Ve budur tek sebep, zlediinin sana gelmeyiine.

Konusu 'Şiir' forumundadır ve BtL. tarafından 13 Nisan 2009 başlatılmıştır.

    13 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  1. BtL.

    BtL. PrenseSs. Üye

    Katılım:
    22 Aralık 2008
    Mesajlar:
    115
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    “geleceğine inanmıyorsan

    inandırıcı değilsindir belki de..

    ve budur belki de tek sebep üstelik

    özlediğinin sana gelmeyişine ...”



    böyle yazmıştım avuçlarıma

    daha yüreğimde hayata karşı, inat

    ve gözlerimde

    su kadar duru bi hayalin saklı olduğu zamanların lisanı vardı..

    oysa şimdi bak,

    dağınık notlar, altı çizili cümleler ve hayaller

    ne varsa yırtıp atıyorum hayatımdan bir bir öteye

    madem ki sen yoksun,

    ve madem ki ikinci kere okunmuycak bi kitap yaşamak

    ne diye altını çizip notlar alalım

    hayat şu an benim ne hissettiğimdir sadece..



    /ve eğer sen bi uçurtmaysan

    hangi mevsim olursa olsun korkma

    o uçurtma uçar, rüzgarını bulunca..



    ve sen eğer bi taşsan

    asırlar geçer bakarsın

    sonra sulara gömülür kıtalar

    hatta ömürler eskir ki sonrada biter

    ama sen sadece

    susarsın …/



    hiç gelmeyecek birini özlediğini fark ettiğindeyse

    ilkin bin yıl birden yaşlanıyor insan

    sonrada birkaç göz yaşı şişesini dolduracak kadar damlıyor içi

    ve ardından yani gözlerini kurulayabilecek kadar geçen zamanların ardından

    “kim neyi feda edemiyorsa aşka

    onunla kalsın

    ve onunla yaşasın hayatının kalanında” diyerek

    bi rüzgara fısıldıyor hoşçakalını bi akşam üstü hüzünle

    ve vazgeçiyor özlemekten

    sadece bi yağmur

    sadece sebepsiz bi yağmur, yağsın istiyor

    öylesine delice…

    …………………........

    ve işte sen öyle gülümseyip duruyorsun ya hala gözlerimin en içine bir resimden

    öyle, sanki bir avuçluk bi aralıktan

    hani sanki bi pencereden

    bi dünya sevmek serpermişçesine yüreğime

    bakıyorsun ya, öyle sıcacık

    ve sarılır gibi sımsıkı ve okşarcasına sevecen..

    ve işte sen

    böyle gülümsediğin için belki de ben

    çakılmışçasına duruyorum bunca yıldır hala aynı cümlelerin taştan bekçisi

    ve gidemiyorum tek bir yalanlık bile olsa uzağına

    senin var olduğunu düşlemekten ...



    oysaki yoruluyorum

    yoruluyorum ki yorgunluğum yalnızlıktan bile değil, biliyorum…

    ama kaçamıyorum

    çünkü kaçabileceği kadar güzel bi çocukluğu olmayabilir değil mi herkesin

    böyle olunca da,

    gün tırnaklayıp duruyorken içimi

    bana sadece durup kanamak düşüyor

    ve ben bir kere daha üzerime düşeni layığıyla yaşıyorum..

    oysa hani herkesin sesine yakışan bir şarkıydı aşk

    hani kalbim benim aldanmaya değecek tek güzel şeyimdi

    olmadı bak..görüyor musun, olmadı işte..

    niyeyse,hep bişeylerin arasında kaldık biz

    gücümüz yetmedi başkalarının kalbine…

    şimdi biliyorum dürüstlüğün bedeli çok daha ağır yalanlardan

    ve biliyorum demek ki,binlerce kelime arasında

    yalnızca bir kaçının ateşiyle ısınabildiğimiz yalan

    ve galiba öylesine bi cümle olarak kalacak benim de yüreğim

    sonsuza uzanamıyacak mesela aşkın imlasıyla

    ve anlaşılan ben de kalanlardan olucam,

    hani her şeyden süzülüp dökülenlere benziycem,kendi tenhasına …



    şimdi sustum

    sustum ki artık bilenler konuşsun

    ben sustum

    en zayıf anımda ve en güvendiğim yerinden koptu umudum

    karşı kıyıda batan güneşler gibi battım kendi küskünlüğüme

    ve sustum

    artık herkes içindeki ölülerine sokulsun

    sustum öylece

    bilerek bilmelerin en kötüsünü

    ve bir anda görmüşüm gibi tüm suretlerin arka yüzünü

    kör oldu kalbim

    ve anladım

    sen yoktun …



    öylece gülümseyip duruyorsun sen hala bir avuçluk bir resimden

    gözlerinin gerisinde neler geçiyor bilmiyorum..

    mesela söylesene, ağlamak geliyor mu arada sana da bazen ?

    bazen seninde canın her şeyi bırakıp gitmeyi çıldırırcasına istiyor mu ?

    uykusuz gecelerde hani,dudağındaki sigaranın dumanı

    kaçıyor mu sık sık senin de kalbine ?

    ve yalnızlığın değil de

    bir kişinin yokluğunun sızısıyla titriyor mu kimi şarkılarda dudakların ?

    ahh ! hala gülümseyip duruyorsun oradan yüzüme usulca

    oysa ki yoksun

    yada sadece yokluğun kadar varsın aslında

    ve bilmiyorsun üstelik, bilmiyorsun hem de hiç

    ben neler neler yitirdim bu güne dek içimin yosun yeşili gizli sarnıçlarında

    sonra kaç kere koştum korkuyla zifiri karanlık caddelerinde yüreğimin

    sonra kaç kere düştüm

    ve kaç kere kalktım yeniden

    ve kaç kere yürüdüm ardından,kanayan dizlerimi bile silmeden

    ve sen bana böyle gülümseyip durdukça bir hayalden

    ben ağlayarak gözümüzü açtığımız bu hayata

    ancak birbirimizi bulunca gülümseyerek varırız sonuna diye bekledim çocukça

    oysa ki yoktun sen ve yazıktı benim ömrüme

    ve sırf bu yüzden bütün yüzler aynı işte şimdi bir diğeriyle

    ve bu yüzden, kaç kere gülsem o kadar damla göz yaşı dökülüyor gizlice ruhuma

    bak bir düşüm daha soluyor, gözlerimin önünde

    yoksun sen

    ve saklamak için hüznümü her şeye sahibim bir kere daha ben

    ve yoksun

    üstelik yağmurlarda yağmıyor be sevgili,bu günlerde …



    kimse bilmiyor ki aslında sadece

    bir kalpten diğerine

    kanatsız uçabilen şeyler üzerineydi özlüyorum dediğim şeylerin hepsi benim..

    hani koyu mavi bi yaz gecesi

    hani ay ışığının suya düşünce herkese anımsattıklarıyla aynıydı

    benim de içimdeki ışıldayan düşlerim kendi denizlerimde

    ve cesurdum üstelik ve bilirdim kazanmak yada kaybetmek yok

    sadece ne hissettiğindir hayat

    ve bunu bildiğinde

    bazılarının niye hayatlarını tırnaklatmadığını

    ve kimseninkini de kanatmak için yaşamadıklarını anlardın sende

    ki dedim ya,cesurdum ben

    aşka yokluğunda bile inananlardandım

    bilsen,kaç defa kalktım siperimden ve sıyrıldım zırhlarımdan

    kaç defa bıraktım kollarımı yana ve gülümsedim

    dedim ki hep

    “kalbime atılan bi mermiyse bile onu kalbimle yakalamalıyım”

    saklanmadım, kaçmadım

    ve harcatmadım yüreğimin tek bir sözünü başka şeylerin gürültüsüne

    ve tek bir an bile gözümü kırpmadım

    ta ki, kalbime çarpan ayazı olunca bir yokluğun

    işte o zaman ilk kez etimden ruhuma kadar sokuldu soğuğun

    ve titredi kirpiklerim donmuşçasına

    sonra korka korka aralanıp,zorla açıldı gözlerim,anımsıyorum

    anımsıyorum ya kesilmişti nefesim

    yada nefesten fazlasına ihtiyaç duyurdum

    sonra bekledim…

    bekledim…

    bekledim…

    ve anladım

    sen aslında yoktun …



    şimdilerde bile hala hep bir korkuyla açıyorum artık gözlerimi sabahlara

    üstelik ne sakladığım bi umut parçası

    ne de tutunduğum bi inançta yok kaybedebileceğim ama

    yinede çekiniyorum niyeyse o ilk gözümü açtığım anların hepsinde

    çünkü insan kendi kollarına

    tıpkı ona sarılırmış gibi sarılarak uykulara yattığı zamanlarda

    kaç dolunay doğuyor yalnız gecelerine

    sonra kaçı yitip gidiyor bir birinin ardından

    biliyor hepsini kendiliğinden, saymadan hem de

    ve biliyor da yinede aldırmıyor işte

    ta ki, bir olmayanın tek hediyesi

    ve belki de tek var olan şeyi

    gözlerine bıraktığı nemiyle uyandığında dayanılmaz sayıda günlere

    ve o ıslaklıkla üşürken öyle

    kimsenin hem de uzak yada yakın hiç kimsenin

    senin üşümeni hissedip

    titremediğini bir şekilde görüpte bilince

    bütün ilk anlar alışsan da acımasız oluyor hep biraz

    sen kendi kendinlesin

    ve “o” diye biri de yok işte …

    …………………….

    aşk bazen sahipsiz bir resim kadardır sadece

    o kadar vardır

    ve o kadar yoktur ellerinde..

    ve öğrenilecek hiçbir şeyi yoktur kimi zaman,ne hayatın ne de aşkın

    dönüşü olmayan bir noktaya gelince

    ayrılıyorsun

    bu sadece …



    sen yoksun

    yağmurlarda yağmıyor üstelik

    kalbim bir kere daha, en buğulu yer şimdi

    bütün yeryüzünde ...

    ……………….
     
  2. 13 Nisan 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  3. glsh85

    glsh85 Guest

    cok anlamlı !
     
  4. 22 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  5. egelim

    egelim Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Şubat 2008
    Mesajlar:
    102
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    harika paylaşımın için teşekkürler..
     
  6. 22 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  7. seratonin

    seratonin ))(beni seviyorum)(( Üye

    Katılım:
    1 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.568
    Beğenildi:
    41
    Ödül Puanları:
    108
    güzeldi...
     
  8. 7 Eylül 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  9. evinam

    evinam seviyorum seni Üye

    Katılım:
    18 Şubat 2009
    Mesajlar:
    364
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    cok guzel bunu okuyupta aglamıyan var mıdır acaba
     
  10. 24 Eylül 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  11. Jut

    Jut Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Nisan 2009
    Mesajlar:
    340
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    paylaşım için teşekkürler.. gerçekten güzel..
     
  12. 29 Eylül 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  13. Zurileu

    Zurileu Aktif Üye Üye

    Katılım:
    16 Eylül 2009
    Mesajlar:
    48
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Inanilmaz, cok etkilendim, tesekkurler...mafoldumben
     
  14. 30 Eylül 2009
    Konu Sahibi : BtL.
  15. missingequation

    missingequation Popüler Üye Üye

    Katılım:
    22 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    423
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    paylaşım için teşekkürler....inanılmazdı...:gitme: