Yokluğun Buz Gibi Soğuk

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve xsxulem tarafından 7 Kasım 2006 başlatılmıştır.

    7 Kasım 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  1. xsxulem

    xsxulem Aktif Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    695
    Beğenildi:
    9
    Ödül Puanları:
    86
    ------------------------------

    Uzaklardan bir ses olmanı isterdim, bir selam, bir nefes... "Üşüme"
    diye
    seslenmeni isterdim... Bir el olmanı isterdim, bir kol... "Özledim"
    deyip
    sarılmanı... En karanlık yerinde düşlerimin çıkıp gelmeni isterdim.
    Kınalı
    bir bahar gibi, umut ışığı olmanı isterdim hayatıma... Gelseydin ve
    yaslasaydım başımı omuzuna, ağlasaydım doya doya ... Geçerdi üşümesi
    yüreğimin, geçerdi üşümesi içimin, kirpiklerimde yağmurlar
    dumanlanmazdı
    biliyorum...

    Seninle suları yeşil bir ırmağın kıyısında buluşmak, saçlarının
    kokusundan
    öpmek, içime çekmek ve serin soluğundan içmek, sana sarılmak,
    kucaklamak,
    uçmak isterdim

    Ama nafile, aramızdaki bütün yollar kapalı... Bütün dallar kesik...
    Yokluğun
    buz gibi soğuk... Üşüyorum... Yüreğim de donmuş sanki. Gözlerimde...
    Ateşler içinde bedenim... Öyle bir üşüme ki, hiç bir şey ısıtmıyor
    artık.
    Bütün uzuvlarım uyuşmuş. Ezip geçiyor ruhumu acılar...

    Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi. Kirpikleri
    kırılan bir zamanın teninde, ağrılı şiirler topluyorum gecelere
    şimdi...
    Bilirim, sevmek ve özlemek bir ateşe dokunmaktır; yakmaktır yüreğini
    yangınlarda. Ama ben üşüyorum. Yokluğun buz gibi soğuk. Yakacak bir
    şeyimde
    yok
    Ağlıyorum, buza dönüşüyor gözyaşlarım Ağlıyorum, akıp gidiyor
    gözyaşlarım
    çağlayanlara Bakakalıyorum ardından çaresiz

    Ah! bir el olsan dokunsan alnıma, okşasan saçlarımı bir anne
    şefkatiyle..
    Geçerdi ağrısı başımın, geçerdi biliyorum... Bir gül olsaydın bahçemde,
    koklasaydım nefes nefes, çekseydim içime derin derin... Bir göz olup
    baksaydın gözlerime, çekip alsaydın içindeki hüznü... Ah! bir bilsen
    nasıl
    sevinirdi yüreğim, nasıl sevinirdi dudağımdaki gelincik, kapımdaki
    akasya...

    Susuyorum artık derin derin... Ve sessizce soluyorum bir hazan yaprağı
    gibi... Oysa ne kadar çok hasretim konuşmaya, anlatmaya anlaşılmaya...
    Oysa
    ne çok istiyorum, tüm bedenimden söküp almanı yalnızlığımı, hicranımı
    bir
    tılsımla...
    Yüreğim kanrevan, dikenler acımasız, ayaklarım kırık koşamıyorum artık
    doruklara, menzil uzak...

    Gel. Yüreğim ol seher gülüm, her ölümümde bana yeniden hayat ver. Elim
    ol,
    ayağım ol, canım ol... Gecem - gündüzüm ol... Ağlayan gözlerim ol her
    damlada yeniden doğur beni, yeniden doğur umudumu. Her öldüğümde
    yeniden
    yarat ki, seni ne kadar özlediğimi anlatayım yeryüzündeki bütün canlı
    cansız
    varlıklara, ne kadar çok sevdiğimi ...

    Önce sen gel sevgilim solmadan resimler, şiirler sislenmeden...
    İslenmeden
    geceler ... Sonra ölüm gelsin...

    Yoksun işte, kalbimin kuyusu en hazin sesle inliyor şimdi.



    suskunluğum yanlış anlaşılmasın fırtınadan öncede böyleyim
     
  2. 7 Kasım 2006
    Konu Sahibi : xsxulem
  3. gulayy

    gulayy Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    141
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    yüreğine sağlık :1yes2: