Yalova

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Elif tarafından 3 Eylül 2006 başlatılmıştır.

    3 Eylül 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    İstanbul'a o kadar yakın ki, adeta dibinde. İster piknik yapmak için, ister sakin bir restoranda yemek yemek için Yalova'yı seçebilirsiniz. Ancak, romatizmadan karaciğer iltihabına, safra kesesi hastalığından şişmanlık hastalığına kadar pek çok derde deva aramak istiyorsanız Yalova Termal'e gitmeniz şart gibi görünüyor. Üstüne üstlük Karaca Arboretumun büyüleyici güzelliğini görme imkanı bulunuyor.

    Birbirinin taklidi klipler, konuşan adamlar garip sesli çizgi filmler, sonu başından belli naftalin kokulu Türk Filmleri, zoraki esprili yarışma programlarıyla dolu TV kanallarını veya yabancı transferlerin attığı gollere sevindiğimiz şifreli maç yayınlarını izleyemeyecekseniz eğer, haftasonu eve kapanmayın!
    İstanbul'un yanıbaşında ulaşım imkanı seçenekli, Yalova'dan 13 km uzaklıktaki Termal'de gezilip görülecek, şifa bulup dinlenecek, piknik yapıp yemek yenecek bir çok yer var.
    Termal tesisleri tam bir gezi alanı olarak düzenlenmiş orman havası içinde yürüyüş parkurları ağaç dallarının mavi çamların şemsiyesi altında keyifli oluyor. Bölgede müze olarak görülebilen Atatürk Köşkü de var. Termal yakınlarında orman içi Sudüşen Şelalesi, bozuk yoluna rağmen ziyaret edilen gezi yerleri arasında. Kurtköy'de bulunan dere içinde alabalık tesisleri ve piknik mekanları gözde yerler. Hayrettin Karaca'ya ait "Karaca Arboretum" u pazar günleri 13:00-19:00 saatleri arasında gezebilirsiniz.

    Roma Döneminde
    Kurşunlu banyosuyla ünlü Yalova Termal kaplıca bölgesi antik çağda Pythia olarak anılıyordu. Kent, Roma döneminde gerçek bir sağlık merkezi halini almış. Cumhuriyet döneminde ise, ulu önder Atatürk'ün verdiği önemle bugünkü durumuna kavuşmuş.
    1929'da kaplıcaya gelen Atatürk Avrupa'ya örnek olacak şekilde bir su şehri olması için emir verir. 1936'da Termal otel inşaatına başlanır, otel 1938 Ocak ayında hizmete açılır.
    Yalova Termal'deki şifalı sular M.Ö.2000 yılındaki bir yer sarsıntısı sonucu gün ışığıyla tanışma imkanı bulmuş. Ender bulunan mineral ve gazlarını bünyesinde barındıran radyoaktivitesi yüksek kaplıca suları günümüzde de banyo yoluyla olduğu kadar içme ve teneffüs yoluyla insan sağlığına katkıda bulunuyor. Kaynak ısısı 66 derece olan kaplıca suyu kullanım sırasında 40 dereceye kadar indiriliyor. İstanbul Üniversitesi, Tıbbi Ekoloji ve Hidro Klimatoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Nurten Özer'in tıbbi değerlendirmesine göre Yalova ana kaynak suyunun fiziksel ve kimyasal analiz sonucu suyun sülfatlı sodyum ve kalsiyumlu hipertermal ve hipoteknik bir maden suyu olduğu saptanmış.
    İçme ve banyo kürü olarak yararları belirlenmiş. Karaciğer iltihabı hastalıklarında kronik döneme geçişte yararlı olurken, karaciğer akut iltihabı ve sirozun zor aşamasında, fibroz doku gelişimi döneminde kürün uygulanmaması gerektiğine dikkat çekiliyor.
    Safra kesesi ve yollarının yetersizlikleri durumunda faydalı olurken akut iltihabı dönemde ve taşla tıkanmış kolesistikde de kesinlikle kür yapmaması gerekiyor. Doktor kontrolünde yapılan kaplıca kürü sırasında kürün metabolizmayı uyarıcı etkisi egzersizle kombine edilirse şiman hastaları zayıflatıcı, insilüne bağımlı olmayan erişkin diabetinde kan şekeri düşürücü etkisi görülmüş.
    Gut, böbrek hastalarından kronit nefrit, kronik sistik ve prostatiste ve böbrek taşlarında olumlu gelişmelere ilave olarak, dejenaratif eklem romatizmaları da kürden oldukça etkilenmektedir. Sonuç olarak kaplıca suyu içme ve banyo olarak kullanıldığında Doç.Dr.Zeki Karagülle'nin belirttiğine göre romatizmal hastalıklar, sindirim sistemi, karaciğer, safra kesesi, metabolizmal hastalıklardan gut, şişmanlık böbrek ve idrar yolları, deri hastalıkları, ortopedik operasyonlar sonrası tüm nekehat dönemleri kadın hastalıklarına iyi geliyor.
    Tüm akut iltihabı hastalıkları kanamalı ve kalp hastaları, akciğer tüberkilozu ve kanser olgularında ise kesinlikle kaplıca tedavisi zararlı oluyor.

    Kurşunlu Banyo:
    16 asır evvel Bizans döneminde Justinyen tarafından yapılan bir hamam. 1900 yılında Osmanlı Padişahı Abdülhamit emriyle 3 yılda tamir ettirilmiş. Üstü kurşunlarla kaplı olduğu için bu isimle anılıyor. Banyo saat 08:00-22:00 arası her gün açık.
    Bay-bayan karışık yüzülen açık havuzda su sıcaklığı 36-37 derece.
    Şu sıralar mermer görünümlü Rus kadınları ve çelik gibi Türk gençleri banyonun müdavimleri arasında çoğunluktalar. Kür amacıyla gelenlerin yanı sıra havuzu banyo ve yüzme havuzu amacıyla kullananlarada rastlanıyor.
    "Çınar Banyo" 8 adet küvetli özel aile kabinleri,
    "Sultan Banyo" 26 kabinli
    "Sıra Banyo" 10 kabinli
    "Valide Banyo" ve "Termal Sauna" diğer üniteler.

    Ağaç Müzesi'nde bir pazarİstanbul'un yanıbaşında, ulaşım kolaylığı olan Yalova'daki Karaca Arboretum binbir çeşit bitkisiyle ünlü. Yanıbaşındaki konaklama tesisleri ve şifalı suları ile hem dinlendirici hem de haftasonunuzu renklendirici bir ortama sahip. Her mevsim ayrı bir güzellik sergileyen Arboretum'un 135 dönümlük arazisi üzerinde yer alan ağaçlar sonbaharın şaşırtıcı renklerine bürünürken, kışın dallarından ayrılan yapraklarla soyunan çıplak gövdelerini inceleme imkanı bulabilirsiniz. Türkiye'nin ve dünyanın ender yerlerinde yetişen bitkileri bir arada görme olanağı sağlayan Arboretum'u gezmek isteyenler, pazar günleri 13:00-19:00 saatleri arasında zaman ayırmalılar. Tema Vakfı yararına ücretle girilen Arboretum'un eşşiz güzelliğini 7000 otsu ve soğansı bitkiyle 7000 odunsu bitki oluşturuyor. İlkbaharda Arboretum'da çiçek mevsiminin en güzel görüntüleri olmasına karşılık; sonbaharda da doğanın şaşırtıcı yaprak renkleriyle en gizemli zamanını oluşturuyor. Aralık ve Ocak ayları ise daha seçici ziyaretçilere çıplak gövdeleri ile ilham kaynağı olup, inceleme imkanı veriyor. Yine yılın son ayları kardelen, çiğdem gibi soğansı bitkilerin sarı ve beyaz renkleriyle güzelleşiyor.
    Arboretum'a gelen ziyaretçiler ağaç diplerine biriken birbirinden ilginç şekildeki ve renkteki kuru yaprakları dekor, aksesuar ve tablo yapımında kullanmak üzere topluyorlar. Bu güzellikleri beraberinde taşımak isteyen sanat ve doğa tutkunları ise resim yaparak, fotoğraf çekerek bu amaçlarına ulaşmaya çalışıyorlar.
    Karaca Arboretum ziyaretçilerinden özellikle çimenlerin üzerinde yürümeleri rica edilirken; sigara içilmesine de kesinlikle izin verilmiyor.
    Çevre onur ödüllü Tema Vakfı Başkanı ve 1980 yılında faaliyete geçen Karaca Arboretum'un kurucusu Hayrettin Karaca konuya ilgi duyanlarla ayrı ayrı ilgilenip toplantılar yaparak ziyaretçileri bilgilendiriyor. Gelecek için toprak ve Anadolu insanına güvendiğini belirten doğa aşığı bilim adamı Karaca, dünyanın hızlı biçimde doğal hayata döndüğünü de vurguluyor.

    Arboretum'da neler var?
    "Hus" veya "Betula" beyaz gövdeli yaprağını erken döken ağaç türü. Bu ağaç Orta Asya'da bazı toplumlarca kutsal sayıldığından, odunu totem yapımında kullanılıyor.
    Ağacın gövdesinden elde edilen bazı maddeler tıpta ilaç yapımında yararlı oluyor. Arboretum'da bulunan "Nebro" Ağacı dünyada nesli tüskenmekte olan ve koruma altındaki ağaçlardan. İtalya'da doğal ortamda yetişen bu göknar türü son 18 ağaçtan birisi olarak görülmeye değer. En renkli yapraklara sahip Japon Akça ağacı, sonbaharda kırmızının en güzel tonlarıyla ziyaretçileri büyülüyor. Japon kirazı ve elmaları ile ilkbaharda iyice renklenen Arboretum ateş dikeni gibi bitkilerle, aynı mevsim beyaz pembe mineli çiçeklerle coşuyor. Karaca Arboretum'daki nadide bitkilerin üretimi ve bakımından ziraat mühendisleri sorumlu. Ziraat Mühendisi Gül Keçeci, soğanlı bitkilerin ve belirli bölgelerde yetişen endemik bitkilerin bakımıyla ilgilendiğini, kişinin sevgiyle çiçekler ve her çeşit bitkiyle kendi arasında iletişim kurabileceğini inandığını belirtiyor. Arboretum'da bahçe peyzaj konusunda arzu edenlere yardımcı olduklarını vurgulayan Gül Keçeci, Karadeniz, Akdeniz, Ortadoğu, Malatya İnönü Üniversiteleri, Dikili Atatürk Arboretum'u ve Askeri birimlerdeki Arboretumlar'a fidan yardımı yaptıklarını, uluslararası benzer kuruluşlarla da tohum alışverişinde bulunduklarını söylüyor. Arboretum.png
    İç ve Dış Mekan Süs Bitkilerinde Moda
    Evlerimizin adeta bireyleri haline gelen, tavana kadar uzayabilen kauçuk, devetabanı veya aslanpençesi gibi salon bitkileri düzenli bir şekilde bakım isterler. Her hafta özenle yaprak üzerindeki tozların silinmesi gerekir. Parlak görünmeleri için ise yaprağın yüzeyine zeytinyağı sürülür. Burada dikkat edilmesi gereken yaprağın nefes alabilmesidir. TV dizisi Dallas Türkiye'de gösterime girdikten sonra orada görünen Yukka, Chikas gibi salon bitkileri ülkemizde büyük ilgi görmüş. Aşırı talep üzerine bu tür bitkiler ithal edilmeye başlanmış. Kauçuk türü salon bitkileri itibarlarını kaybederken, Ficus, Diffenbachier, Arokonya (Salon Çamı) da salon ve bürolarda baş köşeyi almışlar. Karaca Arboretum'la daha ziyade dış mekan bitkilerinin satışı yapılıyor. Buradan her gün süs bitkisi ve fidan satın alınabildiği gibi suni ve kimyasal maddeler içermeyen gübreyle yetiştirilmiş fidanlarında istenilen büyüklükte saksı içinde dikimi yapılarak satışı yapılıyor.

    [​IMG]
     
    Son düzenleme: 2 Ekim 2014
  2. 20 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  3. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    1.png
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  4. 20 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  5. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    2.png
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  6. 20 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  7. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    3.png 4.jpg 5.jpg
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  8. 20 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Elif
  9. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    YALOVA ŞEHRİ

    YALOVA'NIN TARİHİ

    Yalova'nın adı ; 17. Yüzyılda buralara uğradığını belirten Evliya Çelebi'nin yöreyi Kara Yalavaçoğlu fethettiğinden dolayı adının Kara Yalovaç olduğunu söylemektedir. Katip Çelebi de Yalakabad adından söz etmekte ve Yalıova dendiğini söylemektedir. 19. Yüzyılda araştırmacıların yöreye geldikleri Karayalovaç yahut Jailakabad veya Yalıova'da denildiğini yazmaktadır. Yalıova olan bu adın zamanla ( -ı) harfinin düştüğü ve Yalova olarak söylendiği bilinmektedir.



    COĞRAFİ KONUM

    Yalova Türkiye'nin kuzeybatısında, Marmara Bölgesi'nin güneydoğu kesiminde yer almaktadır. İlin kuzeyinde ve batısında Marmara Denizi, doğusunda Kocaeli, güneyinde Bursa ( Orhangazi - Gemlik) ve Gemlik körfezi yer almaktadır.



    YALOVA'NIN GENEL ÖZELLİKLERİ

    Çok uzun zamandan beri yerleşim yeri olan Yalova'da birçok tarih ve kültür izleriyle karşılaşmak mümkündür. Yüce Önder Atatürk'ün "Biz ayrıldıktan sonra burası güzelleşmiş" , " Burası geleceğin su şehri olacaktır" , " Yalova benim kentimdir" demesi bu yörenin tanıtılmasında önemli rol oynamıştır.
     
  10. 25 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Elif
  11. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    6.jpg 7.jpg
    ATATÜRK\'ün YÜRÜYEN KÖŞKÜ.png
    bunlarda benden tabiki YALOVA.son resimdeki ATATÜRK'ün YÜRÜYEN KÖŞKÜ..
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  12. 25 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Elif
  13. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    8.jpg 6.jpg 7.jpg
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  14. 29 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Elif
  15. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
  16. 29 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Elif
  17. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    çınarcık.png
    Çınarcık
    altınova.jpg
    Altınova



    armutlu.png
    Armutlu
    çiftlikköy.png
    Çiftlikköy
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014
  18. 29 Ekim 2007
    Konu Sahibi : Elif
  19. Yeliz

    Yeliz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Mart 2007
    Mesajlar:
    3.046
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    6.jpg
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 2 Ekim 2014