Yüz okuma sanatı nedir, nasıl başlamış?

Konusu 'Bunları biliyor muydunuz ?' forumundadır ve ema1 tarafından 12 Ekim 2009 başlatılmıştır.

    12 Ekim 2009
    Konu Sahibi : ema1
  1. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.454
    Beğenildi:
    7.400
    Ödül Puanları:
    238
    Yüz okuma sanatı nedir, nasıl başlamış?


    Aslında M.Ö 3000 yıllarına kadar geçmişi var. Tao'ya, I Ching'e
    uzanıyor. Çinliler akupunktur dediğimiz noktaların, meridyenlerin
    tümünün yüzde buluştuğunu düşünürlerdi. Bir yüzden, o insanın
    karakterini, eğilimlerini, ailesinden aldığı mirası, ruhsal durumunu,
    DNA'larını anlamak mümkün. Yine yüzden insanın geleceğini
    okuyabilirsin. İnsanın kalıtımsal özellikleri yüzde 50'sini oluşturur,
    diğer özellikleri çevresel faktörlerden gelir. Ama önemli olan zayıf
    ve güçlü yanlarınızı nasıl değerlendirdiğinizdir. İyi karakter ya da
    kötü karakter yoktur, her şey bunları nasıl kullandığınıza bağlıdır.
    Aile çocuğun kendilerinin çizdiği yolda olmasını istiyor ama bu doğru
    değil, çünkü her yüzün başka bir kaderi, yolu var. Yanlış seçim
    nedeniyle birçok insan geç yaşlarda mesleğini, hayatını değiştirir.
    Çünkü asıl kaderleri, gitmeleri gereken yol odur. En önemli tarafı
    sağlık açısından yüz okumak mümkün; sağlık durumunu, yüzüne bakarak
    bütün meridyenlerin buluştuğu nokta olan yüzden okumam mümkün. Eski
    Çin geleneklerine göre kadınlar soyunmazlardı. Çinli kadınların taş
    heykelleri vardı, orada meridyenler işaretlenmişti. Kadınlar doktora
    gittiğinde heykelin üstünden şuram ağrıyor, buram ağrıyor derlerdi ama
    zaten doktorlar yüzlerinde bunların yansımalarını görebiliyorlardı.


    Bir yüze bakınca neler görebiliyorsunuz?


    Yaşadığınız her şey yüzünüzde bir iz bırakır. Bir insanın yüzüne
    bakarak nasıl yaşamış olduğunu ve nasıl yaşayacağını anlayabilirsiniz.
    Şu anda nelerden geçmekte olduğunu görebilirsiniz. Mesela çenesi
    doğrudan boyna birleşen insanlar vardır; onlar hep 'evet' demeye,
    boyun eğmeye alışıktırlar. Çünkü yetiştirilme tarzı zamanla insanın
    fizik yapısına da yansır. Aynı şekilde çenesi çıkık insanlar daha
    güçlüdür, onlara 'şunu yap' dediğinizde, sorgulamadan yapmazlar.
    Sürekli baş eğen insanlarda zamanla bu çene çıkıntısı yok olur. Çene
    insanın istekliliğini, arzularını gösterir. Çenesi belirgin insanlar
    inatçıdır. Kendi yumuşaklığınızdan şikayetçi iseniz, başınızı geriye
    atıp, çenenizi çıkarın. Zamanla yumuşaklığınızdan sıyrılırsınız; hayır
    demek kolay olur. Böyle davranışları sürekli yaparsanız, yüzünüzün
    fizyonomisini, aynı zamanda kaderinizi de değiştirebilirsiniz. Bir
    insanın yüzüne bakarak sünepe mi, ezik mi, dik duran biri mi derhal
    söyleyebilirsiniz.


    Başka neler okunabiliyor bir yüzden?


    Mesela yalnız çalışmaya ya da grup çalışmasına yatkın insanları
    ayırabilirsiniz. Birini işe alırken onun o işe uygun olup olmadığını
    bilmek lazım. Mesela kaşları ayrık olan insanlar daha yumuşak, kaş
    bitimi yakın olanlar daha sorgulayıcılardır, talimatla çalışmaları
    zordur. Ayrık olanlar daha az soru sorar, yapılması gerekeni yapar.
    Kaş şeklinden de o insan hızlı mı çalışacak yavaş mı çalışacak
    anlayabilirsiniz. Mesela kulak memeleri aileye bağlılığı simgeler.
    Eğer kulak memeleri yanaklara yapışıksa kişi ailesine çok bağlı olur,
    ayrı kulak memesi aileyle ilişkilerin ayrışmasını temsil eder. Verici
    mi, cimri mi, verici olup da pişmanlık mı çekiyor bunları
    görebilirsiniz.


    KAŞINI KAYBEDEN DOSTUNU KAYBEDER


    Sağlık durumunu nasıl anlaşılıyor?


    Mesela kaşlar hem sağlığın hem de arkadaş bolluğunun habercisi.
    Kaşlara 'ağacın yaprakları' denir. Çok kaşın varsa çevrende çok
    dostun, arkadaşın var demektir. Birçok genç kız kaşlarını alıyor,
    aslında almaması lazım. Çünkü kaşını alanlar arkadaş kaybediyor. Bir
    süre sonra kaş çıkmamaya başlar, dost kaybedersin. Çok aykırı
    yerlerdekini alın ama devamlı ve çok almamak lazım. Kaşlarınızı
    elinizle bir yöne tarayıp sonra öbür yöne düzleştirdiğinizde,
    kaşlarınız yukarıda kalmıyor, yerli yerine dönüyorsa sağlıksınız,
    bünyeniz sağlam demektir, ama tabii bu sadece göstergelerden bir
    tanesi.


    Diyelim bir kişinin ilişkileri iyi gitmiyor; o sorunu da
    düzeltebiliyor musunuz yüz analizi yaparak?


    Bir insanın vücuduna, bedenine, sonra da yüzüne baktığınızda genel
    olarak karakterinin zayıf ve güçlü yanlarını görebilirsiniz. Onu aşağı
    çeken duygu nedir, keşfedebilirsiniz. Bu sorunların üzerinde
    çalışabilirsiniz. Mesela fobilerin bazıları doğum öncesine gider, bir
    yığın fobi daha ana rahminde oluşur. Uçak korkusu, doğum kanalında
    uzun kalan, sıkışan bebeklerde vardır. Yine annenin hamilelik
    dönemindeki duyguları da çocuğa yansır.


    ERKEĞİN AKLI NERESİNDE?


    Erkek ve kadın yüzünü okurken farklı noktalara mı bakıyorsunuz?


    Öncelikle size bir şey anlatayım. Mesela kadınlar birçok işi aynı anda
    yaparlar ama erkekler bir şeyi bitirip bir başka bir şeye geçerler.
    Gazete okuyan bir adama bir şey sorarsanız, bir-iki saniye durur,
    sonra yanıt verir. Ama bir kadın üzgünken hem ağlayıp hem araba
    kullanabilir. Erkek ve kadın arasındaki beyin bağlantılarının
    farklılığından dolayı bu böyledir. Bilimsel tespit bu; beynin iki
    lobunun birbirleri arasındaki ağ bağlantısı, kadınlarda daha kalın
    ipliklerle bağlı. Erkeklerinki daha ince. Bebek birkaç haftalık
    olduğunda, o ağ bağlantıları erkek bebeklerde ilk önce genital
    organlarda oluşuyor. O yüzden 'erkek hep cinsel organıyla düşünür'
    derler. Oysa kadında o ağ sistemi önce beyinde oluşuyor. Daha sonra
    oluştuğu için erkeğin beyninin iki yarısını birbirine bağlayan o ağ
    bağlantıları kadına oranla daha zayıf. Bunun sol ya da sağ beyinle bir
    ilgisi yoktur.


    Kaderle ilgili şeyler nereden gözükür?


    Alın çok şey anlatır. Alında karma vardır. Alın, 'neden' 'niçin'
    sorularıyla ilgilidir. Karmayı zamanla, nedeni, niçini ile çözmeye
    başladıkça alındaki çizgiler yok olur. Ailenin, kendinin, soyunun ve
    evrenin karmasını alnında taşırsın.


    Yüzün sol tarafı, günlük, değişken şeyleri, günlük duyguları, pratik
    detayları anlatır. Sağ tarafta daha sakladığımız şeyler vardır; orada
    mahrem şeyler saklanır. Sağ göz her zaman güçlü gözdür ve sağ gözle
    daima o kişinin sol gözüne bakarsınız, insan hep çapraz bakar; güçlü
    olan sağ tarafınsa, onun içinde sakladığı tarafa bakar, o inanın
    sakladıklarını, içini görmeye çalışırsın. Bir dükkana girdiğinizde
    sağa bakarsınız ama daima sola yönlenirsiniz.


    15 YILDIR YÜZ OKUMA UZMANLIĞI YAPAN ODETTE NASH, ÜNLÜLERİN YÜZÜNÜ
    ANALİZ ETTİ


    Hülya Avşar: Fazla düşünüyor. Bir kalp problemi var; bu ya duygusal ya
    da fiziksel bir problem.


    Gülben Ergen: Onun için para önemli ama o bunu çok fazla da
    düşünmüyor. Ailesini ise çok önemsiyor.


    Seda Sayan: Yüzünü saklıyor. Onun için maddiyat, bir şeyin değeri
    önemli. Duygusal değil, düşünerek hareket ediyor.


    Tamer Karadağlı: Çok inatçı. Yoluna çıkmamak lazım, sert olabilir,
    bağırıp çağırabilir. Agresifleşir. Çok sadık biri değil