Yaşam İçin Vazgeçilmez Bir Hormon İnsülin

Konusu 'Endokrinoloji' forumundadır ve Elif tarafından 16 Şubat 2009 başlatılmıştır.

    16 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.192
    Ödül Puanları:
    438

    İnsülinin görevini anlayabilmek için öncelikle vücudumuzun fonksiyonlarını yerine getirilirken gerekli olan enerjiyi nasıl sağladığını kısaca hatırlamakta yarar var. Yediğimiz besinler, sindirime uğradıktan sonra vücudumuzda bulunan enzimler sayesinde şekere parçalanır. Şeker (glikoz) kan akımı ile vücudun tüm bölümlerine taşınır. Vücudumuzun ana besin kaynağı olan şeker, enerji sağlayabilmek için kandan vücut hücrelerinin (kas hücreleri, yağ hücreleri ve karaciğer hücreleri) içine girmelidir.
    İnsülin, vücudumuzda midenin arka tarafında yer alan bir organ olan pankreastaki beta hücrelerinden salgılanan bir hormondur. Kandaki şekerin kandan ayrılarak hücre içine girmesini sağlar. Böylelikle kandaki şeker düzeyi de azalmış olur. Diyabetli olmayan bir insanda her gıda alımı sonrası pankreas alınan besinlerin enerji haline dönüştürülmesini sağlamak için insülin üretir. Bu demektir ki tüm insanlar insüline bağımlıdır. Diyabetlilerde ise, pankreas yeterli miktarda insülin üretmez veya üretilen insülin hedef hücreler (kas, yağ ve karaciğer hücreleri) tarafından kullanılmaz. Bu durumda vücudumuzun içinde hayati öneme sahip olan insülini dışarıdan sağlamamız gerekir. İnsülin şu an için, hap şeklinde kullanılamamaktadır. İnsülin bir enjektörle cilt altına enjekte edilmek üzere sıvı halde bulunmaktadır. İnsülin enjeksiyonu, halk arasında bilinenin aksine, sigara ve alkol gibi bağımlılık ve alışkanlık yapmaz. İnsülinin hayat kurtaran bir ilaç olduğunu ve aslında kendimize enjeksiyon yapmakla daha sağlıklı bir yaşam sürmek için gerekli olanı yaptığımızı hatırlamamız bu fikre alışmamızı kolaylaştırabilir. İnsülin, diyabet tedavisindeki en önemli araçlardan biridir. Fakat insülin tek başına kan şekeri düzeyini kontrol etmez. Eğer verilen diyet programlarına uymaz ve düzenli egzersiz yapmazsanız, dünyadaki hiçbir insülin diyabetinizi kontrol altına alamaz.

    • Kan şekerini normale getirmek amacıyla insülin kullanılır.
    • Oluşabilecek komplikaslonları önleyebilmek amacıyla
    • Önlenmeyecek düzeyde komplikasyon oluşmuşsa ilerlemeyi durdurmak
    • Diyabetli çocuklar için büyüme ve gelişmenin yolunda gitmesini sağlamak
    • Hamilelik sırasında ortaya çıkabilecek komplikasyonların önüne geçmek amacıyla insülin kullanılır.

    Kimler insülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyar?

    • Tip 1 diyabetliler (insüline bağımlı)
    • Ağıızdan şeker düşürücü ilaçlarla kan şekeri kontrolü sağlanamayan Tip 2 diyabetliler.
    • Hangi tip diyabet olursa olsun, akut ****bolik komplikasyon (koma) gelişmiş hastalar,
    • Akut stres, kaza, yanık gibi travma, cerrahi girişim yapılacak tüm diyabetliler.
    • Gebelik başlangıcından sonuna kadar tüm diyabetliler ve hamilelikte diyabeti ortaya çıkanlar.
    • Retinopati, nöropati, diyabetik ayak ve nefropati gibi komplikasyon gelişmiş tüm diyabetliler.
    • Pankreası herhangi bir nedenle ameliyatla alınmış olanlar.
    • Hastalık, stres, travma, ameliyat veya hamilelik gibi durumlarda insülin enjeksiyonuna ihtiyaç duyabilirsiniz. Gebelik, ameliyat gibi bazı özel durumlar sona erdiğinde tekrar eski beslenme programınız ve egzersiz programınıza ve kullandığınız şeker düşürücü ilaçlara geri dönebilirsiniz.
    İnsülin hakkında öğrenebileceğinizin en fazlasını öğrenin. Buna kullandığınız insülinin tipi, etki süresi ve maksimum etki zamanı da dahil olmalıdır. Gıda alımınızı ve egzersiz programınızı insülin enjeksiyon zamanı ve dozu ile koordine etmeyi de öğrenmelisiniz.

    İnsülin Tedavisi
    Kolay bulunması ve insülin tedavisinin kolay uygulanır olması sonucu, insülinin tedavideki yeri ve önemi giderek artmıştır. İnsülin uygulaması bir eksikliği "yerine koyma" tedavisidir. Bu tedavi planı her diyabetliye özel olmalı ve onun yaşam biçimine, alışkanlıklarına ve beklentilerine göre şekillendirilmelidir. Bu plan kullanacağınız insülin tipini, dozajını ve enjeksiyonların zamanlamasını içermektedir.
    Elde edilme biçimlerine göre insülinler domuz, sığır, insan insülinleri (yarı sentez ve biyosentezle elde edilen) olarak isimlendirilir. Domuz ve sığır insülinlerinin yapıları vücudu ürettiği (insan insülini) insüline tamamen benzemez. Bu nedenle insan insülininden daha fazla yan etkiye sebep olabilir. İki çeşit insan insülini vardır:

    • Domuz insülininin insan insülinine benzeyecek şekilde değişime uğratılmasıyla elde edilen yarı sentetik insülinler,
    • İnsan vücudunun yaptığı insülinin yapısı ile aynı olacak şekilde genetik mühendislik teknikleri ile üretilen rekombinant (biyosentetik) insülinler. Biyosentetik insan insülini, vücudumuzun ürettiği insülinin tamamıyla aynısı olduğu için insan vücudunun bu insüline karşı tepki gösterme olasılığı hayvan insülinine göre çok daha azdır.
    Bugün kullanımda olan insülinler, etkileri yönünden;
    • Kısa etki süreli ve hızlı etki gösterenler. Bu insülinlerin berrak bir görüntüsü vardır.
    • Etkisi yavaş başlayıp orta derecede veya uzun etki süreli olanlar. Bunların görüntüsü bulanıktır.
    • Kısa etkili ve orta etkili insülinin belli oranda hazırlanmış karışımları ile değişik etki süresi gösterenler ortak gruplandırılırlar.
    • Uzun etki süreli insülinler. Bu insülinlerin rengi de berraktır.
    Tablo : Etki sürelerine göre insülinler
    İnsülin Etki
    Başlangıcı Pik Etkisi Etki Süresi
    Hızlı etkili - Berrak
    Lispro (Humalog)
    Aspart (Novo Rapid)
    <15 dakkika
    <15 dakkika
    0,5 - 1,5 saat
    0,5 - 1,0 saat
    2 - 4 saat
    1 - 3 saat
    Kısa etkili insülin - Berrak
    Regüler (Actrapid, Humulin R) 0,5 - 1 saat 2 -3 saat 3 - 6 saat
    Orta etkili insülin - Bulanık
    NPH (İnsulotard, Humulin N) 2 - 4 saat 4 - 10 saat 10 - 16 saat
    Uzun etkili insülin - Berrak
    Glargine (Lantus) 2 - 4 saat Pik yok 24 saat
    İnsülinin etki gücü sıvının her milimetresindeki insülin miktarını gösterir. Uzunlukları nasıl metre ye da santimetre ile ölçüyorsak insülin miktarının da "ünite" ile ölçeriz. Türkiye&#8217;de bulunan tüm insülinlerde sıvının her milimetresinde 100 ünite insülin vardır.
    İnsülin tedavisinin yan etkileri var mıdır?
    İnsülin tedavisinin en önemli yan etkisi kan şekeri düşmesidir (hipoglisemi). Kan şekeri 50 ml/dl&#8217;nin altına düştüğü zaman hipoglisemi görülür. Hipoglisemi, insülin dozunda doktorunuza danışmadan yaptığınız değişiklik, bir öğünü atlamanız veya yemeniz gerekenden az yediğiniz veya çok fazla egzersiz yaptığınızda meydana gelebilir. Hipoglisemi belirtileri titreme, dikkat dağılması, baş dönmesi şuur bulanıklığı, bulanık görme, uykudan uyanamamadır. Hipoglisemi evinizden uzakta, yolculukta veya herhangi bir yerde ve zamanda olabilir. Bu nedenle diyabet kimlik kartını mutlaka yanınızda taşıyın. Hipoglisemi belirtileri hissedilince, her zaman yanınızda taşımanız gereken herhangi bir karbonhidratlı gıda (kesme şeker, kuru üzüm, meyve suyu, toz şeker) veya eczanelerde bulabileceğiniz glikoz tabletlerinden alınmalıdır. Aile bireylerinin arkadaşlarınızın ve yardımcılarınızın düşük kan şekeri belirtilerinin neler olduğunu ve nasıl tedavi edildiğini öğrenmeleri, sizin için hayati önem taşımaktadır