Yiyeceklerin yararı hakkında yazalım

Konusu 'Kasım Anneleri' forumundadır ve lilywater tarafından 20 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : lilywater
  1. lilywater

    lilywater Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    89
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Kızlar yeterli besleniyormuyuz acaba 3 ay bıttı artı bundan sonra beslenmemiz cok önemli duyduklarımızı okuduklarımızı paylaşalım mesela ben balık sevmem ama yarını okudukca yememk ıcın zorluyorum kendimi veya balıgı sevmeyıpte degişik usulde pişince seven varsa bizimle de paylaşsın ben karpuzu cook severim yararsız mı dıye duşunuyordum kı sunu okudum herseyi payalaşalım herseyı yıyelım


    Karpuz, krampı hafifletir

    Yaz günlerinin bol sulu ve serinletici meyvesi karpuzun hamileler için önemli faydaları olduğunu belirten uzmanlar, hamilelere günde 300 gramlık, bir dilim karpuz yemelerini tavsiye ediyor. Karpuzun hamileler için sağladığı faydalardan bazıları şöyle sıralanıyor: Karpuz, mide yanmasını hafifletir. Vücutta su toplanmasını önlemeye yardımcı olur. İçeriğindeki yüksek sıvı ve meyve şekerleri, bulantıları hafifletir ve vücudun susuz kalması önler. İçerdiği mineraller, gebeliğin son üç ayda sık yaşanan krampları önlemeye yardımcı olur. İyi bir lif kaynağı olduğundan bağırsak hareketlerini düzenler. Karpuz, domatesten daha fazla likopen içeriyor. Bir antioksidan madde olan likopen ise kanserden ve kalp-damar hastalıklarından korunmaya yardımcı olur, bağışıklık sistemini güçlendirir ve cildin doğal güneş koruma faktörünü artırır. Ayrıca likopen hamilelikte karşılaşılan ciddi sorunlardan biri olan preeklempsi riskini önemli ölçüde azaltır. Karpuzun 100 gramında 4 miligram likopen bulunur. A, C ve B6 vitaminleri ile potasyum ve magnezyum minerallerini de bol miktarda içerdiğinden anne karnındaki bebeğin beynin, sinir sisteminin ve bağışıklık sisteminin gelişimi açısından büyük önem taşır.
    yordum kı

    vede sunu okudum bugun:

    Hamileyken Fazla Et Yemeyin / Haber Detayı ::: 22 Mayıs 2007 Salı


    Haftada fazla et tüketen hamile kadınların erkek çocuklarında sperm yoğunluğunun yüzde 24,3 oranında düşük olduğu belirlendi.

    ABD’de yapılan bir araştırmada, hamileyken fazla sığır eti tüketen annelerin erkek çocuklarının, yetişkin olduklarında sperm sayılarının düşük olma sorununu yaşayabilecekleri ortaya çıktı.

    New York eyaletindeki Rochester Üniversitesi Tıp Merkezi tarafından yapılan ve Human Reproduction dergisinde yayımlanan araştırmada ortaya çıkan sonuçtan, hormonlar, böcek ilacı veya hayvan yemini kirleten maddelerin sorumlu olabileceği düşünülüyor.

    ABD’deki 5 kentten 1947 ve 1983 arasında doğan 387 kişi üzerinde yapılan araştırmada, haftada 7 parça biftekten fazla et tüketen hamile kadınların erkek çocuklarında sperm yoğunluğunun yüzde 24,3 oranında düşük olduğu belirlendi.
     
  2. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : lilywater
  3. Asortie

    Asortie bun@luzumvar.. Pro Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    9.330
    Beğenildi:
    607
    Ödül Puanları:
    238
    ay karpuza bayılırım ve şu an tam onu yiyordum çok güzel hele yaz aylarında buz gibi
    eti zaten hiç sewmem yiyemiyorum da bu sıcakta emeğine sağlık
     
  4. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : lilywater
  5. Asortie

    Asortie bun@luzumvar.. Pro Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    9.330
    Beğenildi:
    607
    Ödül Puanları:
    238
    Hamilelikte ve doğum sonrasında annelerin beslenmelerine dikkat etmeleri çok önemlidir. Vücut için gerekli olan besin öğelerini içeren, dengeli, sağlıklı ve en önemlisi doğal besin kaynaklarına ağırlık verilmiş bir diyet, annelerin ve dolayısıyla bebeklerin sağlığı için önem taşır.




    İyi ve doğru beslenme annenin vücudunu korur ve kilo kontrolünü sağlar. Bebek için de daha fazla ve kaliteli süt üretimine yardımcı olur. Bu nedenle özellikle yenmesi gereken yiyeceklerden bir kaçı şunlar:

    Süt
    Sadece bir bardak süt ya da süt içeren besinler, günlük kalsiyum ihtiyacınızın üçte birini karşılamaktadır. Kuvvetli dişler ve kemiklere sahip olmak için kalsiyum açısından zengin bir diyet önemlidir. Alınan kalsiyum sayesinde, hipertansiyon, kalın bağırsak ve göğüs kanseri gibi hastalıklara yakalanma riski azalır. Süt ayrıca; B12, B2, D, E ve A gibi vitaminler açısından oldukça zengin bir besin kaynağıdır. Dolayısıyla, anne karnındaki bebeklerin sinir ve sindirim sisteminin düzenlenmesini, bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağladığı gibi, göz ve diş sağlığı için de büyük önem taşımaktadır. Ayrıca saç ve tırnak oluşumunda da yer alır, hücreleri onarır.

    Muz
    Lifler, C ve B6 vitamini açısından iyi bir besin kaynağıdır. Ayrıca potasyum deposudur ve bu da vücuttaki kan basıncını düzenleyen önemli bir mineraldir. Birçok hastalığın tedavisinde faydalı olduğu gibi özellikle de, ateş, sindirim bozuklukları, kas krampları ve kas gevşekliği gibi durumlarda tavsiye edilir. Bunun yanında muz, alerji tedavisinde de kullanılır. İçindeki potasyum, sodyum ile birlikte çalışarak özellikle hamilelik döneminde önem kazanan hücre ve kas gelişimini sağlar, vücudun su dengesini ayarlar ve kalp atışlarının normale dönmesini sağlar. Ayrıca beynin normal fonksiyonlarını gerçekleştirmesine yardımcı olur. Kırmızı kan hücrelerinin oluşmasını destekler. Bunun yanında vücut sıvıları arasındaki kimyasal dengenin sürekliliğini sağlar. Enerji üretimine yardımcı olur ve strese karşı dayanıklılık sağlar. Doğum sonrası kilo vermek isteyen anneler mısır gevreği, süt ve muzu karıştırarak yiyebilirler.

    Portakal Suyu
    Sabah kahvaltısını mutlaka taze sıkılmış 1 bardak portakal suyu ile tamamlayın. İçeriğinde bulunan A vitamini cildi güçlendirerek nemlendirip besliyor ve elastikiyetini artırıyor. Portakal suyu aynı zamanda potasyum ve folik asit içeriyor. Folik asit doğumda oluşabilecek kusurları ve kalın bağırsak kanserini önlemeye yardımcı olur. C vitamini deposu olduğundan, bir bardak portakal suyu ile günlük C vitamini ihtiyacınızı karşılayabilirsiniz. C vitamini ise, bozulan hücreleri onarıp cildin savunma mekanizmasını güçlendirerek olumsuz dış etkenlerden koruyor.

    Elma
    Elma, zengin vitamin ve mineral kaynağı olup bağışıklık sistemini güçlendirir. İçeriğindeki C vitamini ile cildi zararlı dış etkenlerden korur. A vitamini ile ciltteki nem kaybının azalmasına dolayısıyla kırışıklıkların giderilmesine yol açar. Özellikle kirli hava ve kapalı ortamlara maruz kaldığımız kış günlerinde günde bir elma tüketmek oldukça faydalı. Hazmı kolaylaştırıp dişleri temizliyor. Hamilelik döneminde yaşanan kabızlık problemini giderir. Yemekten önce yenen bir elma, bağırsakta bakterilerin çoğalıp azalmasını ayarlamada rol oynar ve bu sayede kabızlığı önler. Hamilelik sonrasında ise zayıflamak için mükemmel bir meyvedir. Çünkü, elmada sadece 50 kalori bulunuyor ve içinde bulunan petkinden dolayı doyurucudur. Düşük kalorili olduğu için şişmanlığı önler, kan şekeri düzeyini ve yüksek tansiyonu olumlu bir şekilde etkiler. Demir, C vitamini ile birleştiğinde vücut tarafından mümkün olduğunca iyi şekilde alınır. Elmada her ikisi de vardır.

    Salata
    Marul, domates, havuç, maydanoz ve salatalıktan oluşmuş lezzetli bir salata hem hamilelik döneminde hem de hamilelik sonrasında iyi bir besin kaynağı. Hergün yenen bu karışım; sizi kalp, kanser ve şeker hastalığı riskinden korur. Marul; sinirleri yatıştırır, uykusuzluğu giderir, kabızlığı önler ve hazmı kolaylaştırır. Ayrıca kandaki şeker miktarını düşürür ve kanı temizler. Bu hem bebek hem de anne için faydalıdır. Sütten bile daha fazla kalsiyum içeren bu sebze, kemikleri güçlendirmesi açısından bir numaradır. Havuç; mide ve bağırsak kanamalarını önler, kansızlığı giderir, anne sütünü arttırır, yüz ve boyun kırışıklıklarını giderir, idrar ve bağırsak gazlarını söktürür, ülserdeki şikayetleri giderir. Havuç tüketimi arttıkça kanser riskinin azaldığını ortaya koymuştur. Bunun temel sebebi betakaroten, C ve E vitaminleri gibi antioksidanlar açısından zengin oluşudur. Domates; kanserden koruyucu ve yaşlanmayı zihinsel ve bedensel olarak yavaşlatıcı bir sebzedir. Domates zengin bir potasyum kaynağıdır ve çok az miktarda tuz bulunur. Yüksek kan basıncını düşürmeye yardımcı olur ve vücudun su tutmasını engeller. Salatalık; kabızlığı önler, böbrek ve kalp hastalıklarında vücutta biriken suyun atılmasına yardımcıdır. Kükürt içeriyor ve bu madde vücudun enfeksiyonlara karşı dayanıklılığını artırdığı gibi, kolestrolü de düşürüyor. Maydanoz; bir demir deposudur. Demir ise hamilelik öncesi ve sonrası vücut için en gerekli maddedir. A ve C vitamini ile kükürt, fosfos ve mangan elementleri deposu olan maydanoz sindirimi kolaylaştırıyor, böbrek taşlarını düşürüyor, görme gücünü ve anne sütünü artırıyor. Genellikle taze yenmesi önerilir. Bir tutam maydanoz, günlük C vitamini ihtiyacının çoğunu karşılar. Vücuttaki zehirli maddeleri dışarı atar. Salata hamilelik döneminde iyice yıkanmış olarak tüketilmelidir.

    Patates
    Kızarmış yenmediği taktirde kilo aldırmaz. Sindirimi kolaylaştırır ve kabızlığı önler. Özellikle hamilelik döneminde yorgunluğa karşı birebirdir. Vücuda enerji veren madde olan karbonhidrat içeren patates, C ve E vitaminleri ve beta karotin açısından en zenginidir. Patatesin besin değerinin büyük kısmı kabuğunda olduğundan soymak yerine özel bıçağı ile kazımak daha iyidir. Kabukları soyularak pişirilen patates C vitaminin yüzde 25’ini kaybeder. Bu nedenle patatesi fırında kabuğuyla veya buharda ya da az suda pişirmek gerekir.

    Kereviz
    Kerevizde B vitamini, demir ve kireç vardır. Kereviz giderir. Kan ve süt yaptığı için doğum sonrasında faydalıdır. Karaciğeri temizler. Şeker, yüksek tansiyon ve romatizmada da faydalıdır. Uzmanlar, kerevizin, iç salgı bezlerini ve özellikle vücutta çok çeşitli vazifesi olan böbrek üstü bezlerini çalıştırdığını, unutkanlığı ve sinir yorgunluğunu da önlediğini ifade ediyor. Ayrıca, kanı temizliyor ve sivilcelerin geçmesine, yüzün pembe bir hal almasına yarıyor. Sarılığı gideriyor, böbrekleri çalıştırıyor, fazla suyu dışarı atıyor ve zayıflatıyor.

    Lahana
    Kansere karşı etkili olduğu bilinen sebzelerin başında gelir. Özellikle meme ve rahim kanserine karşı etkilidir. Bol miktarda B, C, E vitamini, potasyum içerir ve kalorisi düşüktür. Vücutta biriken zehirli maddelerin atılmasını sağlar. Kandaki şeker miktarını düşürür. Sarılık ve safra kesesi hastalıkları için iyidir. Astıma faydalıdır.

    Karnabahar
    Fosfat ve potasyum ihtiva eden ve içeriğinde kadınları göğüs kanserine karşı koruyan ‘indol-3 karbonal’ bulunan karnabahar, lahanadaki besin değerinin çoğuna sahiptir. Zihin yorgunluğunu giderir. Afrodizyak özelliği vardır. Sinirleri kuvvetlendirir. İdrar söktürür ve dalak hastalıklarına iyi gelir.

    Brokoli
    Brokolide havuçtakinden daha fazla beta karoten bulunuyor ve bu nedenle suyu içilebilecek en iyi besinlerden biridir. Beta karoten, güçlü bir kanser savaşçısıdır ve özellikle yemek borusu, mide, bağırsak kanserleri tehlikesini azaltır. Yüksek miktarda kalsiyum, kükürt, potasyum ve selenyum maddeleri içerir. Doğum sonrasında mineral ve demir eksikliğini gideren brokoli vitamin deposudur ve havuç veya elma suyu ile karıştırılarak içilmesi de ayrıca faydalıdır.

    Fasulye
    Taze fasulye, düşük kalorili bir sebze olduğundan rahatlıkla tüketilebilir. Vücudun çalışmasını, gelişmesini ve tamirini sağladığından hamilelik döneminde ve hamilelik sonrasında mutlaka tüketilmelidir. Lif açısından zengin olduğundan bağırsakları çalıştırır. Hamilelik döneminde kabızlığa iyi gelir. Ayrıca taze fasulye; pankreas, böbrekler, karaciğer ve kalbi kuvvetlendirir. Kolesterol seviyesinin düşmesine de yardımcı olur.

    Somon Balığı
    Bu balık çeşidi omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Somon tüketmek kötü kolesterol seviyesini düşürür ve kalp hastalıkları riskini azaltır. Hamilelikte tüketilen somondaki yağ asitleri, bebeğin beyin ve sinir sistemi gelişimini destekler. Hem akıl hem de beden sağlığını koruyan ve fazla kilo aldırmayan somon balığı besin kalitesi yüksek bir yiyecek.Yapılan bir araştırma hamileliklerinde balık yağı açısından zengin bir diyet uygulayan kadınların çocuklarının daha zeki, daha çevik olduklarını ortaya koymuştur. Ayrıca, içinde sağlık için önemli olan omega-3 yağı bulunmasına karşın, balıklar genel olarak daha az yağlıdır, kilo aldırmazlar.

    Yağsız Kırmızı Et
    Doğum yapmış kadınlarda, vücutlarındaki demir seviyesi düşüktür ve kırmızı et mükkemmel bir demir kaynağıdır. Vücut tarafından iyi emilir. Haftada 3-4 kez yağsız et yemek hamileler için de gereklidir. Ancak hamilelik döneminde yenen etler iyi pişmiş olmalıdır. Genelde sulu yemeklerin içinde ya da köfte olarak veya küçük parçalar şeklinde doğranıp iyi pişirilmiş tüketmek daha iyidir.

    Yumurta
    Yumurta birçok değişik şekilde tüketilebilir. Sadece hamilelik döneminde iyi pişmiş olarak yenmesi önemlidir. Annelerin zayıf kaslarını yeniden kuvvetlendirecek olan gerekli proteini içerir. Ayrıca, yumurtalar vücudun kalsiyumu emmesine yardımcı olan D vitaminini de bulundurmaktadır. Uzmanlara göre, kahvaltıda yumurta tüketmek vücut yağlarının yakılmasında da önemli rol oynuyor.:1shok:

     
  6. 20 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : lilywater
  7. Asortie

    Asortie bun@luzumvar.. Pro Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    9.330
    Beğenildi:
    607
    Ödül Puanları:
    238
    Hamilelik süreci içinde beslenme, dikkat edilmesi gereken en önemli konulardan biridir. İçinizde gelişmekte olan o küçük varlığın sağlıklı gelişmesi için ağzınıza attığınız her lokmanın önemi büyüktür. Ayrıca iyi bir beslenme, hamilelik döneminin rahat geçmesini sağladığı gibi doğumu ve doğum sonrası iyileşmeyi de olumlu etkiler. Ayrıca, erken doğum riskini de azaltır.




    Hamilelikte Mutlaka Almanız Gereken Besinler

    Beslenmede önemli olan çok yemek ve kilo almak değil, gerekli olan maddeleri dengeli, düzenli ve yeterli miktarda almaktır.

    PROTEİN
    Son üç ayda protein ve kalori eksikliği beyin gelişimini kötü etkilediğinden yetersiz ve yanlış besin alımı bebekteki gelişimi yavaşlatabilir. Proteinler hücrelerin temel yapı taşlarıdırlar ve günde 4 porsiyon (60-80 gram) alınması gerekmektedir. Proteinin ana kaynağı hayvansal gıdalardır. Et, süt, yumurta, yoğurt, peynir ve balık gibi besinler gerekli proteini karşılamak için yeterli besinlerdir.

    KALORİ
    Yeterli derecede karbonhidrat alınmaması, bebeğin sinir sistemi ve beyin gelişimine engel olur. Bu aşırı bir kalori alınması gerektiği demek değildir. Günlük kalori ihtiyacınızdan sadece 300 kalori kadar fazla almanız içinizdeki bebek için yeterli olacaktır. Yalnız fazladan alınması gereken bu kalori; hamurlu besinler, ekmek ve pastalar yerine, süt, yoğurt, pilav gibi yiyeceklerden karşılanmalıdır.

    KALSİYUM
    Kemik gelişiminden başka, kalsiyum bebeğinizin kas ve sinir sisteminin oluşumunda da büyük rol oynar. Günde 4-5 porsiyon yenmelidir. Yeterli kalsiyum alınmaması sadece bebeği değil, ileriki zamanlarda sizi de etkiler. Kalsiyum açısından en zengin besin maddesi yoğurttur. Süt, peynir, balık, ıspanak, brokoli, brüksel lahanası, badem, fındık ve kurutulmuş meyve gibi besinlerden de kalsiyum ihtiyacı karşılanabilir.

    C VİTAMİNİ
    C vitamini vücutta depo edilmediğinden hergün düzenli miktarda alınması gerekmektedir. Bebeğinizin kemik ve doku gelişimi için gereklidir. C vitamini içeren besinler taze olarak ve pişirmeden tüketilmelidir. En yüksek taze sıkılmış portakal ve greyfurt suyunda bulunan C vitamini, domates, limon, maydanoz, biber, brokoli, çilek, karnabahar, lahanada da bulunur.

    SEBZELER, TAHILLAR VE BAKLAGİLLER
    Yeşil ve sarı sebzeler A ve C vitamini açısından zengindirler ve bebeğin hücre gelişimi için gereklidirler. Günde 3 ya da daha fazla porsiyon alınmalıdırlar. A vitamini en fazla havuç, ıspanak, yumurta, süt, kuru kayısı ve şeftalide bulunur. Tahıllarda ise B vitamini bulunur ve 6-11 porsiyon yenmelidirler. Buğday, bulgur, çavdar, yulaf, arpa, mısır, mercimek, pirinç ve kepek ekmeği B vitamini açısından zengindir. Baklagiller de B vitamini içerirler ve fasulye, bakla, bezelye gibi yiyeceklerden alınabilir.

    DEMİR
    Anne ve bebekte kan yapımı için önemli olan demiri günde 40 mg almak gerekir. Ne kadar demir içeriği yüksek besinler alsanız da, hamileyken vücudunuzun ve bebeğinizin ihtiyaç duyduğu demiri alamazsınız. Bu nedenle gebelik süresince düzenli olarak alınması gereken demir ilaçlarına ihtiyaç vardır ve genellikle gebeliğin 3. ayından sonra verilir. Demir alımı eğer C vitamini ile birlikte olursa vücutta daha kolay emilir. Demir bakımından zengin olan besinlerse; kabak, ıspanak, soya fasulyesi, kurutulmuş meyveler, marul ve lahanadır.

    FOLİK ASİT
    Planlı bir hamilelik düşünenlerin, hamile kalmadan en az üç ay öncesinden folik asit alımına dikkat etmesi gerekmektedir. Doktorların verdiği folik asit tabletlerinin yanısıra portakal, muz, mandalina, greyfurt, kavun, karpuz, fasulye, barbunya, mercimek, brokoli, ıspanak ve fındık gibi yiyeceklerden de folik asit alımı sağlanabilir. Gebeliğin ilk üç ayında da kullanılan folik asit tabletleri, bebeğin omurga oluşumundaki ayrıklık ve damakta görülen yarık riskini aza indirir.

    SU
    Bebeğinizin bedeninin de büyük bir kısmı sıvıdan oluştuğu için, sizin kadar onun da suya olan ihtiyacı büyüktür. Bu nedenle günde 8 bardaktan çok alınmalıdır. Ayrıca içtiğiniz suyun içinde flor olması da hem sizin için hem de bebek için faydalıdır. Su cildiniz için yumuşaklık ve esneklik sağladığından, karındaki çatlamalara da engel olur ve hamileliğin son aylarında daha sık görülen kabızlığı da azaltır.


    Besin Alımında Dikkat Edilmesi Gereken Noktalar

    Bazı besinlerin uygun ortamlarda hazırlanmaması ve saklama koşullarının kötü olması, içinizdeki bebeğin ve sizin bazı enfeksiyonlara maruz kalmanıza neden olabilir. Bu enfeksiyonlardan bazıları :

    TOKSOPLAZMA
    Kedilerin taşıyıcı olduğu ve özellikle kedi dışkısında görülen bu toksoplazma yumurtalarının, otlara bulaşmasıyla ve bu otları yiyen hayvanların kesildiğinde etlerinin iyi derecede pişirilmeden yenmesiyle oluşan bir enfeksiyondur. Bu nedenle, dışarıda yapılan iyi pişmemiş etleri ve ne zaman yapıldığı belli olmayan salataları yemek, toksoplazma gibi pekçok enfeksiyona neden olabilir.

    SALMONELLA
    Genelde iyi hazırlanmamış ve iyi pişirilmemiş tavuk eti ve yumurtasından bulaşır. Çiğ tavuk eti kesmek için kullandığınız bıçak ve zeminin yıkanmadan, salata için kullanımı salmonellaya neden olmaktadır. Sadece katı yumurta yenmesi ve çiğ yumurtadan yapılmış mayonez gibi ürünlerin tüketilmemesi gereklidir.

    LİSTERİOZİS
    Pastörize edilmemiş ve açıkta satılan süt ve süt ürünlerinden, iyi pişirilmemiş et ve kıymadan ve taze peynirden bulaşır. Bu enfeksiyon, hamilelerde düşüğe neden olmaktadır. Peynirin, pastörize sütten üretilmiş olması gerekir. Listeria mikrobu, sütlerin pastörize edilmesiyle ve yiyeceklerin iyi pişirilmesiyle canlılığını yitirir.