yakınını kaybeden çoçuğa nasıl söylemei??

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve Nisan21 tarafından 31 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    31 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : Nisan21
  1. Nisan21

    Nisan21 Taze Bekar ( mihrace ) Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    514
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Çocuklar da büyükler gibi çeşitli türden kayıplar yaşayabilirler ve bu kayıplar, çocuklarda yas tepkisine yol açabilir.
    Çocuklar için ölüm büyüklerden daha farklı bir anlama sahiptir. Küçük çocuklar, ölümün bir son olduğunu, ölen kişinin geri gelmeyeceğini anlamakta güçlük çekerler
    Okul çağındaki çocuklar ise, ölümü, yetişkinler ile benzer biçimlerde anlamaya başlarlar. Çocuk tam olarak ne olduğunu anladıktan sonra bile, ölen kişinin bulunduğu yere gitme konusunda ısrar edebilir ya da işe giden birinin geri dönmesi gibi, o kişinin de geri dönmesini bekleyebilir. Zaman içerisinde, çocuk ölen kişinin geri dönmediğini fark ettikçe, ölümün bir son olduğunu anlar.

    ÇOCUĞUN TEPKİLERİ
    Bazı tepkiler, çocuğun ölüm haberini aldıktan sonra birkaç gün ya da birkaç hafta içinde ortaya çıkar ve etkisi aylarca hatta yıllarca gözlenebilir. Bunlar, çocuğun ölüme verdiği normal tepkilerdir. Tepkilerin türü, yoğunluğu ve süresi çocuktan çocuğa değişir.
    Kaygı ve korku
    Uyku bozuklukları
    Öfke
    Dikkat çekmek için yapılan davranışlar
    İçine kapanma ve çevreden uzaklaşma
    Üzüntü ve özlem
    Suçluluk
    Olanlarla ilgili oyunlar oynama
    Yaşından daha küçükmüş gibi davranma, bebeksi davranışlar
    Olayları, rahatsız edici bir şekilde tekrar tekrar yaşıyormuş gibi olma

    Kayıp birden ve beklenmedik ya da beklenen bir kayıp da olsa, çocuğa bununla ilgili bilgi verilmesi ve çocukla olanların konuşulması, onun olup bitenleri kavraması açısından çok önemlidir.
    Çocuğa olup bitenlerin anlatılmasını ertelenmemeli.
    Çocuğa haberi verirken sessiz ve sakin, tercihen çocuğun aşina olduğu ve kendini güvende hissettiği bir ortam seçilmeli.
    Çocuğa açıklama yaparken açık ve doğru bilgiler, çocuğun yaşına uygun bir dil kullanarak aktarılmalı.
    Verilecek haber için çocuk önceden hazırlanmalı. Mesela; haberi vermeden önce çocuğu buna hazırlamak için “Sana, üzücü bir haber vereceğim.” denilebilir.
    Çocuğa haber verildikten sonra onunla oturulmalı ve eğer istiyorsa soru sormasına izin verilmelidir. Çocuk, haberi duyar duymaz dışarı çıkıp oyun oynamak ya da televizyon seyretmek isteyebilir. Bunlar çocuklar için oldukça normal tepkilerdir. Bu durum, çocukların, haberi sindirmek için zamana ihtiyaçları olduğunun bir göstergesidir. Bu zamanı kendilerine tanımak için duydukları haberi ve onunla ilgili düşünceleri bir kenara itebilirler. Bu durum ise, çocuğun aynı zamanda kaybettiği kişinin geri gelmeyeceğini anladığını ve bunun sonuçlarını hemen düşünemeyeceğini de gösterir. Çocuklar, bu kayıpların sonuçlarını, ancak zaman içinde yaşayarak öğrenebilmektedirler.
    Çocuklar genellikle olanlardan kendilerini sorumlu tuttuklarından, onlara, meydana gelenlerin, onların söyledikleri bir söz, yaptıkları bir davranış ya da düşündükleri bir şey nedeniyle olmadığının söylenmesi gerekir.

    Çocuğa önemsendiği, onunla ilgilenildiği ve bakılacağı duygusunu verilmelidir.
    Çocuk, şu anda ona bakan kişiden de ayrılacağını düşünerek korkabilir.
    Fiziksel açıdan ona yakın olmak güvende olduğu duygusunu verinr.
    Çocuğu kucağa alarak ona olanları açıklamak, anlatılanları nasıl anladığını görmek için onu dinlemek, duygu ve düşüncelerini anlatması için ona fırsat tanımak gerekir.
    Çocuğa önemsendiği, onunla ilgilenildiği ve bakılacağı duygusunu verilmelidir.
    Çocuk, şu anda ona bakan kişiden de ayrılacağını düşünerek korkabilir.
    Fiziksel açıdan ona yakın olmak güvende olduğu duygusunu verinr.
    Çocuğu kucağa alarak ona olanları açıklamak, anlatılanları nasıl anladığını görmek için onu dinlemek, duygu ve düşüncelerini anlatması için ona fırsat tanımak gerekir.
    Çocuğun olanlarla ilgili konuşmasına, oyunlar oynamasına ve resimler yapmasına izin verilmelidir.
    Evde, okulda veya yuvada eskiden kurulmuş olan düzenin devam etmesi sağlanmalıdır.
    Anne baba çocuğun dile getirdiği ihtiyaçlara ve tepkilere duyarlı olmalıdır.
    Yuva ya da okuldaki sorumluları, olanlardan haberdar ederek onların da çocuğa en iyi şekilde destek vermelerini sağlanmalıdır.