Yaşama Isteği, Her Derde Deva

Konusu 'Faydalı Bilgiler' forumundadır ve Elif tarafından 22 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    22 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.662
    Beğenildi:
    5.193
    Ödül Puanları:
    438
    Bu enerjinin, yaşam biçimine göre erken ya da geç bittiğini, bunun sonucunda da yaşamın sona erdiğini ifade eden Toygar, buna göre sağlıklı ve uzun yaşamanın sırrının bu enerjiyi akıllıca harcamaktan geçtiğini söyledi.

    Yaşam enerjisi ile bunu kontrol eden beyin gücü açısından beslenmenin ve hayata bakışın büyük önem taşıdığına işaret eden Toygar, şöyle konuştu:
    “Şeker, karbonhidrat ve stres, bu kredinin hızlı harcanmasına neden olur. Yağ ve yoğun şekerler beynin çalışmasını yavaşlatır, hareket güçlülüğü oluşturur. Oysa baklagiller, taze sebzeler ve pirinçten zengin diyetle antioksidan özelliği olan meyveler beynin soluma aktivitesini arttırır. Çikolata seratonin salgılatır. Seratonin kişiye mutluluk verir. Stres, beynin en büyük düşmanıdır. Stres beyinden vitamin ve mineral kaybına neden olur. Pozitif dengeyi bozar. Öfke ve kızgınlık kişinin sağlığını ve mutluluğunu ve gençliğini ateşe atmasıdır. Sakinlik prim yapar, sabır olmazı oldurur. Değiştiremeyeceğimiz şeyleri olduğu gibi kabul etmezsek, hasta ve mutsuz oluruz. Amaç ve hedefleri olmayan insanlar, beyinlerini ve kendilerini bitmeye mahkum etmişlerdir.”

    YAŞAMA İSTEĞİ, HER DERDE DEVA
    Beyin gücü ve ona bağlı yaşama isteğinin, sağlığın korunmasında olduğu gibi karşılaşılan sağlık sorunlarının aşılmasında da en büyük etken olduğunu belirten Toygar, “Kanser dahil her hastalıkta doktor ve ilaç yüzde 20, kişinin yaşam isteğiyse yüzde 80 etkilidir. İnsanın beyninden salgılanan iyileştirici hormonlar, trilyondan bile daha değerlidir. Üstelik böyle bir ilaç henüz keşfedilmemiştir. Mutluluğu ve mutsuzluğu beyin yaratır. Sağlıklı ve hasta olmak kişinin kendisine bağlıdır” diye konuştu.

    Sağlıklı ve güçlü bir beyin için tavsiyelerde de bulunan Prof. Dr. Toygar, televizyon karşısında zaman geçirmek yerine, zihinsel aktivitelere zaman ayırmanın ve bol bol gülmenin beyne iyi geleceğini söyledi.