Vicdanını Bulduğun Gün Çık Karşıma..!

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve BenCano tarafından 21 Eylül 2008 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    21 Eylül 2008
    Konu Sahibi : BenCano
  1. BenCano

    BenCano ~HürGeneral~ Üye

    Katılım:
    17 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.257
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    Hangi iklimin,hangi mevsiminde vurdun beni hatırlamıyorum...Hatırlamaktan korktuğum birçok gün gibi o günü de sildim zamanın tiktak seslerinden...

    Karşıma çıkan her ağacın her dalına,yaprak yaprak, seni ve karanlığı misafir eden gözlerini çizmiştim hatırlamak istemediğim vakitler diliminde.Şimdi bir cellat gibi karşıma dikilen zamanda,adım başı, geçtiğim kaldırımlara düşen yaprakları topluyorum...Ezip geçmeli mi sararan yaprakları yoksa kimsenin ayağına değip,yakmasın canlarını diye birbir toplayıp,kuytu bir köşede ateşe mi vermeli? Doğru olan hangisi bilmiyorum...Bilmekten korktuğum birçok şey gibi...

    Sözlerinle vurulduğum gün,anladım ki aşk vicdan istermiş..! Aşk sabır istermiş..! Aşk emek istermiş..! Sen bu aşkta emeğini, yıkıp,parçalamak için kullandın.Sen,bu aşkta sabrını benim sabrımı ölçmek için harcadın...Sende eksik olansa “ vicdan” dı...Hançeri sırtıma sapladığın gün,gözlerinde bir dirhem acı yoktu...

    Çünkü yalnızca vicdanı olanlar aşk acısı çekerdi.

    Şimdi bu sana son sözüm:

    Birgün dönmeyi düşünürsen
    Kaybettiğin vicdanını bulduğun gün çık karşıma..!​
     
  2. 21 Eylül 2008
    Konu Sahibi : BenCano
  3. BenCano

    BenCano ~HürGeneral~ Üye

    Katılım:
    17 Aralık 2006
    Mesajlar:
    2.257
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    Varlığınla yokluğun arasında kalmayacağım artık,
    ....sadece olmayacaksın.
    Sensiz kalma ihtimali olmayacak aleyhine kurulmuş cümlelerimin sonunda.
    Belki birkaç satır arasında unutulacaksın bir müddet sonra.
    İçimden olmayacak, boş bir kağıdın gölgesine sığınmayacak sana sitemlerim.
    Hani hep kızardın ya “Konuş konuş konuş” derdin, haykırabilir miyim şimdi korkaklığını.
    Bıraktığın bu mavi düşleriyle avunan yalnızlığı, artık sahiplenilmeyecek olmanın burukluğunu yaşarken, haykırabilir miyim dersin,
    susar mıyım, gülüp geçer miyim yoksa …?


    Aslında alıştırmalıyım kendimi hiç dönmeyecekmişsin, dönülmeyecek bir yerdeymişsin gibi farzetmeli,
    unutmalı...
    Seni hiç tanımamış gibi yaşamımı sürdürmeliyim.
    Var olduğum her yer aşk(ın) şehri olmalı artık,
    yeniden sevmenin,
    sevilebilmenin yeri her yer, zamanı yaşanan ve gelecek tüm zamanlar olmalı benim için.
    Evet, sayfalardan koparıp bir bir savurmalıyım seni yaşanmış tüm zamanlara, uzaklaşan her adımımla hapsetmeliyim bu anılar sokağına.
    Kopan takvim yaprakları sensiz geçen günleri saymamalı,
    bende yokluğunun güncesini tutmayı artık bırakmalıyım...
    Her yeni güne seni getirmedi diye isyan etmemeliyim.
    Kabullenebilmeli, hazmedebilmeli, aldırmamalı hatta sana hak verebilmeliyim.
    Bu satırlarla büyümeye başlamalıyım,
    sırf seni ve çocuklaşan bir aşkı kolayca unutabilmek için.
    Zira yoksun....
    Sanki benim hiç senim olmamış,
    sanki bizi hiç yaşamamışız,
    sanki aşk denen o hoyrat şarkıyı mırıldanmış ve sonra yarım bırakmışız gibi.
    Artık yeni bir şarkı söylemenin vakti,
    Yaşanmışlığına, yitikliğime hiç aldırmadan,


    SANKİ BENİM HİÇ SENİM OLMAMIŞ GİBİ...
     
  4. 21 Eylül 2008
    Konu Sahibi : BenCano
  5. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.