Uzun süren evliliklerin sırrı ne?

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve suskunluk09 tarafından 7 Aralık 2009 başlatılmıştır.

    7 Aralık 2009
    Konu Sahibi : suskunluk09
  1. suskunluk09

    suskunluk09 Guest

    UZUN SÜREN EVLİLİKLERİN SIRRI NE?

    Onlarca yıl evli kalıyorlar
    Marka evlilikler bunlar…
    40 yıl… 50 yıl… Ölene kadar…
    Evet, Yarım asırdan bahsediyoruz
    Dile kolay…
    Kim mi bunlar?
    Annelerimiz, babalarımız…

    Görmeden evlendiler, gerdek gecesi tanıştılar
    Boş bir tuval kondu önlerine…
    Hoş bir hayatı nasıl çizilebilirimin çabasına girdiler hep!
    Onlar, bir ömür boyu bu evcilik oyununu beraber oynamak için ant içtiler
    Evliliği deneme tahtası yapmadılar. Küçük çocuklar gibi oyunbozanlık yapmadılar, oyunu terk etmediler, zorluklara katlandılar
    Evliliklerinin üstünde karabulutlarda dolaştı
    Kavgada ettiler, birbirine de küstüler
    Ama mahkeme kapılarını suyolu etmediler
    Acıların, hüzünlerin ve kaybetmişliklerin üzerine
    Hayatlarını yeniden inşa ettiler
    Umutlarını askıya almadılar.
    İçlerinde kirlenmemiş mavilikler her zaman bulundurdular
    Mutluluklarına ölümcül bir hastalık bulaşsa da,
    Eyyubi bir sabırla düzelmesini beklediler

    Baba çocuklarına anneleri için şöyle derdi;
    Anneniz, nazlı bir gelin gibi her dem dağlardan evimize inen buluttur. Bereket getiren, mutluluk getiren…
    Annede çocuklarına babaları için şöyle derdi;
    Babanız evimizin direğidir. Her zaman sırtımızı dayadığımız…
    Evimizin beşinci mevsimidir… Sürekli çiçeğe duran

    Birisi konuştuğunda diğeri susmasını bildi
    Sıkıntılı anlarında geceleri dualarla ıslattılar
    Bazen amorti kadar küçük bir mutluluk onları havaya uçurabiliyordu
    Hatalarını hoş gördüler, yataklarını ayırmadılar. Ne erkek evi terk etti günlerce,
    Ne de kadın bohçasını ve çocukları alıp babasının evine gitti
    Kol kırıldı ama yen’in içinde kaldı
    Aile içi sırlar en yakınlara bile anlatılmadı. Kara toprağa kendileri ile beraber gömülmek üzere, içlerinde saklayacaklarına dair yemin ettiler.
    Ekonomik olarak büyük sıkıntılarda çektiler, aç kalmasını bildiler, birbirini suçlamadılar, imkânsızlıkların üstüne beraberce gittiler
    Umutlarını ekmek arası yapıp paylaştılar
    Ayakta kalabilmek için birbirlerine soluk oldular
    Zaman zaman gürlediler, şimşeklerini çaktılar, birbirine sözcük olup yağdılar ama sonunda gökkuşağı olup açmasını da bildiler
    Sorunları kendi içinde hallettiler, bu hayat onlarındı ve tek söz sahibi kendileri idi, başkalarının ne dediği çok önemli değildi, çevrelerindeki akıl hocalarını pek takmadılar. Çözümün yine kendilerinde bittiğini biliyorlardı
    İlk zamanlarda zorlansalar da eşlerinin karakterini değiştiremeyeceklerini anladılar öylece kabul ettiler. Hatta daha da ileri giderek kendimi nasıl değiştirebilirimin hesaplarını yaptılar
    Aynı evi paylaşmaları, eş olmaları; zevklerinin ve hobilerinin de aynı olması gerekeceği manasını çıkarmadılar. Birbirlerini özgür bırakmasını bildiler. Sıkmadılar…
    Hoşlanmadıklarını değil, hoşlandıkları yönlerini hep göz önüne getirdiler
    Hediyeleşmesini bildiler. Özel günlerde imkânsızlıklar nedeni ile en değerli hediyeler alınamazsa da tatlı bir söz, sevgi dolu bir busenin en pahallı hediyeden daha değerli olduğunu biliyorlardı.
    Geçen onca yıl sevgilerini azaltmadı tam tersine artırdı
    Ufak tefek şeyleri ilk zamanlar onlarda büyüttüler ama zamanla bunların bir kıymetinin olmadığını, büyütülecek ve kalp kıracak şeyler olmadığını anladılar.
    Tartışmalarda gerektiğinde olayın büyümemesi için bir müddet farklı odalarda farklı uğraşlara girdiler.
    Artık nede olsa benim oldu düşüncesine kapılıp ne kendilerini salıverdiler nede eşlerini… Önce kendilerine özen gösterdiler, sonra birbirlerine
    Çevrelerinde yaşayan kişilerin çoğuna alttan alıyorlardı. İkisi de bunun farkındaydı
    Bu yüzden birbirlerine karşı daha fazla alttan almak zorlarına gitmiyordu.
    Söylenen sözlere ve söyleniş biçimlerine dikkat ettiler
    Emir cümlesi kurmadılar
    Özür dilerim, teşekkür ederim sözlerini çok kullandılar
    Her açıdan evliliğin yürümesinde ikisi de azami dikkat ettiler. Fedakârlık gerekiyorsa ikisi de yapmalıydı, bu bilinçle hareket ettiler.
    Birbirlerine elkızı ve eloğlu muamelesi yapmadılar. Tek bir beden oldular. Hesapları tekti… İdealleri tekti… Bunlara ulaşmak için beraberce çabaladılar
    Toplum içinde hiç tartışmadılar, birbirini küçük düşürmediler, yalancı çıkarmadılar
    Hiçbir konuda birbirinden şüphelenmediler, güven verdiler
    Karşılıklı olarak ailelere saygıda kusur etmediler
    Birinci tekil şahısla(ben) işleri hiç olmadı. Hep 1.çoğul şahsı (biz) kullandılar
    Arayışlara girmediler, ihanet etmediler
    Sadece birbirinin yağmurunda ıslanmayı tercih ettiler
    Evlilikte mutluluğun formülünü bulmuşta değillerdi... İkisi de bilim adamı değildi ilkokulu bile bitirmemişlerdi, yani formül bulacak kadar akademik bir kariyerleri yoktu… Ama onlar;
    Karşılıklı fedakârlık yaparak
    Mutlu bir şekilde
    Onlarca yıl
    Evlerinde
    Evli olarak kalmasını becerebildiler


    Mehmet Orhan DURDU
     
  2. 7 Aralık 2009
    Konu Sahibi : suskunluk09
  3. BenDerin

    BenDerin Allah'ım şükürler olsun. Eski nick DERİNNN Üye

    Katılım:
    23 Ocak 2008
    Mesajlar:
    2.000
    Beğenildi:
    50
    Ödül Puanları:
    153
    Paylaşımın için tşk ederim yazılanlar çok doğru gerçekten .