Yalakalık ve akıl

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve seyran tarafından 10 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Aslan kral o sabah biraz keyifsiz kalkmıştı. Kendini biraz yorgun ve bitkin hissediyordu. "Hasta mıyım acaba" diye düşündü.

    O sırada hep yanında bulunmaya dikkat gösteren diğer orman sakinleri de çevresine toplanmıştı. "Galiba hasta oluyorum" dedi ve çevresinde bir koşuşturma başladı. Bütün hayvanlar telaş içinde bir sağa bir sola koşuşuyordu. Hepsinin yüzüne "çok dramatik bir durum var" ifadesi yerleşmişti.

    Önce sırtları atladı:

    "Efendimiz belki az yemişsinizdir, belki iyi bir yemek yeseniz biraz kendinize gelirsiniz..."

    "Olabilir" dedi aslan ve sırtlan hemen efendisine yemek bulmak için seyirtti.

    Bu sahneyi gören eşek, altta kalmamak için atladı:

    "Efendimiz belki içtiğiniz suda sorun vardı, ben hemen uzaktaki göle gidip size iyi su getireyim."

    Aslan "İyi fikir" deyince eşek hemen koşturdu.

    Akbaba olanları görünce geride kaldığı için rahatsız oldu ve hemen aslanın yanına koştu:

    "Efendimiz havalar da bu ara pek güvenilir değil, isterseniz kanatlarımla biraz rüzgâr yapayım, sizi ferahlatayım."

    Bu fikir de aslanın hoşuna gitti, iyice hasta havasına girdi. Bütün hayvanların böyle koşuşturması gururunu okşamıştı.

    O sırada gözü bir kenarda duran kurda ilişti. Kurt yalakalık yapabileceği bir şey bulamamıştı. Ama aklına başka bir fikir geldi. Tilki ortalıkta görünmüyordu. "Efendimiz" dedi, "dikkatinizi çekerim, tilki ortada yok, hastalığınızı duymamış olması imkânsız, bütün orman bu haberle sarsılmış durumda, herkes üzüntüden mahvoldu, herkes size faydalı olmaya uğraşıyor, ben de güvenliğiniz için yanınızda duruyorum... Ama tilki yok..."

    Aslan "Doğru" dedi, "bu tilkiye güvenemeyeceğimi şimdi anladım."

    O sırada ağaçların arasından tilki göründü ve aslan bağırdı:

    "Neredesin sen! Ben burada can derdindeyim, sen oralı değilsin!"

    "Olur mu efendimiz" dedi tilki, "hasta olduğunuz haberini alır almaz şehre gittim, en ünlü doktorlarla konuştum ve sizin nasıl iyileşeceğinizi öğrendim."

    Aslan ilgilendi:

    "Neymiş bakalım ilacım..."

    "Çok kolay efendim, bir kurt bulacaksınız, etini yiyecek, kürkünü de bir gece üstünüze örteceksiniz... Doktorlar hemen iyileşeceğinizi söyledi..."

    Son cümlesi bitmeden kurt aslanın pençesindeydi.



    alinti
     
  2. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  3. byndemir

    byndemir Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Ekim 2007
    Mesajlar:
    114
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Güzeldi,Sağol...
     
  4. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  5. Zana_zana

    Zana_zana Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Kasım 2007
    Mesajlar:
    763
    Beğenildi:
    139
    Ödül Puanları:
    113
    güzeldi teşekkürler
     
  6. 10 Kasım 2007
    Konu Sahibi : seyran
  7. Fahriye

    Fahriye Popüler Üye Üye

    Katılım:
    15 Mart 2007
    Mesajlar:
    288
    Beğenildi:
    20
    Ödül Puanları:
    108
    Simdiye kadar okudugum hikayelerin icinde en manidar hikayeydi.
    Kurt, tilkinin ayagini kaydirmaya calisirken, tilkinin kurnazligini unutmus olacak ki, kendi canindan olacagini düsünmeden aslana tilkiyi kötülüyor:) Halbuki, aslan icin birinin digerinden farki yok. Kendi cani icin gözünü bile kirpmadan diger canlilarin hayatini söndürmekten geri kalmayacagi aleni olarak ortaya cikiyor.

    Tesekkürler paylasimin icin:)