Üriner Sistem Taş Hastalığı (Ürolitiazis)

Konusu 'Üroloji - İdrar Yolları Hastalıkları' forumundadır ve yaren_76 tarafından 6 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    6 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Böbrek Taşı (Ürolitiazis)

    İnsanlık tarihi kadar eski olan taş hastalığı yurdumuzda (ortalama %15) diğer ülkelere nazaran daha sık görülmektedir. Yapılan çalışmalar sonucunda taş oluşumunda etkili olan faktörler şöyle sıralanabilir:

    Genetik yatkınlık: Taş oluşumundaki en önemli risk faktörlerindendir. Taş hastalığı olan hastaların ailelerinde yüzde 10-40 arasında değişen oranlarda ürolitiazis anamnezi mevcuttur.

    Yaş ve cinsiyet: Taş hastalığı genellikle yirmili yaşlarda başlanmaktadır. Erkeklerde biraz daha sık görülmektedir.

    Coğrafi dağılım: Dağlık ve tropikal bölgelerde daha sık görülmektedir. Dünyada en fazla Suudi Arabistan’da, en az da İtalya ve Çin’de görülmektedir. Türkiye’de ise en sık güneydoğu anadolu bölgesinde görülmektedir.

    İklim: Taş oluşumu özellikle yaz aylarında daha sık olmaktadır.

    Beslenme: Taş oluşumundaki en önemli faktörlerden biridir. Özellikle alınan su miktarı önemlidir. Alınan su miktarı arttıkça risk o kadar azalmaktadır.Bunun yanında protein ve karbonhidrattan zengin, lifli gıdalardan fakir diyet taş hastalığı riskini arttırmaktadır.

    Taşlar kimyasal yapılarına göre kabaca kalsiyum içeren ve içermeyen taşlar olmak üzere 2 grupta incelenirler. Kalsiyum içeren taşlar tüm taşların yüzde 85’i olup, genellikle 2 şekilde bulunur: kalsiyum oxalat ve kalsiyum fosfat. Kalsiyum içermeyen taşlar daha nadir olup, bunlar arasındaki en sık görülenler ürik asit, sistin ve enfeksiyon taşlarıdır.

    Klinik bulgular
    İdrar yolları taşları eninde sonunda sıklıkla ağrıya neden olurlar. Ağrı genellikle iki şekilde oluşur. Bunlardan en sık görüleni ve en önemlisi renal kolik dediğimiz, böğüre veya kasığa bıçak saplanır tarzda olan ağırlardır. Bu ağrılar çok şiddetli olup, genellikle bulantı-kusmayla beraberdir. Taşların yaptığı diğer ağrı şekli kolik tarzı olmayan künt ağrılardır. Bu ağrılar hafif ağrılar olup, genellikle devamlılık arz ederler. Böbrekten çıkmış idrar yolarına düşmüş taşlar kasıkta ağrı yaptıklarından sağ tarafta apandisitle karışabilirler.

    Klinik olarak hastalarda ikinci sıklıkta görülen bulgu idrarda kan görülmesidir. Bu durum makroskopik ve mikroskopik olmak üzere hastaların yüzde 85’inde bulunur. Nadiren tam tıkanıklık durumlarında hiç kan görülmeyebilir.

    Taş hastalarında, tıkanıklığa bağlı olarak enfeksiyonlarda sık görülmektedir. Enfeksiyon çok basit formda olabileceği gibi, ağır böbrek iltihabına dahi yol açabilir. Bu durumlarda ateş sıklıkla vardır.

    Tanı yöntemleri
    Yukarıdaki klinik bulguları olan hastalara ilk olarak Direkt üriner sistem grafisi çekilmelidir. Bu filmle taşların yüzde 85’ine tanı konulabilir. Bu filme ek olarak hastalara ultrasonografi, IVP ve tomografi yapılabilir.

    Tedavi yöntemleri
    Taş hastalığında tedavi modaliteleri çok farklılık göstermektedir. Bazı hastalara hiçbir şey yapılmaz iken, bazı hastalara acil olarak cerrahi tedavi uygulanabilir. Tedavi seçeneklerini şöyle sıralayabiliriz:

    İzlem: Böbreğin neresinde olursa olsun 4 mm’den daha küçük taşlar takip edilebilir. Yine bu boyuttaki idrar yoluna düşmüş taşlarda, tam tıkama yapmamışsa takip edilebilir. 4 mm’den daha büyük üreter (böbrekle idrar torbası arasındaki kanal) taşları 2-3 haftada medikal tedaviyle takip edilebilir. Bazı durumlarda böbrek altı kalix taşları da takip edilebilir.

    ESWL (dışarıdan ses dalgaları ile taş kırma): Böbrekte bulunan 2-2,5 cm’ye kadar olan taşlarda uygulanır. İşlem esnasında hasta uyanıktır. Seanslar halinde yapılır. ESWL’nin yapıldığı ikinci yer ise üreterdir. Özellikle üst üreter taşlarında çok etkilidir.

    URS (üreterorenoskopi): Bu yöntem genel anestezi gerektirir. İdrar yolunda girilen aletle idrar torbası ve alt üreterdeki taşları kırmada çok etkilidir.

    PNL (perkütan nefrolitotomi): Bu yöntem de genel anestezi gerektirir. Özellikle böbreğin içindeki ESWL yapılamayacak kadar büyük taşların veya ESWL yapılamayacak kadar büyük taşların veya ESWL’ye dirençli taşların tedavisinde etkilidir. Sıklıkla alt kalix taşlarının tedavisinde uygulanan yöntemdir.

    Çık operasyon: Diğer tedavi şekillerinin yaygınlaşmasından sonra da az uygulanan bir yol haline gelmiştir. Kabaca her türlü taş hastalığında uygulanabilir.

    alıntı
     
  2. 7 Haziran 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    BÖBREK ve İDRAR YOLLARI TAŞLARI


    Böbrek taşları en sık görülen ve ağrıya neden olan böbrek rahatsızlıklarından biridir. Erkeklerin 10%’unda ve bayanların 3%’ünde hayatlarının bir döneminde böbrek taşı oluşur. Ve bunların çoğunda , başka taş gelişimi ihtimali yüksek olduğu için , hastalık kronik bir hal alır.

    Her biri yumruk büyüklüğünde olan böbrekler vücudun yan-arka kısımlarında yerleşmiş organlardır. Mesaneye üreter adı verilen dar tüplerle bağlanmışlardır. Böbrekler kanı süzen , faydalı maddeleri tekrar vücuda geri alan , zararlı maddelerin idrarla atılımını sağlayan filtrelerdir. Böbrekten atılan idrar mesanede toplanır ve üretra adı verilen kanalla vücuttan dışarı atılır.

    Böbrek taşları , çeşitli minerallerin ve başka maddelerin böbrekte toplanıp, katı parçacıklar halinde çökmesi sonucu oluşur. Normal koşullarda idrarda bulunan çeşitli kimyasallar bu çökmeyi engeller. Fakat bazı durumlarda bu koruyucu mekanizma etkisini yitirir. Eğer oluşan parçacıklar küçükse herhangi bir yakınmaya neden olmadan idrarla atılırlar. Daha büyük taşlar ise böbrekte veya idrar yolunda bir yerde takılıp tıkanmaya yol açabilirler.


    Beş çeşit böbrek taşı türü bulunmaktadır :

    1. Kalsiyum oksalat taşları ve
    2. kalsiyum fosfat taşları : Bu tür taşlar en sık görülen taşlardır ve tüm görülenlerin 80 %’ini teşkil ederler. Herhangi bir nedenle kalsiyum ve diğer minerallerin idrardaki konsantrasyonu arttığında önce kristal oluşumu meydana gelir , bunu küçük taşların ve sonrada büyük taşların oluşumu izler.

    3. Strüvit taşları: Amonyum , magnezyum ve fosfat tuzlarından oluşmuştur. Genellikle kadınlarda görülürler ve idrar yolu enfeksiyonu sonucu oluşan taşlardır.

    4. Ürik asit taşları : Protein metabolizmasının bir ürünü olan ürik asidin vücutta biriktiği bir hastalık olan “ gut” hastalığı bulunanlarda görülen taşlardır.

    5. Sistin taşları : Proteinlerde bulunan bir amino asit olan sistinin , nadir görülen genetik bir hastalık neticesinde aşırı miktarlarda böbrekte birikmesi sonucu oluşan taşlardır.


    Böbrek Taşları İçin Risk Faktörleri :

    Risk faktörü , bir hastalığa yakalanma ihtimalini arttıran durum olarak tanımlanabilir.

    Aşağıda sıralanan risk faktörleri olmadan da böbrek taşı hastalığı meydana gelebilir. Sıralanan risk faktörlerinden biri bulunduğunda , bunun getirdiği riski azaltmak için ne gibi tedbirler alınacağını öğrenmek için ilgili uzmana baş vurulması gerekir.



    Kişi ve hayat tarzıyla ilgili faktörler

    Yüksek doz kalsiyum ve D vitamini alımı
    Uzun dönem hareketsiz kalma
    Aşırı kilolu olma
    Açlık , oruç tutmak
    Tıbbi Durum

    İdrar yolu enfeksiyonu
    Böbrek taşı öyküsü
    Gut hastalığı
    Crohn hastalığı
    Ülseratif kolit
    Böbrek hastalığı
    Yüksek kan basıncı
    Aşırı aktif paratiroid bezi
    Bazı kanser türleri
    Yaş

    20- 40
    Cinsiyet

    Erkeklerde kalsiyum ve ürik asit taşı gelişimi ihtimali daha yüksektir.
    Bayanlarda strüvit taşı gelişimi ihtimali daha yüksektir.


    Genetik Faktörler

    Ailede böbrek taşı bulunan veya gut hastalığı olan bireylerin varlığı
    Etnik Altyapı

    Kafkas ırkları
    İlaçlar

    Antiasitler
    Bazı diüretikler
    Bazı steroidler
    Tiroid ilaçları
    Bazı kemoterapi ilaçları
    HIV tedavisinde kullanılan bir takım ilaçlar
    Böbrek Taşının Belirtileri :

    Böbrek taşının genellikle ilk belirtisi şiddetli bir yan ağrısıdır. Bu ağrı genellikle , taş idrar yolunun bir kesimini tıkadığında veya hareket ettiğinde meydana gelir. Taşın bulunduğu yere göre, ağrı kasıklara ve uyluğun iç yüzüne yayılabilir ve bulantıya ve kusmaya neden olabilir. Eğer taş idrar yolunda tahrişe neden olmuşsa , idrarda bir miktar kanda görülebilir.

    Şiddetli yan ağrısı
    İdrarda kan
    Ateş ve titreme (genellikle enfeksiyonun göstergesidir.)
    Kusma
    Kötü kokulu bulanık idrar
    İdrar yaparken yanma şikayetleri taş hastalığını akla getirmelidir.


    Böbrek Taşlarının Tanısında Kullanılan Testler :

    Taşın yerini tesbitte kullanılan testler

    Direkt üriner sistem grafisi (DÜSG) veya sonogram : Bu tetkiler sayesinde taşın yeri saptanabilir. Sonogram ses dalgalarının kullanıldığı detaylı görüntüleme sağlayabilen bir yöntemdir.
    İntravenöz Pyelogram (İVP) : Bu testte ven içerisine radyoopak madde enjekte edilir. Bu madde sayesinde idrar yolları filmde görünür hale gelir.
    Bilgisayarlı Tomografi (BT) : Bu yöntemde iç organların detaylı olarak görüntülenmesinde X-ışınları kullanılır. DÜSG ‘de gözden kaçan küçük taşlar BT ile tesbit edilebilir.

    Taşın türünü anlamada kullanılan testler

    Kan testleri : Böbrek taşı oluşumuna neden olabilecek faktörleri tanımlamada kullanılır (yüksek Ca veya ürik asit seviyeleri , enfeksiyon varlığı)
    24 saatlik idrar toplanması : Toplanan idrar , taş oluşumuna zemin hazırlayan maddeler olan kalsiyum ve oksalat gibi maddeler , ve asidite yönünden değerlendirilir. Bu tahlil tek idrar örneğine göre daha kesin bilgi sağlar.



    Böbrek Taşlarının Tedavisi :
    Çoğu böbrek taşı herhangi bir sorun çıkarmadan idrar yolundan kolayca geçerek düşer. Bunu kolaylaştırmak için hekimler genelde şu önerilerde bulunurlar :

    Günde en az 2 litre su içilmesi
    İhtiyaç olduğunda ağrı kesici alınması
    Düşürülen taşın türünün öğrenilmesi ve bu yönde tedavi planlanması için saklanılması
    Tedavide

    Yaşam tarzında değişiklikler ve ilaç tedavisi ve veya izlem
    Taş kırma yöntemi
    Cerrahi


    İzlem:Taşın bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre müdahale yapmadan izleme karar verilebilir.5mm den küçük taşlar genellikle kendiliğinden düşebildiği için bu grupta değerlendirilebilir.

    Taş kırma yöntemi: Vücüt dışından şok dalgası oluşturup,odaklandığı noktadaki taşı (örneğin böbrekteki) kırma esasına dayanır.Kırılan parçaların kendiliğinden düşmesi beklenir.Genel anestezi altında veya anestezisiz uygulanabilir.Ciltte kesi oluşturulmaz.

    Cerrahi:Taşın bulunduğu yere ve büyüklüğüne göre şekli değişir.

    Endoskopik cerrahi

    Perkütan cerrahi

    Açık cerrahi şeklinde gruplandırılabilir.

    Endoskopik cerrahi: Endoskop denilen,ışıklı ince,içinden alet geçirilebilen, dürbün benzeri optik cihazlarla idrar yolları içindeki taşların, çeşitli yardımcı aletler ile gerek kırılarak, gerek direk yakalanarak çıkarılması işlemidirciltte kesi oluşmaz.Böbrek,üreter,mesane,üretra her kısımda uygulanabilir . Anestezi gerekir.

    Perkütan cerrahi: Böbrek taşları için, hastanın arka-yan tarafından böbrek içine ilerletilen kalem büyüklüğünde ve kalınlığında bir kılıf içinden endoskoplar kullanılarak, taşların kırılarak veya kırılmadan çıkarılması işlemidir.Böbrek dokusunda açık cerrahiye göre daha az hasara yol açar.Cilt kesisi 1 cm dir, anestezi gerekir.

    Açık cerrahi: taşın yerine göre cilde kesi yapılıp vücüt tabakaları kesilerek,gereken organ (böbrek ,mesane) görülüp taşların alınması işlemidir. Anestezi gerekir.Cilt kesisi 7-8 cm den 15-25 cm kadar olabilir.

    Her bir yöntemin başarısı taşın büyüklüğüne, yerine, sertliğine, daha önce geçirilmiş ameliyat olup olmamasına göre değişmektedir.



    TYİH ÜROLOJİ KLİNİĞİ
     
  4. 5 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. epk0911

    epk0911 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Aralık 2008
    Mesajlar:
    7
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    selam arkadaşlar... öncelikle bu konu başlıgını gorunce ilgi alanım ve meslegım oldugu ıcın bende bırseyler yazmak ıstedım. ben istanbul/ bakırköy de -Güven üroloji Dal merkezi-nde halkla ılıskıler muduruyum. kurumumda 2yıldan berı gorev almaktayım. taşınız warsa yada şüphelenıyorsanız eger ,kurumuma gelerek ögrenebılırsınız anlasmalı bir kurumuz ve benım ısmımı vererek ucretsız bır sekılde böbrek kontolü yaptırabılırsınız. benı kurumumda zıyaret edersenız yardımcı olmaya calısırım.. benım aılemde bobrek rahatsızlıgı olan bıreyım var. bu organımız oldukca onemlı cok cok dıkkatlı olmanız gerekmekte.. taş hastaları genelde agrılı ve sancılı olarak bıze gelmekte ama sakın agrınız yok dıye tasınız olmadıgını sanmayın her sekılde kontrol etmelısınız daha sonra böbreğiniz ödem yapabılır hatta daha farklı sorunlar bıle yasayabılırsınız.. gercekten dıkkatlı olmanızı tavsiye ederim..gerekırsede kurumumun numarasını verıyorum bu numaradan bana ulasabılırsınız: 0212.660.38.08-09
    Pınar ŞENKAN (halkla ilişkiler)
     
  6. 8 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. matematikci

    matematikci Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Kasım 2008
    Mesajlar:
    338
    Beğenildi:
    36
    Ödül Puanları:
    88
    ben geçen sene 2 ay aralıkla 3 defa taş düşürdüm. o sancıyı iyi bilirim. galiba vücudum yapıyor. çok zor çookk
     
  8. 9 Ocak 2009
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. nasan

    nasan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    70
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    idrar tahlilimde lökosit,eritrosite rastlanıldı.antibiyotik tedavisi işe yaramadı.şuan hamileyim.doktorum böbreklerinde taş olabilir dedi.ilaç kullanamıyorum.böbreklerim için muayenede olamıyorum.bol su içmek dışında önerisi olan var mı?
     
  10. 23 Nisan 2009
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. HAZAN33

    HAZAN33 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Aralık 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Kekik Suyunun böbreklerdeki taşın yada kumun dökülmesinde etkili olduğunu biliyorum Kum dökerken sancıyı kesiyor bizzat yaşadım. Böbreğinde taş olan bir arkdaşım denedi sabah akşam çay bardağının üçte biri kadar kekik suyu gerisini su doldurup içti üzerine bir bardak su içti 3 gün sonra taşı düşürdü ama taşın çok büyük olmaması lazım hamilelik durumunda kullanılıp kullanılmayacağı konusunda bir fikrim yok bence siz doğumu bekleyin doktorların tavsiyelerine uymak lazım Ayrıca idrar yollarında yanmadan dolayı uyuyamadığınızda da yanmayı kesip uyumanıza yardımcı oluyor
     
    Son düzenleme: 23 Nisan 2009