Yaz İshali

Konusu 'İntaniye - Bulaşıcı Hastalıklar' forumundadır ve Mune tarafından 14 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    14 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.693
    Beğenildi:
    59.026
    Ödül Puanları:
    663
    Malum yaz mevsimindeyiz ve bu aralar aldığım duyumlara göre hastanelerin acil servisleri ishal vakalarıyla dolup taşıyormuş.



    İshale neden olan pek çok durum olduğunu, nedenlerin başında mikrobik ishaller geldiğini, yaz ishallerinin de bu gruptan olduğunu söyleyen Prof. Dr. Yıldız Pekşen, "Mikroplar dışında başta antibiyotikler olmak üzere çeşitli ilaçlar, çeşitli mide-bağırsak hastalıkları, bazı hormonal hastalıklar, bağırsak veya bağırsak komşuluğunda ortaya çıkan tümöral durumlar, aşırı ve ani ısı değişimleri de ishale neden olabilir" dedi.


    Heyecanlanma, üzüntü, korku, stres gibi durumların da ishale neden olabileceğine dikkat çeken Pekşen, yaz ishaline neden olan mikropların, bakteriler ile protozoon denilen gözle görülmeyen parazitler olduğunu ifade etti.


    Prof. Dr. Pekşen, doğadaki sıcaklık artışıyla tüm canlıların su ihtiyaçlarının da buna paralel olarak arttığını, dolayısıyla insanların yaz aylarında daha fazla su tükettiğini, bu tüketimin beklenmeyen bir sonucu olan yaz ishallerinin çoğunlukla mikroplu suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış meyve ve sebzelerin yenilmesiyle ortaya çıktığını vurguladı.


    Bazen insanların ishal olup bu mikropları dışkıları ile çevreye yayabileceğini, dışkıyla bulaşmış ellerin ağza götürülmesi sonucu da ishal olabileceğini açıklayan Pekşen, "Her zaman kullanılan suların sağlıklı olup olmadığını bilmek mümkün olmaz. Doğada, özellikle insan ve hayvan dışkılarıyla kirlenmiş sularda yaşayan, ishal nedeni olabilecek çeşitli mikroplar bulunmaktadır. Bunlar özellikle durgun sularda, kanalizasyonun karıştığı sularda, iyi ilaçlanmamış içme ve kullanma sularında, özellikle yaz aylarında uzun süre canlı kalarak çoğalır. Bu suların içilmesi, sıcak ortamda beklemiş gıdaların, örneğin çiğ sebzelerle hazırlanmış salataların ve meyvelerin tüketilmesi sonucu ishal yapan mikroplar, ağız yoluyla alınarak insanların bağırsaklarına ulaşır. Bunların bir kısmı bağırsak duvarında iltihap oluşturarak, hem bağırsak hareketlerini artırır hem de bağırsağa su ve iltihaplı hücrelerin geçişine neden olur; bir kısmı da bağırsakta iltihap yapmadan, salgıladıkları toksin denilen zehirli maddelerin etkisiyle su ve tuz geçişini artırmak suretiyle ishale neden olur" diye konuştu.


    Su gibi tariflenen ishallerin çoğunluğunun paraziter nedenli olduğuna değinerek, "En sık giardia denilen protozoon ishale neden olur. Bu tip ishallerin en ciddisi ve hayatı tehdit edeni ise dışkının pirinç suyu görüntüsü olarak tariflendiği, kolera bakterisinin yaptığı ishaldir" diyen Pekşen, iltihaplı dışkılamaya neden olan bakterilere ise tifo ve tifo benzeri hastalıklara neden olan salmonella bakterilerini örnek verebileceğini kaydetti.


    Kalın bağırsakta ishale neden olan bakterilerin bir kısmının ve bazı parazitlerin dışkının iltihaplı, sümüksü görünmesine, aynı zamanda barsak duvarını da zedeleyerek damarların kanamasına neden oldukları için, kanlı olmasına da neden olacağı uyarısı yapan Pekşen, "Dışkının böyle kanlı ve iltihaplı olması dizanteri olarak adlandırılır. Nedenlerinden birisi şigella denilen bakteri, bir diğeri amip denilen protozoondur. İshalle birlikte bulunan diğer belirtiler karın ağrısı, karında buruntu hissi, bazen bulantı, iltihabi durumlarda bunlara ilaveten ateş olarak karşımıza çıkar" şeklinde konuştu.

    SIVI VE TUZ KAYBINA DİKKAT
    Dışkılamadan sonra tam rahatlayamamanın da bir diğer belirti olabileceğine işaret eden Pekşen, "Örneğin kalın barsak ishallerinde ağrı ve rahatlayamama sıktır. Aşırı su ve tuz kaybına bağlı olarak kalp damar sistemine, böbreklere, sinir sistemine ait kalp ritm bozuklukları, böbrek yetmezliği, şuur bozuklukları gibi belirtiler de olabilir. Dilin kuruması, cildin parlaklık, nem ve yumuşaklığını kaybetmesi, gözlerin göz çukuruna çökmesi gibi belirtiler, su kaybının işaretleridir" açıklamasını yaptı.
    İshal olunca ilk tedbir olarak kaybedilen su ve tuzu geri koymak için pratik olarak hazırlanacak şekerli, sofra tuzlu ve karbonatlı suyun içilmesinin önemine dikkat çeken Pekşen, şunları söyledi:
    "Bir litre kaynatılmış, soğutulmuş suya 1 çorba kaşığı şeker, 1 tatlı kaşığı sofra tuzu ve 1 çay kaşığı karbonat konularak karıştırılır, içilebildiği kadar sık aralıklarla içilir. Ancak mikrobik ishallerin hemen hepsi 24 saatten fazla devam eder ve hemen hepsi ilaç tedavisi almadan düzelmez. Bu nedenle, 24 saatten fazla süren ishallerde en yakın sağlık merkezine başvurularak muayene ve tetkik olunması gerekir. Çünkü farkında olmadan dışkımız yoluyla çevreye mikrop bulaştırabilir, ayrıca ishalin tedavisiz kalarak daha ciddi sağlık problemlerine yol açmasına neden olabiliriz. Sağlık kuruluşunda, şüphelenilen gıdaların ve suyun olup olmadığı ve ne zaman tüketildiği, ishalin ne zaman başladığı, karın ağrısı, ateş, dışkıda iltihap ve/veya kan olup olmadığı, yakınımızda başka hasta insanların olup olmadığı sorulmalı. Muayenenin ardından dışkı tahlili ve kültürü, kan sayımı ve gerekirse diğer kan tetkikleri istenmeli. Tüm verilere göre hekim tedaviye karar vermeli"


    Yaz ishalinin tedavisiyle ilgili de bilgi veren Pekşen, sıvı ve tuz kaybının az olduğu, ishalin hastanın konforunu çok bozmadığı durumlarda, hastaneye yatırılmadan genellikle sadece uygun bir diyetle hastanın ayaktan tedavi edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Pekşen, "Aşırı su ve tuz kaybı, ağır dizanteri halleri, kolera şüphesi olan durumlarda hasta mutlaka hastaneye yatırılarak öncelikle kaybedilen su ve tuzun yerine konması amacıyla serum verilir, daha sonra uygun ilaçlara başlanır. İshali olan kimselerin düzelene kadar posasız ve yağsız gıdalar alması gerekir. Yani sebze ve meyveler, kuru yemiş, çikolata, kızartmalar gibi gıdalar alınmamalıdır. Yağsız makarna, pirinç pilavı, haşlanmış patates-patates püresi, haşlanmış yağsız et ve tavuk, yağsız ızgara köfte yenebilir. Ayrıca bol miktarda içecek alınmalıdır" dedi.
    Uygun tedaviyle yaz ishallerinin tedavisinin oldukça yüz güldürücü olduğuna değinen Pekşen, hemen hepsinde iyileşmenin tam olduğunu anlattı. Ancak mikroplu ortamla temas devam ediyorsa, gerekli tedbirler alınmadıysa, ishalin tekrarlama şansının her zaman varolduğunu belirten Pekşen, yaz ishallerinin önlenmesiyle ilgili de şu bilgileri verdi:
    "Bu ishallerin önlenmesinin en önemli yolu, menşei bilinmeyen suların tüketilmemesi ve kişisel temizliğe dikkat edilmesi, özellikle ellerin her yemekten önce ve sonra yıkanmasıdır. Kullanılan ve içilen suların klorlanması pek çok mikrobun yaşamasını önler. Şüpheli suların, şüpheli olmasa bile salgın olduğu bilinen yerlerdeki suların kaynatılarak kullanılması gereklidir"
     
  2. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  3. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    canım paylaşımın için teşekkürler.
    bu salgından ben de nasibimi aldım. 4 günde kendimi ancak toparlayabildim.
    şimdi de vücudum su kaybına uğradı. gücümü yitirdim toparlanmaya çalışıyorum.
    aman sizler çok dikkat edin canlarım...
     
  4. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  5. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.693
    Beğenildi:
    59.026
    Ödül Puanları:
    663

    Che gülüm çok geçmiş olsun inan üzüldüm benimde arkadaş çevremden ve aile büyüklerimden yaz ishalinden nasibini alanlar oldu, doktorlar mikrobik olduğunu söylüyorlar:KK43:

    Sağlığına dikkat et ve vücuttaki su kaybını telafi etmeye çalış acil şifalar dilerim.
    Sevgilerimle
     
  6. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  7. 1_sen

    1_sen Guest

    gecmis olsun canim..bol bol ayran ic ve vitamin al kendine dikkat et emi tatlim:)
     
  8. 15 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  9. Che

    Che Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    106
    canlarım çok sağolun. şimdi geçti ama vücudum su ve tuz kaybına uğradı ve doğal olarak da çabuk yoruluyorum. yakında düzelirim tamamen.
    ilginiz için çok taşekkür ederim.
    canımsınız...
     
  10. 17 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Mune
  11. NILBERA

    NILBERA SeVGi KeLeBeĞi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    6.271
    Beğenildi:
    82
    Ödül Puanları:
    153
    Çocuklarda İshal



    İshal Nedir ?


    İshal tanımlamasında 3 kriter göz önünde bulundurulmalıdır.

    Kıvam : Her zaman yapılan, olağan kıvamından daha cıvık, sulu hal alması,
    Sayı : Olağan halinden daha sık yapılması
    Miktar: Hacim ve miktar olarak olağan halinden daha fazla olması.
    Bu kriterlerin birlikte bulunmaları ishal değerlendirmesinde gereklidir. Ayrıca dışkının içersinde kan, sindirilmemiş gıda artıkları, renk değişiklikleri, farklı bir koku gibi başka özelliklerin de bulunması ayrıca önemlidir.

    Olağan halinden farklı olması ise en önemli kıstaslardandır. Örneğin anne sütü ile beslenen bir bebeğin günde 7-8 kez, her beslendiğinde sulu kaka yapması normal kabul edilirken, benzeri bir durum 4 yaşında bir çocuk için oldukça ciddi olarak kabul edilir.



    Bu veriler ışığında ishali her zaman yapılan halinden farklı olarak dışkılamanın daha sulu, bol ve fazla sayıda yapılması halidir diye tanımlayabiliriz.



    Diğer yandan ishal tek başına bir hastalık olmayıp, bir çeşit dışkılama halinin tanımlamasıdır. Bu durum bazı hastalıkların seyrinde veya başka nedenlerle ortaya çıkan bir durum olabilir, örneğin gıda zehirlenmesi, bir ilacın yan etkisi gibi. Bazen ise barsakları tutan hastalıkların ise temel hali olabilir, örneğin amipli dizanteri, kolera gibi. İshale neden olan çeşitli etkenler olabileceği gibi ishal ile seyreden bir çok hastalık da olabilir. Burada kısaca değinilecek olan konu basit ishallerde ya da ishal ile karşılaşıldığında doğru tanımlama ile doğru yaklaşım şekli konusunda bilgi verilecektir.


    İshal Neden Önemlidir ?


    İshalin iki önemli tehlikesi ölüm ve beslenme yetersizliğidir. Ölüm, ishal ile vücuttan çok miktarda su ve tuz kaybı sonucu meydana gelir. İshal kötü beslenen çocuklarda daha sık görülür ve daha ağır seyreder. Ayrıca ishalin kendisi de beslenme bozukluğuna neden olur. Daha önceden olan beslenme yetersizliğini daha da kötüleştirir. Çünkü ishalde su ve tuzun kaybı yanında vücuttan besin maddeleride kaybedilir. Eğer anneler yanlış uygulama olarak ishalli çocuğu beslemezlerse çocukta beslenme bozukluğu gelişebilir.


    Basit bir hastalık gibi görülen ishalin öldürücü olmasının nedenlerinden birisi ishali arttıracağı endişesi ile çocuğa su ve sulu besinler verilmemesidir.


    İshalden Nasıl Korunulur ?

    İshal önlenebilir bir hastalıktır ve korunmak için aşağıdaki kurallara uyulmalıdır.


    Çocukların beslenmesi;

    Bebeklere ilk 6 ay sadece anne sütü verilmeli,

    Anne sütü almayan bebeklere mama biberonla değil kaşıkla verilmeli,

    Bütün yiyecekler hemen yedirilmeli, bayat-bekletilmiş yemek verilmemeli,

    Sebze ve meyveler yenmeden önce temiz su ile iyice yıkanmalıdır.

    Su;

    İçme suyu temiz olmalı,

    Sular klorlu değilse kaynatarak içilmelidir.

    Genel Önlemler;

    Tuvaletler temiz ve sağlıklı olmalı,

    Eller tuvaletten sonra, yemekten önce mutlaka sabunla yıkanmalı,

    Çöpler kapalı kaplarda toplanmalı,

    Karasineklerle mücadele edilmelidir.

    Bebek ve Çocuklar İçin Sağlıklı Gıdalar hazırlanmalıdır.


    İshal İle Vücuttan Su ve Tuz Kaybı Nasıl Oluşur ?

    Vücut normalde gereksinimi olan su ve tuzları, yiyecek ve içecekler yoluyla alır ve dışkı, idrar, terleme ve solunum yoluyla dışarı atar. Hasta ne kadar çok sulu dışkı yaparsa o kadar fazla su ve tuz kaybeder. İshalle birlikte görülen kusma da bunu arttırır. Vücuttan su ve tuz kaybı bebek ve çocuklarda, hava sıcak ise hastanın ateşi varsa daha hızlı oluşur.


    İshalli Çocuk Nasıl Tedavi Edilir ?

    Çocuğun su ve tuz kaybından korunması, evde ve ayakta tedavisi için aşağıdaki 3 ana kurala uyulmalıdır.


    1- Çocuğa normalde içtiğinden daha fazla su ve diğer içecekler verilmelidir.Toplumumuzda ishali olan çocuklar yiyecek ve özellikle su verilmemesi yanlış ve yaygın bir uygulamadır. Eğer çocuk anne sütü ile besleniyorsa, anne sütü kesilmemelidir. Çocuğa evde kolayca hazırlanabilecek az şekerli çay, şeftali ve elma suyu, ayran verilmelidir.


    2- Çocuğun beslenmesine devam edilmelidir. İshali olan çocuğa yemek vermemek veya az vermek beslenme yetersizliğine neden olur, ya da beslenme yetersizliği varsa daha da kötüleşir. Bu nedenle ishalde çocuğun beslenmesine önem verilmelidir. Dört aylık ve daha büyük çocuklarda ishal süresince pirinç lapası, yoğurt, haşlanmış patates, şeftali ve elma püresi, sütü iyi pişmiş yağsız et gibi gıdalar verilmelidir. Ancak tek öğünde fazla miktarda beslenme bağırsak hareketlerini arttırabilir. Günlük ihtiyacı 5-7 öğüne bölünerek verilebilir, hatta ishal durduktan sonra bir hafta süreyle günde bir öğünfazla yemek verilmelidir.



    3- Vücuttan su ve tuz kaybı belirtileri izlenmelidir. İshal tedavisi süresince çocuk dikkatle izlenmelidir. Sulu kaka, susuzluk, cildi iki parmak arasında sıkıp bırakınca eski haline dönmemesi, bıngıldakta çöküklük, göz kürelerinde çökme, kilo kaybı, iştah kaybı, kusma, bulantı, bilinç kaybı, havale gibi belirtilerden biri görülürse, ishal 24 saatten fazla sürerse dışkıda kan görülürse veya ateş yükselirse vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurmalıdır.