Uyku Nehri

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve yessillim tarafından 2 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    2 Ekim 2007
    Konu Sahibi : yessillim
  1. yessillim

    yessillim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    711
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    108
    Uyku Nehri



    Bölünüyor uykularım en olmadık günlerde. Burada durduk yere karartıyoruz günleri. Eteğine takılıvermiş, kaçıp giden resimlerim. Uzattıkça bitiremediğimiz bir resim bu. Uzadıkça kayboluyor, önümdeki nehir. Nehirlerin yeşil olduğuna dem vurmayacağım şimdi, öyle yaşlıyız ki ve öyle korkak, tüm sözcükler içimizde hapsedilmiş.


    Bir çingene sanırım, tüm kıvrımlarımda beynimin dans ediyor çılgınca. Eline kim bilir hangi vakitte düşmüş, ismini bilmediği bir çiçek var. Arkasından bağlanmamış saçları. Çingenelerin saçları hep açık ve dalgalı olur. Beynimin içinde dönüp duruyor bağırışlarıyla. Ve hep seslidir çingeneler sokak aralarında.


    Çaresiz desenlerinde zeminin, bir çocuk elinde çantası, yer yer kaybolmuş adımlarıyla yavaşça vuruyor ayaklarını. Bir çocuk sallanıyor sanki kafamda, elinde çantası, gözlerini kocaman açmış. Hangi karanlığa dönüşsek bu sessiz şehirde, bir denk düşmemişlik yineleniyor dilimizde. Biz aynı dili konuşan, suskunlarız aslında.


    D ö r t diyorum, zaman aralarına sıkışmış halimle. Dört zaman daha bekle beni, dakika değil, zaman. Ben beklenilmekten de öte, korkuyorum. Beynimin tüm köşelerinde bir oyun oynuyor düşüncelerim. Bazen oluyor da, kafamı duvara vurmak, parçalamak, kendi ellerimle gömmek istiyorum. Ne yaman çelişki! Hangi çelişki içimizi örmüşse; öyle aldırmadan oturuyoruz bulduğumuz boşluğa.


    Aynı çizgide kalmıştık oysa. Tüm karmaşasıyla bir kavgaydı kendimle yaptığım. Vücudumun içinde bir ‘yaşlı’ var. Kimi zaman öğüde meraklı, kimi zaman geçmişte yaşayan… Bugüne dert dileyen bir ses var içimde. Ne kıskanç, ne dertli, ne mutlu. Hasta, sadece hasta bir ruh.


    Kekremsi bir hava uçuruyor sokakları ardımdan. Sokaklar uçmaz diyor gerçek en aldırmaz sesiyle. Gerçek hiç aldırmadı ki bana. Bazen bir yemek arasında boğuluveriyor soluklarım. Biz gitmenin bile cesaret isteyen sınırlarında uyuyakalmışız. Elim kesik, dördün içinde bir kapı arıyorum istemsiz. Kapı yok, tokmak yok. Bölünüyor uykularım en olmadık yerlerde; bazen bir sesin, içimde bittiği gecelerde.



    alıntı..