak karşımıza geliyor. Biraz incelenince esas sorunun erkekde olduğu ortaya çıkıyor. Kadın büyük olasılıkla gereksiz bir operasyon geçirmiş ve ailenin üreme şansı daha da azaltılmış oluyor.
    Çoğu erkek kendisinde bir sorun olacağını düşünemiyor bile. Erkeklik gücünün yerinde olmasını, ve her ilişkide rahatça boşalmasını üreme gücü için yeterli bir kriter olarak görüyor. Çoğu kadın-doğum uzmanı da hastayı kaçırmamak uğruna erkeğin muayenesini gözardı ediyor. Böylece kadın üzerinde hem eşi hem de hekim tarafından gereksiz bir psikolojik baskı kurulmuş oluyor.
    Neden ne olursa olsun üreyememe sorunu ailenin ortak sorunudur. Eşlerden birinin kendini olayın dışında görmesi çözüm bulmayı güçleştiren en önemli etkenlerden biridir.

    Yola nereden başlamak gerekir? Öncelikle gitmeyi düşündüğünüz hekimin bu konuda ne kadar bilgili ve deneyimli olduğu iyice araştırılmalıdır. Bu konuda dışarıdan araştırma yapıp bilgi toplamak imkansız gibidir. Bu durumda eşlerin hekime gitmeden önce böyle bir soruna nasıl yaklaşılması gerektiği konusunda temel bilgileri edinmiş olması gerekir. Eğer öğrendikleri temel bilgiler ile hekimin onlara söyledikleri birbirini tutuyorsa en azından O hekimin onlara zarar vermeyeceğinden emin olabilirler. Her hizmet sektöründe olduğu gibi sağlıkda da her hekim veya kliniğin aynı düzeyde ve kalitede hizmet vermesi beklenemez.
     
  6. 15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  7. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
    AŞKI BULMANIN VE KORUMANIN DOKUZ YOLU...
    Aşklar vardır sevgiye dönüşemiyen. Sevgiler vardır içinde aşk taşımayan. Tutkular vardır, aşk sanılan. Aşk ve sevgi vardır tutkulardan kurtulamayıp beraberliğe dönüşemiyen. Beraberlikler vardır ne aşkı, ne sevgisi kalan.
    Hem aşkı, hem tutkuyu, hem sevgiyi, hem de beraberliği sürdürebilenler de vardır, aradasırada. Bebek sahibi olmak için oluşması gereken koşullarda işte bu kadar karmaşıktır aslında. Sağlıklı bir bebeğin oluşup doğana kadar geçen biyolojik olaylar, bir kadın erkek ilişkisinin sağlıklı sürdürülebilmesi için yaşanan sürece benzer.
    Aşktan vazgeçilemiyeceği gibi çocuk sahibi olmak arzusundan da vazgeçilemez. Bazan aileler bıkar, vazgeçer çözüm aramaktan. Ama hep içlerinde bir burukluk vardır. Uzun süre tedaviye(!) rağmen çocuk sahibi olamamış aileler herşeye yeniden başlayabilirsiniz. Bebek sahibi olmak bir aşkı sevgiye, sevgiyi beraberliğe dönüştürmekse bunu elde edene kadar şavaşıma devam etmelisiniz. Çoğu aile daha savaşın başında tükenir. Çünkü dünkü yazımda belirttiğim silahları eksiktir. Gerçek aşktan vazgeçilmez. Bebek aşkı elde etmektir. Mutlaka bir çözümü olmalıdır bu aşkı elde etmenin.
    Bu aşkı elde etmek istiyorsanız, hamile kalmak için gerekli koşulları, bu koşulları araştırmak için adım adım yapılması gerekenleri çok iyi bilmeniz gerekir.
    Aşkı elde etmek ve korumak için dokuz etkenin aşılması gerekir.

    · 1.Kadının sağlığı bir hamileliği taşımaya uygun olmalıdır. Diğer bir deyişle kadın fiziksel ve ruhsal olarak hamileliğe hazır olmalıdır.
    · 2. Erkek hamileliği oluşturacak düzeyde tohum hücresi üretebilmeli ve bu hücreleri dışarı ulaştırabilmelidir.
    · 3. Kadının yumurtalıklarında düzenli olarak yumurta olgunlaşabilmeli ve yumurtalıklardan dışarı atılabilmelidir.
    · 4. Bu dışarı atılan yumurta, yumurtalık kanalı tarafından kapılabilmeli ve döl yatağına doğru bu kanalda ilerleyebilmelidir.
    · 5. Erkek ve kadın doğru zamanda ilişkide bulunmalıdır.
    · 6. Erkeğin tohum hücreleri bu ilişkiden sonra kadının vücudunda , yukarıya doğru çok uzun bir yolu katedebilmeli ve kanalda ilerleyen yumurtaya ulaşabilmelidir.
    · 7. Erkeğin tohum hücresi yumurtayı delebilmelidir.
    · 8. Birbirine kavuşan iki tohum hücresi tek bir hücre olarak kendilerini barındıracak yuvaya kadar ulaşabilmelidir.
    · 9. Bu yuvanın bu beraberliği sonuna kadar sürdürecek donanıma sahip olması gereklidir.
    Bu dokuz etkenden herhangi birindeki olumsuzluk, aşkın sevgiye, sevginin beraberliğe dönüşmesini engeller.
     
  8. 15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  9. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
  10. 15 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  11. maybeBaby

    maybeBaby Sıkı tutun bebeğm Üye

    Katılım:
    9 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    656
    Beğenildi:
    43
    Ödül Puanları:
    113
    Hoş bir bilgilendirme yazısı olmuş canım, baştan sona hepsini okudum ve Sabırlı olmamız gerektiğini çok daha ii öğrendim... Yazının sahibi doktora ve yazıya bizlerin de ulaşmamızı sağladığın için sana da çok teşekkür ederim arkadaşım...

    Allah hepimizi bu yolda sabırdan mahrum ve evlat hasretiyle sınav etmesin...
     
  12. 18 Ocak 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  13. ecemnurr

    ecemnurr Popüler Üye Üye

    Katılım:
    9 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.019
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    108
    AMİN CANIM Allah hepimize sağlıklı hayırlı evlatlar nasip eylesin kaydirigubbakcemile5
     
  14. 1 Şubat 2010
    Konu Sahibi : ecemnurr
  15. burdur

    burdur Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Ocak 2010
    Mesajlar:
    7
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    allahım hepimize bir evlat nasip etsin inşallah