Yeşil Sapli Kirmizi Bir çiçek

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve hatic65 tarafından 29 Ocak 2007 başlatılmıştır.

    29 Ocak 2007
    Konu Sahibi : hatic65
  1. hatic65

    hatic65 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2007
    Mesajlar:
    40
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Bir küçük çocuk bir gün okula başlamış
    Pek mi pek akıllıymış.
    Okulu da pek büyükmüş.
    Ama akıllı çocuk sınıfına dışarıdan
    Kestirme bir yol bulmuş.
    buna çok sevinmiş.
    artık okul ona kocaman görünmüyormuş.

    Bir zaman sonra sabah
    Öğretmen demiş ki:
    'Bugün resim yapacağız.'
    'Ne güzel' demiş çocuk.
    Resim yapmasını çok severmiş.
    Her türlüsünü de yaparmış:
    Aslanlar, kaplanlar
    Tavuklar, inekler,
    Trenler, gemiler,
    Mum boyalarını çıkarmış
    Ve çizmeye başlamış.
    Ama Öğretmen 'Durun' demiş.
    'Henüz Başlamayın'
    ve herkes hazır olana kadar beklemiş.

    'Şimdi' demiş öğretmen
    'Çiçek çizmesini öğreneceğiz.'
    'iyi' demiş çocuk.
    Çiçek çizmeyi çok severmiş.
    Ve pek güzellerini yapmaya başlamış
    Pembe, mavi, portakal mum boyalarıyla.
    Ama öğretmen 'Durun' demiş
    'Size nasıl yapılcağını göstereceğim.'
    Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.
    'işte' demiş öğretmen.
    'Şimdi başlayabilirsiniz.'

    Küçük çocuk bir öğretmeninin resmine bakmış.
    Bir de kendininkine.
    Kendininkini daha bir sevmiş.
    Ama bunu söyleyememiş.
    Kağıdını çevirip
    Öğretmenininki gibi
    Yeşil saplı kırmızı bir çiçek çizmiş.

    Bir başka gün küçük çocuk sınıfına dışarıdan açılan kapıyı
    Becerdiğinde tek başına açmayı
    Şöyle demiş öğretmen:
    'Bugün çamurdan bir şey yapacağız.'
    'Ne iyi' demiş çocuk.
    Çamurla oynamayı çok severmiş.
    Her şeyi yapabilirmiş onunla:
    Yılanlar, kardan adamlar,
    filler, fareler,
    arabalar, kamyonlar.
    Başlamış çamuru yoğurup sıkıştırmaya.

    Ama öğretmen demiş:
    'durun. Daha başlamayın'
    Ve beklemiş hazır olmasını herkesin.
    'Şimdi' demiş öğretmen.
    'Bir çanak yapacağız.'
    'Güzel' demiş çocuk.
    ve başlamış yapmaya
    boy boy, şekil şekil çanakları.
    Ama öğretmen 'Durun' demiş
    'Size nasıl yapılacağını göstereceğim.'
    Ve de göstermiş herkese
    Bir büyük çanağın nasıl yapılacağını.
    'İşte' demiş öğretmen
    'Artık başlayabilirsiniz.'
    Küçük çocuk bir öğretmenin çanağına bakmış.
    Bir de kendininkine.
    Kendininkini daha bir sevmiş
    Ama bunu söyleyememiş.
    Topağını yuvarlayıp yeniden
    Yapmış öğretmeninki gibi
    Derin bir çanak.

    Ve çok geçmeden
    Küçük çocuk öğrenmiş beklemeyi
    İzlemeyi
    Ve her şeyi öğretmen gibi yapmayı.
    Ve çok geçmeden
    Başlamış kendiliğinden bir şey yapmamaya

    Ama birden bire
    Taşınıvermişler başka bir eve,
    başka bir şehire
    Ve çocuk gitmiş başka bir okula.
    Bu okul daha da büyükmüş öbüründen.
    Kestirme yolu da yokmuş dışarıdan.
    Büyük basamakları çıkmak
    Ve uzun koridorlardan geçmek gerekmiş sınıfa kadar.

    ve daha ilk gün
    Demiş ki öğretmen:
    'Şimdi resim yapacağız.'
    'Güzel' demiş çocuk.
    Ve beklemiş öğretmenin
    Ne yapacağını söylemesini,
    Ancak öğretmen bir şey söylemeden
    Başlamış dolaşmaya.

    Küçük çocuğa gelince durmuş.
    Sormuş 'Resim yapmak istemiyor musun?'
    'İstiyorum' demiş çocuk.
    'Ne yapacağız?'
    'Ne istersen' demiş öğretmen
    'İstediğim renk mi?' diye sormuş çocuk.
    'İstediğin renk' demiş öğretmen.
    'Herkes aynı renkmi yaparsa
    ve aynı renkleri kullanırsa
    kimin neyi yaptığını
    ve neyin ne olduğunu nasıl anlarım ben?'
    'Bilmem' demiş çocuk.
    ve başlamış çizmeğe
    YEŞİL SAPLI KIRMIZI BİR ÇİÇEĞİ.
    Helen BUCKLEY