Vajinal Mantar Enfeksiyonu

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 28 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Yönetici Editor

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    16.919
    Beğenileri:
    366
    Ödül Puanları:
    83
    Vajinal mantar enfeksiyonları ilk kez 1849 yılında gebe bir kadında tanımlanmıştır. Erişkin kadınların yaklaşık %75'i yaşamlarının herhangi bir döneminde en az bir kez mantar enfeksiyonu geçirirler. Çoğu kez gebelik, antibiyotik kullanımı gibi nedenlerle ortaya çıkan bu durum tedaviye kolay cevap verir. Ancak kronik vajinal mantar enfeksiyonu hem cinsel hem de psikolojik sorunlara yol açabilir.

    Vajinal mantar enfeksiyonlarına yol açan mikroorganizmalardan en sık görüleni Candida Albikans adı verilen bir maya hücresidir. Vakaların %67-95'inde bu mantar hücresi sorumlu olarak bulunduğundan, vajinal mantar enfeksiyonları genelde vajinal kandidiyazis şeklinde tanımlanır. Candida Albikansın vajinada zaten normalde bulunan bir organizma mı olduğu yoksa belirti vermeyen kadınlarda saptandığında mutlaka tedavi edilmesi gereken bir patojen mi olduğu günümüzde dahi açıklığa kavuşturulamamış bir sorudur.

    Erkek semeninde üretilemediği için cinsel yolla bulaşan bir hastalık olarak kabul edilemez.Ancak yapılan araştırmalarda eşlerin benzer tipte mantar hücresi taşıdıkları saptandığı için pek çok hekim tedavide eş tedavisi de uygulamayı uygun görmektedir.

    Vajinada belirti vermeden bulunan kandidalar çeşitli faktörlerin etkisi ile aktif hale geçerler ve klasik belirtiler ortaya çıkar. Ancak önemli bir gerçek de vakaların %50'sinde bu tür bir faktör olmadan hastalığın ortaya çıktığıdır.Vajinal mantar enfeksiyonlarını tetikleyen faktörler şunlardır:

    Antibiyotikler: Geniş spekrtumlu olarak tabir edilen güçlü antibiyotikler vajinanın normal pH dengesini bozarak mantar enfeksiyonu için uygun ortam hazırlarlar. Vajinitte en sık etkili olan antibiyotikler tetrasiklin ve penisilin grubu ilaçlardır.

    Gebelik: Özellikle gebeliğin son 3 ayında hücresel bağışıklığın azalması ile kandida gelişimi kolaylaşır. Yine gebelikte vajinada glikojen adı verilen maddenin artışı da bu olayı hızlandır. Vajinada glikojenin artmasına ise kanda östrojen ve progesteron miktarının yükselmesi neden olur.

    Şeker Hastalığı: Kan şeker düzeylerinin dengesiz seyrettiği kontrolsüz diyabette idrar ve vajinal salgılarda şeker düzeyleri artar, bu da mantar için uygun bir ortam hazırlar.

    İmmunosupresyon: Bağışıklık sisteminin baskılanması demektir. İlaçlar ya da sistemik hastalıklar sonucu hücresel bağışıklık sisteminin baskılanması kandidiazisi hızlandırır.

    Doğum Kontrol hapları: Eski tipte yüksek doz oral kontraseptiflerin vajinal kandidiasiz için uygun zemin hazırladığı ileri sürülse de günümüzdeki düşük doz ilaçlar ile bu görüş geçerliliğini yitirmiştir.

    Rahim içi araç (spiral): Etkisi tam olarak bilinmemektedir. Ancak kandidiazis için predispozan faktör olduğu ileri sürülmektedir.

    Hormon kullanımı: Östrojen ve progesteron içeren ilaçların alımı kandidiazis görülme oranını arttırır.

    Naylon giysiler: Özellikle kilolu kadınlarda giyilen naylon giysiler ve çamaşırlar bölgede sıcaklık ve nem artışına neden olurlar. Bu durum mantar hücreleri için altın değerinde bir fırsattır. Gelişen enfeksiyon tekrarlama ve kronikleşme eğilimindedir.

    Lokal allerjenler: Renkli tuvalet kağıtları, parfümler, yüzme havuzundaki ilaçlar, tampon ve pedler alerjiye neden olabilirler. Alerjik zemin üzerinde ise daha sonra mantar enfeksiyonu gelişebilir.

    Metabolik hastalıklar: Tiroid hormonu bozukluğu gibi hastalıklar kandidiazis için uygun zemin hazırlar

    Şişmanlık

    Kronik servisit

    Radyasyon

    Belirtleri

    Vajinal mantar enfeksiyonunun en önemli ve en sık görülen belirtisi kaşıntıdır. Bu kaşıntı geceleri şiddetlenir ve sıcak etkisi ile artar. Hastaların çoğunda dış genital organlarda yanma vardır. Özellikle idrar yaparken, idrarın değdiği bölgelerde şiddetli yanma hissi olur. Bazı hastalarda cinsel ilişki esnasında ağrı olabilir.

    Vajinal kandidiazisde akıntı her zaman olmaz. Eğer mevcut ise bu akıntı beyaz renkli ve içerisinde süt ya da peynir kesiği şeklinde tanımlanan ya da kireç benzeri olarak nitelendirilen parçacıklar bulunur. Akıntıda kötü koku görülmez. Kokunun olması kandidiazise eşlik eden ikinci bir enfeksiyonun varlığını akla getirmelidir.

    Vulva ve vajinada kızarıklık ve şişlik olabilir. Vajina duvarında mantar plakları bulunabilir.Bunların görülmesi kandidiazis için tipiktir.

    Kaşımaya bağlı olarak vulva derisinde soyulmalar ve küçük kanamalar olabilir.

    Tanı

    Vajinal mantar enfeksiyonlarının tanısı güç değildir. Genelde muayene esnasında hastanın şikayetleri ve muayene bulgularının bir arada değerlendirilmesi ilave bir laboratuvar tetkikine gerek kalmadan tanı koydurur. Vajinal kandidiazisde kültür almanın rolü yoktur. Bunun yerine alınan akıntı örneğinin potasyom hidroksil ile muamele edildikten sonra mikroskop altında incelenmesi ve tipik mantar psödohiflerinin görülmesi tanıyı kesinleştirir.

    Tedavi
    Vajinal mantar enfeksiyonlarının tedavisi hem çok kolay hem de zordur. Tedavi ile akut şikayetler büyük ölçüde giderilir. Ancak hastaların %5-25'inde hastalık daha sonra tekrarlar. 1 yıl içinde en az 4 defa kandidazis atağı geçirilir ise bu durumda tekrarlayan enfeksiyonladan söz edilmektedir. Bu yeniden atakların nedeni mantar mayalarının vajinadaki sağlam dokuların içine girerek derinlere kadar ilerlemesi ve burada sessiz kalmaları ve ilaçlardan da etkilenmemesi olarak açıklanmaktadır. Vajina hücreleri sürekli bir yenilenme içinde bulunduğundan üstteki hücreler dökülüp alttaki hücreler yüzeye çıktıkça bu mayalarda yüzeye yaklaşmakta ve uygun ortam bulduğunda yeniden enfeksiyona neden olmaktadır. Bu duruma invazif kandidiyazis adı verilir. İnvazif kandidiazisin önlenmesinde predispozan faktörlerin ortadan kaldırılması şarttır.

    Tedavide hem sistemik hem de lokal ilaçların kullanılması gereklidir. Lokal ilaçlar hem vajinal ovül (fitil) hem de krem şeklinde olabilir. Tekrarlayan enfeksiyonlarda ise bazı yazarlar eş tedavisi gerektiğini düşünmektedirler.

    Ağızdan alınan sistemik tedavide tek günlükten 1 haftalığa kadar tedavi protokolleri ve ilaçlar mevcuttur. Aynı durum vajinal ovüller için de geçerlidir.

    Tedavi esnasında naylon giysiler giyilmemesi, çamaşırların pamuklu olması, kaynatarak yıkanması ve buharlı ütü ile ütülenmesi, dar giysilerden kaçınılması, vajinanın su ile yıkanmaması bunun yerine nötr pH derecelerine sahip ve bu amaçla üretilmiş sıvı sabunların kullanılması tedaviyi kolaylaştırır.

    Kaynak:kadınhastalıkları
     
  2. 28 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. tatlicadiarzu

    tatlicadiarzu O Bir Dadas Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.107
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    saol canım bende zaman zaman bu rahatsızlığı yaşayanlardanım son 2 yıldır enson özele gittim biraz rahatım şimdi :rolleyes2:
     
  4. 6 Mart 2007
    Konu Sahibi : Elif
  5. GXOXKKUXSXAXGXI

    GXOXKKUXSXAXGXI KoCaMı ÇOOOKK SeViYoRuM ! Üye

    Katılım:
    1 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.546
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    selam arkadaşlar.bende bu mantarla ilgili konu açmıştım ama böyle bir konu daha önce açıldığı için benim konu kapandı.benimde mantar sorunum var mesure arkadaşım bana zeytinyağıyla ilgili bir öneri sundu ama ben nasıl yapılacağını tam anlayamadım.burdan arkadaşıma sesleniyorummmmmm.daha ayrıntılı nasıl yapılacağını söylersen çok sevinirim.mesureeeeeeee duy sesimiiiiiiiiiiiiiiiiiii :)))
     
  6. 6 Mart 2007
    Konu Sahibi : Elif
  7. Yelizz

    Yelizz Yeni Üye Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2006
    Mesajlar:
    445
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    GOKKUSAGI galiba sicak suyu kizdirdiktan sonra..siseyi (zeytinyag) oldugu gibi isinmis suda birakacaksiniz..zeytinyag boylece isinacaktir..ve sonra oyle kullanacaksin sanirim boyle birseyler olabilir..ama mesure sen yine duy GOKKUSAGIN sesini :)))
     
  8. 6 Mart 2007
    Konu Sahibi : Elif
  9. GXOXKKUXSXAXGXI

    GXOXKKUXSXAXGXI KoCaMı ÇOOOKK SeViYoRuM ! Üye

    Katılım:
    1 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.546
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    çok teşekkür ederim yelizzciiiimmm.umarım etkili olur kafayı yiycem yaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa :KK43:(((((((((((((((
     
  10. 2 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  11. kakule

    kakule Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    456
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    16
    Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, kadınlarda yazın çok daha sık rastlanan vajinal mantarlarla ilgili bilgi verdi.

    Sıcakların yükselmesiyle ile birlikte bazı hastalıklar artış gösteriyor. Bunlardan biri de "vajinal mantar enfeksiyonu".

    Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, vajinal mantar enfeksiyonunu "Daha çok candida albicans türü mantarın vajen yüzeyindeki hücrelere yapışıp yayılması ile oluşan, vajende, vulvada akıntı ve kaşıntı ile seyreden bir patolojidir" diye tanımlıyor ve yazın artma nedenini açıklıyor: "Vajinal mantar enfeksiyonunun gelişiminde sıcaklık ve nem önemlidir. Yüzme havuzunda kullanılan klor da mantar enfeksiyonu gelişimini arttırmaktadır. Yaz aylarındaki sıcaklık ve nemin yanı sıra havuz kullanımı, ıslak mayoyla uzun süre kalmak vajinal mantar enfeksiyonu gelişimine zemin hazırlamaktadır."

    Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, bu enfeksiyonların en sık görülen belirtilerini ise şöyle özetliyor: "Genital bölgede kaşıntı ve beyaz peynire benzer akıntı en sık görülen belirtilerdir. Vajende ağrı, ağrılı cinsel ilişki, vulvada yanma şikâyetleri olabilir. İdrarın iltihaplı genital bölgede cilde değmesiyle yanma hissi oluşabilir."

    Vajinal mantar enfeksiyonları konusunda hamilelerin de risk altında olduğunun altını çizen Prof. Dr. Cem Fıçıcıoğlu, "Gebeliğin özellikle son 3 ayında vajende mantar enfeksiyonu belirtileri daha sık izlenmektedir. Gebelerin yaklaşık %40’ında vajende mantar organizmalarının yerleşimi saptanmaktadır. Bunların %35’inde mantar bulguları izlenmeyebilir. Gebeliğin son 3 ayında hücresel bağışıklığın azalması, dolaşımdaki östrojen ve progesteron hormon seviyelerinin artması, mantar enfeksiyonunun vajende yerleşimini kolaylaştırmaktadır" diyor.
    EŞLER DE TEDAVİ OLMALI
    Vajinal mantar enfeksiyonlarının tedavisinde eşlerin de aynı tedaviyi görmesi gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Fıçıcıoğlu, tedavi konusunda şunları söylüyor: "Vajinal mantar enfeksiyonu sebeplerini ortadan kaldırmak önemlidir. Tedavide vajene uygulanan fitiller ve ağızdan alınan sistemik azol grubu mantar ilaçları kullanılmaktadır. Kortizon içeren kremlerin tedaviye eklenmesi vulva derisinde tahrişe bağlı şikayetlerin giderilmesinde faydalı olmaktadır. Aynı zamanda eşlerin de tedavi edilmesi vajinal mantar enfeksiyonların tekrarlamasını önlemek için gereklidir."

    Tedavinin tek başına yeterli olmadığına dikkatleri çeken Prof. Dr. Fıçıcıoğlu "korunma"nın da altını çiziyor: "Öncelikle mantar enfeksiyonu nedenlerine dikkat etmek korunmak için gereklidir. Özellikle de şişman hastalarda giyilen naylon ve sıkı giysilerin genital bölgede ısı ve nem artışına, dolayısıyla mantar enfeksiyonu riskinde artışa yol açtığı bilinmelidir. Bu nedenle hastalara sık iç çamaşırı değiştirmeleri, pamuklu çamaşırlar tercih etmeleri, ıslak mayoyla uzun süre kalmamaları önerilmelidir."
    Vajinal mantar enfeksiyonlarının nedenleri nelerdir?
    • Antibiyotik kullanımı
    • Gebelik
    • Kan şekerinin kontrol edilmediği diyabet vakaları
    • Doğum kontrol hapları
    • Bağışıklık sistemini baskılayan durumlar (AIDS, kortizon kullanımı gibi)
    • Sentetik giysiler, sıcaklık ve rutubet
    • İleri derecede şişmanlık (obezite)
    • Sık ve değişik kişilerle cinsel ilişkide bulunmak
     
  12. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif
  13. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    13.970
    Beğenileri:
    4.799
    Ödül Puanları:
    113
    Güncelleme..............................
     
  14. 24 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif
  15. canan

    canan Yeni Üye Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2006
    Mesajlar:
    93
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bu konuda size CİVANPERÇEMİNİ TAVSİYE ETMEK İSTERİM.
    Düzenli olarak içilen bitki çayı ile migren tümüyle iyileşebilir. Bedeni temizleyici etkisi sayesinde, yıllar boyu yer etmiş hastalıkları bedenimizden dışarı atabiliriz. Civanperçeminin en iyi biçimde ve doğrudan kemik iliğini etkilediğini ve orada kan üretimini düzene soktuğunu özellikle belirtmek gerekir. Bu gücü sayesinde bitki, kemik iliği hastalıklarında, çay kürleri, banyolar ve tentür kullanımı yolu ile yardımcı olabilir. Mide kanamalarında ve basur (hemoroid) kanamalarında olduğu kadar, mide basıncı ve mide yanmalarına karşı bitki çayı çok kısa sürede başarı sağlayabilir. Soğuk algınlıklarında, sırt veya romatizma ağrılarında bitki çayı elden geldiğince sıcak olarak içilmelidir. Bitki çayı böbreklerin düzenli çalışmasını sağlar, iştahsızlığı giderir, gazları ve mide kramplarını, karaciğer düzensizliklerini, mide ve bağırsak kanalı iltihaplarını iyileştirmeye yardım eder ve bağırsak beze çalışmalarını düzenleyerek, dışkılamayı kolaylaştırır. Kan dolaşımına ve damar kramplarına karşı çok etkili olduğu için bitki çayını koroner yetmezliğinde de önerilebilir. [Rahatsız edici vajinal kaşıntılar], bitkinin kaynama suyu ile yapılan yıkama ve oturma banyoları sayesinde yok olabilirler.
    Iki büyük avuç dolusu ince kıyılmış taze bitki veya 100 gr kurutulmuş bitki, gece boyunca soğuk suda bekletilir. Ertesi gün kaynama derecesine kadar ısıtılır ve süzülerek, banyo suyuna eklenir. BANYO SÜRESİ 20 DAKİKADIR. AYRICA BİR TATLI KAŞIĞI DOLUSU CİVANPERÇEMİ BİR SU BARDAĞI KAYNAR SUDA 10 DAKİKA KADAR DEMLENİP SÜZÜLDÜKTEN SONRA YIKAMA ŞEKLİNDE KULLANILDIĞINDA DA ŞAŞILACAK DERECEDE FAYDA GÖRÜLMEKTEDİR.
     
  16. 25 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif
  17. denizen

    denizen Yeni Üye Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2008
    Mesajlar:
    2
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    arkadaşlar ben 2 aydır bu sorunu yaşıyordum denemedigim ilaç kalmadı ama onlar da tahriş etmekten başka bir işe yaramıyor.en sonunda kendi tedavimi buldum.bir litre suya 2 yemek kaşıgı karbonat ekliyorum onunla yıkıyorum.ardından bildigimiz popolin pişik kremini sürüyorum 5 gündür devam ediyorum hiçbir rahatsızlıgım kalmadı. (bu tedaviyi ingilizce bir sitede gördüm.orda çay agacı yagının da iyi geldigi yazıyordu.) bir süre daha devam edecegim.umarım hepiniz iyileşirsiniz.zor bir rahatsızlık gerçekten insanın psikolojisi bozuluyor.
     
  18. 27 Eylül 2008
    Konu Sahibi : Elif
  19. Elis

    Elis Guest

    yaaa su vajinal mantarin kokten cozumu yokmu............3 -5 ayda bir ben bunu cekmek zorundamiyim.....biktim artik yaaaa
     
Benzer Konular: Vajinal Mantar
Forum Başlık Tarih
Jinekoloji / Kadın Hastalıkları Vajinal Mantar Pazartesi 17:48
Jinekoloji / Kadın Hastalıkları vajinal mantar 26 Eylül 2014
Jinekoloji / Kadın Hastalıkları Sanırım bende vajinal mantar var 16 Eylül 2014
Jinekoloji / Kadın Hastalıkları Vajinal mantar için aynısafa bitkisi kullanan var mı? 4 Eylül 2014
Jinekoloji / Kadın Hastalıkları Vajinal mantar 18 Ağustos 2014