Wanted

Konusu 'Sinema & Tiyatro' forumundadır ve dids tarafından 14 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    14 Aralık 2008
    Konu Sahibi : dids
  1. dids

    dids f & d Üye

    Katılım:
    26 Eylül 2007
    Mesajlar:
    6.543
    Beğenildi:
    14
    Ödül Puanları:
    148
    [​IMG]





    imdb puanı : 7.0/10

    Yapım : 2007, ABD

    Tür : Aksiyon / Dram / Macera / Suç

    Yönetmen : Timur Bekmambetov

    Senaryo : Michael Brandt, Derek Haas, Mark Millar (Kitap), J.G. Jones (Kitap)

    Oyuncular : James McAvoy, Angelina Jolie, Thomas Kretschmann, Lorna Scott, Morgan Freeman, Terence Stamp, Marc Warren, Konstantin Khabensky, Chris Pratt, David O'hara, Kristen Hager, Dato Bakhtadze, Chirs Pratt, Sophiya Haque, Brad Calcaterra

    Yapımcı : Jim Lemley, Jason Netter, Iain Smith

    Görüntü Yönetmeni : Mitchell Amundsen

    Müzik : Danny Elfman

    Süre : 1 saat, 35 dk.





    25 yaşındaki Wesley Gibson (James McAvoy) hayattan nefret eden zayıf ruhlu ve tembel bir genç adamdır. Hayattan nefret etmek için iyi ve güçlü bir gerekçeleri de vardır, çünkü yaptığı her işte başarısızdır. Eziktir, kaybedendir, itilir, kakılır, hayatta başarısızlığın yaşayan örneğidir. Çalıştığı işyerinde tüm çalışma arkadaşlarının gözü önünde patronu tarafından azarlanır ve küçük düşürülür. Evindeki durum da farksızdır. Cinsellikten başka isteği olmayan kız arkadaşıyla sorunları vardır. Kız arkadaşı Wes’in dışında her erkeği adeta mıknatıs gibi kendisine çekmektedir ki, bunlara Wes’in en iyi arkadaşı/kankası da dahildir. Wes sürekli kaybettiği ve aşağılandığı için çareyi yüksek dozda panik atak ilaçları kullanmakta bulmuştur. Var olma sebepleri teker teker ortadan kalkarken ümitsizliklerle dolu hayatını kurtaracak bir can simidine ihtiyacı vardır.

    Tam da bu noktada bir kadın yüzünden Wes’in hayatı sona erer. Ancak sona eren bildiğimiz anlamdaki eski hayatıdır. Silahların konuştuğu bir çatışmadan dönmekte olan Fox adlı bir kadın (Angelina Jolie) arabasıyla Wes’e çarpar. O andan itibaren Wes’in uzun süredir kayıp olduğu için artık unutulan babasının da Fraternity adlı bir gizli örgüt için çalışırken öldürüldüğü ortaya çıkar. Yüzyıllık bir geçmişi olan ve eğitimli suikastçilerden kurulu Fraternity’nin işlevi, kaderin önüne geçilemez emirlerini yerine getirmektir. Bu örgütün tek bir ilkesi vardır: Binlerce insanı kurtarmak için bir kişiyi öldüreceksin!

    Artık babasının adımlarını izleme sırası Wes’e gelmiştir. Benliğinin içerisinde sinsi sinsi dolaşan kızgın ve öfkeli kurdu serbest bırakma zamanıdır. Wes’in kanında öldürme duygusu vardır. Fox’un gözetimi altında eğitim almaya başlar. Bu arada Fraternity’nin gizemli literi Sloan (Morgan Freeman) ile tanışır. Örgüte yeni giren çaylak, ışık hızında refleksler ve insanüstü yetenekler kazanırken oldukça zorlanacaktır. Ancak eğitimli bir suikastçi olmanın kolay bir şey olduğunu kim söyledi?

    Eskinin tembel adamı Wes artık Fraternity örgütünün altın çocuğu olarak yeniden doğmuştur. Zaman zaman geçmişinde çektiği acılara intikam duygusuyla yaklaşmanın güçlüğünü yaşasa da yeni, sıradışı ve hareketli hayatının tadını çıkartmaktadır. Ancak Fraternity’de işbirliği yaptığı insanların kendisine ilk tanıtıldığı kadar masum niyetlere sahip olmadığını fark etmesiyle olayın rengi değişmeye başlar. Yeni bulduğu kahramanlık ile ruhunu öldüren intikam duyguları arasında bocalayan Wes, hiç kimsenin -ne soğukkanlı babasının ne de diğer suikastçilerin- ona asla öğretemeyeceği birşeyi öğrenecektir: Kendi kaderinin kontrolünü ele almak...






    (alıntıdır)