Ya Duygusal Şiddet !!!!

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve yaren_76 tarafından 29 Mart 2007 başlatılmıştır.

    29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  1. yaren_76

    yaren_76 mareşal Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.069
    Beğenildi:
    22
    Ödül Puanları:
    148
    Ya Duygusal Şiddet !!!!


    Bugünlerde tüm Türkiye “evlilikte şiddeti” konuşuyor. “En sonunda”, “neyse ki artık konuşuluyor”, “Artık farkına varıldı” diyoruz ama aslında daha tehlikelisi hala konuşulmuyor. “Yani duygusal şiddet”.

    Fiziksel şiddet kadar zihinsel ve sözlü şiddet, bir kadının kendisine olan saygısını yavaş yavaş yok eder, ta ki eskiden yaşam dolu olan o bireyden geriye çok az canlılık kalana dek. Yıllarca maruz kaldığı devamlı eleştiriler sonrasında kadın, kendi başının çaresine bakamayacağını düşünerek ayrılmaktan veya boşanmaktan korkar hale gelebilir.

    Bizde bu konuya eğilelim istedik. Size bu yazıda duygusal şiddetin nasıl gerçekleştiğini ve etkilerini anlatacağız;


    1. "Beni Ancak Sevdiklerimin Sözleri Öldürür” – Sözcükler gözle görülebilir, ölçülür hasarlar yartmasalar da uzun-vadeli kademeli olarak artan zararlar yaratacaklardır. Sözcüklerin gücünü asla küçümsemeyin: kelimeler beyin yıkamak için de kullanılırlar.

    Sizin için “Aptal”, “çirkin”, “tembel” veya “değersiz” sıfatlarının kullanılması asla kabul edilebilir olmamalıdır. Bu sözcükleri ilk kez duyduğunuzda doğal olarak canınızı acıtırlar. Ancak zaman içerisinde partnerinizden böyle kelimeler duymaya “alışabilirsiniz”. İşte o anda bu sıfatları özümsemeye ve onlara inanmaya başlarsınız. Böyle davranarak başkalarının sizi aşağılaması yerine siz kendinizi aşağılamaya başlarsınız. İşte bu yüzden kendi kendinize verdiğiniz öz-değer zaman içerisinde gittikçe azalır ve acınız artar.


    İyi olan ise, kelimeleri kendinize verdiğiniz öz-değeri düşürürken kullandığınız gibi, kendinize olan güveninizi yerine getirmek ve kendinize olan inancınızı güçlendirmek amacıyla da kullanabilirsiniz.

    2. Her zaman sizin hatanız olduğunuz söylenir; Her nedense, ne olmuş olursa olsun, nasıl başlamış olursa olsun gelişen herşeyin suçlusu her zaman siz olursunuz. Burada dikkat ederseniz size yüklenen suçun bir bölümü değil tamamıdır. Suçlamada bulunan partner kendi davranışlarına her zaman sizin yaptığınız veya söylediğiniz bir şeyin sebep olduğunu iddia etmektedir. Aslında onların argümanları, sizin onları hiç bir şeyden dolayı suçlama ihtimaliniz olmadığı çizgisindedir, çünkü söylediğiniz şeyi söylememiş olsaydınız veya yaptığınız şeyi yapmamış olsaydınız tüm bunların olmayacağını savunurlar.


    3. Kendinize inanmaktansa partnerinize inanmaya daha meyillisinizdir; Hiç dayanılmaz bir acı ve haksızlığa uğramışlık duygusuna kapıldığınız oldu mu veya size karşı olan davranış biçiminden dolayı içinizin öfkeyle kapladığı oldu mu? Kendi kendinize hiç “Böyle düşünüyor olmam mantıklı mı?” “Acaba olayları yanlış mı yorumluyorum?” “Yoksa yanlış mı anladım?” diye sorduğunuz oldu mu?


    Eğer kendinizi bu soruları sorarken buluyorsanız, öylesine beyniniz yıkanmıştır ki kendi verdiğiniz kararlara güvenmeyi bırakmışsınız demektir. Mantığınız bu soruları ve gözlemleri sürekli ortaya atmaktadır çünkü derinlerde bir yerlerde yapılan şeyin ne kadar yanlış olduğunun bilincindesinizdir. Ancak şu an için kendi kendinizi ikna edecek güce sahip değilsinizdir.


    4. Partnerinizin sizin duygularınızı onaylamasına ihtiyaç duyarsınız. Partnerinize görüşlerinizi duyurmak ve söylediği şeylerden ötürü özür dilemesini sağlamak konusunda kendinizi çaresiz hissettiğiniz oldu mu hiç? Hiç verdikleri acıya yalnızca onların derman olabileceğini hissettiğiniz oldu mu?


    Hisselerinizi onaylatma ihtiyacı sizi ilişkiye mi bağlıyor?
    Partneriniz hislerinizi dinlemeyi sürekli olarak reddediyor veya görmezden geliyorsa, bu sorgulanamaz biçimde ruhsal şiddetdir.

    5. Partneriniz size karşı bir sıcak bir soğuk. Size karşı çok sevgi dolu olabilir ama genellikle çok da eleştirel mi? Bir yandan size sizi ne kadar çok sevdiğini söylüyor, diğer yandan ise size yeterli ilgi ve alakaya göstermiyor olabilir. Aslında, bazen belki de çoğunlukla size gerçekten sevmediği biri gibi davranıyor olabilir.

    Her zaman onu mutlu etmek için elinizden gelen her şeyi yapıyorsunuzdur, ama hiç bir zaman bu onun için yeterli değildir. Siz ilişkideki eşit taraflardan biri değil de daha çok evcil bir hayvan halini almışsınızdır. Sürekli olarak dikkatini çekme ve onu mutlu etme çabalarınız, limitli ölçüde bir başarı sağlamaktadır. Bazen sizin karşınızda büyülense de genellikle sizi görmezden geliyordur.


    Eğer partnerinizin nasıl oluyor da size böyle davrandığı konusunda kafanız karışıyorsa, bunun cevabı siz sevgi-bazlı bir ilişki yaşamaya çalışıyor olsanız da aslında kontrol-bazlı bir ilişki yaşadığınız gerçeğidir. Ruhsal şiddetde bulunan taraf kendi değersizliği ile ilgili duyguları ile boğuşmaktadır ve ilişkisini partnerinin çabaları üzerinden kişisel bir güç hissi yaratmak için kullanmaktadır.


    6. Sürekli çok kırılgan bir zeminde yürüdünüz hissine kapılıyorsunuz. İlişkinizde gerçekten bir korku kademesi mevcuttur. Partnerinizin patlamalarından, size söyleyeceği acı verici sözcüklerden korkmaya başlamışsınızdır. (Belki de aynı mutlu etme ihtiyacının doğurduğu anksiyete diğer ilişkilerinize de yansımaktadır.)


    Korku sevgi odaklı ilişkinin bir parçası değildir, ancak ruhsal olarak şiddetkar bir ilişkinin bir parçası olabilir. Şiddetci tarafa, sizin üzerinizde kontrol kurma olanağı tanır.


    7. İyileşebilirsiniz. Ruhsal açıdan şiddetkar ilişkiler çabalayan, tüm tersliklere karşı ilişkisine tutunmaya gayret eden ancak partnerinin aksi yöndeki uğraşları yüzünden bunu başaramayan sevgi dolu partnere duygusal açıdan çok büyük zaralar verir.


    İster ruhsal açıdan şiddetkar bir ilişki yaşıyor olun, ister böyle bir ilişkiden yeni çıkmış olun, isterse de böyle bir ilişkiden yıllar sonra duygusal şiddetden kaynaklanan öz-değer ve öz-güven kaybının etkilerini hala yaşıyor olun, iyileşmek için hiçbir zaman geç değildir.


    Ancak mutlaka ruhsal şiddetin üstesinden gelme konusunda uzmanlaşmış bir kişiden veya programdan yardım almanız gereklidir.

    Ruhsal şiddete maruz kalmış kadınlar kendilerinde radikal değişiklikler beklerler ve bu değişimlerin hemen olmasını beklerler. İşte bu yüzden genellikle bocalarlar ve sıklıkla başka bir şiddetci partnerle birlikte olurlar.


    Ruhsal şiddetin üstesinden gelmek kademeli bir süreçtir. Düşük öz-değer ve şiddete maruz kalmış kimsenin gelecekten ne gibi bir beklentisi olabileceği düşünceleri, kadınların önündeki en büyük engellerdir. Ancak bu engeller aynı zamanda çok etkin bir biçimde üstesinden gelebileceğiniz engellerdir. Bir zamanlar kelimeler size nasıl acı verdiyse simdi onların sizi nasıl iyileştirebileceğini de öğrenebilirsiniz. Geçmişte yaşanan ruhsal şiddetlerin üstesinden gelebilir ve gelecekte tekrarlamalarını engelleyebilirsiniz. Ayrıca kendinizi güçlü hissetmeyi, kendinize inanmayı ve gerçekten istediğiniz hayatı ve ilişkileri elde edebileceğinizi de öğrenebilirsiniz.
     
  2. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  3. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Bu konuda yorum bile yazmak istemiyorum.Çünkü inanıyorum ki az çok herkes sözlü de olsa şiddete maruz kalmıştır.
     
  4. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  5. character

    character Guest

    sanırım fiziksel şiddetten de öte bu sözlü şiddet..kişinin özgüvenini sarsıp kendini değersiz hissetmesine ,depresyona girmesine neden olabilcek şeyler....:çok üzgünüm:
     
  6. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  7. yesilim

    yesilim Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    25 Kasım 2006
    Mesajlar:
    9.033
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    148
    etrafımızda bu kadar hırslı fevri insanlar oldukça...
    şiddet hep var olacak şekli önemli değil...yaren76 paylaşımın için teşekkürler canım.
     
  8. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  9. EU1

    EU1 Guest

    Fiziksel şiddet duygusal şiddete göre daha "tamir edilebilir " gibi değil mi? Çoğumuz maruz kalıyoruz duygusal şiddete , büyük bir hasar aslında .
     
  10. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  11. Revolucion

    Revolucion artık iki aşkım var :P Pro Üye

    Katılım:
    6 Mart 2007
    Mesajlar:
    2.534
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106
    boşuna dememişler el yarası onulur dil yarası onulmaz diye atalarımız.bence fiziksel şiddetten kat be kat daha kötü birşey, çünkü bunun ilacı yok.diğeri en fazla kanıyor ama bunun yarasını saramıyorsunuz bile.
     
  12. 29 Mart 2007
    Konu Sahibi : yaren_76
  13. EU1

    EU1 Guest

    Sanki şöyle bi yaklaşımda bulunmuşuz , şiddeti kabul ediyoruz da duygusal olanı mı yoksa fiziksel olanı mı daha kötü de onu tartışıyoruz gibi..garibime gitti yazmak istedim...
     
  14. 2 Ocak 2010
    Konu Sahibi : yaren_76
  15. ezgieylem

    ezgieylem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    155
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    insanın eşinin onu bir hiç yerine koyması katlanılacak şey değil
     
  16. 2 Ocak 2010
    Konu Sahibi : yaren_76
  17. KanCicegi

    KanCicegi Güçlüyüm!Çünki;Umudum Var Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2008
    Mesajlar:
    940
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    duygusal şiddet o kadar acı o kadar ağırki
    duygusal şiddet görmek yerine emin olun tekme tokat tartaklanmayı tercih edersiniz
    ben bunun tercihini yapma zorunda kaldım
    ve emin olun o günüpatlayan dudağımla diil
    söylediği sözlerle hatırlıyorum
    ve ne yazıkki bunun bi tedavisi olabileceğinide sanmıyorum
     
  18. 3 Ocak 2010
    Konu Sahibi : yaren_76
  19. Sourcream

    Sourcream Sadece şükrediyorum... Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2009
    Mesajlar:
    5.566
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    Son donem yasadigim duygusal siddet ve saygisizlik nedeniyle bosanmak uzereyim,nihayet dogru yolu buldugum icin cok mutluyum..soyleyecek baska sozum yok.