Yaşadığımı hissetmiyorum !!! Lütfen bana yardım edin !! :(

Konusu 'Psikoloji - Ruh Sağlığı ve Hastalıkları' forumundadır ve louboutin61 tarafından 4 Kasım 2010 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  1. louboutin61

    louboutin61 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    24 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    49
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    :KK19:1-Şu an buraya bu yazıyı yazmak bile öyle ağır geliyor ki anlatamam. . Kendimi o kadar yetersiz ve çaresiz hissediyorum ki anlatamam.

    2- Dış görünüşümle ilgili takıntılarım var. Kendimi her zaman çok şişman ve çirkin buluyorum. Hiçbir zaman beğenmiyorum kendimi. Bu öyle boyutlara varıyor ki, kendime kıyafet almaya bile gidemiyorum. Dükkanlarda kendime yakışacak hiç birşey olmadığı gibi bir takıntım var. Giydiğim hiç birşeyi üzerimde beğenmiyorum. Ya göbeğimi gösteriyor ya da kalçalarımı. Ki ikisinden de nefret ediyorum. Böyle en bolundan iki pantalonla ve iki kazakla bütün bir kışı geçiriyorum. Her gün aynı şeyleri giymemden erkek arkadaşım o kadar sıkılıyor ki kendisi gidip bana bir şeyler alıyor. O almasa kendime iç çamaşırı bile almak gelmiyor içimden. Sabahları boy aynasına baktığımda, bacakları selülit dolu, göbeğinde yağlar birikmiş kolları bile yağ bağlamış çirkin bi kadın görüyorum karşımda. Ama bu durumu değiştirmek için gerekli hiç birşeyi yapamıyorum. Boğazımı tutamıyorum, tatlıyı bırakamıyorum. Egzersiz yapayım diye, bir sürü cd, dvd, kitap vs aldım. Bir tanesini daha haftada üç kez üst üste yapmayı başaramadım. O gün egzersiz yapmamak için o kadar çok bahane bulabiliyorum ki duysanız şaşar kalırsınız. Çikolatalar, bisküviler, kurabiyeler geliyor arkasından tabi teselli için. Sonra bakıyorum kilo alıyorum diyete başlıyorum, Veriyorum bir iki kilo falan ama sonra yeniden alıyorum. Çok iyi biliyorum ki öyle aç kalarak verdiğin kiloları aynen geri alıyorsun ama napıyım… Düzenli egzersiz yapmaya bir başlayabilsem…. 53 kilo biri iken, 88 kilo oldum ve kendimi duba gibi hissediyorum. 53 kilo iken de kendimi şişman buluyordum ama şimdi o günlerime dönebilmek için her şeyimi veririm. Eski kıyafetlerim üzerime olmadığı için hepsini attım. Sabahları dolabımı açtığımda moralim o kadar bozuluyor ki anlatamam. Çünkü topu topu iki üç pantolonla,bir iki kazak var giyebileceğim….

    O kadar istikrarsız bi insanım ki, başladığım hiçbir işi bitiremiyorum. Bitirdiğimeye çalıştığım tek şey okulum ..gerçi okula da gitmiyorum ondan da çok pişmanım. Keşke başka bi bölüm okusaydım, keşke başka bi meslek seçseydim diye kendi kendimi paralıyorum.

    Geleceğe karşı büyük bir güvensizlik içerisindeyim. Kendi ayaklarımın üzerinde duramayacağıma inandığım için erkek arkadaşımdan ayrılırsam, ya da ona bir şey olursa napıcam ben diye düşünüp duruyorum.. Kim napsın benim gibi yetersiz, işinin gereklerini yapamayan birini diyip duruyorum ve bunun stresi ile kendimi tatlıya veriyorum. Erkek arkadaşıma baskı yapmaya başladım ne zaman evleneceğiz diye. Çünkü en azından belki evlenirsem bir şekilde güvencem olacağına inandım şu aralar. O ise benim kadar istekli değil. Bu da beni hem üzüyor hem de daha çok korkutuyor.

    Çok dağınık ve pasaklı bir insanım. Bir türlü düzenli ve titiz biri olamıyorum. O kadar tembelim ki bazen, evde tek başıma kaldığım zamanlar televizyonun karşısında saatlerce hiç birşey yapmadan oturduğum oluyor. Bir türlü düzenli bir insan olmak için gereken enerjiyi bulamıyorum kendimde. Evde bir oda var, taşındığım günden beri (1.5 yıl oldu) düzenlenmeyi bekliyor. Ve ben o odaya her girişimde kendimden nefret ediyorum. Ne kadar beceriksiz bi insansın sen diyorum ya 1.5 senedir şu odayı düzeltemedin. Ama ne zaman başlasam üzerime bir yorgunluk, bir kırgınlık çöküyor ve dinleniyim biraz diyip bırakıyorum her şeyi öylece.

    Kendime olan güvensizliğimin nedenini ben de çok soruyorum kendime. Babam olabilir diye düşünüyorum çoğu zaman. Babam bizi de sık sık döverdi. Her şey yasaktı. Bahçeli bi evde oturuyorduk, o bahçeden dışarı çıkmamız yasaktı, komşu çocuklarıyla oynamamız yasaktı, eve arkadaşlarımızın gelmesi yasaktı. Büyüdükçe bu yasaklar da çoğalarak arttı tabi. Küçükken sürekli ölse de kurtulsam diye dua ederdim. Sanırım 12-13 yaşlarındaydım acı bir gerçeği fark ettiğimde. Ben Allah’tan korkmuyordum babamdan korktuğum kadar. Günah kavramının benim üzerimde en ufak bir etkisi yoktu, oysa, babamın akşam eve geleceği, gene beni aşağılayıp beni döveceği korkusu o kadar büyüktü ki, onu memnun etmek için ne derse yapar ama içimden de nefret yağdırırdım ona. Aramızda hiçbir zaman bir baba-kız ilişkisi olmadı.O kadar cahil ve dar kafalı, despot ve anlaşılmaz bir adamdır ki. Okulda derslerim her zaman çok iyi olmasına rağmen beni taktir etmedi..Hep ezmeye aşağılamaya kalktı.

    Sonrasında lise bitti çalışmaya başladım.Bir mağazada tezgahtarlık yaptım..Sonra biraz kendime güvenim gelir gibi oldu.Fakirdik ve üzerime giyecek 2. bir pantolonumun olmadığı zamanları düşünüp kendimi hep alışverişe veriyordum..Hiç doymuyordum almaya.Sonra 5 yıl çalışma hayatımdan sonra okumaya karar verdim. iki yıllık bir üniversitede okumaya çalışıyorum..Sanki amacım evden kaçmaktı şu an onu hissediyorum.Çünkü okula karşı hiç hevesim kalmadı.. Ama bugün yaşadığım bu sıkıntılar o günlerin izleri sanırım. Çünkü kendimi hiçbir zaman bir güven ortamı içerisinde hissetmedim ben çocukken. Babamın hiçbir zaman yeteri kadar parası olmazdı. Ona o kadar kızardım ki madem paran yok, niye bu kadar çocuk yaptın diye.
    . Bu korkular ve isteksizlik 2 yıldırdan itibaren var. Ama ben hep nasıl olsa alışırım, nasıl olsa geçer diye bekledim. Etrafımda kimseye de söyleyemiyorum. Ne aileme, ne arkadaşlarıma. Çünkü bana “bak okuyorsun işte başka şehirde yaşıyorsun ama sen beğenmiyorsun, nankörlük etme, senin yerinde olmak isteyen binlerce insan var bu memlekette” gibi şeyler söylemelerinden korkuyorum. Çünkü maalesef bunlara diyecek bir sözüm yok. Görünüşümle ilgili kendimi beğenmeme vs. hep vardı.....

    Erkek arkadaşımla ilgili yaşadığım olaylar yüzünden bir dönem psikoloğa gittim ve bir takım ilaçlar kullandım ama isimlerini hatırlamıyorum. Zaten üç aylık bir süre sonunda bırakmıştım tedaviyi. Ne gibi olaylar yaşadınız derseniz bu o kadar uzun bir hikaye ki. Kısaca söylemek gerekirse kendisi benden 5 yaş küçük yani 19 yaşında şu an .. Bir yandan maddi sorunlarım bir yandan manevi, bir yandan onun sorunları çocukluğu derken ben depresyona girmiştim. Onun bir çocuk olduğu gerçeğini hatırlamıyorum bile şu an. Şu an sanki başlangıcını hatırladığım ama devamını hatırlamadığım bir ilişkinin içindeyim

    Görüntümle ilgili takıntılarım var. Mesela hiç kısa etek giyemiyorum.Bacaklarım çarpık ve kaslı Erkeklerin sürekli bana baktığı gibi bir takıntım oluyor giyersem. Rahat edemiyorum. Laf atılmasından nefret ediyorum. Bacaklara bak futbolcu bacağı gibi alay etmelerinden nefret ediyorum. Sırf onun için belki giymiyorum etek. Sırf kimse bana laf atmasın diye bazen yolda tek başıma yürüyemediğim zamanlar oluyor. Çünkü bu toplumun erkekleri bana o kadar itici geliyor ki anlatamam. Yolda yürürken böyle garip garip bakmalar, yanından geçerken anlaşılmaz şeyler söylemeler falan beni çileden çıkarıyor.

    Benim de kendimi bulmaya ihtiyacım olduğunu düşünüyorum. Çünkü gerçekten ne istiyorum sorusuna verebildiğim bir cevabım yok. Bunu bulmak istiyorum her şeyden önce.

    Bu üç ay içinde sürekli saçma sapan ilaçlara yönleniyorum.Hipnoz bile yaptırmayı düşünüyorum

    Ve şimdi eğer hipnozun benim için bir faydası olacağına inanırsam denemek istiyorum. “

    Önce amaçlarımı yazmak istiyorum..

    1-Kimseden korkmadan kendi öz güvenimle yaşamak istiyorum
    2-Hergün düzenli okula gitmek istiyorum

    3-Kendine güvenen güçlü ve girişken biri olmak istiyorum.

    4-Başladığım bir işi sonunda pişman olmadan bitirmek istiyorum.

    5-Erkek arkadaşımla evlenme konusunda, onun da hazır olduğu zamana kadar beklemek için sabırlı olmak istiyorum. Bu konu açıldığı zaman önemli olanın birbirimizi sevmemiz olduğu gerçeğini hatırlamak istiyorum.

    6-hayatta tek başıma kalırsam ne yaparım korkusundan kurtulmak istiyorum. Tek başıma da güçlü olabilmeliyim.

    7- kendi ayakları üzerinde durabilen, kendi kararlarını verebilen ve bunun sorumluluklarına katlanabilen,bundan korkmayan biri olmak istiyorum.

    8-Temiz bakımlı ve düzenli bir insan olmak istiyorum.

    9- Kendini olduğu gibi kabul eden, doğal biri olmak istiyorum. Alış veriş yapabilmek, kendim için kıyafetler ve ayakkabılar alabilmek ve bunları giyebilmek istiyorum.

    10- Hayata olumlu bakabilmek istiyorum.

    11-Tembelliği hayatımdan çıkarmak dinç ve dinamik olmak istiyorum.

    12- Çok uyuyan biri olmaktan kurtulmak istiyorum.(Günde en az 10 saat uyuyorum ve buna rağmen genellikle uykuya doyamıyorum.)

    13- Sabahları erken (mesela 7) kalkabilmek, kalktığımdakendimi dinç hissetmek ve egzersiz yapacak gücü kendimde bularak her sabah egzersiz yapacak gücü kendimde bularak her sabah egzersiz yapmak ve yağlarımı kasa çevirmek istiyorum.

    14- Diyetisyene gitmek ve bana vereceği diyeti uygulayabilmek istiyorum.

    15- Şeker, pasta, börek, çikolata, çerez, kızartmalar gibi yiyecekleri bırakarak, günde en az iki litre su içerek yalnızca sağlıklı yiyecekler yiyen biri olmak istiyorum.

    16- Dudaklarımı yemeyi bırakmak istiyorum.,

    17-Özellikle adet öncesi dönemde beni etkisi altına alan, gerginlik, kızgınlık, etrefa karşı nefret ve karamsarlık, umutsuzluk ve tedirginlikten kurtulmak istiyorum.

    18- İngilizce yazabilmek istiyorum.Bunun için bir kursa kayıt yaptırdım ama bir kelime bile yazıp gönderemedim. O kursa hemen başlamak ve ödevleri yapabilecek güveni kendimde bulmak istiyorum.

    19- Sürekli bu ülkeden gitme fikirleri geliştirmek istemiyorum. Burada mutlu olmak istiyorum.

    20-En ufak bir gürültünün beni sinirli yapmasına engel olabilmek istiyorum. (Çocuk,top,müzik,araba,korna, komşu vs. gibi ses kaynaklarına duyarlı olmaktan bıktım usandım.

    21- Artık gelecekle ilgili korkularımı bir yana bırakarak mutlu ve huzurlu olmak istiyorum.

    22-Yalnız kaldığımda yemek konusunda kendime hakim olmak istiyorum.

    23- Vücudumda ki kusurlar düzelsin ve zayıf kendine güvenen bir genç kız olmak istiyorum.
    24-ETEK GİYMEK İSTİYORUM.

    VE EN ÖNEMLİSİ BURAYA YAZDIĞIM MADDELERİ UNUTUP, BUNLARIN BENİM AMACIM OLDUĞUNU UNUTMAK YANİ TÜM HEPSİNİ YERİNE GETİRMİŞ OLMAK İSTİYORUM..

    Şimdi bana yardım edebilir misiniz??Ben yaşamak istiyorum...
     
  2. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  3. GnotiSeavton

    GnotiSeavton Eee yani...? Pro Üye

    Katılım:
    11 Ocak 2010
    Mesajlar:
    1.883
    Beğenildi:
    25
    Ödül Puanları:
    148
    Bu saydıklarınız ciddi bir depresyonun göstergesi. Size önerim bu konuda bir uzmandan yardım almanız.

    Ayrıca ciddi bir kronik yorgunluk yaşadığınızdan bahsetmişsiniz.

    Çoğu şikayetiniz (uykusuzluk-kilo vermede güçlük,halsizlik vs. gibi) vücudunuzdaki bir takım eksikliklere bağlı şikayetler olabilir.

    Bu anlamda bir check-up yapmanızı öneririm. Zaten doktorunuz muhakkak tetkik isteyecektir.

    Ayrıca birşeye takıldım; ne istediklerinizi biliyorsunuz ama bunun için sanırım hiç bir şey yapmıyorsunuz.

    Harekete geçememe durumuna"atalet" denir ve bu atalet duygusunu tek başınıza yenmeniz bu yaşadığınız koşullarda biraz zor gibi gözüküyor.

    Bir uzmandan yardım alarak bu sorununuzu çok kolay atlatırsınız.

    Sadece ertelemeyi bırakın...
     
  4. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  5. DERin83

    DERin83 RUZGARİN ANNESİ:-) Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2009
    Mesajlar:
    2.809
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    siz boş boş oturmaktan kendinizi düşüncelere kaptırmışsınız. insanın kendi kendini dinleyip hiçbir meşgalesi olmadan yaşaması kişiyi depresyona sokuyor kii, aynı problemleri annemde yaşadık biz. kendinize önce sıkı bir tokat atın. okulunuza gidin, kendinize bir iş bulun ve hemen bir spor salonuna kayıt olun. çünkü yazdıklarınızdan 3 te ikisi görünümüzle alakalı problemleriniz. zaten bu tempoda çalıştığınızda aklınıza bu tür düşünceler gelmeyecek, ayrıca şöyle söyleyeyim işleyen demir pas tutmaz. ne zaman 3 -5 gün tatil olur ve ben evde otururum. kafayı yerim, üstüme ağırlık çöker,kesin hasta olurum,saçma sapan düşüncelere kaptırırım kendimi ama çalışmak birşeyler üretmek insanın kendine olan güveninide yerine getiriyor. ayrıca erkek arkadaşım dediğiniz kişi sizden 5 yaş küçük 19 yaşında birinden ne gibi bir güvence bekliyorsunuz o çocuğada yazık gençliğinin baharında psikolojik sorunlarınızla uğraşıyor. benim tavsiyem kendi yaşınıza uygun birini bulmanız 19 yaşında birinden ne gibi bir kocalık bekliyorsunuzki. kendi kendinizin doktoru olun lütfen.
     
  6. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  7. UzmaN

    UzmaN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2007
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
  8. 4 Kasım 2010
    Konu Sahibi : louboutin61
  9. UzmaN

    UzmaN Popüler Üye Üye

    Katılım:
    19 Şubat 2007
    Mesajlar:
    5.097
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    146
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.