Yozgat///Boğazlıyan

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Rober & Burcu tarafından 19 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    19 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : Rober & Burcu
  1. ben geLdim ben yozgatLı sayıLırım hepinizi öpüyorrum Şeniz

    İşte BoğazLıyan'a Ait Kısa BiLgiLer ve ResimLer....

    BOĞAZLIYAN İLÇESİ NÜFUSU ve TARİHÇESİ
    CUMHURİYET DÖNEMİ

    Boğazlıyan İlçesi’nin 1945 nüfus sayımında 71.079 olan toplam nüfusun 1950 nüfus sayımında 52.833’e düşmesi Boğazlıyan’ın bir bucağı olan Çayıralan’ın müstakil bir ilçe haline gelmesinden, yine 1955 nüfus sayımında 61.004 olan toplam nüfusunun 1960 nüfus sayımında 50.001’e ilçemizin bucağı olan Sarıkaya’nın ayrılarak müstakil bir ilçe haline gelmesinden dolayı olmuştur.Ayrıca 1990 nüfus sayımında 67328 olan toplam nüfusunun Yenifakılı’nın ilçe olmasıyla 11.536 düşerek 56.335 te kalmıştır.

    TARİH
    Halk arasındaki söylentilere göre Boğazlıyan’ın yerinin kurulduğu dönemde bir bataklık halinde sazlıklarla kaplı olduğu, bu nedenle buraya girmek isteyenlerin bir çoklarının boğulduğu o sebeple bölgeye Boğazlıyan dendiği, sonradan ilçenin adı da bu isimden dolayı Boğazlıyan olarak kaldığı sanılmaktadır.

    Boğazlıyan adı teberi tarihinde “ barış içinde yaşanan yer “ anlamına geldiği ve isminin bundan ötürü verildiği kaydı bulunmaktadır.

    Sayın Prof. Dr. Mustafa AKDAĞ’a göre;Boğazlıyan Türkçe bir kelimedir. Kelime anlamı boğazına sarılan, kucaklayan, birbirine kavuşan anlamına gelir. Bu kavuşma iki yönlü değerlenmekte; birincisi üç akarsuyun bu topraklar üzerinde birleşmesi, kucaklaşması yani Kozan Özü, Karacaali Özü ve Karakoç Özünün Bahariye “Cavlak” köyünün önünde bir boğazda birleşmesidir. İkincisi kervanlarla ticaret yapan tacirlerin bu topraklar üzerinde birleşip buluşmaları bu ismin doğmasına sebep olmuştur.

    Boğazlıyan İlçesi ve çevresindeki höyükler den (Boğazlıyan, Yoğunhisar, Çalapverdi Yazıkışla, Devecipınar) anlaşıldığına göre Hitit uygarlığı ve Roma İmparatorluğu (Bizans) dönemlerinde ilçe ve çevrelerinin yerleşim merkezleri olduğu anlaşılmaktadır.

    Boğazlıyan İlçesi’nin kurulmuş olduğu bu bölge bir takım ünlü uygarlıklara sahne olmuştur.Anadolu’nun bir çok uygarlıklara beşiklik yaptığı kesindir. Boğazlıyan ise bu önemli bölgenin kavşak noktalarından biridir. Bu bölgede yeni Kızılırmak çayı içerisinde kurulan ilk önemli uygarlığın Hitit devleti olduğu bilinmektedir. Yukarıda belirttiğimiz gibi çevremizde de Boğazlıyan,Yoğunhisar, Çalapverdi, Yazıkışla, Devecipınar daki kalıntılar bunların birer belgesidir.

    Hitit tarihin eski krallık ile yeni krallık dönemi arasındaki (M.Ö. 1650- 1450 ) devri aydınlatacak önemli belgeler henüz ele geçirilemedi. Bu devirde Hitit Devleti’nin dolayısıyla bu bölgenin doğudaki Mitaniler tarafından işgal edilmesi muhtemeldir. Hitit uygarlığı ile Mısır Uygarlığı arasında yapılan Kadeş Savaşı’ndan sonra (M.Ö. 1295) Hitit Krallığı’nın çökmeye yüz tuttuğu görülür. Bu dönemde Hititlerin bir kısmı Frig Devleti’nin egemenliğine girmiştir.

    Ed’ler İskitler’le birleşip Asur Devleti’ne son verdikten sonra (MÖ 612 ) Anadolu’yu Kızılırmak’a değin ele geçirip Lidya ile sınır komşusu olmuşlardır.Çıkış nedeni bilinmeyen Kızılırmak Savaşında (MÖ. 585) Lidya Kralı Alyattes ve Med Kralı Kyaxares karşı karşıya gelmişler, fakat Thales’in önceden hesapladığı bir güneş tutulması sonucu taraflar anlaşmaya vararak Kızılırmak’ı iki devlet arasında ortak sınır kabul etmişlerdir. Böylece Boğazlıyan’ında içinde bulunduğu topraklara Med’ler egemen olmuştur. O doğrudan Kyrees (Kurus) tarafından İran’da kurulan Pers devleti (MÖ.559) Lidya’ya rakip olarak ortaya çıktığından MÖ.546 yılında Pers’ler Lidya’yı ele geçirmişler ve Lidya Krallığının siyasal yaşamı bitirmiştir. Bu olaylarla birlikte tüm ön Asya ve Anadolu dolayısıyla da ilçemizin yer aldığı topraklar Pers’lerin egemenliği altına girmişlerdir.

    MÖ. lV. Yüzyılda Makedonya Hükümdarı Büyük İskender Granikos (MÖ.334) İsos (MÖ.333) Gavgamela (MÖ.331) savaşları ile Pers’leri (İran’ı) yenip Anadolu’yu ele geçirdi ise de İran şehirlerinin zaptı ve Hindistan seferi ile uğraştığından Boğazlıyan Kapadokya’da kesin kuramadı.
    Büyük İskender’in MÖ. 232 yılında ölümünden sonra bölgede karışıklıklar devam etti. Anadolu Kelt’lerin (Galat’ların) istilasına uğradı. Kelt’ler orta Anadolu’ya yerleştiler ancak bağımsız bir devlet kuramadılar. Üç kabile halinde yaşadılar sonrada Roma’lılar Ücretli asker oldular.Bölge Kapadokyalılardan Aryarak Kabilesin’nin elinde kaldı.

    MÖ. 2. yüzyılda Roma’lılar bir çok fırsatlardan yararlanarak Anadolu’yu ele geçirdiler öylece bölgemizde Roma’lılar yönetimine geçti. MS. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye ayrılınca Anadolu Doğu Roma İmparatorluğu’nun(Bizans) payına düştü. Orta çağda Anadolu çeşitliişgallere sahne olmuşsa da yine Bizans ’ lılarda kaldı.

    1071 yılında Büyük Selçuklu Sultana Alpaslan, Malazgirt Savaşı’nı kazanarak Anadolu kapılarını Türklere açtı. Danişment Gazi, Sivas,Amasya, Tokat, Kayseri, Malatya, ve Çorum’u ele geçirdi. Bu topraklar üzerinde Büyük Selçuklu Devleti’ne bağlı Danişment’ler Beyliği’ni kurdu.Boğazlıyan’ın toprakları bu beyliğe ait oldu.

    1077 yılında Süleyman Şah Anadolu Selçuklu Devleti’ni kurdu. Anadolu Selçuklu Devleti; Giyasettin Keyhusrev, birinci İzzettin Keykavus, özellikle l. Alaaddin Keykubat zamanlarına eriştiği parlak devirlerinden sonra, iç sarsıntılar ve dış saldırılarla zayıfladı. Nihayet 1243 yılında Kösedağı Savaşı ile Moğollar’a yenilmeleri üzerine bir girmek zorunda kaldı. Bu felaketten bir türlü kendini kurtaramayan Selçuklular 1308 veya 1318 tarihinde yıkılıp gitti. Kösedağı bozgunu ve Moğol istilasının bu kötü sonuçlarına, rağmen Anadolu’nun Türkleşmesinde önemli derecede rol oynadığı görüldü.

    Moğolların önünden kaçan göçebe Oğuzlar(Türkmenler) dalgalar halinde Anadoluya gelmişlerdir. Bu istila ile Anadolu Selçuklu Devleti çökerken, yeni gelen büyük Oğuz kitleleri Anadolu’nun fethini ve Türkleşmesini tamamlamıştır.Nasıl Malazgirt Zaferinden sonra Anadolu’ya yoğun bir Türk akımı olmuşsa, Moğol istilası sırasında da Anadolu’ya adeta bir insan seli gelmiştir. Kaynaklara göre Oğuz boylarının büyük bir kısmı doğu, orta, güney, batı ve kuzey Anadolu’ya yerleşmişlerdir. Vali Demirtaş, Anadolu’nun büyük bir kısmını işgal altına almışlardır. Fakat kendisi yerini kayınbiraderi Eratna’yı Mısır’a kaçınca civarda Eratna Devleti kuruldu.

    1281 yılında ise bu toprakların Kadı Burhanettin Hükümeti kuruldu. (Kayseri) Kadı Burhanettin kısa bir saltanat devrinden sonra, Akkoyunlu Hükümdarı Osman Bey tarafından öldürülünce Sivas ’lılar bu bölgeyi Yıldırım Beyazıt’a teslim ettiler. (1393) 1402 Ankara Savaşı ’ndan sonra Yıldırım Beyazıt’ın yenilmesi ile Bölge Timur’un eline geçti. Fakat kısa bir süre sonra bu bölgeyi çelebi Mehmet tekrar Osmanlı topraklarına kattı.

    Anadolu’daki ana ticaret yollarından bazılarının bölgemizden geçtiği görülür. Bunlardan biri Kayseri’den (Boğazlıyan-Sarıkaya -Karamağara üzerinden) Zile’ye ulaşıyor. Bu yol Selçuklu’lar devrinde de kullanılmıştır. Bilindiği üzere Yozgat çevresi Orta Anadolunun diğer bölgeleri gibi yayla karekteri taşır. Bununla beraber çevremizde başka yerlerde çokça görülmeyen uzun vadiler vardır. Bu vadilere Türkçe “Öz” denilmektedir. Öz sözü Türk dilinin en eski hatıraları kabul edilen Güney Sibiryadaki Yenisey Kitabelerinde dere, çay dolayısıyla vadi anlamında geçmektedir.

    Moğol istilası sırasında Anadolu’nun çeşitli yerlerini (özellikle İçanadolu’ya yerleşen Kara Tatarların (Moğul) büyük bir bölümü, Ankara Savaşından sonra Timur tarafından Türkistan’a götürüldü. Timur’un 1404 yılın Kara Tatarların Anadolu’dan göç etmesi üzerine Yozgat ve komşu yöreler, eskiden beri Sivas’ın güneyinde ve Kayseri’nin doğusunda(özellikle uzun yayla) yaylayan Dulkadirli Türkmenleri tarafın işgal ve iskan edildi. Türkmenler, Oğuz elinin Boz Ok koluna mensup olduklarından Yozgat ve Komşu yörelerinde (Boğazlıyan dahil) Yurt tuttuktan sonrada Boz Ok adını taşımaya devam ettiler.XV. ve XVll. yüzyıllarda Boz Ok adı bölgeyi değil, orda yaşayan halkı ifade ediyor. Ancak daha sonra BOZOK bölge adı anlamını taşımaya başladı. Bu Cumhuriyet devrine kadar devam etti.XV. yüzyılda Yozgat ve komşu yörelere yerleşen ve Boz Ok adıyla anılan oymakların başlıcaları şunlardır: Kızılkocalu, Selmanlu, Agçalu,Çiçeklu, Zakirlu, Mes’udlu, Ağça Koyunlu,Kavurgalı, Demircilu, Şam Bayadı, Söklen Hisar Beglu, Kralu ve diğerleri. Adı geçen oymaklardan biri ikisi müstesna, hepsinin adlarını boy belgelerinden aldıkları görülüyor. Bu oymaklardan Çiçeklu Oymağı, Boğazlıyan ve çevresine yerleşmiştir.

    Prof. Dr. Faruk Sümer’in “Bozuk Tarihine ait araştırmalar” adlı eserinde “Çiçeklu Oymağı”adını Çiçek adlı Boy Beyinden almıştır. Karamanoğlu İbrahim Bey zamanında (1430) Kadirlilerin Karaman, iline yaptıkları Akında Çiçek oğluda bulunmuş ve Karamanlı’ lara esir düşmüştür. Çiçeklu Boyu Boğazlıyan yöresinde oturmakta idi. Çiçeklu’ların 1527 yılında Dulkadirli ailesinden Zünün oğlunun ayaklanmasına katıldıkları görülüyor.

    Çiçeklu’ların en büyük obaları taf olup,İkincisi Yaplısu (Yapalak) muftelif etkinliklerde çiftçilik yapmaktadır. Sipahizade olan Çiçek oğulları bir çok etkinliklere sahip idiler.

    “Yine Boz Ok Dulkadirli Beyliği sona erinceye kadar (1522) bu beyliğin elinde kaldığı bölge Dul kadir beylerinin oğulları tarafından idare ediliyordu. Bundar Çandır veya ona yakın Kozan Köyü’nde oturmakta idiler. 1522 yılında Rodos Seferi’ne çıkıldığı esnada Dulkadirli Beyliği’nin başında bulunan Şah Suvar oğlu Ali Beg, Kanuni’nin buyruğu ile birlikte gizlice öldürttüler. Ali Beyin öldürülmesi Dulkadir Beyliği’nin bir Osmanlı Eyaleti haline getirdi isede bu , devlete pahalıya mal olan isyanların çıkmasına sebebiyet verdi.

    1558-1559 tarihli deftere göre Boz ok sancağına bağlı Boğazlıyan nahiyesinde 199 köy ve ekinlik vardı. Bu köy ve ekinliklerde çiftçilik yapan halkın çoğu çiçeklu oymağına mensuptu.Bu nahiyedeki başlıca köyler ve etkinliklerden bazıları şunlardır: Baba Yağmur, Caferlu, Karakuyu, Gökçelu, Müderrislü (Diğer adı Çalapverdi), Ekizce, Karakoç, Sırçalu,(Sırçalıtekke)Pınarbaşı, Oğulcuk, Yoğunisalu (Yoğunhisar) Güzelce Köprü (diğer adı Uzunlu) bu deftere göre Boğazlıyan’da 594 vergi nüfusu vardır ve hepsi Türktür.

    XVll. yüzyılın ortalarında Boğazlıyan, Boz Ok Sancağının kazası haline gelmiştir. lX. yüzyılın ortalarında Boz Ok Kayseri, Ankara, Çankırı sancaklarını içine alan büyük bir eyaletin adı olmuştur. Boz Ok eyaletinin Boz Ok Sancağı ise şu nahiyelere ayrılmıştır. Yozgat, Kocalar, Akdağ ve Madenciler-Boğazlıyan, Çorum,Sorgun, Salmanlı vb.

    XX. yüzyılın başında Boz Ok, Yozgat sancağı adıyla Ankara Vilayeti’ne bağlanmış üç kazadan meydana gelmiştir. Yozgat (Merkez kaza), Boğazlıyan, Akdağmadeni (1272/1854-1328/1900) tarihli Ankara vilayeti salnameleri yıllık) Boğazlıyan son asırlarda gelişmiş bir yerleşim merkezidir. Burada bir beg ailesi yaşamaktadır. Aile mensuplarının hatıralarına göre ailenin en eski ceddi Deli Mehmet Beg olup Sivas’tan (veya o bölgeden ) gelmiştir. Yine bu hatıralara göre Kasabanın kurulması Mehmet Beg ile başlar. (Boğazlıyanlı oğulları) Mehmet Bey Bağdat’a tayin edilmiştir. Onun oğulları Ahmed ve Osman Begler babalarının yurduna dönerek yörenin idaresini ellerine almışlar, oğul ve torunlarıda yörenin ayanları olarak tanınmışlardır

    Boğazlıyan Osmanlı imparatorluğu döneminde daha büyük yerleşim merkezi olmaya doğru adım atmıştır. Boğazlıyan’ın kaderi Yavuz Sultan Selim’in Çaldıran Savaşı için doğuya giderken ordularından bir kısmı Boğazlıyan toprakları üzerinden geçmişlerdir. Yavuz’un orduları geçtikleri ırmak ve dereler üzerinde köprüler yapıyorlardı.İşte bu geçiş Tek Göz (Kayseri Köprüsü ) Paşaköy köprüleri ve Erkilet Bağları üzerinde yaptırılan “Toprakhan” Boğazlıyan’ın önemini artırdı.

    Tek Göz ve Paşaköyü Köprüleri’nin yapılması ticaret yolunun güneye kaymasına ve Boğazlıyan üzerinden geçmesine sebep olmuştur. Bağdat ticaret yolu Kayseri-Erkilet Yazıçepni Karakoç-Boğazlıyan Yenipazar (Keller)- Yozgat üzerine kaymıştır. Ticaret kervanlarının güvenliğini sağlamak için Boğazlıyan’a Jandarma Karakolu kurulmuştur.

    Başbakanlık Arşivi’ndeki kayıtlardan Boğazlayan’ın 1907’de Boz Ok Sancağı’nın bir ilçesi olduğunu, Enver Ziya Kara’dan “Osmanlı İmparatorluğu’nda ilk Nüfus Sayımı” isimli eserinde Boğazlıyan ilçe merkezini 2745 nüfusa sahip olduğunu öğreniyoruz. (1831) 1892 tarihli salnameden (yıllık) Boğazlıyan’ın merkez bucağına bağlı 76, ilçeye bağlı Akdağ bucağının 37 köyü ile birlikte 113 köyden oluşan bir ilçe olup kaymakamı Osman Efendi’dir. Yine bu yıllıktan anlaşıldığına göre evvelce Akdağ’ın bir bucağı durumunda olan Boğazlıyan, daha sonra Akdağ’ı içine alan büyük bir ilçe olmuştur. Bu gelişmenin nedeni Oğuz Boyları’nın Boğazlıyan ve çerçevesine daha fazla yerleşmelerindendir.

    Boğazlıyan’da ilk belediye teşkilatı 1879 tarihinde kurulmuştur. 1909 tarihinde Bidayet (Tanzimattan sonra kurulan Nizamiye Mahkemeleri içinde, Asliye Mahkemeleri gibi çalışan ilkderece mahkemelerdir. ) Mahkemesi kurulmuştur.

    Boğazlıyan kaymakamı Akif Bey ilçe çevresindeki bataklıklardan dolayı yaz ayları için Hükümet Teşkilatını Uzunlu Köyü’ne nakli hakkında saraydan aldığı ferman ile 1300 (1884) Askerlik Şubesi’nin Boğazlıyan’da kurulması ve umumi harple ilçeden ayrılmanın sakıncalı olduğu nedeni ile Hükümet teşkilatı tekrar Boğazlıyan’a nakledilmiştir.

    KURTULUŞ SAVAŞI’NDA BOĞAZLIYAN
    Kurtuluş Savaşı’nda Boğazlıyan halkı T.B.M.M.’nin yanında yer almıştır. İstanbul Hükümetinin Şeyhülislam Dürrüzade Abdullah Efendiye yayınlattığı ( 11 Nisan 1920 ) Kuvay-i Milliye’nin ve T.B.B.M.’nin gayri meşru olduğu hakkında fetvaya karşı,. Ankara Müftüsü Rıfat Efendi’nin (Börekçi) öncülüğünde yayımlanan T.B.M.M. ve Kuvay-i Milliye’cilerin yasal ve dinen uygun, düşmanlara karşı mücadele ettiklerini ortaya koyan karşı fetvada 153 Anadolu Müftüsü ile birlikte Boğazlıyan Müftüsü Abdullah Efendi’ninde imzası vardır.

    Ayrıca T.B.M.M.’ne karşı Yozgat’ta Çapanoğulları İngilizlerin ve Osmanlı Hükümeti’nin teşviki ile isyan ettiğinden Boğazlıyan halkı yine T.B.M.M. nin yanında yer almıştır. Çapanoğlu isyancılarını (Halk arasında Pusadlar denir) Boğazlıyan’a sokmamak için silahlı mücadele edilmiş,bu çarpışmalar sırasında Molla Mehmet, Duran Kadı Mehmet, Cezayirli Mehmet (Hasan onbaşı)Efendiler şehit olmuşlardır.

    23 Haziran 1920 Çapanoğulları isyanı Çerkez Ethem tarafından bastırıldıktan sonra Kılıç Ali Bey Boğazlıyan çevresinde eşkıyalık yapan isyancıları temizlemiştir.




    BOĞAZLIYAN'A AİT GENE BİLGİLER


    BOĞAZLIYAN

    İl merkezinin güneyinde yer almaktadır. Kuzeyde; Sarıkaya, kuzeybatıda; Şefaatli ve merkez ilçe, batıda; Yenifakılı, güneybatıda; Nevşehir ve güneyde ise; Kayseri ve Felahiye ile komşudur. Kendisine bağlı 10 kasabayla birlikte, toplam 33 yerleşim birimi mevcuttur. Mahalle sayısı ise, kasabalarla birlikte toplam 32’dir.

    İlçe, yer şekilleri bakımından hafif dalgalı düzlüklerin geniş yer kapladığı bir alandır. Dağlık arazi, ilçenin kenarlarında olup, kuzeyde Akdağ - Karababa dağlarının devamı sayılan Yazır Dağı (1683), güneydoğuda; Keklicek (1 369 m) ve Akdağlar’ın uzantısı durumundaki Çal Dağı (1750) en önemli yükseltilerini oluşturmaktadır. Huriye, Eğri, Sırçalı, Danakıran, Kayseri sınırındaki Kurşunlu ve Nohutlu tepeleri ilçenin diğer yükseltilerini oluşturmaktadır. İlçenin kuzeybatısında, geniş bir düzlük olan Boğazlıyan Ovası bulunmaktadır. Çevredeki tepelerden inen dere ve çaylar, ovanın alüvyonlarla örtülmesine yol açmıştır. Ayrıca, vadi tabanlarında irili - ufaklı küçük düzlükler de yer almıştır.

    İlçenin en önemli akarsuyu; Delice Irmağının kaynaklarından birisi olan Boğazlıyan Çayı’ (Kozan Özü) dır. Arsuz Özü, Kışla Deresi ve Yoğunhisar Deresi’nin birleşmesinden oluşan akarsu, daha sonra; Kanak Çayı’nın önemli kollarından olan Karacaali Özü, ilçenin diğer akarsularıdır.

    İlçe sınırları içerisinde yer alan, Uzunlu ve Fehimli barajları, sulama amaçlı büyük göletlerdir. Ayrıca, Güren, Ömerli ve Yenipazar göletleri de, tarım arazilerinin sulanması için yapılmış olan önemli çalışmalardandır.

    İlçe genelinde karasal iklim hakim olup, yazları, sıcak ve kurak, kışları; soğuk ve kar yağışlıdır. İlçe, ova kenarında kurulduğu için her yönden rüzgarın etkisine açıktır. Sert rüzgarlar; özellikle, kış mevsiminde sıcaklığın daha çok düşmesine yol açmaktadır. İlçe, Yozgat ili genelinde en az yağış alan yer olduğu için, yaygın doğal bitki örtüsü, bozkırlardır. İlçe sınırları içerisinde orman örtüsü yoktur ve dağlar çıplaktır. Ancak, dere ve çay kenarlarında ticari amaçla yetiştirilmiş söğüt ve kavak toplulukları yer almaktadır.

    İlçenin Bahariye Köyü'ndeki "Cavlak" adındaki kaplıca yatırımcıları beklemektedir. Bu kaplıcanın turizme kazandırılmasıyla termal turizm açısından önemli bir getiri sağlayacağı muhakkaktır.

    2000 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre 67.184 kişi yaşamaktadır. Bunun 29.719’u ilçe merkezinde, 37.465’i ise, köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu ise, 31.5 kişidir.

    Halkın başlıca geçim kaynağı; tarım ve hayvancılıktır. Uzunlu Barajı’ndan gelen sularla sulanan verimli Boğazlıyan Ovası önemli bir tarım alanıdır. Burada; tahıl, patates, fasulye, yeşil mercimek, nohut, ayçiçeği; ayrıca, bir şeker fabrikasının pancar ihtiyacını karşılayabilecek oranda, şekerpancarı üretimi yapılmaktadır. Geniş mer’alarda büyük koyun sürüleri beslenmektedir. Büyükbaş hayvanlarda sun’i tohumlama yoluyla yapılan ıslah çalışmalarında iyi sonuçlar alınmıştır. İlçede, yapağı, yağ ve peynir üretimi çoktur. Hayvancılığın gelişimine paralel olarak, yem fabrikaları kurulmuştur.

    BAĞLI BELDELER: Çakmak, Çalapverdi, Devecipınar, Ovakent, Özler, Sırçalı, Uzunlu, Yamaçlı, Yenipazar


    4.kentsel nüfus – DEMOGRAFİK YAPI

    4.1 Kentsel Nüfus



    BOĞAZLIYAN-COĞRAFİ YAPI


    Boğazlıyan

    Rakım 1050
    Yüzölçümü 2.129 km2
    Nüfus 67.184
    İl Merkezine Uzaklığı 92 Km


    İl merkezinin güneyinde yer almaktadır. Kuzeyde; Sarıkaya, kuzeybatıda; Şefaatli ve merkez ilçe, batıda; Yenifakılı, güneybatıda; Nevşehir ve güneyde ise; Kayseri ve Felahiye ile komşudur. Kendisine bağlı 10 kasabayla birlikte, toplam 33 yerleşim birimi mevcuttur. Mahalle sayısı ise, kasabalarla birlikte toplam 32’dir.

    İlçe, yer şekilleri bakımından hafif dalgalı düzlüklerin geniş yer kapladığı bir alandır. Dağlık arazi, ilçenin kenarlarında olup, kuzeyde Akdağ - Karababa dağlarının devamı sayılan Yazır Dağı (1683), güneydoğuda; Keklicek (1 369 m) ve Akdağlar’ın uzantısı durumundaki Çal Dağı (1750) en önemli yükseltilerini oluşturmaktadır. Huriye, Eğri, Sırçalı, Danakıran, Kayseri sınırındaki Kurşunlu ve Nohutlu tepeleri ilçenin diğer yükseltilerini oluşturmaktadır. İlçenin kuzeybatısında, geniş bir düzlük olan Boğazlıyan Ovası bulunmaktadır. Çevredeki tepelerden inen dere ve çaylar, ovanın alüvyonlarla örtülmesine yol açmıştır. Ayrıca, vadi tabanlarında irili - ufaklı küçük düzlükler de yer almıştır.

    İlçenin en önemli akarsuyu; Delice Irmağının kaynaklarından birisi olan Boğazlıyan Çayı’ (Kozan Özü dır. Arsuz Özü, Kışla Deresi ve Yoğunhisar Deresi’nin birleşmesinden oluşan akarsu, daha sonra; Kanak Çayı’nın önemli kollarından olan Karacaali Özü, ilçenin diğer akarsularıdır.

    İlçe sınırları içerisinde yer alan, Uzunlu ve Fehimli barajları, sulama amaçlı büyük göletlerdir. Ayrıca, Güren, Ömerli ve Yenipazar göletleri de, tarım arazilerinin sulanması için yapılmış olan önemli çalışmalardandır.

    İlçe genelinde karasal iklim hakim olup, yazları, sıcak ve kurak, kışları; soğuk ve kar yağışlıdır. İlçe, ova kenarında kurulduğu için her yönden rüzgarın etkisine açıktır. Sert rüzgarlar; özellikle, kış mevsiminde sıcaklığın daha çok düşmesine yol açmaktadır. İlçe, Yozgat ili genelinde en az yağış alan yer olduğu için, yaygın doğal bitki örtüsü, bozkırlardır. İlçe sınırları içerisinde orman örtüsü yoktur ve dağlar çıplaktır. Ancak, dere ve çay kenarlarında ticari amaçla yetiştirilmiş söğüt ve kavak toplulukları yer almaktadır.

    İlçenin Bahariye Köyü'ndeki "Cavlak" adındaki kaplıca yatırımcıları beklemektedir. Bu kaplıcanın turizme kazandırılmasıyla termal turizm açısından önemli bir getiri sağlayacağı muhakkaktır.

    2000 yılı nüfus sayım sonuçlarına göre 67.184 kişi yaşamaktadır. Bunun 29.719’u ilçe merkezinde, 37.465’i ise, köylerde yaşamaktadır. Nüfus yoğunluğu ise, 31.5 kişidir.

    Halkın başlıca geçim kaynağı; tarım ve hayvancılıktır. Uzunlu Barajı’ndan gelen sularla sulanan verimli Boğazlıyan Ovası önemli bir tarım alanıdır. Burada; tahıl, patates, fasulye, yeşil mercimek, nohut, ayçiçeği; ayrıca, bir şeker fabrikasının pancar ihtiyacını karşılayabilecek oranda, şekerpancarı üretimi yapılmaktadır. Geniş mer’alarda büyük koyun sürüleri beslenmektedir. Büyükbaş hayvanlarda sun’i tohumlama yoluyla yapılan ıslah çalışmalarında iyi sonuçlar alınmıştır. İlçede, yapağı, yağ ve peynir üretimi çoktur. Hayvancılığın gelişimine paralel olarak, yem fabrikaları kurulmuştur.

    BAĞLI BELDELER: Çakmak, Çalapverdi, Devecipınar, Ovakent, Özler, Sırçalı, Uzunlu, Yamaçlı, Yenipazar

    İLÇESİNE BAĞLI KÖYLER

    .N KÖYADI
    1 Abdilli
    2 Aşağıhasinli
    3 Aşağısarıkaya
    4 Bahariye
    5 Başhoroz
    6 Belören
    7 Esentepe
    8 Dereçipni
    9 Eğlence
    10 Gövdecili
    11 Güveçli
    12 Karakuyu
    13 Müftükışla
    14 Oğulcuk
    15 Ömerli
    16 Poyrazlı
    17 Yapalak
    18 Yaraş
    19 Yazıçepni
    20 Yazıkışla
    21 Yenikışla
    22 Yeşilhisar(Kıvrıl)
    23 Yoğunhisar




    İlçemiz İç Anadolu Bölgesi ile üst Eosen, Oligesen’de karalaşmasını bitirmiştir. Bu zaman su yüzüne çıkan genç oluşumlar, başta Kırşehir olmak üzere eski kütleleri sararak onları ara kütlesi biçimine getirmiştir. III. Jeolojik devir sonuna değin aşağının yontuk düz durumuna gelen bölge, son büyük yer kabuğu hareketleri yayılması bütün olarak yükselmiştir. Türkiye’nin kenarları çok yükselip, ortası az yükseldiği için, bölge kenarlara göre aşağıda kalmıştır.Bu hareketler sırasında yeryüzüne taşan mağma, bölgeyi geniş bir biçimde etkisi altına almıştır. İç Anadolu ile birlikte ilçemizin büyük bir bölümü Erciyes volkanlarının etkisinde kalmıştır. Çevremizde platolar ile kalın tüf yığmaları geniş yer kaplar. Bozok platosu üzerinde yer alan Boğazlıyan’da doğudan gelen Kozan özü kuzeyinden gelen Karacali özü ve güney doğusunda Karakoç özü yer alır. İlçe sınırları içerisinde bulunun Uzunlu Barajı Kozan özü üzerinde kurulmuştur. Sulama amaçlıdır. Uzunlu Barajı’nın suları yaklaşık 80.000 dekar arazi sulamaktadır. İlçemiz arazisinde düzlük ve dalgalı düzlükler geniş yer tutar. Bu nedenle büyük tarım imkanlarına sahiptir. Engebeli araziler daha çok ilçe sınırlarının kenarlarında yer kaplar. Boğazlıyan İlçesi kuzeybatısında 1089 metre yükseltisindeki Üç Huriye Köyü, daha ortada Eğri tepeleri, güneydoğusunda 1369 metre Kekliçek Dağları ile engebeli bir hal almıştır.

    Doğudan batıya Kurşunlu ve Nohutlu Yükseltileri arazilerin düzgünlüğünü bozucu görünüşlerdedir.Yine kuzeyde 1683 metre yüksekliğindeki Yazır dağı yer alır. Akdağ’ın uzantısı durumundaki Çal dağı 1750 metre ile en yüksek yeridir. Boğazlıyan ve çevresinde karasal iklim görülür. Ancak ilçemiz ovada kurulu ve çevrenin açık olması yüzünden rüzgarlar daha etkilidir. Bu rüzgarlar hem kışın soğuk yapar, hem de tarım arazileri ve bitkileri için zararlıdır. Kış mevsimleri uzun ve soğuk kar yağışlı, yaz mevsimleri; sıcak ve kurak, buharlaşma fazladır. Genellikle ilkbahar mevsimi yağışlıdır. Yaz mevsiminde oldukça düşük kış mevsiminde yüksek basınçlar etkisini sürdürür. Dolulu ve sisli günler fazladır. Sıcaklıklar arasındaki fark büyük olur. Karasal iklimlerde olduğu gibi, doğal bitki örtüsünde Bozkır bitki örtüsü hakimdir.Dağların üzeri çıplak olup ağaç toplulukları gelişmemiştir. Dere ve çay kenarlarında söğüt ve kavak türü ağaç toplulukları görülür.

    Boğazlıyan ovası ilçenin Kuzeybatısında yer alır. Bölgeye göre çukurda kalmıştır. Doğu-Batı istikametinde uzunluğu 7 kilometre, genişliği 6 kilometredir. Ovanın ortasından Boğazlıyan Çayı (Kozan özü ve kolları geçer. Ovanın büyük bir bölümünü sular. Ayrıca vadi tabanlarında irili ufaklı küçük düzlükler vardır. Boğazlıyan Ovası oldukça verimlidir. Genellikle pancar, buğday, ve arpa tarımı geniş yer tutar.

    Kozan Özü: Çayıralan, Çandır, Uzunlu, Güveçli, Çalapverdi ve Boğazlıyan’dan geçerek Cavlak Kaplıcası suyu ile karışarak, Karacaali ve Karakoç özü ile birleşerek Yenifakılı istikametinde akar ve Kızılırmak’ın büyük kollarından olan Delice Çayı’na dökülür.

    Karakoç Özü: Felahiye sınırlarından doğar Yazıkışla , Oğulcuk, Karakoç Boğazlıyan’ın güneyinden geçerek Cavlak yakınlarında Kozan özü ile birleşir.

    Karacaali Özü: Yapalak, Yoğunhisar’dan geçerek Boğazlıyan’ın kuzeyinden geçer ve Cavlak yakınlarında Kozan özü ile birleşir.




    BOĞAZLIYAN TÜRKÜLERİ

    Aşağıdan Gelen Üzüm Kağnısı

    Yozgat/Boğazlıyan-Mevlide Kayhan-Soner Özbilen

    Aşağıdan Gelen Üzüm Kağnısı
    İçinde De Güzellerin Benlisi (Bir Tanem)
    Bilmiyom Ki Benim Yârim Hangisi
    Orta Boylu Kara Yağız Kendisi (Bir Tanem)

    Çeşmenin Başında Yârnen Kavuştum
    Yâr Aşağı Ben Yukarı Savuştum (Bir Tanem)
    Çoktan Beri Ben Yâr İle Küsüdüm
    Bir Gül Verdim Ben Yâr İle Barıştım (Bir Tanem)



    Başımda Tülbendim Var





    Yozgat/Boğazlıyan-Yöre Ekibi-Soner Özbilen

    Başımda Tülbendim Var
    Ağladım Gülmedim Yar
    Küstürdüm Nazlı Yari De (Askerim Yarim)
    Sonunu Bilmedim Yar

    Dayanamıyom
    Beni Koymuş Yar Sevmiş (De)
    Ona Yanıyom

    Başımdaki Tülbendi
    Ben Dokudum Dokudum
    Sevdanın Mektebinde De (Askerim Yarim)
    Yedi Sene Okudum

    Dayanamıyom
    Ellerinen Zevke Dalmış
    Ona Yanıyom

    Suya Giderim Suya
    Elmayı Soya Soya
    Kaldır Varım Şapkanı Da (Askerim Yarim)
    Göreyim Doya Doya

    Dayanamıyom
    Beni Kovmuş Yar Sevmiş (De)
    Ona Yanıyom







    Samanlık Dolu Saman

    Yozgat-Soner Özbilen-Soner Özbilen

    Samanlık Dolu Saman
    Aman Efendim Aman (Lillari)
    Eller Düğün Ediyor
    Bizim Düğün Ne Zaman (Lillari)

    Gidiyom Bende Bende
    Bir Arzum Kaldı Sende (Lillari)
    Ayva Gibi Sarardım Ey
    Din İman Yok Mu Sende (Lill




    Entarisi Yeşilli

    Yozgat/Boğazlıyan-Mevlide Kayhan-Soner Özbilen

    Of Of
    Entarisi Yeşilli (De)
    Ben Kaybettin Eşimi
    Gurbete Giden Dönmez Mi (De)
    Sil Gözünün Yaşını

    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay
    Oynan Güzeller Oynan
    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay


    Of Of
    Entarisin Ben Biçtim (De)
    Ateşine Ben Düştüm
    Ne Talihsiz Başım Var (Da)
    Vefasız Yâre Düştüm

    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay
    Oynan Güzeller Oynan
    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay

    Of Of
    Entarisi Pembeden (De)
    Yakışır Mı Giymeden
    Yaktın Beni Kül Ettin (De)
    On Beşime Değmeden

    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay
    Oynan Güzeller Oynan
    Nirinna Nirinah Niri Nirinah
    Nirinna Ninay Nay

     
  2. 1 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Rober & Burcu
  3. EU1

    EU1 Guest

    UYARI!!!!begendikleriniz icin rep ve tesekkur butonlarini kullanalim bölümümüze resim ve bilgi harici paylasimlar yapmayalim lutfen