yüreğim yangın yeri

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve mavrulam tarafından 11 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    11 Şubat 2008
    Konu Sahibi : mavrulam
  1. mavrulam

    mavrulam Popüler Üye Üye

    Katılım:
    26 Ocak 2007
    Mesajlar:
    6.769
    Beğenildi:
    801
    Ödül Puanları:
    153
    Okşarken kalbimi karbeyaz bulutlar,
    Duman renkli güvercinler konarken dudağına gökyüzümün,
    Afet-i başlattı birden gidişin.

    Org melekleri uçuştu
    Ellerime dokundu sevda remilli bir cinayet.
    Devlet arması koparılmış bir zafer tacı gibi,
    küle ve tuza bandın bu sevdayı.

    Gidişin gönlümdeki yanardağın patlamasıydı
    Ve bir bir eritmesiydi uvuzlarımı...

    Perdeler indi,tozlar uçuştu,gözyaşı yağmur oldu
    Yandım ateşlerle dondu toprağım
    Ve gördüm hasretinle çürüyen günlerimi...

    Sürüklendim sonra,tutarak bir atın yelesinden
    arasından geçtim insanların,bir gürültüyle
    duyan olmadı.....

    Dağlara çıktım sonra,
    en keskin şarkıları dillendirerek yorgun dudaklarımla,
    geçmişi seyrettim gözbebeklerimin içindeki suzişanla..

    Parçaladım hücresini yaşamın,
    suyu havaya ekledim,ikisini toprağa.
    Toprağı dinledim yalınayak aştım koruları
    Ama yinede o mutad işaretini bulamadım,vaad ettiğin cennetin.

    Çırpınmayı bile unutmuş bir serçe gibi,
    Sakladım,sol mememin altındaki cevahir'de,kanatlarımı.
    Kadınlığın böyle karşıma dikeldikçe utandım,
    Savaşamadım içimdeki yangınla.

    Hayatla katlayamadım genç yaşımı,
    Yirmimde çarptı beni bu ayrılık firak-ı.

    Perdeler çekili,kapılar sürgülü,bahçe duvarları yıkık,
    Yazlar,baharlar yokuş aşağı yuvarlandı
    Deli bir poyraza döndü hayatım.

    Gidişin yanardağın patlamasıydı
    Ve bir bir karartmasıydı düşlerimi.

    Bizans surları,Osmanlı bedestenleri ve
    Hünkar camileriyle,
    Aziz İstanbul'da güneşe açık bir pencerem kalmadı.
    Pendik sırtlarında yorgun,telaşlı,eskimiş,
    solgun ve acılı bir 'ben'varım şimdi...

    Gittiğin bu yerde karanlık bir tomurcuk bıraktın senden arda...
    Şimdi gözyaşlarım avuçlarımda bir alev topu.
    Oku kadınım,OKU! ! !
    Ayırma gözlerini kelimelerden
    ve istersen bir günlük doğan bir böcek gibi
    düşünme hiç yarını...
    Sadece oku ve hisset kelimelere işlediğim kalp yangınımı,
    sez sana olan bağlılığımı.

    Oku kadınım,OKU! ! !

    Yüreğimin yangınını döktüm bu satırlara
    Alev alan kağıdı söndürmeye çalıştım gözyaşlarımla,
    Şimdi elinde,yarı yanık,yarı yaş bu şiirim
    Bin asırlık uzun bir gecenin eseridir.....

    Oku kadınım OKU! ! !
    Ve artık geri dön.
    Çünkü;
    Gidişin yüreğimdeki yanardağın patlamasıydı...