YazdiĞi Kİtaplar....

Konusu 'Mustafa Kemal Atatürk' forumundadır ve Yagmurun_kizi tarafından 5 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    5 Şubat 2007
    Konu Sahibi : Yagmurun_kizi
  1. Yagmurun_kizi

    Yagmurun_kizi Çocuklarım benim herşeyim... Üye

    Katılım:
    11 Aralık 2015
    Mesajlar:
    6.654
    Beğenildi:
    8.428
    Ödül Puanları:
    113
    ) Medeni Bilgiler

    2) Arıburun Muharebeleri Raporu

    3) Atatürk'ün Hatıra Defteri

    4) Mustafa Kemal Atatürk'ün Karlasbad Hatıraları

    5) Zabıt ve Kumandan İle Hasbıhal

    6) Cumalı Ordusu

    7) Takımın Muharebe Eğitimi

    8) Geometri

    9) Taktik Meselenin Çözümü ve Emirlerin Yazılmasına İlişkin Öğütler

    10) Bölüğün Muharebe Eğitimi

    11) Taktik Tatbikat Gezileri



    NUTUK

    Yurdumuzun parçalanıp, işgal edildiği günlerden başla*****, Türk tarihinde bir dönüm noktası olan İstiklal Savaşı'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunu ve inkılapların yapılışını anlatan Nutuk, siyasi ve milli tarihimizin birinci elden, değerli bir kaynak eseridir.

    Atatürk'ün kendi kaleminden çıkan bu eser, yine Atatürk tarafından, Cumhuriyet Halk Partisi'nin 15-20 Ekim 1927 tarihleri arasında Ankara'da toplanan İkinci Kurultayı'nda 36,5 saat süren ve altı günde okunan tarihi bir hitabeye dayandığı için Nutuk adını almıştır.

    Nutuk yalnız geçmiş devrin bir hikayesi olarak dünümüzü anlatmakla kalmayıp, yakın tarihimizden alınan ibret dolu tecrübelerle, milli varlığımızın bugününe de yarınına da ışık tutabilen bir değer taşımaktadır.

    Nutuk, milleti ülkenin geleceğini belirleyecek olan milli birlik ilkesi etrafında bilinçlendirip, kenetlendirerek, milli irade ve milli hakimiyet kavramlarının harekete dönüştürülmesi yoluyla, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin kuruluşundan Cumhuriyetin ilanına kadar uzanan başarılı bir tarihi akışın hikayesidir.

    Nutuk ilk defa 1927 yılında, biri asıl metin, diğeri belgeler olmak üzere Arap harfleriyle iki cilt olarak yayınlanmıştır. Aynı yıl, tek cilt halinde lüks bir baskısı da yapılmıştır. Yazı inkılabından sonra, bu ilk metnin okunması güçleştiğinden, 1934 yılında, Milli Eğitim Bakanlığınca üç cilt olarak yeniden basılmıştır. Nutuk, Atatürk Kültür Dil ve Tarih Yüksek Kurumu Atatürk Araştırma Merkezince yeniden basılmıştır.

    BÖLÜĞÜN MUHAREBE EĞİTİMİ

    "Bölük Muharebe Eğitimi" olarak yayınlanan eser, meskun yerlerde muharebe, savunma ve taarruz konularını kapsamaktadır. Meskun yerlerin sınırlayıcı durumlarının muharebeye etkisi, savunma mevziinin seçimi, savunma mevziinin hazırlanması, ateş sahalarının temizlenmesi, ateş taksimi, ateş tutmayan ölü bölgelerin kapatılması ve mevziin işgali gibi savunmanın esasını oluşturan konular işlenmiştir. Ayrıca taarruzda birliğin aldığı tertip ve düzen, ilerleme, ateş üstünlüğü, ihtiyatların kullanılması gibi taarruz harekatında her zaman karşılaşılacak konular ele alınmıştır.

    Genç Kurmay Önyüzbaşı Mustafa Kemal (Atatürk) tarafından, Almanca aslından tercüme edilen ve bağlı olduğu ordunun eğitimine katkısı olan bu eserden yeni nesillerin de faydalanabilmeleri için bugünkü Türkçe'ye çevrilmiştir.

    CUMALI ORDUGAHI

    Cumalı Ordugahı; Makedonya bölgesinde, Köprülü - İştip yolu üzerinde bulunmaktadır. Bu ordugahta, 3. Süvari Tümen Komutanı Tuğgeneral Suphi Paşa'nın komutası altında kurulan bir süvari tugayına eğitim ve manevra yaptırılmıştır. Bu manevraya katılan Mustafa Kemal, "Cumalı Ordugahı" adlı eserini yazmış; süvari, bölük, alay, tugay eğitim ve manevralarını anlatmıştır.

    Mustafa Kemal bir kurmay subay olarak teorik bilgilere önem vermekte, ancak askeri tatbikat ve manevralardan sadece katılanların yararlanmasını yeterli görmemektedir. Bu yüzden, 10 gün süren bu tatbikat sırasında tututuğu gözlem notlarını, hazırlanan meseleleri ve komutanların yaptıkları eleştirileri yazmış, bol kroki ile küçük bir broşür haline dönüştürmüştür. 12 Eylül 1909'da tamamladığı bu eseri, Selanik'te 1909 yılında matbaa harfleriyle basılmıştır. Eser; 39 sayfa metin ve 7 adet krokiden oluşmaktadır.

    TAKIMIN MUHAREBE EĞİTİMİ

    Bu kitap; Berlin Askeri Üniversitesi eski müdürlerinden General Litzmann'ın "Seferber Mevcudunda Takım, Bölük ve Taburun Muharebe Talimleri" adlı eserinin ilk bölümünü oluşturmakta olup, Selanik'te 3.Ordu Karargahı'nda görevli, Kurmay Kıdemli Yüzbaşı Mustafa Kemal tarafından Almanca'dan Osmanlıca diline çevrilmiş ve 1908 yılında Selanik Asır Matbaasında basılmıştır.

    Kitabın özü; seferi tam mevcutlu bir takımın, değişik hava şartları ve çeşitli arazide, basit bir mesele içinde muharebe yöntemlerinin uygulaması, avcı hattı teşkiliyle bir avcı hattının ateş muharebesi üzerinde toplanmaktadır.

    Mustafa Kemal Paşa, subayların arazide yetiştirilmesini amaçlayan tatbikatın, önemini vurgulayan bu eserini, 1911 yılında 5. Kolordu Harekat Şube Müdürü iken yazmıştır. Bu eserde, karşılıklı olarak kırmızı ve mavi muharebe birliklerinin Selanik-Kılkış arasında yaptıkları savunma ve taarruz uygulamalarının değerlendirilmesi yapılmıştır.

    TAKTİK VE TATBİKAT GEZİSİ

    Bu eserinde, bir muharebeyi sevk ve idarede belirli kuralların olamadığını vurgulaması yanında, komutan olan kişinin nitelikleri üzerinde de durmuştur. Bunlar ise; birliğini barışta ve savaşta eğitmek, yönetmek ve gözetmekteki üstün başarı, elindeki kuvvetin eksikliğini giderecek düşünce gücü ve astlarından her konuda üstünlüğü sağlamaktır. Bunun yanında, kişisel cesaret, başkalarının hareketini önceden seziş ve harekatını en uygun zamanda yapabilme yeteneği olmalıdır. Ortak amacın gerçekleştirilebilmesi için birliklerini başarılı bir şekilde yönetmeli, astları üzerinde etkili olmalı ve otoritesini kurabilmelidir.

    Bu eserde ayrıca bir komutanın başarılı olabilmesi için bu kuralları sadece okumuş ve öğremiş olmanın yeterli olamadığı, bunların tatbikatının da önemi belirtilmiştir

    GEOMETRİ

    Atatürk bu kitabı ölümünden birbuçuk yıl önce III. Türk Dil Kurultayından hemen sonra 1936-1937 yılı kış aylarında Dolmabahçe Sarayında kendi eliyle yazmıştır. Atatürk Arapça ve Farsça terimlerle dolu ders kitaplarının öğrenciler açısından öğrenimi geciktireceğini düşünmüştü.

    SUBAY VE KOMUTAN İLE KONUŞMALAR

    "Subay ve Komutan ile Konuşmalar" Atatürkün askerliğe ilişkin eserlerinin en önemlilerinden birisidir. Bu eser, Atatürk, 1914 yılında Kurmay Yarbay rütbesiyle Sofya askeri Ataşesi olarak bulunduğu sırada, Nuri conker'in "Zabit ve Kumandan (Subay ve Komutan)" adlı kitabına karşılık olarak yazılmıştır.

    Genç subayın, içinde bulunduğu ordudaki aksaklıkları, hataları nasıl sezdiğini; bunlara karşı tepkisiz kalma***** üst makamlara hatalar ve çözüm yollarını nasıl sunduğunu; ülkenin içinde bulunduğu askeri ve siyasal durumdan duyduğu acıları kitabın birinci bölümünde bulmaktayız.

    Atatürk, bir subayın taşıması gereken özveri, ölümü göze alma, emri altındakileri sevk ve idare edebilme, taarruz ruhu, insiyatif özellikleri hakkında, Nuri Conker'in görüşlerine katılmış ve kendi düşüncelerini de çeşitli örneklerle destekleyerek açıklamıştır.

    Bunların yanı sıra, Türk kadınının, aslında toplumu yaratmada çok etkili olabilecekken, suskunluğu seçtiğini bütün açıklığıyla ortaya koymaktan kendini alamamıştır. Türk ulusu hakkında ise "kuşkusuz bizim ulusumuzun karakteri de bütün karakterler gibi yükselmeye ve istenen şekle girmeye elverişlidir. Fakat kendi kendisine olmak koşuluyla..."dedikten sonra, dışardan ulusumuzun karakterine yapılmak istenen etkilerin amacına ulaşamayacağını vurgulamıştır.

    Subaylarda ve erlerdeki inisiyatif özelliğine eserinde geniş bir bölüm ayıran Atatürk, kendi dönemindeki ile daha önceki dönemlerde Osmanlı ordusunu kıyaslamıştır. Özellikle Trablusgarp Savaşı'nda edindiği deneyimler ile kendiliğinden hareket ve iş görme özelliğinin, olması gereken sınırını göstermiştir.

    Atatürk, eserin son bölümünde, Kuzey Afrika'da birlikte çarpıştığı korkusuz ve yiğit silah arkadaşlarını anmış ve onları "yüksek askerlik niteliklerine" sahip insanlar olarak tanımlamıştır. Bu davranışı O'nun diğer bütün üstünlüklerinin yanı sıra insancıl yönünede tanıklık eder.

    -----------------------------------------

    OKUDUĞU KİTAPLAR


    ATATÜRK'ÜN KİTAPLIĞINDAKİ TÜRKÇE VE OSMANLICA KİTAPLARDAN BAZILARI
    Ahmet Vefik Paşa : Lehçe-i Osmani
    Ahmet Vefik Paşa : Lehçe-i Osmani
    Mehmet Salahi : Kamus-u Osmani
    Avram Galanti : Türkçede Arabi ve Latin Harfleri ve İmla Meselesi
    Mehmet Ali : Tahsil-i Lisan-ı Alman
    Nüzhet : Kendi Kendine Almanca
    Ahmet Cevat : Türkçe sarf ve nahif
    Kazım Nami : Türkçe Oku, Türkçe Yaz
    Mithat Sadullah : Latin Harflerinin Türkçeye tatbiki
    İbn Emin Mahmut Esat : Tarih-i Din-i İslam
    Osman Bin Süleyman : Kamus
    Lütfullah Ahmet : Hayat-ı Hazret-i Muhammet
    Abdunnaim Bin Hasan : Ceridetül Evail ve Hamidetül Evahir
    Ahmet Halit : İslam Büyükleri
    Abdurrahmanil Cami : Tercüme-i Nefhatül İnsan
    Mehmet Cemil : Hukuku Düvel
    Katip Çelebi : Cihannuma
    Feridun Bey : Feridun Bey Münşeatı
    Mehmet Bin Sait : Kitabü'l Tabakatü'l-Kebir
    Şemseddin Sami : Kamusu Alam (6 cilt)
    Şemseddin Sami : Kamusu Okyanus
    H.Z. Ülken : Aristo Metafizik
    Süheyl Ünver : İbn-i Sina
    Ahmet Rifat : Lügat-ı Tarihiye ve Osmaniye
    M.Fuat : Amerika'da Tükler ve Gördüklerim
    Rıza Tevfik : Kamus-u Felsefe
    Cemal Paşa : Hatırat (1913 - 1922)
    Mehmet Cemil : Sulhta ve Harpte Hukuku Düvel
    Evliya Çelebi : Seyyahatname
    Suphi : Tekmiletül'l-iber
    Lütfi Simavi : Devr-i İnkılap
    Mustafa Necip : Selimname
    Osmanzade Taib : Hakikatü'l Vüzera
    Ahmet Saip : Vaka-i Sultan Aziz
    Ahmet Hilmi : Tarih-i İslam
    Mazhar Fevzi : Hayr-i Sahil
    Ziya Paşa : Endülüs Tarihi
    Resulzade Mehmet Emin : Azerbaycan Cumhuriyeti
    Ali Reşat : Tarih-i Osmaniye
    Ali Reşat : Kurun-u Cedide Tarihi
    Sebahattin : İttihat ve Terakki Cemiyetine Açık Mektuplar
    Mahmut Esat : Tarih-i Dini İslam
    Ahmet Mithat : İnkılap
    Ahmet Cevdet : Kısas-ı Enbiya ve Tevarih-i Hulefa
    Mustafa Efendi : Tarih-i Selanik
    M. Şemsettin : İslam Tarihi
    Ahmet Rasim : Osmanlı Tarihi
    Necip Asım : Türk Tarihi
    Mustafa Nuri Paşa : Netayic-ül Vukuat
    Mehmet Zihni : Neşahir-ün Nisa
    Mehmet Şemsettin : Mufassal Türk Tarihi
    Ziya Gökalp : Türk Medeniyeti Tarihi


    ATATÜRK'ÜN OKUDUĞU YABANCI KİTAPLARDAN BİRKAÇI

    M. Roux de Rochelle : Etats-Unis D'Amerique
    M. Dubois de Jancigny ve M. Xavier Raymond : Inde
    M. Chopin : Russie
    M. G. L. Domeny de Nenzi : Oceanique
    Bary de St Vinvent : Iles de l'Ocean
    M. Ph. Le Bas : Etats de la Confederation Germanique
    M. Van Hasselt : Belgique et Hollande
    M. Louis Lacrcix : Iles de la Grece
    M. Louis Lacrcix : Chili, Paraguay, Uruguay, Buenos Aires
    Champollion Figeac : Egypte Ancienne
    M. J. J. Marcel : Egypte depuis la conquete des Arabes
    Rozet et Carette : Algerie, Etats Tripolitains, Tunisie
    Lavalle ve Gueroult : Espagne
    M. Ph de Golbery : Histoire et Description de la Suisse et du Tyrol
    M. G. Pauthier : Chine et son Description Historique
    M. Chepin ve A. Ubicini : Provinces Danubiennes et Roumanies
    M. Ph. le Bas : Suede et Norvege
    Ferdinand Denis : Portugal
    Ferdinand Denis : Afrique
    Ferdinand Deniz - M. C. Famin : Bresil, Colombie et Guyane
    M. Larenaudiere ve M. Lacroix : Mexique Guatamala Perou
    M. Davezat : Iles de l'Afrigue
    M. A. Tardieu, M. S. Cherubini : Senegambie et Guinee
    M. N. Desvergers : Nubie, Abyssinie
    Lacroix Yanoski : Italie Ancienne
    M. Le Chevalier Artaud : Italie Sicile
    Frederic Lacroix : İles Baleres et Pithyuse
    M. Friess De Colonma : Histoires des Antilles
    M. Elias Rensult M. Roux De Rochelle : Villes Anseatiques
    M. Ferdinand Hoeger : Chaldee Assyrie Medie Babylonie
    M. Neel Desverges : Arabie
    S. Munk : Palestine Description Geographique historique et areheologique
    Jean Yanosky ve M. Jules David : Syrie Ancienne et Moderne
    M. Dubeux : Tatarie, Beloutchistan
    M. V. Valmont, M. Xavier Raymond : Boutan et Nepal
    Ernest Lqvi see ve Alfred Rambaud : Histoire Generale du IV e Siecle a nos jours (12 cilt)
    Jean Jaures : Histoire Socialiste de la Revolution Française
    Hilaire de Barenton : Le Mystere des pyramides


    ATATÜRK'ÜN DİL DEVRİMİ SIRASINDA ÇALIŞTIĞI KİTAPLARDAN BAZILARI

    H. F. Kuergic : Psychologie de Quelgues Elements des Langues Turques (1)
    Vilhelm Thomson : Inscription de l'Orkhon
    M. Guizot : Dictionnaire Universel des Synonymes
    M. Brasseur de Bourburg : La Langue Maya
    Hilaire de Barenton : L'Origine des langues des Religions et des Peuples

    ************************

    TELGRAFLARI

    MUSTAFA KEMAL'İN ASKERLİK MESLEĞİNDEN İSTİFA MEKTUBU

    ERZURUM VİLAYETİ ALİYESİNE
    (YÜCE ERZURUM VALİLİĞİNE)
    9 Temmuz 1919 - Erzurum

    Mübarek vatan ve milleti parçalanmak tehlikesinden kurtarmak, Yunan ve Ermeni isteklerine kurban etmemek için açılan milli savaşmalar uğrunda milletle beraber serbest surette çalışmağa askeri ve resmi sıfatım artık engel olmaya başladı. Bu gaye-i mukaddese (kutsal amaç) için milletle beraber sonsuza kadar çalışmağa mukaddesatım (kutsal şeylerim) adına söz vermiş olduğum cihetle, pek aşıkı bulunduğum yüce askerlik mesleğine bugün veda ve istifa ettim. Bundan sonra milli ve kutsal gayemiz için her türlü fedakarlıkla çalışmak üzere sine-i millette (milletin bağrında) bir ferd-i mücahit (savaşçı kişi) suretiyle bulunmakta olduğumu tamimen arz ve ilan eylerim.

    M. KEMAL

    BATI CEPHESİ KOMUTANI İSMET İNÖNÜ'NÜN METRİSTEPE'DEN TBMM BAŞKANI MUSTAFA KEMAL'E TELGRAFI
    1 Nisan 1921

    "Metristepe'den gördüğüm vaziyet: Gündüzbey kuzeyinde, sabahtan beri dayanan ve artçı olması muhtemel bulunan bir düşman müfrezesi, sağ kanat grubunun taarruzuyla düzensiz bir şekilde çekiliyor. Yakından takip ediliyor. Hamidiye yönünde temas ve faaliyet yok. Bozöyük yanıyor. Düşman, binlerce ölüleriyle doldurduğu savaş meydanını silahlarımıza terk etmiştir."

    TBMM BAŞKANI MUSTAFA KEMAL'İN BATI CEPHESİ KOMUTANINA TELGRAFLA CEVABI


    "...Siz orada yalnız düşmanı değil, milletin tersine dönmüş talihini de yendiniz. İstila altındaki talihsiz topraklarımızla beraber bütün vatan, bugün en uzak köşelerine kadar zaferinizi kutluyor. Düşmanın istila hırsı, azminizin ve vatanseverliğinizin yalçın kayalarına başını çarparak paramparça oldu..."

    ANNESİ ZÜBEYDE HANIM'IN OĞLU ATATÜRK'E MAREŞAL RÜTBESİ VE GAZİ UNVANI VERİLMESİ DOLAYISIYLA TEBRİK TELGRAFI :
    27 Eylül 1921

    "... Milletin hakkınızdaki bu sevgi ve itimadı, benim kadar kimseyi duygulandıramaz. Kız kardeşinle beraber alnından öperek ve bağrımıza basarak, seni tebrik ederiz." 27 Eylül 1921

    ATATÜRK'ÜN, ANNESİNİN ÇEKTİĞİ TELGRAFA CEVABI :
    29 Eylül 1921

    "... Benim için dünyevi mükafatların en yücesi olan tebrikatınızla mesut oldum."

    ATATÜRK'ÜN TÜRK ORDUSUNA BAŞKUMANDAN OLARAK, ORDUMUZU ÖVEN TELGRAFI
    20 Eylül 1921

    NEFERLERE

    Kurtuluş için yaptığımız bu savaştan çok daha evvel sizi başka muharebe meydanlarında da tanımış idim. Dünyanın hiçbir ordusunda yüreği seninkinden daha temiz, daha sağlam bir askere rast gelinmemiştir. Her zaferin mayası sendedir. Kanaatinle, imanınla, itaatinle hiçbir korkunun yıldıramadığı demir gibi pak kalbinle düşmanı nihayet alt eden büyük gayretin için minnet ve şükranımı söylemeyi nefsime en aziz bir borç bildim. Sizin gibi kumandanları, zabitleri, neferleri olan millete, yad elleri altında köle olmak mümkün değildir. Bu defa Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin hakkımda yeni bir rütbe ve Gazi unvanıyla tecelli eden iltifat ve teveccühü, doğrudan doğruya size racidir. Milletin verdiği bu rütbe ile yükselen ordu, en şerefli, en ulu bir gaza ile mümtaz olan gene ordudur. Sizin kahramanlığınızla, sizin gösterdiğiniz nihayetsiz kahramanlıklar bu unvanı ve rütbeyi ancak size izafe ederek, bütün askerlik hayatımın en büyük sermaye-i iftiharı olarak taşıyacağım. Cenabı Hak giriştiğimiz kurtuluş mücadelesinde şerefli silah arkadaşlarıma kendilerinin temyiz eden asaletin, civanmertliğin, kahramanlığın hakkı olan kati halası nasip etsin.

    Başkumandan Mustafa Kemal

    MUSTAFA KEMAL'İN İZMİR'İN KURTARILMASI DOLAYISIYLA ORDUMUZA GÖNDERDİĞİ TEŞEKKÜR MESAJI
    9 Eylül 1922

    Birinci, İkinci Ordulara; Beşinci ve Üçüncü Kolordu Komutanlığına

    İlk verdiğim Akdeniz hedefine varmakta orduların gösterdiği gayret ve fedakarlığı hürmet ve takdirle yadederim. Elde edilen büyük zaferde gerçek yapıcı olan kıymetli arkadaşlarıma en samimi şekilde teşekkür eder, tebriklerimi bildiririm. Orduların bundan sonra verilecek hedeflerin elde edilmesinde de aynı istek ve fedakarlığı göstereceklerine itimadım tamdır.

    Başkomutan Mustafa Kemal

    MUSTAFA KEMAL'İN LOZAN KONFERANSI'NDA TÜRK DELEGELERİNİ BAŞARILARINDAN DOLAYI İSMET PAŞA'YA GÖNDERDİĞİ TEBRİK TELGRAFI


    Lozan'da Delegeler Heyeti Başkanı Dışişleri Bakanı İsmet Paşa Hazretleri'ne

    Millet ve hükümetin zatıalilerine vermiş olduğu yeni görevi başarıyla sona erdirdiniz. Memlekete birbiri ardınca yaptığınız yaralı hizmetlerle dolu ömrünüzü bu defa da tarihi bir başarıyla taçlandırdınız. Uzun çarpışmalardan sonra vatanımızın barış ve istiklale kavuştuğu bu günde, parlak hizmetiniz dolayısıyla zatıalinizi, pek sayın arkadaşlarımız Rıza Nur ve Hasan Beyleri ve çalışmalarınızda size yardım eden bütün Delegeler Heyeti üyelerini şükran duygularımla kutlarım.

    Gazi Mustafa Kemal
    Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı
    Başkomutan

    MECLİS-İ MİLLİNİN TOPLANTI YERİ HAKKINDAKİ TELGRAF
    18 Kasım 1919

    Sivas Valisi Reşit Paşa Hazretlerine

    Dersaadetin işgali ve İtilaf devletlerinin tesiri altında bulunması mahzuru aziminden başka Rum ve Ermenilerin İstanbul'daki faaliyeti hazıraları vesair mahzurlar nazarı dikkate alınarak Heyeti Temsiliye emniyeti tamme husulüne kadar nizamnamemizin onbirinci maddesine istinaden hariçte kalarak vezaifi milliyesine devam etmeye karar vermiştir. Bu husustaki mutalaalarının serian işarı rica olunur.

    Heyeti Temsiliye namına
    Mustafa Kemal

    MECLİS-İ MİLLİNİN AÇILMASI ÜZERİNE MECLİS-İ MEBUSAN REİSLİĞİNE ÇEKİLEN TEBRİK TELGRAF
    14 Ocak 1920

    Meclis-i Mebusan Riyaseti Celilesine

    Hakimiyeti milliyenin en mühim bir devrei hayatiyemizde uzun bir müddet tecelli ettirilmemiş olmasından mütevellit mücahedatımız, muhterem Meclisi Millinin küşadiyle neticelerinden birini istihsal etmiş oluyor. Heyeti milliyemiz, mukadderatı milliyeyi en meşru ve en kanuni mercii tetkik ve muhakemesi olan muhterem Meclise tevdi etmiş olmakla müftehir ve bahtiyardır. Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk teşkilatı altında kuvvetlerini, emellerini ve ruhlarını birleştirmiş olan millet, bu günden itibaren yalnız kendi iradesini temsil ve bilfiil hakim kılacak olan meclisin nigehbanı vaziyetindedir ve İstiklal ve mevcudiyetinin sonuna kadar müdafaası emrinde onun en fedakar bir istinadgahıdır. Heyetimiz bu itibar ile Meclisi Milliye matuf olan amal ve metalibi milliyenin kuvvet ve mahiyeti hakkında olduğu gibi bu günden itibaren mebusanı muhteremenin duşu ameline raci kalacak olan mesuliyeti tarihiyenin derecesi hususunda da muhterem mümessillerimizin vukuf ve metanetinden em,in ve mutmain olarak tebrikatı ihtiramkaranesini takdim ve heyeti muhteremeye iblağını istirham eyler olbabta.

    Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti
    Heyeti Temsiliyesi namına
    Mustafa Kemal

    İNGİLİZLERİN İSTANBUL'U İŞGALİ HAKKINDAKİ TELGRAF
    16 Mart 1920

    Erzurum Vilayetine, Kumandanlıklara ve Cemiyetlere gönderilen tamim.

    Bilumum vilayet ve kumandanlıklara ve Müdafaai Hukuk Cemiyetine

    1- İngilizler Dersaadetteki müessesatı Hükumeti cebren işgal ve telgrafhanelere vaziyed ederek Anadolu ile payitahtın muhaberatını kateylemişlerdir. Bu vaziyet karşısında milletle müştereken Temsiliyece vukubulacak bilumum mesaide şimdiye kadar her vesile ile isbatı hamiyet eylemiş bulunan büyük ve küçük tekmil telgraf memurlarının muavenetlerine intizar eder.

    2- İngilizlerin milletimizi iğfal için çekecekleri telgrafnameler hakkında umumun nazarı dikkatini celbederiz.

    Heyeti Temsiliye namına
    Mustafa Kemal

    MECLİS REİSLİĞİNİ KABULÜ HAKKINDA TELGRAF
    24-25 Nisan 1920

    Gayet aceledir:
    15. Kolordu Kumandanı Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine

    Meclise bugün şahsıma hedefi ta'riz ittihaz eden propagandacıların neticei mesailerinden menafii vataniyeyi müteessir etmemek için şahsıma hiçbir mevki verilmemesini sureti samimanede rica eylediğim, tadad ettiğim mahzurlara rağmen Meclis 120 mevcuttan 110 rey ile acizlerini makamı riyasete intihap etti. Vaziyeti hazıranın icabatı müşkilesi karşısında bu vazifeyi ademi kabulde israr ettiğim takdirde belki bir inhilal vuku olabilirdi. Bu sebeple vazifei riyaseti kabul ettiğimi arz eylerim.

    Millet Meclisi Reisi
    M. Kemal

    İCRA VEKİLLERİ SEÇİMİ HAKKINDA
    2 Mayıs 1920 - Ankara

    Gevyede Yirminci Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa Hazretlerine

    Büyük Millet Meclisinin muhtelif icra selahiyetlerini Meclis namına takip edebilmek için her hizmete bakmak üzere Meclis tarafından birer İcra Vekilinin intihabı kararlaştırılmıştır. Bu meyanda Müdafaai Milliye ve Erkanıharbiye Vekaletine sizlerin bilfiil cephede askeri harekatın başında bulunmanız nesebile Ankara'ya gelmiş olan Fevzi Paşa'nın Müdafaai Milliye Vekaletine ve Miralay İsmet Beyin Erkanıharbiye Vekaletine tayinleri buraca münasip görülmektedir. Fikir ve mütalaalarınızın sür'atle bildirilmesini rica ederim.

    Büyük Millet Meclisi Reisi
    Mustafa Kemal

    T.B.M.M. NİN AÇILDIĞI GÜNÜN MİLLİ BAYRAM OLARAK KABULÜ DOLAYISIYLA ÇEKİLEN TELGRAF
    23 Nisan 1921

    Kastamonu, Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk Cemiyeti Heyeti Merkeziyesine

    Davayı halas ve istiklal ile kıyam eden tekmil Anadolu'nun bu mukaddes davayı temsil ve müdafaa için vücuda getirdiği Türkiye Büyük Millet Meclisi 336 senesi Nisanının yirmi üçüncü günü açılmıştır. Yeni ve ulvi bir tarihe başlangıç olan bu mübeccel günü hatırai millette edebiyen yaşatmak üzere Meclisimiz bugün yirmi üç Nisan tarihinin Milli bayram addini bir kanunu mahsus ile kabul etmiştir. Bu mukaddes tarihi vücuda getiren mücahedatı milliyenin en canlı ve fedakar amili bulunan Anadolu ve Rumeli Müdafaai Hukuk heyetlerini kemali samim ve hararetle tebrik eder ve bu tebrikatın bilumum kaza, nevahi ve mahallat heyatı idarelerine de iblağını rica eylerim efendim.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi Reisi

    HALİDE EDİP'E TELGRAF
    18 Ağustos 1921

    Halide Edip Hanımefendi Hazretlerine

    Garp Cephesi
    Aceledir

    Ordu safları arasında vatanımızın müdafaasına fiilen iştirak için şiddet-i arzu ile vuku bulan müracaat-ı vatanperveraneleri orduca memnuniyetle telakki olundu. Hizmet-i fiiliye-yi askeriyyeye kabul ve Garp Cephesine memur edildiğinizi tebliğ ederim. Keyfiyet cephe kumandanlığına da iş'ar kılındı. İlk vasıta ile cephe karargahına müracaat ve oradan vazifenizin telakki buyurulması rica olunur.

    Başkumandan
    Mustafa Kemal

    CİDDİ SAVAŞLARA BAŞLANACAĞINA DAİR TELGRAF
    21 Ağustos 1921

    Garp Cephesi

    Şark Cephesi Kumandanı Kazım Karabekir Paşa Hazretlerine

    Telgrafınızı Garp Cephesi karargahında aldım. Bir dağ ve bir fedakar kalsa dahi istiklal davamızın devam edeceği hakkındaki kanaati layetezelzelin Yunan Ordusu ile meydan muharebesine tutuştuğumuz bir anda tarafı devletinizden tekrar ve teyid edilmesi büyük inşirahı kalbi mucip oldu. Harekatı askeriye planımız tıpkı mütalaa buyurduğunuz gibi düşünülmektedir. Yalnız Ankara garbinde ciddi bir muharebe vermeyi mülahazatı umumiyeye nazaran zaruri görmekteyiz. Maahaza kuvvet ve vaziyetimiz dahi gayri müsait görülmektedir. Düşmanla muharebe teması hasıl olmuştur. Fevzi, İsmet Paşalarla beraber Garp Cephesi Karargahından selamlarımızı takdim ederiz.

    Başkumandan
    Mustafa Kemal

    SAKARYA MEYDAN SAVAŞININ KAZANILDIĞINA DAİR
    13 Eylül 1921

    Batı Cephesi Kumandanı İsmet Paşanın raporunun tamimi.

    13 Eylül sene 337 vaziyetine dair Garp ordusu kumandanlığının raporu berveçhiati aynen tamim olunur. (13.9.337)

    Başkumandan Mustafa Kemal

    23 Ağustos sene 337 denberi devam eden Sakarya Meydan Muharebesi, Türkiye Büyük Millet Meclisi ordusunun muzafferiyeti katiyesiyle neticelenmiştir. Üç gündenberi devam eden mukabil taarruzumuzun tesiriyle bugün 13 Eylül sene 337 öğleden evvel bütün düşman ordusu mağluben ve kamilen nehir garbına atılmış bulunuyor. Düşmanı bilafasıla takip ediyoruz.

    Garp Cephesi Kumandanı
    İsmet

    DÜŞMANA TAARRUZA BAŞLANDIĞINA DAİR ŞİFRE
    25-26 Ağustos 1922

    İcra Vekilleri Heyeti Reisi Rauf Beyefendiye

    Garp Cephesindeki ordularımız tevfikatı Süphaniyeye istinaden Ağustosun yirmi altıncı Cumartesi günü düşmana taarruza başlayacaktır. Rauf ve Adnan Beyefendilere yazılmıştır.

    Başkumandan
    Mustafa Kemal

    İcra Vekilleri Heyeti Reisi Rauf Beyefendiye

    1- Harekatımızın mahiyetini düşmandan gizlemek maksadıyla şifre yazıyorum.

    2- Düşmanın bir senden beri tahkim ve tel örgüler ile takviye ettiği mevaziden Afyon cenup cephesinde (Kaleciksivrisi, Diltepe, Belentepe, Kırcaaslan cenubundaki tepeler) aksamı zabitan ve efradımızın cansiperane hücumlar ile zaptolunmuştur. Düşmanın her taraftan muharebe meydanına trenle, otomobil ile ve maşiyen celbettiği mühim takviye kıtaaitle muharebe geç vakte kadar taarruz ve mukabil taarruzlarla bila inkıta devam etmiştir. Harekatı taarruziye yarın dahi devam edecektir.

    Başkumandan
    Mustafa Kemal

    MUKAVELEYİ İMZAYA YETKİLİ OLDUĞUNA DAİR İSMET PAŞAYA GÖNDERİLEN ŞİFRE
    10 Ekim 1922

    (Mudanya Konferansı)

    Teklif olunan proje üzerinde tadil ve tebdili şayanı arzu olan noktaların ve istihsali lazım hususatın teminine son himmet sarf olunduktan sonra inkıtaa meydan vermeyiniz mukaveleyi imza ediniz. İmzanız Meclisin dahi inzimamı muvafakati kuvvetini haiz olacaktır. 10.10.38 4:45 ten sonra yazılmıştır.

    Başkumandan
    Mustafa Kemal

    CUMHURBAŞKANLIĞINA SEÇİLMESİ ÜZERİNE ALINAN TEBRİKLERE AÇIK TEŞEKKÜR
    1 Kasım 1923

    Cumhuriyet Riyasetine intihabım münasebetiyle memeleketin her tarafından aldığım samimane tebrikata ayrı ayrı cevap yetiştirmekte teahhurat olabilmesi ihtimaline binaen umumi olarak alenen takdimi teşekkürat eylerim.

    Reisicumhur Gazi
    Mustafa Kemal

    LOZAN'IN YILDÖNÜMÜ MÜNASEBETİYLE BAŞVEKİL İSMET PAŞA'YA TEBRİK TELGRAFI
    25 Temmuz 1930

    Lozan muahedesini imzaladığımız büyük günün şerefli hatırasını tebcil, bundan duyduğum iftiharlarımı takdim eder, ve muhabbetle gözlerinizden öperim.

    Reisicumhur
    Gazi Mustafa Kemal

    BALKAN ANLAŞMASI ÜZERİNE YUNANİSTAN CUMHURBAŞKANININ TEBRİKİNE VERİLEN CEVAP
    11 Kasım 1934

    M. Alexandre Zaimis Hazretleri
    Yunan Reisicumhuru

    Balkan anlaşma misakının imzası münasebetiyle Zatı devletlerinin tebriklerini büyük bir sevinçle aldım. Ve samimiyetle teşekkür ederim. Misaki imza eden memleketlerin devlet adamlarının anlayış ve uzağı görüşleri mahsulü olan bu misak ile Balkanlarda bir sükun ve saadet devresi açtıklarını görmekle bahtiyarım. Asil Yunan milleti ile Türk milleti arasında mevcut olup bütün Balkan milletlerinin birbirleri ile kardeş olmaları yolunda inkişaf eden dostluğun bu vesile ile bir kere daha teeyyüt ettiğini görmekten sureti mahsusada zevk duymaktayım.

    Gazi Mustafa Kemal
    Türkiye Reisicumhuru

    HATAY'IN BAĞIMSIZLIĞI DOLAYISIYLA
    27 Ocak 1937

    Dışişleri Bakanının telgrafına verilen cevap

    Hatay'ın varlığı Cenevre'de tasdik olunurken göndermiş olduğunuz telgrafı aldım. Türk ideal ve iradesinin, milletler arasında başka bir ufuk açarak tecelli ettirdiği bu başarı münasebetiyle kıymetli çalışmanızın yüksek değerini bir kere daha takdir ettim. Sizi ve gayretli murahhas arkadaşları tebrik ederim.

    K. Atatürk

    HATAY MİLLET MECLİSİ REİSİ ABDÜLGANİ TÜRKMENİN TELGRAFINA VERİLEN CEVAP
    7 Eylül 1938

    Hatay Millet Meclisi Reisi
    B. Abdülgani Türkmen
    Antakya

    Hatay Millet Meclisinin ve temsil ettiği Hatay halkının hakkımdaki güzel duygularını bildiren telgrafınızdan pek mütehassis oldum. Hatay Millet Meclisine başladığı mühim vazifede muvaffakiyetler ve Hatay halkına yeni idare altında saadetler dilerim.

    K. Atatürk



    ********************

    YAZDIĞI ŞİİRLER


    BİR ASKERİN MEZARINA

    Şurada, kabrin üzerinde konulmuş bir,
    Beyaz taş var, onun altında bayraklar
    Temevvüç ederken, kelleler uçuşurken...
    Celâdeti tâbân olurken aldığı cerîhai mevt
    İle bu âlemi hîçîye vedâ etmiş bir
    Asker yatıyor...
    Onun hâbı istirahate çekildiği şu
    Makberin üzerine rüfekası eşki teessür döktüler.
    Kadınlar dümü rizi mâtem oldular. İhtiyarlar
    Nâle eylediler, çocuklar ağladılar.
    Şu söğüt ağacının nim setreylediği senin
    Mezarın üzerine bir zırh başlık ile kılıç hak,
    Olunmuştur. İşte orası o kahramanı muhteremin
    Câyi istirahatidir. Ne mutlu ki, hâki pâye vatan
    Ona nâilini intizar olmuş!...

    MUSTAFA KEMAL
    · Harbiye talebesi iken yazmıştır.

    HAKİKAT NEREDE?

    Gafil, hangi üç asır, hangi on asır
    Tuna ezelden Türk diyarıdır.
    Bilinen tarihler söylememiş bunu
    Kalkıyor örtüler, örtülen doğacak,
    Dinleyin sesini doğan tarihin,
    Aydınlıkta karaltı, karaltıda şafak
    Yalan tarihi gömüp, doğru tarihe gidin.

    Asya'nın ortasında Oğuz oğulları,
    Avrupa'nın Alplerinde Oğuz torunları
    Doğudan çıkan biz
    Nerde olsa, ne olsa kendimizi biliriz
    Türk sadece bir milletin adı değil,
    Türk bütün adamların birliğidir.
    Ey birbirine diş bileyen yığınlar,
    Ey yığın yığın insan gafletleri
    Yırtılsın gözlerdeki gafletten perde,
    Hakikat nerede?

    MUSTAFA KEMAL



    BEŞİKE HÂDİSESİ İÇİN

    Çıkıyor gönüllere istimdadı
    Sâmiamda vatanın feryâdı
    Çıkıyor gönüllere istimdadı
    Yaralı bir ananın evlâdı
    Etmesin mi anaya imdadı?

    Rumeli can veriyor yok mu ilaç.
    Edelim sıhhatini istimzaç;
    Etmeyelim kimseyi izaç?

    Zırhlılar her yeri tehidt ediyor,
    Makedonya bunu tes'it ediyor.
    İnkırazı bize teyit ediyor.

    Yemenin purişi malumu cihan
    Ne için eyledi millet isyân?
    Zulme ister mi bu yoldan burhan
    Turuşkalar bile aldı meydan

    Hani kânun-u adaâlet nerede?
    Mülk-ü millette himâye saadet nerede?
    Haricen mülk-ü himaye nerede?
    Bizde evvelki şecaat nerede?

    Gelse Ertuğrul şöhret-i pervas
    Eder elbette tahayyür ibraz
    Vatanın feyzine kâdir olamaz
    Yeniden fethine verseydi cevâz...

    Yıldırım görse şu ahvâlimizi
    Ateş kahrı yakar hâlimizi,
    Af eder mi bizim efâlimizi,
    Mahveder cumle-i emsâlimizi,

    Ey büyük Fâtih'i İstanbul'un...
    Bu revş olmadı mı makbulün
    Sây ile toplanılan mahsulün
    Berhava oldu fakat meçhulün...

    Yazık oldu Vatana âh yazık...
    Her ağızdan çıkıyor: Eyvâh yazık!..
    Acısın bizlere, âh yazık!

    MUSTAFA KEMAL
    · Sinop 25 Kânunu Evvel 321 (1905)

    HAYAT SERENADI

    Atatürk'ün Salih Bozok'a yazdığı mektuptan :

    "Bir Fransız şairi hayatı şöyle tarif ediyor :

    Hayat kısadır,
    Biraz hayal,
    Biraz aşk
    Ve sonra Allahaısmarladık.

    Diğeri de :
    Hayat boştur.
    Biraz kin,

    KASİDEİ İSTİBDAT YAHUT KIRMIZI İZLER

    Bir köhne kadit parçası, bir çehrei menhus,
    Zulmetler içinde mütereddit, mütelâşi,
    Daim mütefekkir görünen, kendine mahsus
    Efkârı sakimane ile âleme karşı
    Ateş saçarak etmede her gün bizi tehdit,
    Âmali harisanesini eyledi tezyit...
    Gördükçe bu mazlumlarını, sinesi mağrur,
    Tırnaklarını aileler kalbine saplar;
    Mağdurlarının her biri bir kûşede ağlar,
    Katlandı vatan görmeğe evlâdını makhur...
    Birçoklarımız mahpes-ü menfada süründük.
    Ey gazii mecruhu vega dideye döndük.
    Ey kanlı eliyle vatan âmaline hail,
    Ey enmilei sürbu cinayata delâil
    Teşkil eden ey köhne kadit, katili efkâr,
    Ey katili şübbanı vatan, katili ahrar,
    Ey varlığı bir millet için bâdii zillet.
    Ey çehresi ifrite veren dehşeti vahşet,
    Zindanları, menfaları, mahpesleri doldur,
    Ziniciri esaretle bütün hisleri dondur.
    Tesmimi nefes, nefyi ebet, sonra denizler..
    Her girdiğin evlerde durur kırmızı izler...
    Kâbusi hiyanetle vatan can çekişirken
    Âtimizi dendanı harisin kemirirken
    Bir gün Rumeli dağları envara boyandı;
    Hürriyetin enfası ile herkes uyandı.

    MUSTAFA KEMAL

    ŞANLI ORDU GAZETESİ : 24 Kasım 1908