Yılmaz Odabaşı Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve saliha54 tarafından 7 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    7 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  1. saliha54

    saliha54 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    109
    Beğenileri:
    0
    Ödül Puanları:
    0

    resmin rehindir gurbetimde
    gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba
    ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin

    alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana
    sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına
    konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana...

    ve akşam, bir kez daha
    saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara
    “bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır”

    çekmiyorsun!

    akarsuları imrendiren yüzün de
    sabahçı kahveler de biliyor
    görüşmeyeli yorgunum
    yıkık kentler kanadı sevinçlerimle
    görüşmeyeli ya sen nasılsın
    adım, adresim durur mu defterinde?
    şimdi siirt'te koyun kokulu bir gecedeyim
    beynimde iklimsiz papatyalar
    ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde

    sokakların gün batınca neden boşaldığını
    ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum
    konuşsam: sessizlik/gitsem: ayrılık

    sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne
    al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara
    gurbetini rehnetme özlemimde…

    YILMAZ ODABAŞI
     
  2. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  3. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    BİTME

    bitme!bak,içtim,yürüdüm,kederlendim
    denize girdim,üşüdüm,sana geldim

    düş bitmeden sen bitme
    bitmeden sevgi gitme

    bitme!bak,koştum,savruldum,hep örselendim
    cıgara ziftlendim,ille de seni sevdim
    uzaklarda öyle çok kederlendim

    günler bitmeden bitme
    bitmeden hasret gitme

    bu yangın geceler,bu intihar
    gidersen paramparça yüreğimde ağıtlar
    bu dolunay gecenin göğsünü yarar
    benim göğsümde de sana geniş bir yer var

    düş bitmeden sen bitme
    bitmeden sevgi gitme...

    YILMAZ ODABAŞI
     
  4. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  5. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    EY HAYAT

    (ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
    aslında yokum ben bu oyunda
    ömrüm beni yok saysın&#8230:KK66:

    yaşam bir ıstaka
    gelir vurur ömrünün coşkusuna
    hani tutulur dilin
    konuşamazsın!

    tırmandıkça yücelir dağlar
    sen mağlupsun sen ıssız
    ve kalbinde kuşların gömütlüğü
    tutunamazsın…

    eloğlu sevdalardan dem tutar
    aşk büyütür yıldızlardan
    yasak senin düşlerin
    dokunamazsın...

    birini sevmişsindir geçen yıllarda
    açık bir yara gibidir hâlâ
    hâlâ ne çok özlersin onu
    ağlayamazsın...

    yolunda köprüler çürür
    sesin, sessizlik sanki bir uğultuda
    savurur hayat kül eyler seni
    doğrulamazsın!

    yapayalnız bir ünlemsin
    dünyayı ıslatan şu yağmurlarda
    herşey çeker ve iter
    anlatamazsın...

    yaşam bir ıstaka
    gelir vurur işte ömrünün coşkusuna
    sesinde çığlıklar boğulur ama
    bağıramazsın…

    sonra vakt erişir, toprak gülümser sana
    upuzun bir ömrün ortasında
    ne hayata ne ölüme
    yakışamazsın!

    yazdırmalısın mezar taşına:
    ey hayat, sen şavkı sularda bir dolunaysın
    aslında hiç olmadım ben bu oyunda
    ömrüm beni yok saysın…

    YILMAZ ODABAŞI
     
  6. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  7. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    VAR GİT ARTIK

    buralarda gece uzun
    gün ışığı yakındır
    var git artık
    bakma ardına
    ölüme fazla sokulma ama
    düşün ki
    mevsim rüzgarlarının savurduğu
    bir orman insan
    sev onu, sokul, konuştur
    doludur fazla üstüne varma

    hep susmak
    susmak...
    yetmiyor bazen
    işte bu yüzden
    bütün ışıkları yanmalı yeryüzünün
    ozanlar her şeyi anlatmalı

    var git artık
    acıyı aşındırma
    tut
    ve at sevdaya uzayan çağlayana

    YILMAZ ODABAŞI
     
  8. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  9. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    KURTULAMAZSIN

    önce sesini
    sonra yankısını çaldırdın şu beton ormanında
    bu kent de tükürdü aşklarına
    kal orada!
    artık hiçbir şeyden kurtulamazsın
    ıslanmışsın bir kere oğlum
    yaş gününde
    kuruyamazsın..

    YILMAZ ODABAŞI
     
  10. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  11. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    GÖZLERİN GÖKYÜZÜNDE BİR DOLUNAY

    diyelim ki sessiz gecede poyraz
    sis çökmüş o heybetli dağlara
    yurdun da kar altında, gözlerin gök-
    yüzünde bir dolunay

    diyelim ki sınamışsın uzaklığın ihanetini
    seslere çarpmış sesin
    ama ulaşmamış nefesin

    diyelim ki şarabın dökülmüş, suların kesik
    bu hayat seni bir oyuncak sanıyor

    diyelim ki sana çıldırmak yasak, sana ağlamak
    yasak, yarın yasak, düş yasak sana

    diyelim ki üşüyorsun kısacık bir ömrün sığınağında
    bir çay bile ısmarlamıyor hayat!

    diyelim ki lekesiz hiçbir şey kalmamış artık
    sis çökmüş güvendiğin dağlara...

    kederli bir süvari ol
    orda! sen orda
    bırakma atını mahmuzlamaktan

    bıkma bu puştlar panayırında
    berrak nehirler aramaktan!

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler
    kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
    o tomurcuk düşlerin yağmuruyla ıslansın

    (o tomurcuklar ki bahçedir bir gün insanlığa güllerden
    hep ilenç mi?
    sevinçler de devşirmeli bu ayaz mevsimlerden!)

    çünkü her insan bir limandır baş ucunda tekneler
    çünkü herkesin hüznü kocaman, aşkları dalgın

    kimi kesik, kanıyor şah damarından
    kimi bozgunda yetim dervişan
    kimi aşklarıyla, düşleriyle perişan

    (yamalı yerlerinde
    kanıyor hayat
    tutunduğun yerlerinden
    soluyor hayat...)

    bu yüzden salıver düşlerini kendi uğruna yansın
    salıver düşlerini ateşlere abansın!

    tutunduğun yerlerinden solarken hayat
    bıkma atını mahmuzlamaktan

    bıkma sendeki insan için
    derin uçurumlar arşınlamaktan...

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler
    bir gün rüzgar esecektir suların serinliğinden
    bir gün kırlangıçlar da geçecektir göğün genişliğinden

    yaslı bir kışa rehin düşse de günler kalbindeki tomurcuğu bahara büyüt
    o tomurcuk düşlerinin yağmuruyla ıslansın

    çünkü senin de bir ütopyan varsa,
    i n s a n s ı n...

    YILMAZ ODABAŞI
     
  12. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  13. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    GİTTİĞİN YER

    gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
    gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

    herkes yeniden yazgısına kanacak
    gittiğin yer kalbimde hep kan kadar sıcak

    gittiğin yeri anlamak
    gittiğin yeri ağlamak

    bir çerçevede yarım bir gülüş
    ve yalnız bir fotoğraf bırakarak

    yine bahar açacak, güvercinler uçacak
    gittiğin yerlerde sana kimler bakacak?

    gittiğin yer bir yağmur damlası kadar yakın
    gittiğin yer bir uçurum kadar uzak

    seni benden zaman, seni ölüm alırdı ancak
    gittiğin yer hasretimin kavalyesi olacak...

    YILMAZ ODABAŞI
     
  14. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  15. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    HAYAT GÜL KOKULU BİR SAĞANAK

    gözlerimin önünde ıslak dağların kabaran yalnızlığı
    ne varsa uçurumlar eşiğinde
    hüzünlerle yalpalayan ne varsa
    gözlerimin önünde

    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine
    birşeyler anlatmak istiyor hayat
    ve alıp götürmek bir şeyleri kurt sofralarına
    gün batıyor
    gün batıyor bukağısı paslı bir sevinç oluyor yalnızlığım

    unutuyorum sevgilim suretini
    durgunluğun "niçin" di unutuyorum

    gün batıyor ürkek yıldızlar dolanıyor yalnızlığıma
    umurumda değil ne yağmur ne ayaz
    ne de kerpiç kokusu havada
    unutuyorum/sabaha/kadar/ gün batıyor
    sonra bir akasyayı okşuyor gözlerim
    geciken sabahlara koşuyor kuşlar
    gözlerimin önünde
    ve hayat gül kokulu bir sağanak yine


    YILMAZ ODABAŞI
     
  16. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  17. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    BU SENSİN

    Bu sensin
    Ve sesin

    Bu terin ve tenin haklı ıslaklığı
    Kal öyle
    Isıt gözlerimi gülüşlerinle

    Birazdan kapılar kırılacak belki de
    Birazdan kapkara bir örtü olabilir gözlerimizde
    Biz diz kırarken sinesinde sancının
    Yolunur papatya
    Deşilir ten
    Ve yara da !
    Çünkü ölmek günleri biraz da
    Gülmek günleri(de), inadına
    Gün gülümsemeleri ardında

    Gün gülümsemeleri ardında
    Dağlandıkça
    Dağlaşmak
    Ve dağları sevmeye yaraşmak
    Yaraşmaya
    Yanaşmak günleri

    Sen de yanaş kıyılarıma bir vapur gibi
    Çarpıp durayım güvertelerde gözlerine



    YILMAZ ODABAŞI
     
  18. 12 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : saliha54
  19. Che

    Che Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    2.708
    Beğenileri:
    3
    Ödül Puanları:
    0
    AŞKIN BİLANÇOSU

    I
    gidersin; yağmurlarda kırık kalır mızrabım
    gidersin; ardından dilsiz bir ihanet gider

    gidersin; her şey gider
    gidersin; kalbimde bir tabur ayaklanır
    ilgilenmez ordular, hükümetler

    gidersin; ne rezil bir an’dır bu
    yazdıkça silinen sözcükler gibidir hayat
    gidersin; bir hazin dramdır bu

    /kanmadım aynalara sana kandığım kadar
    içimde bir boşluk sana yandığım kadar…/

    II
    bugün hasretin kırlarında dolaştım
    senin adınla
    aşkın adıyla
    savrulup aktım o ırmaklardan;
    ırmakları çöllerle
    çölleri denizlerle
    denizleri düşlerle buluşturdum
    sustum kaldım sonra böyle günleri savuşturdum...

    /ne ses ne nefes ne de bu rüzgâr bağışlar seni
    simsiyah gecelerde budanırken ah ömrüm
    dönüp sırtını giderken kimler karşılar seni?/



    III
    sen olmayınca sesin de yoktu, gözlerin de
    bu yüzden odama resmini yaptım
    söküp kalbimi yanına astım
    sensiz kalan yılları da ben buruşturdum
    kalbim hasretinde asılı kaldı
    yetim kalmış anıları ben tokuşturdum…

    IV
    daha bu solgun günlerde aşk,
    yaşanır
    sözde!

    kalp,
    yitik bedende;
    yağmur değil, sanki efkâr yağıyor kente
    yağıyor ömrüme
    senin yerine…

    /kanmadım aynalara sana kandığım kadar
    içimde bir boşluk sana yandığım kadar…/

    YILMAZ ODABAŞI