yektanem / Kendi Şiirleri

Konusu 'Kendi Şiirleriniz' forumundadır ve yektanem tarafından 12 Kasım 2007 başlatılmıştır.

    12 Kasım 2007
    Konu Sahibi : yektanem
  1. yektanem

    yektanem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    [​IMG]




    Hasretle doluyum hazanda mevsimler
    Hicranlar bitmiyor küllendi alevler
    Vuslatım nerede yüreğim ah inler
    Andığım, yandığım, kandığım sensin gülüm

    Sen orada, gurbetin yolundayım ben
    Sen orada, gariplik yurdundayım ben
    Sen orada, özlemin sonundayım ben
    Sen içimde bir sevdasın gülüm

    Sonsuza uzanan hayalin peşindeyim
    Gecenin seyrinde seherin zevkindeyim
    Mehtaba uyanan göklerin fevkindeyim
    Andığım, yandığım, kandığım sensin gülüm
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 5 Haziran 2008
  2. 12 Kasım 2007
    Konu Sahibi : yektanem
  3. yektanem

    yektanem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    20
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    [​IMG]


    Çocuk olmak istiyorum’’ diyorum kimseler duymadan, içten içe…
    Ne tuhaf ! Küçükken, hep büyümek isterdim…
    Büyümek ve her istediğimi yapabilmek…
    Şimdilerde ne çok gülüyorum, o zamanlar içten gelen isteğime..
    Bir zamanlar 18 yaşında olmak, ne kadar büyük birşeydi benim için !
    Sanki hayat değişecekmiş gibi bekledim doğduğum günü…
    Ve birgün o gün geldi, artık 18 yaşındaydım…
    Ne değişti?
    Hiçbirşey…Koca bir hiçbirşey…
    Hoş neyin değişmesini bekliyordum ki?
    Cevap isteme, cevabım yok!
    Masumdu tüm duygular ozaman…
    Ne çok ağlardım…
    Kimseler görmezdi gözyaşlarımı……
    Daha çocukken , hayallerimi cebime koyup, unutmuştum rüyalarımı…
    Olgun, sorumluluk sahibi, ne yapması gerektiğini bilmesi gereken küçük bir kız…
    Herşeyi taa ozamanlarda bile içime atardım…
    Kendi içimde çözmeye çalışmak yapmaya çalıştığım en zor davranıştı belki de…
    Sevgimi belli edemez, hep kaçardım sevgi gösterisinde bulunanlardan…
    Bu özellik hala benimle !

    ‘’Kelebek ‘’derlerdi bana arkadaşlarım..
    Ozaman sebebini anlayamazdım..
    Şimdilerde anlıyorum..
    Kelebekler çok narindir, en ufak birşeyde kırılırlar ya işte sebep bu !
    Hiç kırılamazdım ki oysa…
    Ne ozaman ne de şimdi!
    Hep anlayış ve sabırlı olmak bana yapışan hem en iyi hem en kötü özellik olsa gerek…
    Şimdi ?? yaşındayım…
    Ve yine ne tuhaftır ki, büyüme isteğim tersi bir hal aldı..
    Artık küçülmek istiyorum…
    Kapris yapmak, şımarmak istiyorum…!
    Herşeye gülmek, durup dururken ağlamak…
    Sokaklarda koşuşturmak...
    İçimde, kaygılara yer vermeden yaşamak…
    O an ne düşünüyorsam yapmak istiyorum belki de…
    Ozamanlar ne yapsan çocuk olduğundan hoş görülür ya,
    İşte ben o hoşgörüyü özlüyorum…
    Bayramlarda sabahın erken saatlerinde herkesten önce kalkıp, bayramlıklarımı giymek, doyasıya şeker yemek istiyorum…Ta ki babam ‘’dur kızım, dişlerin çürüyecek’’ diyene kadar…
    Geceleri karanlıktan korkup, ısığı söndürmeden uyumak istiyorum…
    Yaramazlık yapıp, kaçmak istiyorum annemden…
    Birde annemin yanında uyumak istiyorum, sıcacık…
    Sözün özü ; çocuk olmak istiyorum…
    Büyümek ; kötüleri tanımakmış…
    Büyümek ; susmakmış..
    Büyümek ; çaresizliğe boyun eğmekmiş..
    Büyümek ; acıyı en derinlerde yaşamak,
    sonra o acı ile gülebilmekmiş..
    Herseyi anlamakmış büyümek..
    Evet anlıyorum artık herşeyi..
    Ve anladığıma, ağlıyorum çaresizce…
    Şimdilerde küçükken sebepsiz yere akıttığım gözyaşlarımı özlüyorum..
    Herkese küçük bana büyük gelen mutluluklarımı istiyorum.. Ben dileğimi geri aldım!
    Çocuk olmak istiyorum…
    Doyasıya çocuk olmak ...
    Sevimli, mutlu, küçük bir kız çocuğu…!
    Bu mümkün mü?