Yeni Bin Yila Mektup

Konusu 'Komik Yazılar' forumundadır ve BarbunyaPilaki tarafından 3 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    3 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : BarbunyaPilaki
  1. BarbunyaPilaki

    BarbunyaPilaki Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    827
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    Sevgili torunum Yilmaz,
    (Bizim yasadigimiz donemde cocuklara dedelerinin adini koymak gibi adet vardı
    bu aliskanlik hala suruyorsa, bu isimde bir torunum olabilir ama ben bu gelenegin
    bitmis olmasini umarim, zira sirf dedesinin adi Suayip diye hayati kayan yavrucaklar
    var.)
    Sana bu mektubu iki bin yilindan yaziyorum. Gazeteden istediler. Sen simdi gazete
    nedir, diye sorarsin! Biz bu yillarda haberi kagitlara yazip dagitiyoruz. Kabul ediyorum,
    cok zor ve cok ilkel bir yontem ama o kadarda kotu durumda degiliz canim, gecen
    gun deden buyuk bir fiyakayla internette chat yapti. Henuz geyik muhebbetinde
    kullaniyoruz bilgisayari ama olsun. Ayrica ben senin yasindayken buyuk buyuk
    dedemin bana yazdigi mektup iki ton agirligindaydi! Magaranin duvarina kazimis,
    getiren arkadas az kalsin gocuk altinda kaliyordu. Yani beterin beteri var Yilmaz'cigim.
    Aslinda bu mektubu sana biraz da ozur dilemek icin yaziyorum. Benden once yasamis
    cok akilli ve huzunlu bir Kizilderili'nin soyledigi "bu dunya bize atalarimizdan kalmadi,
    cocuklarimizdan odunc aldik" sozunu anlamasina anladik, hatta bir suru kartpostal da
    yaptik, cok guzel grafik tasarimlarla yazdik bu akilli adamin lafini ama yine de herseyi
    berbat ettik. Enerji lazimdi ve tepemizde gunes bazen on saat cayircayir donerdi ama
    biz kendimizi bir golgeye atip nukleer salakliklarla ugrasirdik. Yani su anda okul
    arkadaslarinin bazilarinin uc tane kulagi varsa bunda hepimizin sucu var. Ama sen
    benim torunum olduguna gore mutlaka yapmiyorsundur ama sakin o cocuga "kulagini
    ac da beni iyi dinle" turdunden kulak memesi kivaminda sakalar yapma. (Mektubun bu
    acikli bolumunun aynisi buyuk buyuk dedemin bana yazdigi mektupta da vardi
    maalesef. Umarim senin yazacagin mektup da boyle bir bolum olmaz.)
    Evet iklimi de degistirdik. Kitaplarda ya da bilgi kaynagi olarak ne kullaniyorsaniz iste
    onda yazanlar dogrudur. Bir ara dort mevsim vardi.Mesela bunlardan bir tanesinin adi
    bahardi ki inanamazsin butun insanlarda hatta hayvanlarda bile asik olma ihtiyaci
    uyandirirdi.Tabi bu durum kimi kazalara da yol acmiyor degildi ama yine de omrun en
    guzel mevsimiydi. Sonra yaz... O muhtesem kamasma... Ama hala anlamiyorum ayni
    yerde hem iseyip hem nasil yuzdugumuzu.
    Sevgili Yilmaz , iki bin yilina gelene kadar cok aptalca seylerle mucizevi isleri birarada
    yapmis insanogullarindan sadece birisi olarak ve buyuk deden olma sifatiyla sana
    soylemek istedigim sudur: Ben bilimkurgu sevmem. Bizde gelecegi duslerken abartma
    adeti vardir. Inanmazsin benim cocuklugumda Uzay 1999 diye bir televizyon dizisi vardi
    ve orada anlatilanlar gercek olsaydi benim gecen sene Jupiter'deki yazligima tasinmam
    gerekiyordu ama su anda en buyuk numaramiz yukariya binlerce uydu gondermis
    olmamizdir. Antenin hallicesi iste... Ben yuz yil sonra isinlanmayi bile becerse insan,
    insan kalacaktir diye dusunurum.(Isinlanma bizim bilimkurgucularin buldugu bir laf, alay
    edeceksin onlarla,et"
    Sevgili Yilmaz, ucan arabalara bile binsen, onur her insana lazimdir.Onurunu ve asik
    olma yetenegini asla kaybetme. Buyuk deden bunlara dikkat ederdi.Gozlerinden
    operim. Haa bu arada 2071 yilinda saniyorum buyuk bir tantanayla Turkler'in
    Anadolu'ya girisinin bininci yili kutlanmistir. Merak ettim Malazgirt'in yolu da yapildi mi?

    Deden Yilmaz Erdogan