Yaşanmiş Bir Hikaye

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve realist tarafından 9 Ağustos 2007 başlatılmıştır.

    9 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    . Hikayesi
    Almanya-Yugoslavya sınırındaki Meinfurg şehrinde, o gün olağanüstü birşeyler yaşanıyordu.
    Sadece tank sesleri ve askerlerin ayak sesleri duyuluyordu. Kaçışan ağlaşan insanlar vardı.
    Hitler'in askerleri tek tek evleri basıyor, içinde yahudi yaşayan evleri ateşe verip, çoluk çocuk hepsini askeri araçlara bindirip toplama kamplarına gönderiyorlardı.
    O güzel, yemyeşil sınır şehri artık griye dönmüştü. Şehrin biraz dışlarında yaşayan Abraham Wirtsovzt, 12 yaşındaki oğlu Mison ile 4 yaşındaki Amy'yi giydirdi. Yanlarına biraz yiyecek ve giyecek verdi ve yanaklarından öptü.
    "Sürekli geceleri güney doğuya yürüyün.Kimseye yahudi olduğunuzu söylemeyin ve konuşmayın, hep saklanın..Savaş bitince gelip, sizi alacağım" dedi.
    Çocuklar o gecenin kör karanlığında yürümeye başladılar.
    Abraham göz yaşlarını sildi.
    "Tanrım onları koru" dedi.
    Bir süre sonra, evi askerler basmış ve Abraham ile eşini kurşuna dizmişlerdi.

    Mison ve Amy 3 gün boyunca yürüdüler. Nereye gittiklerin, bilmiyorlardı.
    Amy artık bu yürüyüşten sıkılmıştı, yiyecekleri kalmamıştı ve ayakları yara içindeydi.
    Mison da yorulmuştu. İkiside yorgunluktan baygın düştüler.

    Sabah oradan geçen yaşlı bir köylü üstü başı yırtık, çamur içinde kalmış iki çocuk buldu. Alıp onları eve getirdi. Çocuklar bir süre sonra iyileşti. Fakat ısrarla konuşmuyorlardı.
    Kimdiler, nereden geliyorlardı?
    Yaşlı köylü, çocukların küçük çantalarına baktığında orada; çokça para, ailece çekilmiş bir resim ve babalarının yazdığı bir mektup buldu.
    Yaşlı köylü çocuklara korkmamaları gerektiğini söyledi, burası küçük bir müslüman köyüydü.
    Savaş sonuna kadar yanında kalabileceklerini ve sonra onları babalarına yollayacağını söyledi.

    Almanlar hızla yayıldığından, bu müslüman köyünde yaşayan insanlarda köyü terkettiler.
    Yaşlı köylü çocukları da yanına alıp, daha doğuya dogru gitti.
    Sonunda savaş bitmişti, yaşlı köylü çocukların ailesini aradı ama oradaki tüm yahudiler toplama kamplarına gönderilmiş ve çoğu da ölmüştü.
    Abraham ve eşine aiy belge bulamadılar. Sonunda yaşlı köylü dünyanın tüm ülkelerinden gelen yahudilerin kurduğu Israil devletine başvurdu.
    Belki de çocukların ailesi ordaydı. Israil'den gelen iki görevliye çocukları, aile resmini ve paraları teslim etti.

    Bir ay sonra İsrail'den yaşlı adama bir yazı geldi.
    Yazıda ona teşekkür ediliyor ve artık Israil devletinin dostu olduğu, ihtiyacı olduğunda en yakın konsolosluğa başvurması isteniyordu...
    Yaşlı adam, bu yazıyla çok övünür, "koca devlet bana teşekkür yazısı gönderdi" deyip dururdu..

    Öldüğünde bu yazıyı oglu alıp, sakladı.

    Aradan 25 yıl geçmişti..
    Yaşlı köylünün oğlu o gün Belgrad'daki hastanede doktoru dinlerken üzgündü.
    Kızının acilen beyin ameliyatı olması gerekiyordu. Bu ameliyatı başarılı bir şekilde yapan iki doktor vardı.
    ve onlarda Amerika'daydı. Ne parası yeterliydi, ne de doktorlara ulaşabilirdi... Çaresizdi..
    Evini satmaya karar verdi. Ve tapuyu çıkarmak için dolabını açıp, karıştırırken babasından kalan o eski belgeyi buldu.
    Babasının sözlerini hatırladı.
    "İsrail devleti bana teşekkür ediyor."
    Acaba satsam değeri nedir? diye düşündü..
    Ertesi gün bir antikaciya gidip,belgeyi gösterdi. Antikacı bu teşekkür belgesinin gerçek olup olmadığını öğrenmek için Israil konsolosluğuna fax çekti.
    Bir saat sonra bir görevli telefon ederek, belgenin sahibini görmek istediklerini söyledi.
    Elvir:
    -Eyvah, başıma iş mi açtım acaba? dedi. Ve konsolosluğun yolunu tuttu.
    Ona bu belgeyi nereden bulduğunu, neden satmaya çalıştığını sordular.
    O da herşeyi anlattı.
    Gidebilirsin! dediler ama belgeyi ondan aldılar.

    Bir hafta sonra kapısına gelen bir Israilli görevli,
    Elvir, eşi ve kızını ABD ye götürmeye geldigini söyledi ve devam etti:
    -O belgeyi araştırdık, İsrail devleti kurulduğunda yahudi hayatı kurtaran kişilere verilmiş az sayıda belgeden biri olduğunu ve hala geçerli.
    Israil devleti olarak belgede sizin ailenize verilen sözü tutacağız..
    O belgede İbranice, sizin babanıza teşekkür ediliyor ve ailenizden birinin başı sıkıştığında Israil devletinin size yardım edeceği yazıyor.
    İsrail devleti kızınızı ameliyat ettirmeye karar verdi..
    Belgeyi de müzede sergilemek üzere alacağız dedi.

    Elvir ve eşi şaşkın kalakaldılar. Daha sonra hep birlikte ABD ye gidildi.
    Küçük kız beyin ameliyatını oldu.
    İyileştikten sonra Newyork taki Israil konsolosluğunda bir kutlama yapıldı.
    Elvir ve ailesine İsrail pasaportu hediye edildi.
    Bu kutlamaya yıllar önce yaşlı köylü tarafından kurtarılan ve şimdi Amerika'da yaşayan Amy, eşi ve iki oğlu da katıldı.
    Amy avukat, Mison da bir bankanın genel müdürü olmuştu.
    Her ikisi de geçmişi anlatıp, yaşlı adama duydukları minneti anlattılar.
    O gün yaşlı köylü iki değil, gördüğünüz gibi kaç yahudiye yaşamını armağan etti dediler.
    Amy ve Mison; Elvir ve ailesiyle zaman zaman görüşmek üzere anlaştılar ve küçük kızın tüm eğitim masrafını üstleneceklerine söz verdiler.

    Küçük kız şu anda Newyork ta tıp eğitimi görmekte ve beş yıldır Amy ile yaşamaktadır.
    Annesi ve babası son yaşanan Kosova savaşı sırasında Sırp zulmünden kaçabilmek için ilk defa İsrail pasaportlarını kullanıp, ABD'ye gelmişler ve onlarda Amy nin yakınında bir eve yerleşmişlerdir..
     
  2. 9 Ağustos 2007
    Konu Sahibi : realist
  3. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Hayatta herşey olabiliyor Dimağcığım.Gerçekten yaşandığını okuduğum için yazma gereğini duydum.