Yoga

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve vicdan tarafından 5 Nisan 2007 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  1. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Yoga: Kendilerini ruhsal yeteneklerini geliştirmeye adayan hindu dindar olan yogiler binlerce yıldır sabah güneşin doğduğu ve akşamda battığı yöne doğru değişik hareketler yaparak selamlamışlar ve veda etmişlerdir. Bu hareketlerin insan sağlığına olan yararları yogayı tüm dünya insanlarının ortak bir etkinliği haline getirmiştir. Yoga vücut hareketleri ile vücudumuzda bulunan enerji çakralarının etkinleştirilmesini sağlar. Bedenimizin tüm sistemlerinin daha randımanlı bir şekilde çalışmasını sağlayarak enerjinin kullanılmasını ve en yüksek düzeyde değerlendirilmesini gerçekleştirir. Sadece bedenin değil zihnin de daha verimli çalışması için çeşitli egzersiz ve davranışlar önerir.Günümüzde maalesef yoga Hindistan’dan gelerek ülke ülke dolaşan kutsal!.. kabul edilmiş insanlar tarafından suistimal edilmekte olan bir tarikat görünümüne sahiptir.Bu yüzden sağlık çalışanları ve muhafazakar kesimler faydası olabileceğini öngörmelerine rağmen yogaya mesafeli durmaktadır
     
  2. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  3. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Rebekka Haas Çetin ve Zeynep Aksoy'un kurduğu yoga merkezi Cihangir Yoga'da özellikle sabah saat 07.00'deki derslere büyük ilgi var
    Ünlü yönetmen Sinan Çetin'in eşi Rebekka Haas Çetin, geçen yıl hazırladığı yoga DVD'sinden sonra şimdi de Cihangir Yoga ile bu tutkusunu başkalarıyla paylaşmaya başladı. Bu zevkli işbirliğini de hem arkadaşı hem de yoga hocası olan Zeynep Aksoy ve eşi David Cornwell'la yaptı. Amerika ve Hindistan'da yoga çalışmalarına katılan Zeynep Aksoy ve İrlandalı eşi David Cornwell'ın ders verdiği Cihangir Yoga, özellikle Cihangir ve çevresinde yaşayanların da yogayla tanışmasını sağladı. İki arkadaş, Aksoy ve Çetin, işe Sinan Çetin'in Plato Sanat Okulu içinde geniş bir doğal sağlık merkezi kurma hayaliyle başlamışlar: "Sinan Çetin'in Platosu'nda boş, geniş bir mekân vardı. Biz de orayı değerlendirmek istedik," diyor Aksoy, "Hatha yoga dersi veriyoruz. Çünkü hatha yoga, bütün fiziksel çalışmaları içinde barındıran çok enerjik bir yoga stili. Gelenler de enerjik, hareket etmeyi seven insanlar. Daha ağır yoga stilleri de var ama biz burasının enerjisi yüksek, daha eğlenceli bir yer olmasını istedik.''

    'İLK DERSTE ETKİSİNİ GÖSTERİYOR'
    Yoganın ilk dersten sonra etkisini göstermeye başladığını söyleyen Aksoy, faydalarını da şöyle anlatıyor: "Yoga bir zihin çalışması, ama direk zihin üzerinde çalışma yapamıyoruz. Çünkü hem kurnaz hem de hızlı. O yüzden beden ve nefes aracılığıyla zihni dizginliyoruz. Bir yandan nefes alırken bir yandan da kolumu kaldırayım, öne arkaya eğileyim, derken bir de bakıyorsunuz bir buçuk saat boyunca kafanız boşalmış, bütün hücreler çalışmış oluyor.'' Yoga, Rebekka Haas Çetin için de bir hayat biçimi... Sabah saat 07.00'de başlayan dersleri hiç kaçırmıyor. Ona göre herkes bir biçimde yoga yapmak istiyor, ama ne yapacağını bilmiyor: "Çocuklar 13-14 yaşına kadar yerde hareket ederken çok büyük keyif alır. Dikkat ederseniz köpek ve kediler bile her sabah esneme haraketleri yapar. Yoga bizden uzak bir şey değil, o aslında bizim içimizde var. Zamanla ne istediğimizi unutuyoruz. Yoga, bilmeyenlere tuhaf bir şey gibi geliyor ama çok keyifli bir çalışma. Sonunda kendini iyi hissediyorsun, daha sağlıklı ve güzel oluyorsun. Sürekli yeni bilgilerle karşılaşıldığı için de akıl da daha iyi çalışıyor."
     
  4. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  5. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Sonuçta yoga bütünleşmek demektir.Bu ,bir taraftan vücudun,zihnin ve ruhun mükemmel uyumu bütünleşmesi,diğer tarafdan kişisel ruhun evrensel ruhla bütünleşmesi,teması anlamına gelir.

    Prof.Dr.Akif MANAF (Ph.D.Yoga Master)



    Yaşamın Temel Gereksinimi

    Hareket etmek yaşamın temel gereksinimlerindendir. Solumak, su içmek, yemek yemek gibi. Sağlıklı bir yaşamın olmazsa olmazlarındandır.

    Hareket etmek genel anlamda fiziksel, metabolik, ruhsal ve diğer sağlık açısından gerekli durumlar tüm durumlar için büyük öneme sahiptir.



    Hareket etmenin bir çok çeşidi var. Yürümek, koşmak, değişik sportif etkinlikler ve özellikle sıkça kullanılan tabiriyle kültür – fizik hareketleri tüm egzersizler hareket etmenin çeşitleri olarak sıralanır.

    Sabit bir şekilde durmanın ve uyumanın dışında aslında hep yaşamda hareket halindeyiz. Hatta gerçek anlamdaki hareketsizliğimiz kalbimizin durduğu ve artık vücudumuz organlarınında işlevlerini yitirdikleri ölüm hadisesiyle gerçekleşmektedir. Çünkü bizler uykuda olduğumuzda bile müthiş ve muhteşem olaylar gerçekleşmektedir vücudumuzda.

    Aslında gerçek gereksinim

    Hareket etmeyle vücudumuzda atıl durumda bıraktığımız ve büyük farklılıklar gösteren gizli güçleri de çalıştırmaya başlamış oluruz. Bu gizli güçlerin sınırları çok geniştir. Bu yüzden her olimpiyat şampiyonasında hiç kırılamayacak sanılan dünya rekorları daha iyi derecelere yerlerini bırakmak zorunda kalmaktadırlar. Tüm dereceler insanın gelişimi ve olumlu değişimi ile hep kırılacaklardır. Bu; sınırsız potansiyel gelişiminin, insanın gizli kalmış güçlerinin açığa çıkmasının bir sonucudur.

    Hareket etmeyle kalp atışlarımızı ve dolaşım sistemimizi hızlandırmaktayız. Kalp atışlarımızın ve kan dolaşımımızın ve hızlanması ile daha sık ve derin nefes alıp vermeye başlamaktayız. Nefes alıp vermemiz ve böylece kanımızı oksijenlendirmemiz yaşam için asıl gerçek gereksinimimizdir. Çünkü oksijenlenmemiş bir kan dolaşımı vücudun hiçbir organının ihtiyacına cevap veremez . Kirli benzin nasıl otomobilimizin karbüratörünü tıkar, çalışmasını ve performansını olumsuz yönde etkilerse kirli kanımız da tüm hastalıkların oluşması için en önemli zemini oluşturur. Kalp ve damar hastalıkları, anksiyete, depresyon gibi ruhsal hastalıklar, metobolik kronik zihinsel birçok hastalıklar doku ve organlarımızın oksijensiz kalmasının bir sonucu olarak ortaya çıkarlar.

    Yaşamın temel gereksinimi olarak nitelediğimiz egzersiz aslında gerçek gereksinimiz olan kanımızın oksijenlenmesini sağlaması açısından daha çok ikincil öneme sahiptir. Çünkü vücudumuzu oksijenlendirmemiz sadece eksersize bağlıda değildir. Oturduğumuz veya uzandığımız herhangi bir yerde de doğru nefes alıp vermeyle bunu gerçekleştirebiliriz.

    İşte tam bu özelliklerle yani hem hareketlerle ve hem de oturduğumuz yerde nefes alma teknikleriyle yoga, mükemmel sağlığa oldukça önemli katkılar sağlamaktadır.

    Yoga Nedir ?

    Yoga sanskritçe bir sözcüktür. Birlik ve bir olma anlamını taşır. İçsel olarak parçalanmış kişiliğin karşıtı olarak kendisiyle ve çevresiyle bütünleşmiş bir kişiliği tanımlar.

    Yoga bir sanat ve bilim olarak kişinin tam olan bir bilinç düzeyiyle yaşamasına önemli katkılar sağlar. Yoga bir din değildir. Bir tarikat veya Hintlilerin dini inanışı gibi bazı yanlış değerlendirmelere maruz kalabilmektedir. Buda yoganın yeteri kadar bazı kesimlerce tanınamasından veya önyargı ile ona yaklaşmasından kaynaklanıyor olabilir. Yada günümüzde olduğu gibi yoganın gerçek halinden meydana gelmemiş ama onu taklit etme cüretini gösteren yapay ve tamamen ticari yanlış uygulamalardan da gelişmiş olabilir.

    Yoga sadece birkaç değişik egzersiz hareketlerinden veya nefes alma yöntemlerinden ibaret değildir. Kendine göre apayrı bir yaşam felsefesini ve yaşamın her şeyini farklı değerlendirişiyle de önemli ayrıcalıklar taşır.

    Burada özellikle mükemmel sağlığa olan katkısını ön planda değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum. Yaşam felsefesini ve tüm yoga hareketlerini faydalarıyla birlikte anlatmak ayrı bir kitap konusu olacak genişliktedir

    Dünya İnsanlığının Ortak Paydası

    Yoga sadece Hindistan’a özel değildir. Yoga ve meditasyona ait bilgilere amerikan Kızılderilileri, eski İskandinav Göktürkleri, eski Mısır, Babil, Roma, Çin ve daha pek çok kültürlerde rastlanılabilmektedir.

    Yoga çalışmalarına ait ilk bulgular: MÖ 1200-3000 yılları arasına rastlar. Eski şehirler olan Mojendro- Daro ((kuzey Hindistan’da) ve Harappa (şu anda Pakistan sınırları içinde) bölgelerinde yapılan arkeolojik kazılarda yoga pozları vermiş kişiler taşlara kazınmış halde bulunmuşlardır.

    Yoga ile ilgili bilgilere bir çok kaynaktan ulaşıla bilinir.Yaklaşık iki üç bin yıl kadar önce ilk kez Patanjali tarafından yoga ile ilgili bilgiler çok kısa bir şekilde Yoga-Sutra kitabında anlatılmıştır.Yoga ile ilgili ilk yazılı metinler burada insanlığın hizmetine sunulurken anlaşılması kolay ve özet bir halde özellikle sunulmaya çalışılmıştır.Ayrıntıların önemli olduğunu kabul etmekle birlikte bizimde amacımız insanların yaşamlarında kolayca uygulayıp faydalarını deneyimleyebilecekleri bir şekilde yoga hakkında bilgi vermek.

    Yoga ‘nın Basamakları

    Yoga; yoga-sutra kitabında sekiz basamaklı bir yol olarak anlatılmıştır.Bu basama klar şunlardır :

    1-Yama-Negatiflerden arınma

    2-Niyama- Pozitifleri güçlendirme

    3-Asana- duruş,vücut çalışmaları

    4-Paranayama- nefes ve bioenerji egzersizleri

    5Pratyahara- Astral,çakra çalışmaları

    6-Dharna- konsantrasyon çalışmaları

    7-Dhyana- meditasyon çalışmaları

    8-Samadhi- Trans ve evrenle bütünlük sağlama



    Bu basamaklarda binlerce egzersizler vardır.Bu egzersizler zamanla farklı kişiler tarafından farklı isimlerle adlandırılarak birçok değişik yoga ismi ortaya çıkmıştır.Bu egzersizleri kullanıp sonra kendi isimlerini vererek değişik yoga yöntemleri çıkardıklarını ifade eden bazı insanlar maalesef bugün çalışmalarını gösterişi de ön plana yerleştirerek yapmaktadırlar.Bunu;bir bakıma gerçeklerle yüzleşmekten korkan ve daha çok ticari düşünen bazı şarlatanların yaptığına tanık olmak mümkündür.Bu gelişmelerden yoga’ya ilgi duyan herkesin haberdar olması gerektiğini düşünüyorum.Hiçbir düşünce insanımızın sağlığını kullanarak bundan haksız yere çıkar elde etmeyi haklı gösteremez.Ama şuda bir gerçektir ki henüz insanımız batı toplumlarında olan bilinç düzeyine ulaşamamıştır.Bu yeterli olmayan bilinç düzeyi onun sağlığıma kavuşayım derken bunu fırsat bilenler için tuzağa düşmesine neden olabilmektedir.Bu yüzden herkesin mutlaka kendisine bir sağlık danışmanı seçmesi gerekmektedir.Her hastalık durumunda danışacağı fikrini alacağı bir doktoru olmalıdır.
     
  6. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  7. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Sağlıklı mısınız? Ruh, zihin ve beden dengeniz yerinde mi? Cevap evet ise, mutlu olmanız gerekir. Fakat, kaç kişi, bu sorulara sınırlamaksızın, gerçekten evet cevabını verebilir?
    İnsanın, günümüzde doğadan uzaklaşıp kendini kente hapsettiğini hepimiz biliyoruz. Ayrıca içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik şartlar onu giderek artan bedensel ve zihinsel gerginliklerle de karşı karşıya bırakır. Bu gerginlikler bir müddet sonra insanın, ruhsal, zihinsel ve bedensel faaliyetlerini de etkilemeye başlar. Bunun sonucu kişide zihinsel bulanıklık, sinirlilik, psikosomatik rahatsızlıklar, bedensel çöküntüler, başarısızlık, güvensizlik, çevre ile uyumsuzluk ve daha birçok durumlar ortaya çıkar. Zamanla insan yaşama sevincini kaybeder ve mutsuz bir kişi olur. Stresin yarattığı bu durumdan kurtulmak ve rahatlamak için alkole, sigaraya, uyuşturucu maddelere ve uyku ilaçlarına başvurur. Onların vereceği geçici rahatlıkla avunmaya çalışır. Bu yanlış davranış kişiyi daha da çok yıpratır.

    Peki insan, sinir sistemini bu gerginliklerden nasıl temizleyecektir? Kaybettiği sağlığını ve mutluluğunu nasıl geri getirecektir? Bunun için izlemesi gereken yol nedir? Bu soruların cevabını bir doğu felsefesi olan YOGA bize anlatmaktadır.

    Yoga Nedir?
    Yoga, binlerce yıl önce Hindistan'da ortaya çıkmış bir felsefe, bir yaşam bilimidir. Yoga sözcüğü Sanskritçe "birleştirmek veya bütünleşmek" anlamına gelir. Bu felsefeyi uygulayan kişiye de "Yogi" denir. Yoga, bedeni, zihni ve ruhu tamamen eğiten, huzur veren ve kişinin kendini tanımasını sağlayan, dünyadaki en eski kişisel gelişim metodudur.

    Yoga'nın mevcudiyetine ilişkin en eski arkeolojik bulgular, M.Ö. 3000 yıllarına kadar gider. İndus vadisinde yapılan kazılarda ortaya çıkartılan bazı taş mühürlerde yoga duruşlarını gösteren figürlere rastlanmıştır.
    Yoga'dan ilk kez, M.Ö. 2500 yıllarına ait kutsal yazılar olan Veda'larda bahsedilmektedir. Ancak Veda'ların son kısımlarını oluşturan Upanişad'lar Yoga öğretisinin ve Vedanta felsefesinin temellerini oluşturmaktadır. Vedanta'nın ana fikri şu şekilde belirtilir: Bir tek mutlak gerçek ve bilinç vardır; o da bütün evrenin temeli olan Brahman'dır. (Tanrı'dır)

    Yoga insana kendi benliğini tanımasını, dengede tutmasını öğretir.Yaşam daha derinlemesine yaşanır. Çektiğimiz anlamsız acılar, Yoga sayesinde yerini evrensel uyuma bırakır. Yogayla uğraşan insan, kendi "özünün" farkındalığını yaşar. Ve kendini evrendeki her şeye çok daha yakın hisseder. Canlı, cansız her şeye daha derin bir sevgi duyar. Onlarla bütünleşir. Yoga, mutlu ve aydınlık bir insan olmanın yöntemidir. Yoga bir din değildir. İnsanları fiziksel, zihinsel ve ruhsal disiplin yoluyla mutluluğa, başarıya ve "aydınlanma"ya ulaştırmayı amaçlayan bir felsefedir.

    Yoga, uzun süreli eğitim gerektiren bir yoldur. Ancak bir yol göstericinin (Yogi'nin) rehberliğinde öğrenilir. M.Ö. 3. yüzyılda yaşamış olan Patanjali, Yoga Sutra'larında, Yoga'nın 8 basamaktan oluştuğunu söyler. Bunlar:

    1. Yama - Ahlaksal kurallara uymayı öğretir. Şiddeti, hırsızlığı, açgözlülüğü, kişinin kendi nefsine hakim olamayışını yasaklar.
    2. Niyama - Öz disiplini öğretir. Saflığı, sadeliği ve çalışmayı hedefler.
    3. Asana - Belirli pozisyonlardaki vücut egzersizleridir.
    4. Pranayama - Belirli ritmlerde nefes alıp vermeyi öğretir.
    5. Pratyahara - Duyguları kontrol etmeyi sağlar.
    6. Dharana - Belli bir fikir üzerinde konsantre olmayı öğretir.
    7. Dhayana - Meditasyon. Düşünce.
    8. Samadhi - Meditasyonun ulaşacağı son hedef olup; beden ve duyular dinlenirken, aklın ve ruhun uyanık kalması. Üstün bilince erişme halidir.
    Yoga (Devam)
    DEĞİŞİK YOGA TÜRLERİ
    Yoga'nın birçok türleri vardır. Fakat bunlar içinde en çok bilinenleri Karma Yoga, Bhakti Yoga, Jnana Yoga, Hatha Yoga ve Raja Yoga'dır. Her bir yoga türü birbirlerinden birşeyler almıştır. Tüm yoga türleri sonuç olarak, aynı amaca (Brahman, yani Tanrı ile birleşmeye, bütünleşmeye) yöneliktir. Şimdi bu Yoga türlerini tanıyalım.

    1. Karma Yoga: Eylem Yogasıdır. Esas olarak dışa dönük insanlar tarafından tercih edilmiştir. Hiç bir kazanç ya da ödül beklemeksizin, kişiye, kendi çıkarını düşünmeden hareket etmeyi öğreterek, kalbi arıtmaktır. Kendinizi yaptığınız eylemlerin sonuçlarından ayırarak, eylemleri Tanrıya adama sayesinde, benliği yüceltmeyi öğretir.

    2. Bhakti Yoga: Özellikle duygusal bir tabiatı gerektiren, bağlılık yoludur. Bhakti yogi, bilhassa sevginin gücü ile güdülenmiştir. Her şeyi Tanrı sevgisinin tezahürü olarak görür. Dua ve ibadet yoluyla kendisini Tanrı'ya teslim eder. Duygularına yön verip, onları koşulsuz sevgi ve bağlılık yoluna çevirir.

    3. Jnana Yoga: Bilgi ve bilgelik yoludur. En zor yoldur ve irade ve aklın muazzam kuvvetini ister. Jnana Yogi, Vedanta felsefesini öğrenerek zihnini, kendi niteliğini inceleyip araştırmak üzere kullanır.Tıpkı bir bardağın içindeki ve dışındaki alanları farklı algılamamız gibi, kendimizi de Tanrı'dan ayrıymış gibi algılarız. Jnana Yoga, bu yolun takipçilerine, direkt olarak bardağın kırılması ve bilgisizlik örtüsünün kalkmasıyla, Tanrı ile bütünlüğün deneyimlenmesi için yol gösterir. Jnana Yoga uygulanmasından önce, diğer yoga türlerinin öğrettiği bilgilerin kesinlikle tamamlanmış olması gerekir. Bencillikten vazgeçme,Tanrı sevgisi, bedenin ve zihnin gücü, insanın kendisini bilmesi olmaksızın, bu yolda başarıya ulaşılamaz.

    4. Hatha Yoga: Batı dünyasının en çok bildiği Yoga türüdür. Hatha Yoga'nın temel özelliği beden yoluyla zihni etkilemektir. Hatha Yoga üç ana bölümden oluşur. Bunlar Asanalar (Duruşlar), Pranayama (Nefes egzersizleri) ve Savasana (Gevşeme). Duruş, nefes alıp verme ve yoğunlaşma (konsantrasyon) üzerine kurulmuş olan Hatha Yoga öğretisi, bedenle zihnin birlikteliğini, bütünselliğini içerir. Hatha Yoga'nın hareketleri dikkatli ve bilinçli bir biçimde uygulandığı zaman, insana pek çok yarar sağlar. Omurga ve eklemler esnek kalır. Özellikle romatizma, kireçlenme, sindirim bozuklukları, damar sertliği, dolaşım bozuklukları gibi çağdaş hastalıklar önlenir. Doğru ve düzenli alıp verilen nefesler bizi nefes darlığından, astımdan korur. Kan dolaşımı normale döner. Ayrıca beyin ve sinir sistemi olumlu olarak etkilenir. Gevşeme egzersizi ise, hareket ve nefes çalışmalarından sonra yapılır. Kaslar gevşek bırakıldığı zaman, zihin de rahatlar. Kişi tam bir huzur ve sükunete kavuşur. Gevşeme uykusuzluğun, sinirsel rahatsızlığın, yorgunluğun ve gerginliğin giderilmesinde çok etkili bir metoddur. Batı dünyasında yapılan birçok tıp araştırmaları, yoga egzersizlerinin insan sağlığı üzerindeki etkilerini doğrulamıştır. Ayrıca yoga, bugün bir psikoterapi aracı olarak da kullanılmaktadır.

    5. Raja Yoga: Yoga türleri içinde en seçkin olanıdır. Hatha Yoga uygulamaları kişiyi Raja Yoga'ya hazırlar. Çünkü Hatha Yoga, bedene ruhun egemenliğinin kurulması, kontrolun sağlanması ve böylece daha üstün bilinç merkezlerine ulaşılması için bir araçtır.
     
  8. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  9. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Doğu kökenli tekniklerle beden ve zihin arasında uyum sağlayarak hayatla barışık yaşama amacı taşıyor. Oldukça bilinen bir çalışma biçimi. Nefes egzersizleri, duruşlar, gevşeme gibi teknikleri içeriyor. Owo Terapi Merkezi'nde yoga dersleri veren Prof. Dr. Akif Manav, yoganın bir inanç sistemi olmadığının özellikle altını çiziyor. Bu sistemle insanın farkındalığı artıyor. Yoganın sağlayabileceği en önemli şey, insanın içinde olan mevcut potansiyeli geliştirmek ve zihinle öz arasındaki dengeyi sağlamak. Ayrıca yoga, fit kalmak, kilo vermek, ağrılardan kurtulmak, hafıza kapasitesinin artması gibi "dünyevi" amaçlara da hizmet veriyor. Klasik yoga sekiz basamaktan oluşuyor.
    Prof. Dr. Manav'a göre meditasyon da yoganın yedinci basamağı. Manav, her yerde reklamları yapılan meditasyon kurslarını eleştiriyor ve basit birer konsantrasyon çalışması olduklarını savunuyor. Prof. Dr. Manav'ın altını çizdiği bazı noktalar bir hayli çarpıcı. Yoganın bir müritlik ve tapınma amacı olmaması gerektiğini belirten Manav, günümüzde adları sıkça geçen bir çok yoga ve meditasyon derneğinin Doğu tarikatlarının uzantısı olduğunu vurguluyor. Bu derneklerin çalışmalarına katılan, Manav'a göre arayış içindeki insanlar, başlangıçta kendilerini iyi hissediyorlar ancak sonra beyin yıkamasına maruz kalıyorlar. Kurucu lider olarak tanıtılan kişi bir süre sonra peygamber, hatta tanrı şeklinde sunulmaya başlanıyor. Manav'a göre aklı başında olan kişiler bile resimlere meditasyon yaptırılarak, meditatif kanallarla etki altında bırakılabilir. Burda amaç, ego tatmini ve maddi sebeplerden başka, siyasi başka yapılanmalara kadar gidebiliyor..
    Yoga, bazı yerlerde sunulduğu gibi öyle 2-3 haftada tamamlanabilecek bir çalışma değil. Ortalama altı ay bir eğitmenle çalışmak sonra da kişisel olarak devam etmek gerekiyor. Ayrıca bazı merkezlerde hatta spor salonlarında bilinçsiz ve hızlandırılmış uygulamaların, yarardan çok fiziksel zararları olabiliyor.
     
  10. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  11. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    1- Kültürün ve bireysel anlayışın Gelişmesi
    Bilimin bugün hizmetimize sunduğu bilgi ve psikoloji günümüz insanına yeni değerler ve yeni bir güdü veriyor ve insan kendisine şöyle soruyor; Nasıl kendi potansiyelimle temasa geçebilirim ve başkalarıyla ilişkimde nasıl daha açık hale gelebilirim?

    2- Teknik Evrim
    İçsel özgürlük ve içsel güç ile, insan toplumu içinde yaşamak arasında çelişkiler yaşayabiliriz. İsteğimiz evremizde ne olursa olsun, her durumla yüzleşebilmek ve yine de iç huzurumuzu koruyabilmektir. Bu zamanda bizi çevreleyen tüm sorunlar ve fırsatlarla yaşayabilir ve yaşamın çeşitliliğini deneyimleyerek zenginleşebilir miyiz?

    3- Ruhsal Evrim
    Kendi kendimizin bilincine varmak için yola çıktığımızda esnekleşip, olayları, artan bir farkındalıkla deneyimlediğimizde, çevremizden gelen etkileri korkusuzca alır ve kendi duygu ve düşüncelerimizi daha saydamlıkla gözlemleyebiliriz.

    4- Bilincin Genişlemesi
    Günümüzde bilinç değişik şekillerde evrimsel olarak genişlemiştir. İnsanlar beden farkındalığını geliştirmeyi öğreniyor, ve hem kendi hem de başkalarının duygularını deneyimleyerek farklı düşünce ve davranışlara hoşgörü ile yaklaşabilme yeteneğini geliştiriyorlar.

    5- Yaşamla Karşılaşma
    Gerilimler yumuşayabilir, depresyon ve uyuşukluk geçebilir, fakat yoga sadece koruyucu ve iyileştirici değildir. Zihnimiz yeni fikirlere çok daha açıktır ve günlük hayatımızdaki tüm ayrıntıların berraklığı bizi durmaksızın zenginleştirir.
     
  12. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  13. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Özellikle 60'lı yıllardan başlayarak batı, Yoga'nın genel sağlık üzerindeki olumlu etkilerini araştırmış ve bunları takibe almış ve deneylemiştir..

    Yapılan incelemelerde Yoga'nın insan bedeni ve düşünce sistemi üzerindeki faydaları günümüz bilimi açısından da belirlenmiş ve bunlardan yaralanılmaya başlanmıştır.

    Yoga Ayurveda tıbbının değerlerini taşır. Ayurveda yüzyıllar önce zamanının imkanları içerisinde kişi sağlığın konusunda çözümler üretmiştir. Günümüzde özellikle batı’da pekçok sağlık merkezinde Yoga'dan yararlanılmaktadır..

    Unutmamak gerekir ki günümüz tıbbı, insan yaşamı ve onun kaliteli bir şekilde uzatılması konusunda büyük ilerlemeler kaydetmiş ve her günde gelişimine devam etmektedir. Modern tıbbın tüm imkanlarını kullanmak ve ona her zaman güvenmek gerekir. Yoga çalışmaları bu gün pek çok tıp hekimince de uygulanmakta ve hastalarına tavsiye edilmektedir. Çalışmalarınız konusunda doktorlarınıza başvurabilir ve onların değerli yorumlarını alabilirsiniz. .

    Geleneksel Yoga çalışmalarının insan sağlığı üzerindeki faydalı etkileri ile vereceğimiz bilgiler bir tedavi yöntemi değil ancak bilgilendirmedir. Bu nedenle asla bir tedavi yöntemi olarak kullanmayınız belirli ve devamlı bir rahatsızlığınız var ise muhakkak doktorunuz ve tıp adamları ile görüşünüz onların tavsiyelerine uyunuz. Bunun haricindeki kişisel tedavi uygulamaları (her ne tür olursa olsun) tasvip etmiyor ve kendi sorumluluğunuza bırakıyoruz.

    Yoga çalışmalarının uygun şekilde yapılması sonucunda insanın beden, zihin ve ruh yapısındaki ve kişiliğindeki olumlu gelişimleri göreceksiniz. En baştan başlayarak düşündüğümüzde insan bedeninin iki mikroskobik yapının birleşmesinden meydana geldiğini görürüz. Bunlar sperm yani eril yapı ve ovum yani dişil yapıdır. Bu iki yapının tek bir hücrede birleşmiş haline " zigot" denir. Zigot, ana rahminde hücresel bölünmelerle inanılmaz bir hızla büyür, gelişir ve doğum sırasında bir insan bebeği haline gelir. Doğum sırasında ve sonrasında insan yapısının gelişimi durmaksızın sürer, gelişim çeşitli dokularda sürer.

    Temel olarak beş grup dokudan söz edebiliriz bunlar : Epitel doku, bağlayıcı dokular, kaslar, sinirler, kemiklerdir. Epitel doku, iç ve dış cidarları, organları ve bezleri oluşturur ve onları korur, pek çok vücut salgıları salya, hazım salgıları, endokrin bezlerinin salgıladığı hormonlar, epitel doku tarafından üretilir. Bağlantı dokuları, diğer dokuların arasını dolduran dokulardır. Kaslar, beden için son derece önemli dokulardır, vücudun şeklini belirlediği gibi hareketliliğini de temin eder. Bedenin güçlülüğünde kas yapısının gelişimi rol oynar. Gayet iyi biliriz ki güçlü bir insanın gelişmiş kasları, zayıf bir insanın ise az gelişmiş kasları vardır. Üç tip kastan söz edebiliriz, bunlara iskeletsel kaslar, yumuşak kaslar ve kalp kası denir.

    Yumuşak kaslarsa, istem dışı hareket eden ve daha ziyade iç organlar da görülen kaslardır.

    Mide kasları, bağırsaklar hatta kan damarları ve akciğerler. Kalp kaslarına kardiyak kaslar denir, özel ve güçlü liflere sahip doğumdan ölüme kadar durmaksızın çalışacak olan kaslardır. Dördüncü tip dokulara ise sinirler adı verilir, bunlar : Beyinden organlara giden uyarıcı emirleri taşırlar, bu sinirler beyin ve organlar arasında omurilikten geçerler.

    Kemikler, bedenin temel yapısını teşkil eder. Onlar olmadan beden bir grup yumuşak dokudan ibarettir. Kemikler vücudun mükemmelce ayakta durmasını ve hareketini temin eder. Kemik dokusu yumuşak veya sert olabilir, yumuşak olanlara kıkırdak denir. Burun yapısını oluşturan ve burnu ikiye ayıran nazal septum, iç kulak, kaburga bağlantıları bunlara örnektir.Omurga kemiği ise tek bir parçadan oluşmayıp, zincir halinde pek çok kemiğin birleşmesinden oluşur buna vertebra denir. Böylece bu zincirin her bir yana doğru eğilmesi mümkündür. Büyük kemiklerin içleri boş yapıdadır, bu da güçlerinin artmasına ve kemik ağırlığının azalmasına imkan verir.

    Çok kısaca tanımladığımız, genellikle hepimizin bildiği bu muhteşem makine ve onun tüm bölümleri ancak her birinin sağlıklı çalışması ve gene her birinin tam bir uyum içerisinde çalışmasına bağlıdır. Bu makinayı tam bir fabrika gibi düşünebiliriz, belirli hammaddeleri almakta onları işlemekte işlenmiş mamulleri ayırmakta, saklamakta, değerlendirmekte bunları çeşitli yan ve ana mamullere dönüştürmekte ve artıkları boşaltmaktadır. İşte bu proseste hiçbir aksama, duraklama, gecikme olmamalı tüm birimler belirli bir yönetim-komuta zinciri içerisinde birbirine uyumla çalışmalı en iyi mamulü en ekonomik yolla üretmelidir. Bu şekilde çalışan fabrikaya sağlıklı bir insan varlığı diyoruz.

    Yoga bu motor sistem ve onu yöneten akıl ve ruhu tam bir denge içerisinde tutan mükemmel sistemler sistemidir.

    Yoga sağlık sistemi iskelet yapısından başlayıp, zihne kadar uzanan son derece karmaşık bir o kadar faydalı çalışmalardan oluşur. Beden yapısındaki tüm kaslar, pelvis, omurga, göğüs kafesi, boyun ve bedenin tüm katmanları çalışma sırasında esnetilir. Bu sırada iç organlar uyarılır ve güçlendirilir, Yoga uygulamalarının yenileme ve düzeltme etkileri tüm bedende ve iç organlarda hissedilir. İç basınçlardaki değişikler özellikle dikkat edilmesi gereken bir konudur, Yoga hareketleri ile pek çok organ ve salgı bezlerine basınç uygulanır. Yoga çalışmalarının tamamında kan dolaşımı etkilenir ve iç organlara derin masaj yapılır.

    Yoga tekniklerinin yalnızca fizik beden üzerinde etkili olduğunu söylemek yanlıştır. Yoga tekniklerinin uygulanması ile kişinin eğilimleri, duyguları ve şahsiyetinde devrimsel bir gelişme yaşanır.

    Bedendeki yapısal olumlulukların dışında sindirim sisteminde, dolaşım sisteminde, teneffüs sisteminde, sinir sisteminde, dışkılama sisteminde de tam bir gelişim görülür.

    Yoga çalışmalarında genel olarak üç temel uyarıcıdan söz edebiliriz bunlar :

    Asana'lar, Mudra'lar ve arınma yöntemleridir.

    Asana'lar, bedenin uzun sürelerle huzur ve sükunet içerisinde durabilmesini ve her konudaki konsantrasyonunu temin eder. Asana'larla ilgili bilgiler Upanishad’larda, Gita’da ve Patanjali’nin Yoga Sutra’ları gibi pek çok eski metinlerde belirtilmiştir.

    Mudra'lar, Asana'lar gibi sağlık açısından son öneme haizdir. Asana'larla uyarılmış olan fizik bedenin, mental yönde desteklenmesi ve Kundalini yaşamsal enerjisinin uyandırılması bakımından tesirleri vardır.

    Arınma teknikleri ise, varlığın fizik, zihin ve ruh planlarında temizlenmesini böylece bedensel sağlığın ilk adımlarını oluştururlar.

    Hiçbir zaman ani, hızlı ve çok sert uygulamalara yer verilmemeli her zaman hafif ve yumuşak bir tavır sergilenmelidir. Yoga hareketleri hiçbir zaman acele ile uygulanmaz.

    Bir Yoga öğrencisi her zaman yumuşak, rahat, ağır ve nazik davranışlar içerisinde bulunmalı ve bedenine önem vermelidir. Kaslar yumuşatılmalı, açılmalı ve rahatlamalıdır.

    Çalışmanın başı, ortası ve sonu her zaman aynı sükunet ve ağır tavırla götürülmelidir.

    Çalışmalara uzun süre ara verilmesi veya hastalıklardan sonra başlanılan çalışmalarda her zaman hafif teknikler tercih edilmelidir.

    Uygulanan tekniğin müddeti kişinin kendi kapasitesine uygun olmalı ve sonrasında yorgunluk, bitkinlik hissedilmemelidir.

    Yukarıda belirttiğimiz bilgiler ışığında Yoga çalışmaları kişisel sağlık açısından son derece önemli gelişmeleri barındırır.

    Her bir Asana, Mudra ve arınma (Kriya) kendi içerisinde belirli bedensel ve zihinsel şifa gücüne sahiptir.
     
  14. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  15. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Yoga ve batı biliminin mükemmlece uyumlandırıldığı VYASA Ekolü, uygulamalarından olan "Ani Gevşeme Tekniği"ni size kısaca anlatalım. Bu uygulamayı günlük çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

    Rahatça yere uzanın, kollarınız bedeninizden hafifçe açık, bacaklarınız biraz aralık olsun kendinizi iyice rahatlatın ve hiç kasmayın.

    Daha sonra, bacaklarınızı birleştirin ayaklarınız bitişik ve kollarınız bedeninize yapışık olsun, avuçlarınız basenlerinize değsin.

    Tüm bedeninizi düz bir çizgi halinde hissedin.

    Ayak parmaklarınızı kasın, ayaklarınızı ayak bileklerinizi ve baldırlarınızı iyice kasın, uyluklarınızı kasın, kaba etlerinizi kasın, kollarınzı bedeninize sıkıca yapıştırın, uzun bir nefes verin, derin bir nefes alın ve tutun, boynunuzu, tüm yüz kaslarınızı iyice kasın, gözlerinizi sıkıca yumun,

    "Tüm bedeninizi, kasın.............. kasın................ kasın....................................... bırakın."

    Tüm baskı, basınç ve stresin sizden uzaklaştığını, hissedin...

    Varlığınızın tam güç altında ve tam gevşeme halindeki iki ayrı durumunu ve her ikisinin de sizin kontrolünüz altında olduğunu hissedin.

    Kısa bir müddet Şavasana'da kalın ve programınıza devam edin...
     
  16. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  17. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Bu tekniğin en önemli özelliği nefes ve bedenin birbiri ile uyumunu algılamayı temin etmesidir.



    Zira bizler en doğal refleksimiz olan nefesi hiç düşünmeyiz, onun farkına bile varmayız. Oysa gerek fiziksel ve gerekse de sübtil planlarda nefes alıp verme prosesi çok önemlidir..



    Başlayalım;



    Rahatça yere uzanın ve Şavasana ( ölü yatışı ) .



    Gayet rahat yerdesiniz her şey normal rahat nefes alıp verin.

    Yavaş yavaş dikkatinizi nefes alış verişiniz üzerine yöneltin.

    Nefesinizi yönlendirmeyin, bırakın normal nefes alış verişiniz devam etsin.

    Her şey normal, tek fark ise her zaman yapmadığımız şekilde, dikkatin nefes alış veriş üzerinde oluşu...



    Bundan sonraki adımda yavaş yavaş fark ederek soluklanmaya geçelim, yani nefes alış verişimiz ve bedenimizin durumunu izleyelim ...



    Derin bir nefes alın karın ve göğüs kafesi şişsin, uzun bir nefes verin insin....

    Nefes al şişir, ver indir. Beden – nefes ilişkisini iyice hisset ve bunu bir kaç kere tekrar et.....



    Bir sonraki aşamada, hissederek nefese geçiyoruz ....

    Artık yalnızca nefes ve beden değil her nefeste evrensel yaşam enerjisi pranayı içine aldığını hissederek bir kaç derin nefes alıp ver....



    Son aşamada normal nefesine dön,



    En son olarak derin bir nefes alıp, A-kara söyle.

    Kısa bir süre Şavasana da kal ve çalışmayı bitir..
     
  18. 5 Nisan 2007
    Konu Sahibi : vicdan
  19. vicdan

    vicdan ~ справе&#1076 Üye

    Katılım:
    20 Kasım 2006
    Mesajlar:
    1.101
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    Derin gevşeme tekniği bedenin tamamen gevşetilerek rahatlatılması böylece fizik bedenin aşılmasını sağlar, genel olarak asanalardan sonra savasana uygulanması geleneksel bir yöntemdir,



    Çeşitli derin gevşeme uygulamaları bulunmaktadır.



    Ele alacağımız ilk gevşeme tekniğinde vücut üç bölüme ayrılarak sistematik olarak gevşetilir, bu arada ses rezonansı ile gevşemenin derinleştirilmesini temin edilir. Kısaca teknik hakkında bilgi verelim.



    Şavasana'da( ölü yatışı ) yerdesiniz

    1. aşama ayak parmaklarınızın ucundan belinize kadar alt bölümün zihnen gevşetilmesidir. Gevşeme tamamlandığında A- kara söylenir A-kara "A" harfinin bir nefes boyu sesli olarak tekrarıdır,
    2. aşama, belden başlayarak boyun dahil orta bölümün gevşetilmesidir. Kollar da dahil buna dahildir. Gevşeme tamamlandığında U-kara söylenir. U-kara "U" harfinin bir nefes boyu sesli olarak tekrarıdır
    3. aşama başın gevşetilmesidir .Tamamlandığında Ma kara söylenir. Ma kara "M" harfinin bir nefes boyu sesli olarak tekrarıdır
    4. aşamada artık bedenin tamamen gevşemiş olduğu anlaşılmalıdır . Bu algılamanın sonuda bir nefes veriş üçe bölünerek A-U-M söylenir
    5. bu aşamada varlık kendini tamemen boşlukta hisseder, belirli imgelemelerle genişleme ve evrenle bütünleşme yapılır ( VYASA mavi gökyüzüyle bütünleşmeyi bu mavilikle erimeyi öneriyor )
    6. bu aşamada artık evrensel bütünlükten geri dönüş başlar, bedenle bütünleşilir ve onun mükemmelliği hissedilir. OM- kara söylenir ( OM kara bu mantranın aaauuummm şeklinde söylenmesidir )
    7. Son aşamada tam fizik beden bilincine dönülür, ayak parmaklarından başın tepesine kadar hafif kıpırdatmalar ile beden hissedilir.
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.