Vajina Kanseri

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 23 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    23 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.632
    Beğenildi:
    5.166
    Ödül Puanları:
    438
    Kadın genital kanserlerinin %1-2’sini oluşturur.Genel olarak rahim ağzı kanserlerine benzer bir nedensel ve biyolojik özelliğe sahiptir. Vajina bir ucunda rahim ağzı diğer ucunda vulva olan tüp şeklinde bir organ olduğundan tanı ve tedavide bir takım teknik zorluklar ortaya çıkabilir.Hastaların %76’sı 50 yaşından büyüktür.


    BELİRTİLER:

    ·Ağrısız kanama (ilişki sonrası olabilir)
    ·Akıntı
    ·Sık idrara çıkma ve mesane ağrısı
    ·Dışkılama alışkanlıklarında değişiklik veya sorunlar olabilir.



    NEDEN OLABİLECEK veya RİSK FAKTÖRLERİ:

    Bugünlerde en çok üzerinde durulan neden veya risk faktörü (İnsan siğil virusu) HPV’ dir. Uzun süreli tahrişe neden olan herşey, vajinaya yerleştirilen (sarkma önleyici esnek yumuşak halkalar) pezerler, başka veya kanserler nedeniyle yapılan ışın tedavileri de bu başlık altında sayılabilir. Anne karnında düşük olmaması için kullanılan bazı estrojenik hormonlara (DES:KK70:ietilstilbestrol) maruz kalan kız bebeklerin ileriki hayatlarında bir takım vajinal değişiklikler (vajinal adenozis) ve vajina kanserine yakalanma olasılığı artmaktadır.


    KANSER ÖNCÜSÜ HASTALIK:

    VAIN adı verilen kansere dönüşebilir hastalık vajina içinde tanımlanmıştır.Hastalık bu aşamada tanı konup uygun takip ve tedavi yapılırsa kansere dönüşüm önlenebilir.


    TARAMA :

    Vajina kanserlerinde sürüntü (pap-test, smear) ile tarama etkin olarak kullanılabilir.Özellikle HPV ile bulaşmış kadınlarda düzenli vajinal ve rahim ağzı sürüntüleri alınması çok önemlidir.
    TANI:
    Çıplak gözle veya kolposkop ile yapılan muayene sırasında şüpheli alanlardan parça (biopsi) alınarak tanı konur.


    TEDAVİ:

    ·Cerrahi
    ·Radyoterapi (x-ışını)
    ·Kemoterapi(ilaç) tedavisi uygulanabilir.

    Ortalama 5 yıllık sağ kalım oranı %42.5’tir. Erken evrelerde bu oran %69 iken ilerlemiş hastalığı olanlarda % 17.5’e düşmektedir.


    kaynak:kadinsagligi.com
     
  2. 20 Mart 2009
    Konu Sahibi : Elif
  3. Ecan84

    Ecan84 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Mart 2009
    Mesajlar:
    27
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    KADINLARDA ÖNEMLİ BİR TARAMA

    PAP SMEAR TESTİ NEDİR?
    Smear testi rahim ağzının hücresel değişikliklerini gösteren bir tarama testidir. Smear testi rahim ağzının kötü huylu veya kötü huylu hastalığa dönüşme potansiyeli olan değişikliklerini saptar. Gayet basit bir test olup bir erken tanı ve tedavi yöntemidir. Bu test bazen hafif bir enfeksiyon belirtisinin yakalanabilmesine de olanak sağlar.

    1940’lı yıllarda ilk defa doktor George Papanicolau tarafından tanımlandığı için teste PAP Smear denilmiştir. Testin duyarlılığı yüzde 100 değildir. Tarama testi iyi alındığında yüzde 70-80 oranında doğruluğa sahiptir.

    Genelikle rahim ağzı normal hücrelerinin kanser hücrelerine geçişi ani değildir. Belirti vermeyen ve pre-malign denilen (kanser öncesi) hastalıklar yılda bir PAP smear testi yaptıranlarda bu dönemde farkedilir. Kanser öncesi hastalıkların tedavisi kolay ve başarılıdır. Hasta kanser teşhisi almadan fark edilmiş ve büyük tedavi işlemleri gerektirmeden tedavi edilmiş olur.,böylece gelecek olan bir kanserden kurtulmuş olur yani PAP SMEAR TESTİ HAYAT KURTARIR..

    KİMLERE YAPILMALI?
    Rahim ağzı (serviks) kanseri bayanlardaki kanserlerin baş sıralarında yer aldığı için smear testi rahim ağzı olan herkese yapılmalıdır. Taramaya ilk cinsel ilişkiden 1 yıl sonra başlanır.Tarama sıklığı genelde yıllık olarak belirlenmiştir ama test sonuçlarına göre aralıklar değişebilir. Şüpheli sonuç alınan durumlarda,eğer ileri tetkik yapma gerekliliği yoksa daha sık aralıklarla yapılabilir. PAP smear testinin normal rapor edilmesi hastanın jinekolojik olarak normal olduğunu kanıtlamaz. Rahimin üst kısmı ve yumurtalık kanserlerini taramaz. Ayrıca jinekolojik muayenenin yapılması, rahimin üst kısmı ve yumurtalıklara ait değerlendirme için de sonografik incelemeden geçmesi, yıllık kontrol açısından önem taşır.

    SMEAR TESTİ KANSER
    TARAMASINI NASIL YAPAR?


    Vajina ile birlikte rahim ağzı mukoza adı verilen bir tür doku ile kaplıdır. Servikal mukoza 5 mikroskopik tabakadan oluşur. Hücreler devamlı yenilenmekte ve alt tabakadan yukarı çıkmaktadır. Bu büyüme ve yenilenme göç esnasında hücrelerde normal olmayan değişikliklere “displazi” adı verilir. Displazi ilerde kansere dönüşebilecek anormal bir durumdur ve takip edilmelidir. Vajina ve serviksin her ikisi de farklı epitel hücrelerinden oluşmaktadır. Bu iki hücre grubunun birbiri ile komşuluk içinde olduğu bölgeye” transformasyon zonu” denir. Rahim ağzı kanserlerinin tamamına yakını bu bölgeden başlar. Smear testi de bu bölgeyi örneklemeyi amaçlar.


    TEST NASIL ALINIR?
    Son derece basit bir yöntemdir. Genellikle rutin jinekolojik muayene sırasında uygulanır. Muayene sırasında spekulum (bir alet) takıldıktan sonra rahim ağzı (serviks) görülür ve özel bir fırça yardımı ile bu bölgeden sıvı alınır. Sürüntü materyali ince bir cam üzerine yayılır (konvansiyonel metot) veya özel bir sıvı dolu kap içine konulur (thin prep). Patolojiye gönderilen örnekler mikroskop altında değişik metotlar ile incelenebilir. Thin prep (ince yayma) adı verilen yeni bir tekniktir. Bu teknik ile elde edilen rahim ağzı hücreleri kan, mukus ve diğer ölü hücrelerden ayrılarak daha net bir şekilde incelenme şansına sahip olurlar. Bu testin duyarlılığı normal (konvansiyonel)smear testine göre daha yüksektir. Hatalı negatif sonuç %4 tür. Bunlara göre değerlendirilen smear testlerinin sonuçları 2-6 gün içinde rapor halinde elimizde olur.

    Test değerlendirilirken patolog hasta hakkında bazı bilgilere gerek duyar. Bunlar:

    * Hastanın yaşı
    * Son adet tarihi
    * Gebe olup olmadığı
    * Hormon ilacı kullanıp kullanmadığı
    * Spirali olup olmadığı
    * Jinekologun ne amaçla testi istediği (klinik tanı).
    Bu bilgiler patoloji uzmanının tanısını kolaylaştırır ve şüphede kaldığı durumlarda kolay karar vermesine yardımcı olur.


    TEST NASIL
    DEĞERLENDİRİLİR?

    Smear testinin sonuçları birkaç değişik şekilde sınıflandırılabilir. En sık Papanicolau sınıflaması kullanılır. Son yıllarda Bethesda sınıflaması daha detaylı olduğu için tercih edilmektedir. Class 1, 2, 3, 4, 5 veya Benign,ASCUS, LSIL, HSIL, AGUS, Adenokarsinom gibi terimler kullanılır. Sonucun negatif çıkması hücresel değişiklik olmadığını gösterir yanı normaldir. Bunlarla ilgili detaylı bilgi için lütfen doktora başvurun.

    Smear testi sonucu normal olup fakat yetersiz hücre olarak rapor edilebilir. O zamanlarda tekrarlama takvimi hastanın risk durumuna göre düzenlenir.

    TEST ALDIRIRKEN DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN
    NOKTALAR

    * Smear alınmasından önce 24 saat süre ile cinsel ilişkide bulunulmamalı.
    * Test öncesi 72 saat herhangi bir vajinal krem ya da ilaç kullanılmamalı veya vajinal duş alınmamalıdır.
    * Adet sonrası dönem zaman açısından en ideal dönemdir.
    * Değerlendirme yapacak olan merkezin güvenilirliği önemlidir.

    ÖZEL DURUMLAR:
    MENAPOZ VE GEBELİK

    Menapozdaki kadınların hormon ilacı kullansınlar veya kullanmasınlar mutlaka yılda bir defa smear testi yaptırmaları gerekir. Menopozdaki kadınlarda smear testi alınması diğer kadınlara göre farklılık gösterir. Menopozda transformasyon zonu (kanserin en sık olduğu bölge) rahim kanalına doğru ilerler. Smear alırken daha dikkat etmek gerekirse özel fırça kullanmak önemlidir.
    Hamilelerde gerektiği zaman, özellikle ilk 3 ayda smear sakıncalı ve riskli değildir, fakat ideali smear testinin gebe kalmaya hazırlık döneminde alınması ve var ise risklerin ortadan kaldırıldıktan sonra gebeliğe başlanmasıdır.

    Sonuç olarak her kadın yılda bir kez rahim ağzı kanseri tarama testi olan smear testini güvenilir bir merkezde yaptırmalıdır.
    Op. Dr. Bahar Çağlar
    (Özel Kadıköy Florence Nightingale Hastanesi
    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı)

    Kaynak: Gazete Kadıköy