Yüreksiz mevsimler

Konusu 'Şiir' forumundadır ve yaneka tarafından 23 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    23 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : yaneka
  1. yaneka

    yaneka Aktif Üye Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2009
    Mesajlar:
    275
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    YÜREKSİZ MEVSİMLER - UĞUR DENİZ ÜLKEGÜL
    Aynı kalsın her şey
    Yosun tutmuş taşlar misali
    Tozlu sayfalarda bıraktım sana gelen yanımı
    Belki tesadüftü bu aşk
    Geçip gidiyorduk öylece bu şehirden
    Sen dünü kaybetmiştin sokağında, ben yarınımı..

    Hayatın nihavent makamında
    İncesaz kıvamında söylenirken şarkılar
    Sanki borçlanmış gibi
    Hesabı gözyaşıyla ödedik durduk
    Güneş, hep şu dağın ardında saklıydı
    İnadına akşam vakti sevdik maviyi
    Bulutu özlemek serbest
    Uzanıp yıldız koparmak yasaklıydı…

    Sürgün izler bıraktım yollara
    Hiç kimse bulamadı gölgemi
    Özlemek zamanında yorgun gövdemi
    Usulca sararken tenin
    Kokumuz sinerdi yastığa hani
    Dalıp gittikçe gözlerin…
    Saat başları hep yüreğimizden vurdu
    Alıp şehri koynumuza yattık
    Korkardık bir anı eksik yaşamaktan
    Biz yorulurduk…Şehir uyurdu…..

    Zordu sevmek, biliyorduk
    Kavgasız olmazdı emek
    Emeksiz yaşanmazdı sevda
    Bir yanı hep dağ yangınıydı insan
    Bir yanı yağmur kokusu üşümek…

    Uzamış sakalıma değerdi omzun
    Kirli düşlerimi süpürürdün aklımdan
    Yaramı sararken acıtmazdı ellerin
    Eğilip öperdim bahar kokulu avuçlarından
    Sevemedik bir türlü sabahın olmasını
    Sevemedik bu şehrin uykudan uyanmasını
    Her gidişte bıçak gibi sırtıma saplanırdı gözlerin…

    Sevdik işte
    Utandık ismine aşk demekten

    Ucuz insan pazarıydı sokaklar
    Satılıktı, değersizdi duygular
    Yüreksiz iklimler mevsiminde
    Korktuk belki de
    Kendimize bile söylemekten…

    Hiçbir şey alma giderken
    Bırak aynı kalsın her şey...

    Arama emirlerinde geçen ismim
    Pencerende dursun

    Terinde kalsın
    Suç unsuru taşıyan parmak izlerim

    Bir tebessüm yolla bana deniz bakışlı
    Sevdam, kıyına vursun…

    Tozlu sayfalarda bıraktım ten yangınımı

    Belki tesadüftü bu aşk
    Geçip gidiyorduk öylece bu şehirden
    Sen dünü sormuştun bana, ben yarınımı...