Yalnız kalmamak için bakış açınızı değiştirin...

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve Zehranur tarafından 4 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  1. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Yalnızlık; öylesine acı veren ve ürkütücü bir duygudur ki, insanlar bu
    duyguyla yüzleşmemek için her türlü çabayı gösterirler. Ruha sıkıntı
    veren kasavetli bir duygu olan yalnızlıktan kurtulmak için insan bakış
    açısını değiştirmelidir. Ufuklara uzanan bozkıra bakıp moralimizi
    bozabiliriz de, kâinatın yüceliğini ve bir Yaratan'ın olmasını düşünüp
    rahatlayabiliriz de...

    Misalli Sözlük'te "Yalnız olma, yanında kimse bulunmama durumu" ve
    "Issızlık, tenhalık" olarak izah edilen yalnızlığa dilde kullanılış
    örneklerinde korku, ürperti, korkunçluk hissi gibi anlamlar yüklenmiş:

    "Ruha korku veren bir yalnızlıktan ürperiyorum."

    "O yıl yalnızlık bütün korkunçluğu ile içime çökmüştü."

    Gerçekten yalnızlık; öylesine acı veren ve ürkütücü bir duygudur ki,
    insanlar bu duyguyla yüzleşmemek için her türlü çabayı gösterirler.

    Bu duyguyu Orhan Veli şöyle tarif ediyordu:
    "Bilmem ki nasıl anlatsam;

    Nasıl, nasıl, size derdimi!

    Bir dert ki düşman başına!

    Gönül yarası desem...

    Değil!

    Ekmek parası desem...

    Değil!

    Bir dert ki...

    Dayanılır şey değil."
     
  2. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  3. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.452
    Beğenildi:
    7.389
    Ödül Puanları:
    238
    aynı ruha sahib olanı bulursam olur yoksa beni yargılarsa ne yapayım ben

    dünyası görüşü dar ise uğraşamam :hulya:
     
  4. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  5. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Hayatın olağan bir parçası

    İnsan hayatına baktığımızda düz bir çizgi değildir, olmamalıdır da.
    Nasıl mevsimler, aylar, günler farklı farklıdır aynen öyle insan da
    bazen neşeli ve mutlu, bazen kederli ve elemli; kimi zaman özgüveni
    yüksek, kimi zaman acziyet ve yetersizlik içerisinde olabilmektedir.
    Her zaman dört dörtlük olmak mümkün değildir. Nasıl sağlığın kıymetini
    rahatsızken anlıyorsak dost ve arkadaşlarımızın kıymetini de yalnızlık
    çektiğimizde kavrarız.

    Bazen yalnızlık bir ihtiyaçtır

    İnsanın zaman zaman kendini dinlemesine, iç dünyasına dönmesine, Necip
    Fazıl'ın deyimiyle nefis muhasebesi yapmasına ihtiyacı vardır. Bu da
    ancak yalnızlıkta mümkün olur.

    Bazen de yalnızlık öğretici ve kişiyi geliştirici rol oynar.
    Yalnızlığın verdiği acı ve meşakketle kişi olgunlaşma yoluna girer.

    İmam-ı Gazali büyük devlet adamı Nizamü'l Mülk'ün danışmanı ve
    Nizamiye Medresesi'nin başmüderrisi iken bir takım şüphe, yeis ve
    vesveselerin etkisine girerek dünya arzularının cazibesi ile ahiret
    düşünceleri arasında kararsızlık içine düştü. Halet-i ruhiyesinin
    verdiği karmaşa sebebiyle inzivaya, yani yalnızlığa çekildi. 11 yıllık
    bu çile İmam-ı Gazali'yi olgunlaştırdı, bugün bile rehber olan
    eserlerini böyle hazırladı.

    Yine sünnet olan itikaf ibadeti ile inziva hadisesi insanı geliştiren,
    ilahi bağını artıran bir yalnızlık serüvenidir. Yani çevreyi itmek
    değil, yaşadığı ruhsal durumu ile toplumdan kendisini soyutlayarak iç
    dünyasına çekilmesidir.
     
  6. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  7. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Faydalı olan yalnızlık

    Aslında yalnızlık; özgürlüğü arayan, kendini keşfetmeye ve aşmaya
    çalışan, kendi iç âlemine girmeye uğraşan insan ruhunun sığınağıdır.
    Kasvetli olduğu kadar faziletlidir de. Yerin dibine batırabildiği
    kadar zirvelere de çıkarabilir. Daralttığı gibi geliştirebilir de.
    Çünkü yalnızlık duygusu insanı tanımada, doğru ve yanlışı kavramada,
    hayatı yorumlamada çok önemli bilgiler verir, ufkumuzu genişletir.

    Yalnızlık duygusunun doğru ve anlamlı kullanılmasının insanın
    gelişmesinde, olgunlaşmasında büyük önemi vardır. Bu yüzden yalnızlığı
    yaşamanın güzelliğini keşfetmeliyiz. Böyle yaparsak yaşamak daha bir
    haz verir, daha mutlu oluruz. Peygamberlerin, büyük velilerin, birçok
    filozof ve sanatçıların daha rahat ve dingin düşünebilmeleri için
    zaman zaman inzivaya çekildiklerini biliyoruz.

    Yine yalnızlıkta kâinata daha derin ve kuşatıcı bakar, kulluk
    bilincimizi geliştirebiliriz.
     
    Son düzenleme: 4 Ekim 2009
  8. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  9. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Rahatsızlık veren yalnızlık

    İnsanı rahatsız eden yalnızlık, ruha sıkıntı veren kasavetli bir
    duygudur. Bu hissi yaşayanlar yüzlerinden belli olur; çöküntü içinde,
    yüz ifadeleri anlamsız, dalgın, güçsüz ve halsizdirler.

    Adeta bir girdaba girmiş gibi çaresiz ve dertlidirler. Kimsenin
    kendisiyle dost olmadığını, dünyada tek başına olduklarını düşünürler.
    "Sanki deprem olmuş da yıkıntının altında kalmışım" diye haleti
    ruhiyesini açıklayanlar olur.

    Bu ağır yalnızlık hissi kişiyi alkol ve uyuşturucu düşkünlüğüne,
    internet bağımlılığına, depresyon ve intihara bile yol açabilir.

    Niçin yalnızlık çekilir?

    Son yıllarda yalnızlık çekenlerin sayısında artış vardır. Artık
    insanlar kalabalık içinde yalnızdırlar. Bunun sebepleri şöyle
    sıralanabilir:

    - Geçmişin geniş, iç içe, sıcaklığın ve karşılıksız sevginin hakim
    olduğu geleneksel aileler bugün artık yoktur. Anne-baba ve bir iki
    çocuktan oluşan çekirdek aile söz konusudur. Yani kişiler mecburen
    yalnızlığa itilmişlerdir.

    - Ailelerin daha az çocuğu vardır. Böylelikle amca, dayı, teyze,
    yeğenler gibi insanın dayanışma ve muhabbet içinde olduğu kişilerin
    sayısı da azalmıştır.

    - Zorda olana ve muhtaca yardım, dayanışma, kardeşlik gibi hasletlerin
    yerini günümüzde menfaate dayalı iletişim, dünyevi yarış, hırs ve
    kıskançlık almıştır.

    - Yakınların ölümü de insanı yalnızlaştırabilmektedir. Yaşlı bir
    hastam karısının ölümünden sonra yaşadığı yalnızlık hissini
    gözyaşlarını tutamayarak şöyle anlatmıştı:

    "Dile kolay tam 42 yıldır beraberdik. Eve girince beni gülerek
    karşılayışı halimi hatırımı soruşu, sohbetlerimiz, rahatsızlandığımda
    başucumdan ayrılmayışı aklımdan çıkmıyor. Şimdi eve giriyorum, kimseyi
    bulamıyorum. Onsuz olmuyor, dayanamıyorum. Onun evde varlığı bile
    yetiyordu bana. Koca ev boşluktan üzerime çöküyormuş gibi geliyor,
    daralıyorum."

    - Toplumun İslâm'a, manevi değerlere bağlılıktan uzaklaşması da
    kişileri yalnızlaştırmaktadır. Çünkü Allah'a imanın, kadere ve ahirete
    inancın verdiği güç kişiyi rahatlatır.
     
  10. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  11. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Yalnızlığın çaresi


    - Bakış açısını değiştirmemiz gerekir. Ufuklara uzanan bozkıra bakıp
    moralimizi bozabiliriz de, kâinatın yüceliğini ve bir Yaratan'ın
    olmasını düşünüp rahatlayabiliriz de...

    - Kişinin dostlarının olması çok önemlidir. Yani fedakârlık yapabilen,
    almadan çok vermeyi düşünen, içtenlikle seven, zor günde bile kopmayan
    hakiki dostlar yalnızlık kasavetine çaredir.
    Özellikle yaşlanmaya
    başladığımızda dostların, bir iki laf edebileceğimiz arkadaşların
    olması daha bir önem taşır.

    - Okuma alışkanlığı insana yeni ufuklar açar, yeni çevreler
    kazandırır. Kitaplar hakiki dostlarımızdır. Okumanın büyüsüne kendini
    kaptıranlar yalnızlık çekmezler.

    -Yalnızlığı kabul edip Rabbimize dayanmak bu yaranın önemli bir
    çaresidir. O'nu çok seviyoruz. O'nun her an yanımızda olduğunu bilmek
    müthiş bir rahatlık verir. Böylelikle kulluk ve ibadet vazifelerimize
    daha dikkat eder, yalnızlık derdimiz deva haline gelir. ıbadetler de
    yine insanı huzur ve mutluluğa götürür. Yani, "Hakiki dost isteyene
    Allah yeter."

    - Düzenli kılınan namaz, dua ve zikirler kişinin kâinatta sahipsiz
    olmadığını gösterir. Bu da yalnızlığı giderir.

    - Dar ve sıkıntıda olana, muhtaca ve yoksula yardım, yani cömertlik
    insanın içini huzurla doldurur. Görevini yapmış olmanın hazzını tadan
    kişide yalnızlık hissi kaybolacaktır.

    - Ramazanda toplu tutulan oruç, birlikte yapılan iftarlar, cemaatle
    kılınan namazlar yine kişiye büyük ve canlı bir dinin parçası olduğunu
    hatırlatır. Dünyada tek değildir. Kendi gibi inanan, kendi gibi
    düşünen ve yaşayan kardeşleri mevcuttur.

    - Sılai rahim yani akrabaları ziyaret etmek, soyunun geniş olduğunu
    idrak ettirir. Kişiyi önyargısız seven hısımlar ona güven ve rahatlık
    sağlar.

    - ınternet ve televizyon da yerinde kullanıldığında yalnızlığa
    faydalıdır, aşırıya kaçıldığında ve denetimsizlik halinde yalnızlığı
    körükleyici etki yapar.

    selam ve dua ile...

    Doç.Dr Sefa Saygılı
     
    Son düzenleme: 4 Ekim 2009
  12. 4 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  13. Zehranur

    Zehranur Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    820
    Beğenildi:
    84
    Ödül Puanları:
    113
    Bu aralar ruh ikizi meselesi cok gündemde ,ama Allah rizasi icin yapilan isler daha güzel diye düsünüyorum,fakat tabiiki söylediginde hak payi var...
     
  14. 10 Ekim 2009
    Konu Sahibi : Zehranur
  15. fiyonk_

    fiyonk_ Yeni Üye Üye

    Katılım:
    31 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    2.955
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    0
    dostluk kalmadı maalesef. kimse kimsenin iyiliğini içtenlikle istemiyor.