üşengeçlikten kurtulmak istiyorum!!!

Konusu 'Bir derdim var : (' forumundadır ve louboutin61 tarafından 4 Kasım 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  1. louboutin61

    louboutin61 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    1-Şu an buraya bu yazıyı yazmak bile öyle ağır geliyor ki anlatamam. . Kendimi o kadar yetersiz ve çaresiz hissediyorum ki anlatamam.

    2- Dış görünüşümle ilgili takıntılarım var. Kendimi her zaman çok şişman ve çirkin buluyorum. Hiçbir zaman beğenmiyorum kendimi. Bu öyle boyutlara varıyor ki, kendime kıyafet almaya bile gidemiyorum. Dükkanlarda kendime yakışacak hiç birşey olmadığı gibi bir takıntım var. Giydiğim hiç birşeyi üzerimde beğenmiyorum. Ya göbeğimi gösteriyor ya da kalçalarımı. Ki ikisinden de nefret ediyorum. Böyle en bolundan iki pantalonla ve iki kazakla bütün bir kışı geçiriyorum. Her gün aynı şeyleri giymemden erkek arkadaşım o kadar sıkılıyor ki kendisi gidip bana bir şeyler alıyor. O almasa kendime iç çamaşırı bile almak gelmiyor içimden. Sabahları boy aynasına baktığımda, bacakları selülit dolu, göbeğinde yağlar birikmiş kolları bile yağ bağlamış çirkin bi kadın görüyorum karşımda. Ama bu durumu değiştirmek için gerekli hiç birşeyi yapamıyorum. Boğazımı tutamıyorum, tatlıyı bırakamıyorum. Egzersiz yapayım diye, bir sürü cd, dvd, kitap vs aldım. Bir tanesini daha haftada üç kez üst üste yapmayı başaramadım. O gün egzersiz yapmamak için o kadar çok bahane bulabiliyorum ki duysanız şaşar kalırsınız. Çikolatalar, bisküviler, kurabiyeler geliyor arkasından tabi teselli için. Sonra bakıyorum kilo alıyorum diyete başlıyorum, Veriyorum bir iki kilo falan ama sonra yeniden alıyorum. Çok iyi biliyorum ki öyle aç kalarak verdiğin kiloları aynen geri alıyorsun ama napıyım… Düzenli egzersiz yapmaya bir başlayabilsem…. 53 kilo biri iken, 88 kilo oldum ve kendimi duba gibi hissediyorum. 53 kilo iken de kendimi şişman buluyordum ama şimdi o günlerime dönebilmek için her şeyimi veririm. Eski kıyafetlerim üzerime olmadığı için hepsini attım. Sabahları dolabımı açtığımda moralim o kadar bozuluyor ki anlatamam. Çünkü topu topu iki üç pantolonla,bir iki kazak var giyebileceğim….

    O kadar istikrarsız bi insanım ki, başladığım hiçbir işi bitiremiyorum. Bitirdiğimeye çalıştığım tek şey okulum ..gerçi okula da gitmiyorum ondan da çok pişmanım. Keşke başka bi bölüm okusaydım, keşke başka bi meslek seçseydim diye kendi kendimi paralıyorum.

    Geleceğe karşı büyük bir güvensizlik içerisindeyim. Kendi ayaklarımın üzerinde duramayacağıma inandığım için erkek arkadaşımdan ayrılırsam, ya da ona bir şey olursa napıcam ben diye düşünüp duruyorum.. Kim napsın benim gibi yetersiz, işinin gereklerini yapamayan birini diyip duruyorum ve bunun stresi ile kendimi tatlıya veriyorum. Erkek arkadaşıma baskı yapmaya başladım ne zaman evleneceğiz diye. Çünkü en azından belki evlenirsem bir şekilde güvencem olacağına inandım şu aralar. O ise benim kadar istekli değil. Bu da beni hem üzüyor hem de daha çok korkutuyor.

    Çok dağınık ve pasaklı bir insanım. Bir türlü düzenli ve titiz biri olamıyorum. O kadar tembelim ki bazen, evde tek başıma kaldığım zamanlar televizyonun karşısında saatlerce hiç birşey yapmadan oturduğum oluyor. Bir türlü düzenli bir insan olmak için gereken enerjiyi bulamıyorum kendimde. Evde bir oda var, taşındığım günden beri (1.5 yıl oldu) düzenlenmeyi bekliyor. Ve ben o odaya her girişimde kendimden nefret ediyorum. Ne kadar beceriksiz bi insansın sen diyorum ya 1.5 senedir şu odayı düzeltemedin. Ama ne zaman başlasam üzerime bir yorgunluk, bir kırgınlık çöküyor ve dinleniyim biraz diyip bırakıyorum her şeyi öylece.

    Kendime olan güvensizliğimin nedenini ben de çok soruyorum kendime. Babam olabilir diye düşünüyorum çoğu zaman. Babam bizi de sık sık döverdi. Her şey yasaktı. Bahçeli bi evde oturuyorduk, o bahçeden dışarı çıkmamız yasaktı, komşu çocuklarıyla oynamamız yasaktı, eve arkadaşlarımızın gelmesi yasaktı. Büyüdükçe bu yasaklar da çoğalarak arttı tabi. Küçükken sürekli ölse de kurtulsam diye dua ederdim. Sanırım 12-13 yaşlarındaydım acı bir gerçeği fark ettiğimde. Ben Allah’tan korkmuyordum babamdan korktuğum kadar. Günah kavramının benim üzerimde en ufak bir etkisi yoktu, oysa, babamın akşam eve geleceği, gene beni aşağılayıp beni döveceği korkusu o kadar büyüktü ki, onu memnun etmek için ne derse yapar ama içimden de nefret yağdırırdım ona. Aramızda hiçbir zaman bir baba-kız ilişkisi olmadı.O kadar cahil ve dar kafalı, despot ve anlaşılmaz bir adamdır ki. Okulda derslerim her zaman çok iyi olmasına rağmen beni taktir etmedi..Hep ezmeye aşağılamaya kalktı.

    Sonrasında lise bitti çalışmaya başladım.Bir mağazada tezgahtarlık yaptım..Sonra biraz kendime güvenim gelir gibi oldu.Fakirdik ve üzerime giyecek 2. bir pantolonumun olmadığı zamanları düşünüp kendimi hep alışverişe veriyordum..Hiç doymuyordum almaya.Sonra 5 yıl çalışma hayatımdan sonra okumaya karar verdim. iki yıllık bir üniversitede okumaya çalışıyorum..Sanki amacım evden kaçmaktı şu an onu hissediyorum.Çünkü okula karşı hiç hevesim kalmadı.. Ama bugün yaşadığım bu sıkıntılar o günlerin izleri sanırım. Çünkü kendimi hiçbir zaman bir güven ortamı içerisinde hissetmedim ben çocukken. Babamın hiçbir zaman yeteri kadar parası olmazdı. Ona o kadar kızardım ki madem paran yok, niye bu kadar çocuk yaptın diye.
    . Bu korkular ve isteksizlik 2 yıldırdan itibaren var. Ama ben hep nasıl olsa alışırım, nasıl olsa geçer diye bekledim. Etrafımda kimseye de söyleyemiyorum. Ne aileme, ne arkadaşlarıma. Çünkü bana “bak okuyorsun işte başka şehirde yaşıyorsun ama sen beğenmiyorsun, nankörlük etme, senin yerinde olmak isteyen binlerce insan var bu memlekette” gibi şeyler söylemelerinden korkuyorum. Çünkü maalesef bunlara diyecek bir sözüm yok. Görünüşümle ilgili kendimi beğenmeme vs. hep vardı.....

    Erkek arkadaşımla ilgili yaşadığım olaylar yüzünden bir dönem psikoloğa gittim ve bir takım ilaçlar kullandım ama isimlerini hatırlamıyorum. Zaten üç aylık bir süre sonunda bırakmıştım tedaviyi. Ne gibi olaylar yaşadınız derseniz bu o kadar uzun bir hikaye ki. Kısaca söylemek gerekirse kendisi benden 5 yaş küçük yani 19 yaşında şu an .. Bir yandan maddi sorunlarım bir yandan manevi, bir yandan onun sorunları çocukluğu derken ben depresyona girmiştim. Onun bir çocuk olduğu gerçeğini hatırlamıyorum bile şu an. Şu an sanki başlangıcını hatırladığım ama devamını hatırlamadığım bir ilişkinin içindeyim

    Görüntümle ilgili takıntılarım var. Mesela hiç kısa etek giyemiyorum.Bacaklarım çarpık ve kaslı Erkeklerin sürekli bana baktığı gibi bir takıntım oluyor giyersem. Rahat edemiyorum. Laf atılmasından nefret ediyorum. Bacaklara bak futbolcu bacağı gibi alay etmelerinden nefret ediyorum. Sırf onun için belki giymiyorum etek. Sırf kimse bana laf atmasın diye bazen yolda tek başıma yürüyemediğim zamanlar oluyor. Çünkü bu toplumun erkekleri bana o kadar itici geliyor ki anlatamam. Yolda yürürken böyle garip garip bakmalar, yanından geçerken anlaşılmaz şeyler söylemeler falan beni çileden çıkarıyor.

    Benim de kendimi bulmaya ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten ne istiyorum sorusuna verebildiğim bir cevabım yok. Bunu bulmak istiyorum her şeyden önce.

    Bu üç ay içinde sürekli saçma sapan ilaçlara yönleniyorum.Hipnoz bile yaptırmayı düşünüyorum

    Ve şimdi eğer hipnozun benim için bir faydası olacağına inanırsam denemek istiyorum. “

    Önce amaçlarımı yazmak istiyorum..

    1-Kimseden korkmadan kendi öz güvenimle yaşamak istiyorum
    2-Hergün düzenli okula gitmek istiyorum

    3-Kendine güvenen güçlü ve girişken biri olmak istiyorum.

    4-Başladığım bir işi sonunda pişman olmadan bitirmek istiyorum.

    5-Erkek arkadaşımla evlenme konusunda, onun da hazır olduğu zamana kadar beklemek için sabırlı olmak istiyorum. Bu konu açıldığı zaman önemli olanın birbirimizi sevmemiz olduğu gerçeğini hatırlamak istiyorum.

    6-hayatta tek başıma kalırsam ne yaparım korkusundan kurtulmak istiyorum. Tek başıma da güçlü olabilmeliyim.

    7- kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını verebilen ve bunun sorumluluklarına katlanabilen,bundan korkmayan biri olmak istiyorum.

    8-Temiz bakımlı ve düzenli bir insan olmak istiyorum.

    9- Kendini olduğu gibi kabul eden, doğal biri olmak istiyorum. Alış veriş yapabilmek, kendim için kıyafetler ve ayakkabılar alabilmek ve bunları giyebilmek istiyorum.

    10- Hayata olumlu bakabilmek istiyorum.

    11-Tembelliği hayatımdan çıkarmak dinç ve dinamik olmak istiyorum.

    12- Çok uyuyan biri olmaktan kurtulmak istiyorum.(Günde en az 10 saat uyuyorum ve buna rağmen genellikle uykuya doyamıyorum.)

    13- Sabahları erken (mesela 7) kalkabilmek, kalktığımdakendimi dinç hissetmek ve egzersiz yapacak gücü kendimde bularak her sabah egzersiz yapacak gücü kendimde bularak her sabah egzersiz yapmak ve yağlarımı kasa çevirmek istiyorum.

    14- Diyetisyene gitmek ve bana vereceği diyeti uygulayabilmek istiyorum.

    15- Şeker, pasta, börek, çikolata, çerez, kızartmalar gibi yiyecekleri bırakarak, günde en az iki litre su içerek yalnızca sağlıklı yiyecekler yiyen biri olmak istiyorum.

    16- Dudaklarımı yemeyi bırakmak istiyorum.,

    17-Özellikle adet öncesi dönemde beni etkisi altına alan, gerginlik, kızgınlık, etrefa karşı nefret ve karamsarlık, umutsuzluk ve tedirginlikten kurtulmak istiyorum.

    18- İngilizce yazabilmek istiyorum.Bunun için bir kursa kayıt yaptırdım ama bir kelime bile yazıp gönderemedim. O kursa hemen başlamak ve ödevleri yapabilecek güveni kendimde bulmak istiyorum.

    19- Sürekli bu ülkeden gitme fikirleri geliştirmek istemiyorum. Burada mutlu olmak istiyorum.

    20-En ufak bir gürültünün beni sinirli yapmasına engel olabilmek istiyorum. (Çocuk,top,müzik,araba,korna, komşu vs. gibi ses kaynaklarına duyarlı olmaktan bıktım usandım.

    21- Artık gelecekle ilgili korkularımı bir yana bırakarak mutlu ve huzurlu olmak istiyorum.

    22-Yalnız kaldığımda yemek konusunda kendime hakim olmak istiyorum.

    23- Vücudumda ki kusurlar düzelsin ve zayıf kendine güvenen bir genç kız olmak istiyorum.
    24-ETEK GİYMEK İSTİYORUM.

    VE EN ÖNEMLİSİ BURAYA YAZDIĞIM MADDELERİ UNUTUP, BUNLARIN BENİM AMACIM OLDUĞUNU UNUTMAK YANİ TÜM HEPSİNİ YERİNE GETİRMİŞ OLMAK İSTİYORUM..

    Şimdi bana yardım edebilir misiniz??Ben yaşamak istiyorum...
     
  2. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  3. er_ca

    er_ca 6-11-2012 Üye

    Katılım:
    28 Kasım 2008
    Mesajlar:
    6.225
    Beğenildi:
    21
    Ödül Puanları:
    148
    aynı konuyu iki yere açtınız.

    içinizde heves yoksa birşey olmadım mı olmuyor işte.

    bence kilolu ve çirlkin değilsiziniz. çünkü bir erkek arkadasınız var sizi beğenen biri var. ve sizi o kadar beğenyor ki her daim yanınızda.

    ama silkelenin ve kendinize gelin. kilolu da olsa güzel insanlar giydiğini yakıştıranlar var. ve 88 kilo da dünyanın kilosu değil.

    kendinize öyle bir küsmüş ve kilitlemişsiniz ki yüreğinizi bir burada ne desek boş.

    şunu her zaman hatırla : biz dünyaya bir kere geliyoruz. mutlu yada mutsuz hergün bir şekilde geçiyor. neden daha güzel olmasın....
    hayatta bir şansın var. ve bir tane sen varsın.
    bir yerini incilttiğinde hala canın yanıyor üzülebiliyorsan sen de iş bitmemiş demektir.
    kendini seviyorsun demektir.

    bence bir psikoloğa git. oradan bir diyetisyene. ve birde spora.. daha gençsin. öyle hızlı giderki kilolar.

    kendini seversen kendine güveniceksin zamnla.
    şuan herşey istediğin gibi gitmiyor o yüzden böyle düşünüyorsun.
    tamam üniversiteye bir sürü para döktün ama olmadım mı olmaz. dünyanın sonu da değildir.

    aile olarak kuralcı disiplinli de olunsa her bireyin çok kıymetli ve özel olduğu hissettirilmeli.
    çocukluğunuzda yaşananlara üzüldüm. ama hepsi eskide kaldı. sen bugünlere ve yarınlara bak.
     
  4. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  5. louboutin61

    louboutin61 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Öncelikle gecenin bu saatinde cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim ..Diyetisyene giittim ama malesef bana yararlı bir diyetisyenle henüz tanışmadım..Hepsi aynı..Devlet hastanelerini bilirsiniz..Günlerce tahlil yaptır sonra olmadık bir sınav tarihine ultrasyonagrafi tetkiki iste..o tarihte sınavım var diyince erteleme..ve sonra başa dönün..sonuç sıfıra sıfır elde var sıfır...heryere gittim belki de..ama herkes erteledi beni..bende bu ertelenenler dünyasında hayatı erteledim galiba..kafam o kadar dolu ki hiç birşeyi söküp atamıyorum.konuştuğum her cümle sanki bana ait değil..duymuyorum konuştuklarımı biliyor musunuz?? Bazen ses kaydı .yaparken bu cümleleri sarkifeden ben miyim diye çok düşünüyorum..tek bildiğim ciddi bir psikiyatriye ihtiyacım war..umarım bu sefer ertelenmem !! Yoksa bu memlekete hayırlı bir insan olamadan gideceğim..
     
  6. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  7. elele

    elele canlarım benim.... Üye

    Katılım:
    16 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.629
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    146
    mesajına baktım saat 05:35....
    1-Öncelikle uyku saaatine çözüm bulalım???geceleri muhtelemen uyuyamıyorsun....tamaam uyumadın mı o gece ama gündüz asla ve asla uyuma!çıkm gez yürü marketlere git hani şu büyük marketler var ya..bişi alman şart değil reyonları gez elinde boş arabayla...evde yapılacak iş bul onu yap mesela ertelediğin iş vardır mutlaka evde onlardan sadece 1 tanesini yap maksat;yorul hem de iyi yorul ama sakın u-yu-ma! akşam olunca uykun bastırınca sakın birşeyle ilgilenme ve hemen yat uyu..bun- dedeiklerimi 4/5 gün yap bak nasıl uyku düzenin oturmaya başlayacak...geceleri uykusuz kalma...6 da yatacağına 6 da 7 de kalkmay çalış daha güzel olur senin için...
    2- ben de senin gibi üşengecim tembelim hani kelin ilacı olsa kendi başına sürermiş ya....bir kaç gündür yapmaya çalıştığım "ertelemeyi erteleme!" ilkesini uyguluyorum..örneğin elimde bir çorap var onu sonra yerine koyarım dursun şurda diye neresi yakınsa koyuveriyordum oraya..yok kızım dedim bu böyle olmaz..içimden o anda koyuver oraya diyor ya bir tembel ses:"ertelemeyi erteleme!" diyorum yani "o çorabı yerine koymayı erteleme " demeye başladım zorda olsa gidip o çorabı yerine koyuyorum...sen de bunu uygulamaya başla hatta gel beraber uygulayıp destek olduğumuzu arada bir hatırlatalım...
    3-diyetisyenden önce hergün yürüyüşe çıkmanı tavsiye ederim sabahları ılık su iç aç karna..yemek hissi gelince dişlerini fırçala macun tadından sonra pek yemek istemezsin....iştahını kapayacak şeylere atla...sık sık atıştır yani öğünleri az ye ama sık ye"azar azar sık sık" ...kendini hazır hissedince gidersin...
    4-aynı sorunla karşı karşıyayız ;ben de bir dükkana gidip bişi almak istemiyorum içimden gelmiyor.........ne gerek var dolaptakiler yeter para harcamayım diyorum bi de...psikiyatre gitmeye başladım gerçi yaşadığım ağır şeyler için gdiyorum ama zamanla hayata tutuncam başarıyla inşallah...yoksa çok agresif oldum kendimi ve evdekileri yiyorum ki kızım bunu hiç mi hiç haketmiyor benim vücudum da haketmiyor bence "bir şansı saha hakediyorum o nedenle tedavimi olmalıyım"..sen de bir an evvel psikiyatriden randevu al verdiği ilaç iyi gelicek inşallah...ilgi duyduğun bişi yap evde ;örgü mesela......
    kilo dediğin verilir gider 120 nin üstünde kilo verenleri gördüm tv de.....ONLARDAN NEYİN EKSİK?ONLAR ANNNESİNDEN TORPİLLİ Mİ DOĞUYOR SEN DE YAPARSIN!AMA ÖNCE UYKU-ERTELEMEYİ ERTELEME-PSİKİYATRİ-YÜRÜYÜŞ bunları hallet....
     
    MissCherryBlossom bunu beğendi.
  8. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  9. cryptic

    cryptic Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    7 Mart 2010
    Mesajlar:
    26.702
    Beğenildi:
    12.452
    Ödül Puanları:
    288
    kendine acımaktan vazgeçmelisin
    senden çok daha kötü durumda olanlar var
    19 yaşında biri ile ne evlenmesi
    evliliğini sağlam temeller üzerine kurmaya çalışmalısın
    baban ayrı şehre gitmene izin vermiş
    24 yaşındasın
    evin sorunlarından uzaksın
    şimdi problemi kendinde aramaya başlamalısın
    çeşitli ilaçlar kullanma
    dr lar tv lerde bangır bangır bağırıyo
    hem dengesizlik hemde kilo yapacağını
    2- 3 hafta bol su iç ve ilaç kullanma
    sonra evli değilsin çoluk çocuk yok
    henüz bekarsın
    öyle bir yazmışsınki dünyanın tüm yükü omuzlarında
    ya baban ölmüş olsaydı
    anne ve kardeşlerine sen çalışıp bakmak zorunda kalsaydın
    o zaman intiharmı edicektin
    silkelen şanslı olduğunu düşün
    henüz gençsin ve yolun başındasın
    ilk önce az ye
    çok fakir aç insanları düşün afrikadakileri
    sadece 1 porsyon ye herşeyden
    karbonhitratı
    yok denicek kadar kes
    istersen bununla ilgili
    konuma bakıp feyz alabilirsin
    sen bir hanımsın
    hürsün
    sık duş al
    az ye
    düzenli tertipli olmaya çalış
    hipnozda dahil terapi vb
    hiç biri işe yaramaz
    sen gerçekten istemedikten sonra
     
    MissCherryBlossom bunu beğendi.
  10. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  11. ironihayat

    ironihayat Popüler Üye Üye

    Katılım:
    8 Aralık 2009
    Mesajlar:
    1.561
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    hayatım inan konunu sonuna kadar sabırla okudum okurken bıle ıcım karardııı

    ne kadarda karamsarsın sanırım 24 25 yasındasın hayatın en mutlu en guzel en heyecanlı gececegı zaman bunlar.bende 23 yasındayım halımı gorsen dunya sankı benım elımde hayat doluyum benımde vat erkek arkadasım 3 sene oldu ve hala her sabah sesını duydugumda heyecanlanırım.senın bu karamsarlıgın erkek arkadasınada yansır zamanla onun kendıne hayrı yok bana ne hayrı olsun derrrr
    kıloluyum dıyorsun hayır kıloluyum deme verecem deee asla zor bırsey degıl bu
    cık dısarıya gez anam gezzzzzz yuru bazen kardesımle tartısıyorum sabahları erken kalkıp yurumeye bayılırım ben yada aksamları kızar bana delımısın sabah sabah nedır bu enerjı derr

    baslıgı okuyumca ılk aklıma gelen yaslı hayatın butun yuku uzerınde kocası bırakmıs gıtmıs ne bılıyım hersey geldı aklıma konuyu okudum yaslı teyze degıl genc guzel bır bayan yazmısss

    sen dunyanın en guzzel kadınısın asla unutma....sırkelen yaza kadar azmedersen ıstedıgın kıloya ulasırsın sadece ıste yapıcam dee
     
  12. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  13. derya_06_17

    derya_06_17 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2010
    Mesajlar:
    70
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    aslında gayet aklı başındasın upuzun bir yazı olmasına rağmen kendini çok güzel anlatmışsın,hissettiklerini istediklerini net bir şekilde belirtmişsin,geriye bunları uygulamak kalıyor.istediklerini elde etmek senin elinde biliyorsun,yani sen bişeye kalkışmadıktan sonra nasıl olacak?kilo vereceksen sen başlayıp zayıflayacaksın,düzenli tertipli olmak istiyorsan sen kalkıp ortalığı düzelteceksin,erken kalkıp uykundan fedakarlık edecek olan yine sensin.iş sen de bitiyo güzelim.içinden gelmiyosa da kendini zorlayacaksın.ilk başlarda bunu daha kolaylaştırmak için hemen bir psikolog yardımı almalısın.evlilik fikrini de şimdilik kafandan atsan iyi olur,19 yaşında biri ile ne evliliği allah aşkına?evlilik öncesi yapman gereken bir sürü şey var onları hallet,önce kendini sev,sonra herşey gelir zaten.sevgiler.
     
  14. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  15. scheker

    scheker herseyin hayirlisi... Üye

    Katılım:
    24 Kasım 2009
    Mesajlar:
    3.226
    Beğenildi:
    143
    Ödül Puanları:
    163
    canim benim herseyin basi saglik
    sagligin yerinde olduktaan sonra inan istersen herseyi basarirsin
    sen istemedigin icin olmuyor bunlar yani bu hayati bu sekilde yönlendiren sensin
    evliligi kendini iyi hissettigin dönemde yapmalisin
    ancak ozaman saglikli bir karar alabilirsin
     
  16. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  17. Çenebaz

    Çenebaz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    8 Ocak 2009
    Mesajlar:
    11.525
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    0
    Ben de bütün konuyu okumaya üşendim, inan :KK1:
    Şaka bir yana da üşengeçlik gerçekten bir hastalık, üstelik üşendikçe daha çok üşenirsin, virüs gibi yayılır hayatının her alanına.
    Sebebi genelde yetiştirilme şeklimizle ve çabalarımızdan sonuç alamamakla ilgili.
    Yetiştirilme şeklimiz "sen dur, ben yapayım" şeklinde ise her zaman işi yapacak başkalarının olduğunu düşünürüz.
    Çabalarımızdan sonuç alamadığımız bir işse de ister istemez yılgınlığa kapılırız.
    Eğer bir işe üşenmek istemiyorsan düşünmeden yapacaksın.
    Düşünmek yapmaktan daha zor çünkü, düşündükçe yapmak daha zor geliyor insana.
    Örneğin sabah kalktın, spor yapmak istiyorsun ama üşeniyorsun, o zaman kalkar kalkmaz düşünmeden yap, zamanla alışkanlık halini alır zaten.
    Düşündüğün zaman yapmaya karşı da bir direnç oluşturuyorsun, ya da düşüncelerini kontrol altına almalısın.
    Düşüncelerinde olumsuz yargılar olmamalı, mesela aman spor yapsam da ne oluyor ki, bu ders çok zor çalışsam da başaramam vs. gibi.
    Üşengeçlikten kurtulmanın önemli yolu hareket etmek ve her hareketinin kendine ve başkalarına faydalı olduğunu düşünmek.
    Eskilerin dediği gibi, üşenenin çocuğu olmaz :KK1:
     
    MissCherryBlossom bunu beğendi.
  18. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  19. MuzipRakkase

    MuzipRakkase Üyelkiptali istiyrm olmuo Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2010
    Mesajlar:
    2.215
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    61
    Cevap yazmaya üşenme ama :) Ben bir pazar günü evde kalayım nasıl üşengeç oluyorum anlatamam,bence insanı dinç tutan sabah erken uyanmak düzenli olarak iş varsa işe okul varsa okula gitmeli...Bir ikincisi diyetisyen sadece sana bir liste verecek sana uygulayacaksın ama birazda insan kendi kendinin dktoru olmalı :) en azından saat 6 dan sonra yemek yemeyi bırakabilirsin :)
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.