Yaprak Dökümü - Reşat Nuri Güntekin

Konusu 'Kitap Tavsiyeleri' forumundadır ve Elif tarafından 12 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.613
    Beğenildi:
    5.138
    Ödül Puanları:
    438
    Yaprak Dökümü'nde Reşat Nuri Güntekin, bir memur ailesinin gelir darlığı ve ahlâk düşkünlüğü içerisinde parçalanıp çöküşünü, ustalıklı bir dille anlatıyor. Toplumsal yönü ağır basan bir roman. Eski görenek ve ahlâk anlayışına bağlı kalan bir küçük bürokratın, değişen sosyo-ekonomik koşulların belirlediği yeni hayatını yadırgaması başarıyla sergileniyor
     
  2. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  3. tatlicadiarzu

    tatlicadiarzu O Bir Dadas Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.107
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    106
    türk edebiyatı harika çok severek okudum hatta tv de eskiden trt de oynatmışlardı zevkle izliyodum
    tşimdi saçma sapan cart curt programlar koyuyorlar eskiyi özledim tek kanaldı ama çok zevkliydi herşey:rolleyes2:
     
  4. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  5. kuzeyyy

    kuzeyyy kaan'ım diğer yarımsın Üye

    Katılım:
    14 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    640
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    86
    ilk başlangıcında biraz sıkıcı gibi görünsede benim zevkle okuduğum romanlar arasındadır yaprak dökümü tavsiye ederim
     
  6. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  7. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    tavsiyeniz için teşekkürler. ben de tatlıcadım gibi tek kanallı dönemi çok özlüyorum. programlar daha güzeldi. kültür ağırlıklıydı. her şeyden önce seviye vardı programlarda şimdi o seviyeyi bulamıyorum. onun için de tv seyretmiyorum.
     
  8. 15 Eylül 2006
    Konu Sahibi : Elif
  9. ecitah

    ecitah Guest

    Arkadaşlar yaprak dökümü televizyonda yayınlanıyo ben kitabını yıllar önce okumuştum şimdi de diziyi izliyorum mutlaka izleyin.Harika oyuncular süperrr
     
  10. 12 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  11. benbeyaz

    benbeyaz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Kasım 2006
    Mesajlar:
    237
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Evet arkadaşlar.Gerçekten çok güzel bir kitap.Severek ve çok çabuk bitirdiğim romanlardan biriydi yaprak dökümü.Şimdi dizi film olarak kanal d de yayınlanıyo çarşamba akşamları.İzlemenizi tavsiye ederim.Oyuncular gerçek oyuncu....
     
  12. 13 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  13. karabiber

    karabiber Aktif Üye Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2006
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    defalarca okudugum bi kitap...

    harika yaa :)
     
  14. 14 Kasım 2006
    Konu Sahibi : Elif
  15. Kazen

    Kazen Babalar ve Oğulları Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    12.371
    Beğenildi:
    17.195
    Ödül Puanları:
    488
  16. 12 Haziran 2007
    Konu Sahibi : Elif
  17. melisanur

    melisanur Guest

    Yaprak dökümünün roman kitabından alıntı bi bölüm çok farklı şu anki diziyle

    Ali Rıza Bey, şair ruhlu, içine kapanık, kendi hâlinde dürüst bir insandır. Prensipleri kendi prensipleriyle bağdaşmayan insanlarla çalışmak istemediği için şirketteki memuriyetinden istifa eder; Üsküdar'daki evine çekilir. Ali Rıza Beyin, Şevket isminde bir oğlu ile Fikret, Neclâ, Leylâ ve Ayşe adında dört kızı vardır. Ali Rıza Bey, işten çıktığı sırada oğlu Şevket yüksek maaşla bir bankaya memur olur; evin bütün yükü onun üzerine biner. Şevket, babası gibi iyi yetişmiş, karakterli, namuslu bir gençtir. Ailesine de son derece bağlıdır. Babasının doğruluk ve namus uğruna işten istifa etmesini uygun bulur. Buna karşılık Ali Rıza Beyin hanımı Hayriye Hanım durumdan hiç memnun kalmaz.

    Bir süre sonra Şevket, Ferhunde adında hafif meşrep bir kadınla evlenir. Eğlenceye düşkün olan bu kadın, birbirinden genç, güzel ve hareketli, asrî olmaya meraklı olan Neclâ ve Leylâ'nın da karakterini bozar. Bir eğlence ve moda düşkünlüğü başlar. Evde sık sık partiler düzenlenir. Evin büyük kızı Fikret, yengesi ve kardeşleriyle anlaşamadığı ve bu durumdan hiç memnun olmadığı için en az babası kadar üzgün ve kırgındır. Hayriye Hanım, sırf kızlarına koca bulmak ümidiyle evde her değişikliğe razı olur. Şevket de olanlardan memnun kalmamasına rağmen belki de karısının tesiriyle kendisini bu hevese kaptırmıştır...

    Evde gün geçtikçe itibarı düşen Ali Rıza Bey tekrar işe girmeyi düşünürse de başaramaz. Eğlenceler ve toplantılar için lüzumsuz yere para harcanan evde maddî sıkıntılar başlar; kavgalar, türlü rezaletler ve sefalet birbirini takip eder. Ali Rıza Bey, çocuklarındaki bu korkunç değişiklikler karşısındaki hayret, şaşkınlık ve acı içinde kıvranmaktadır. Evdeki bu anormal havaya ayak uyduramayacağını anlayan Fikret Adapazarı'na yaşlı, dul bir adama gelin gider. Böylelikle aile ağacının yapraklarından biri düşer. Ali Rıza Bey, çirkin durumlardan kurtarmak için kızlarını evlendirmeyi düşünür; fakat dürüst ve namuslu damat adayı bulamaz. Bu arada Şevket masrafları karşılamak için bankadan borç alır; sonra ödeyemez, hapse atılır. Böylece, ikinci yaprak düşer. Kocası hapisteyken Ferhunde evden kaçar. Bu üçüncü yaprağın düşüşü olur. Karısının kaçtığı haberini hapishanede babasından alan Şevket üzülmez, hatta bir belâdan kurtulduğu için memnun olur.

    Ferhunde'nin kaçışı ile elebaşlarını kaybeden Leylâ ve Neclâ bocalarlar. Evde hakimiyet yine Ali Rıza Beyin eline geçer; toplantılara ve eğlencelere son verilir. Bu monoton hayat kızlara pek sıkıcı gelir; sırf bu havadan kurtulmak için Neclâ bin bir türlü hayaller kurarak, kendisini zengin gösteren bir Suriyeli ile evlenir. Fakat Suriye'ye gidince orada kocasının birkaç karısının daha olduğunu görür. Kendisini kurtarması için babasına mektuplar yazar. Bu dördüncü yaprağın düşüşüdür. Bu arada Leylâ kötü yola sapar. Ali Rıza Bey, kızını evden kovar. Leylâ bir avukatın metresi olur. Bu beşinci yaprağın düşüşüdür. Bu olaydan sonra Ali Rıza Beye hafif bir inme iner. Onu yiyip bitiren asıl hastalık içindedir. Leylâ da gittikten sonra ev büsbütün ıssız kalır. Hayriye Hanım bütün güç ve kuvvetini kaybeder. Leylâ yüzünden kocasına sık sık sitemlerde bulunur. Bunun üzerine Ali Rıza Bey, Adapazarı'na, Fikret'in yanına gider. Fakat aradığı huzuru orada da bulamaz; kalabalık bir aile hayatı içinde âdeta bir cehennem hayatı yaşayan Fikret, bütün iyi niyetine rağmen babasını yanında barındıracak durumda değildir. Bunun üzerine Ali Rıza Bey İstanbul'a döner, hastalığı ilerlediği için eve uğramadan hastahaneye yatar. Babasının hastalık haberini alan Leylâ onu hastahaneden çıkarır, kendi evine götürür. Taksim'deki lüks apartman katında hep birlikte rahat yaşamaya başlarlar. Ara sıra yolda eski kahve arkadaşları ile göz göze gelmese Ali Rıza Bey büsbütün huzur içinde olacaktır.

    Eserin konusu, gelir düzeyinin üzerinde bir yaşam sürdürmek isteyen bir ailenin dağılışıdır.

    Yazar bu romanla okuyucuya; çılgın hayallerin, maddî israfların, gereksiz özentilerin hüküm sürdüğü bir ailede çöküntülerin başlayacağı mesajını verir.

    Yaprak Dökümü, toplumsal gerçekleri ele aldığından basmakalıplıktan uzak, başarılı bir romandır. Bilindiği gibi, Tanzimat'tan sonra toplumumuzda bir batılılaşma hevesi başlamıştı. Batılılaşmak yanlış anlaşıldığından; yüzyıllarca süren millî gelenek ve göreneklerimizden, karakterimizden sıyrılma olarak kabul edildiğinden, bu, birçok ailede birtakım felâketlere sebep olmuştur. Bugün bile içinde bulunduğumuz güç durumların esas sebebi budur. Birtakım toplumsal pürüzlere, karakter boşluklarına ışık tutması bakımından Yaprak Dökümü gerçekçi ve orijinal bir romandır.
     
  18. 12 Haziran 2007
    Konu Sahibi : Elif
  19. melisanur

    melisanur Guest

    Uzun zamndır yoktumcanım bilmiyordum olduğunusilelim madem