Yokluğunda Savruldum

Konusu 'Aşk Mektupları' forumundadır ve meltosh tarafından 7 Ağustos 2008 başlatılmıştır.

    7 Ağustos 2008
    Konu Sahibi : meltosh
  1. meltosh

    meltosh Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.045
    Beğenildi:
    78
    Ödül Puanları:
    153
    Yokluğunda genişledim / hiç olmadığım kadar yok oldum... yanılgılar da kaldı yitik hayallerim ; hiç kimsenin haberi olmadı . tüketilen bir bedenin içerisinde öylesine tutuklu kalışımın bir sebebi olmalıydı ... bedeli yokluktu , yokluğundu...


    Yokluğuna savruldum , kayboldum . yaşam sürecinde kalan unutulmuş anlardan çok avutulmuş yıllar oldukça ; rüzgarlara bıraktım masum umutlarımı ; hiç olmadığım kadar varlığından yokluğuna kaydım... ben bu yaşam oyununa hiç alış(a)madım...

    Yokluğuna vuruldum ; kimseler acımı duymadı , inan hiç kimseler kurşunumu çıkaramadı. Artık yokluğuna alışmalıyım değil mi ?..

    “yokluğun, varlığına kavuşmak için ödediğim en ağır bedeldir... hayalin avutmaz artık.”

    Yokluğunun bir başka adıdır ; kendime kalışlarım , yanılışlarım... bir sıcak kahve yudumlarken içimden akan senin hasretliğindir ; çaresizliğimin çırpınışıdır... artık anlamalısın ; varlığından öte yokluğun felakettir... içimde dirilmelisin !

    Yokluğunu , yokluyorum... yanaklarımdan süzülen yağmur damlacıklarına tutunuyorum . düşüyorum ! pırıltılı sözcüklerle gel(e)miyorum ; yokluğundayım , çokta sevin(e)miyorum...


    “ dudak kıvrımlarında adını sayıklıyorum... defalarca / hayaline koşuyorum...”

    Yokluğunla boğuşuyorum... her gece tükenmeyen sancıların girdabında çoğalıyorum. anlıyorsun değil mi ? yakıcı yokluğuna bir kibrit çöpü daha ekleniyor , yanıyorum... gözlerimi sende açıyorum ; artık yeter sevgilim ! yokluğuna dayanamıyorum...

    Yokluğundan da uzaklaştım ; artık boşluktayım ,savunmasızım... hani bir kere gelsen , hani yalanda olsa bir gülsen... ömrümü sererdim ayaklarına ; bütün yıldızlardan taç yapardım . yalan(ım) yok ! korunmasızım ; başım dönüyor... tutunamıyorum hiçbir şeye .

    “ sen beni nerden bileceksin... benden çok varlığına , yokluğun ağlıyor !.. ”


    ...yokluğunda bir seher vaktindeyim ; her şeyin bir o kadar uzağında peşine takıldığım her rüzgarla savruluyorum . takıldığım her dikensiz gül kokunla bezenmiş , umarsızca alay ediyorlar... söylesene ey sevgilim ! suçum neydi benim...


    ...varlığına kavuşmak adına , yokluğuna daldım ... affet sevgilim , olmadı ! yapamadım ; anlayacağın kaybettim...

    / zor...çok zor
    anlayacağın / ama boşver anlama sen yine de ,
    yokluğun , uzun bir sessizlik gibi...
    çöküyor ya gecelerime , inan gündüzleri unutuyorum ;
    bastığım zeminler yokluğunu anlatıyor ,
    kazımışım bir kere yüreğime varlığını /olmuyor
    yokluğunla hiç mi hiç yaşanmıyor... /