Yaşar Kemal - Filler Sultanı ile Kırmızı Sakallı Topal Karınca

Konusu 'e-Kitap Roman, Öykü ve Anı' forumundadır ve nevbahar tarafından 25 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    25 Ocak 2008
    Konu Sahibi : nevbahar
  1. nevbahar

    nevbahar Herkes Olmuş Sahtekar Pro Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    3.936
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    148
    Filler sultanı gürledi:
    «Ne biçim yaratıklar bunlar, ben hiç bir karınca görmedim.»
    «Küçük şeylerdir,» dedi ulukepez, kanatlarını üç kez açarak. «O kadar küçücük yaratıklardır ki sen çok yakından bakmazsan bir karıncayı göremezsin.»
    «Anlat,» dedi filler sultanı. «Bana bu küçücük yaratıkların hünerlerini anlat. Bana onların küçük ya da büyük olmaları değil, hünerleri gerek...»
    Ulukepez artık yol yorgunluğunu üstünden atmış, dinlenmişti.
    «Al gözüm sultanım seyreyle sen, şimdi karıncaların hünerini,» diye şakıdı. Başladı anlatmağa. O anlattıkça filler sultanı kendinden geçiyordu. Kendinden geçiyor, durmadan ulukepeze soru üstüne soru soruyordu.
    «Bir kentler kurmuşlar, hiç sorma sultanım, yerin altına... Görkemli, uygar kentler. Ambarları yıl on iki ay yiyecek, bal, çiçek özü, tahıl, böcek ölüsü dolu, dopdolu. Başkentlerini geniş ovaların tam ortalarında, özünde kurmuşlar. Bu ovalar Nil kıyılarından da, Çukurovadan da daha bereketli. Hele bir ova, bir ülke var, fil eksen biter, öyle bereketli. Kuzey yanını bu ülkenin ulu ormanlar kaplamış. Kaplan girse sökemez bir orman, güneyi de yıl on iki ay yemyeşil, bütün ova yıl on iki ay ağzına kadar çiçekle dolu, alabildiğine bir düzlük... Doğusu tarlalar, batısı tarlalar, can eksen biter, kuş eksen, karınca eksen, arı eksen biter.»​


    Okumak için tıklayınız:1rolleyes: